Ozornwafor’a güven hocam!

2 Nisan 2021

Hatayspor maçı Galatasaray’ın bu sezon ligdeki konumunu belirleyecek. Ya bu yarışın içinde kalacak ya da zirveden kopacak...
Eksikler çok. Milli takım kampından dönen Emre Kılınç ve Taylan oynamayacak. Marcao, Luyindama ile Yedlin ise cezalı. Kerem’in de sakatlığı var. Fatih Terim için durum ne kadar zor olursa olsun, elindeki kadrodan en iyi 11’i çıkartarak sahaya süreceğine ve maçı kazanmak için olağanüstü çaba göstereceklerinden eminim.
Taylan’ın eksikliği takımı ciddi biçimde etkileyecek. Büyük ihtimalle stoperde Donk’un yanında Taylan oynayacaktı. Ama şimdi o forma giyemeyeceğine göre Terim, Ozornwafor’a güvenmek zorunda. Ahmet Çalık, Konyaspor’a gönderildi. Emin, Boluspor’a kiralandı ve harika oynuyor. Hoca bu futbolcuları gönderip, Ozornwafor’u takımda tuttuysa demek ki bir şeyler düşündü.
Evet, Ozornwafor’un maç eksiği var. Bu yüzden hata da yapabilir. Ama dönüp baktığımız zaman Marcao, Luyindama ve Yedlin hata yapmıyor mu? Onların hatalarından puanlar kaybedilmiyor mu? Bu şansı Ozornwafor’a vermek lazım. Belki de Galatasaray, geleceği için iyi bir futbolcu kazanacak. Keşke daha önce nasıl Kerem için, Oğulcan için olumlu yorumlar yaptık, Ozornwafor da 1-2 maçta forma giyebilseydi, onun hakkında da daha net konuşabilirdik.
Gelelim santrforlara... Hatayspor hücumda çok iyi olmasına rağmen defansında sorunlar yaşayan bir takım. Ama iyi mücadele ediyorlar, futbolu hızlı oynuyorlar. Her şeyden önce Akintola ve Diouf ile çok çabuk hücuma çıkabiliyorlar. Böyle bir takıma karşı, Terim’in iki golcü ile sahaya çıkacağını düşünmüyorum. Falcao’nun son vuruşlarını mı tercih eder, yoksa Mustafa’nın enerjisini mi? Bunu bilemiyorum. Bu kararı hoca verecek. Tabii her şeyden önce milli takımlara giden Gedson Fernandes, Linnes, Feghouli, Babel ve Donk sağlam ve güçlü mü dönecekler, yoksa sorunlu ve yorgun mu? Hep birlikte göreceğiz...
Son olarak şunu söyleyeyim; Galatasaraylı futbolcular bütün güçlerini sahada göstermek zorunda. Bunun bilinci ile maça çıkmak mecburiyetindeler. Alacakları bir galibiyet bütün sorunları çözer. Puan kaybı halinde kulüpteki sorunlar büyüyerek devam eder...

Emre Çolak komedisi

Yazının devamı...

Galatasaray diken üstünde!

26 Mart 2021

Süper Lig’in bitmesine 11 hafta kaldı. Galatasaray’da o kadar çok sorun var ki bunun altından kulüp nasıl kalkacak bilmiyorum.
1- Sarı-kırmızılılar takım olarak bir türlü istikrarı sağlayamadı. Futbolcular bir maç tavan yapıyor, ikinci maç yerlerde sürünüyor. Kayseri ile oynanan karşılaşmaya baktığımız zaman iki bek, Saracchi ve Yedlin, harika futbol oynuyorlar, takımın golcülerine sayısız orta yapıyorlar. Bir maç sonra Rize mücadelesinde bu iki ismin tek ortası yok. Çok kötü bir performans sahaya koydular. Orta saha, santrforlara doğru bir pas veremiyor. Bu şartlarda bırakın Fatih Terim’in çift forvetli sistemini, golcüsüz oynasa daha iyi. Geri pas hastalığı takımın başını yakıyor. Yedlin taç atışında ileri kullanacağına Luyindama’ya veriyor. Luyindama da ağır kalınca takımına gol yediriyor. Aynı şekilde solda Saracchi topu ileriye vuracağına, dönüyor Marcao’ya 50 metre geri pas veriyor. Marcao kötü zeminde ayağının altından topu kaçırınca takımı bir gol daha yiyor. Bu geri pas hastalığı Galatasaray’ın her maç başını yakıyor.
2- Hatay maçı Galatasaray’ın ya yarışın içinde kalacağı ya da kopacağı bir karşılaşma olacak. Luyindama ile Marcao cezalı. 11 futbolcu milli takıma gitti. Oradan sağlam mı, sakat mı, hasta mı yoksa bitik mi dönecekler... Bu koca bir soru işareti.
3- Hakemler Galatasaray’ın üstünü çizmişler. Alanyaspor maçında Zorbay Küçük’ün yaptıkları hafızalardan silinmedi. Ankaragücü karşılaşmasında Halil Umut Meler’in Mustafa’yı atışı... Aynı hakem daha sert pozisyonlarda Beşiktaş-Fenerbahçe derbisinde kart kullanmadı. Rizespor maçında Selim Ay’ın oyundan atılması lazımdı. Volkan Bayarslan da bu pozisyonlarda sessiz kaldı. Tamam Galatasaray kötü futbol oynayabilir, gerçek gücünü de sahaya yansıtamıyor. Ama hakemlerin de adaletli düdük çalmadığını düşünüyorum. Bu şartlar altında zirve mücadelesinin içinde sarı-kırmızılılar ne kadar olabilirler, onu bilemiyorum.

‘Bizim Çocuklar’ yine keyif verdi
Şenol Güneş ve evlatları gerçekten 85 milyon Türkü gururlandırdı. Müthiş bir jenerasyonumuz var. Her futbolcu birbirinden değerli. Avrupa Şampiyonası’na nasıl katılma hakkı elde ettiysek, 2022 Dünya Kupası’na da bu hakkı alacağımızdan hiç şüphem yok.
Eksiklerimiz, hatalarımız yok mu? Tabii ki var. Hollanda maçında bunu gördük. Hoca da futbolcular da bunlardan muhakkak ders çıkarmışlardır. Norveç maçı daha da zor geçecek. Ama ne olursa olsun Şenol Güneş ve ‘Bizim Çocuklar’ ülkemize bu gururu tekrar yaşatacaklar, bundan eminim.

Yazının devamı...

Galatasaray kendini yakıyor

20 Mart 2021

Rizespor maçının zor geçeceğini biliyordum. Bilmediğim ise Galatasaray defansının kendi hatalarından dolayı kalesinde üç gol göreceğiydi. Zirveye oynayan bir takım nasıl böyle hatalar yapar? Mantık kabul etmiyor. Marcao olsun, Luyindama olsun kötü futbolcular mı, hayır.
Yedlin’in penaltı pozisyonunda ne işi var yerlerde? Çok rahat alabileceği bir topu penaltı yaptırdı. Bu da yetmiyormuş gibi bir de itirazdan kırmızı kart görüp oyun dışında kaldı. Olmaz böyle bir şey! Cim Bomlu futbolcular kendilerini yakıyorlar. Bu şartlarda nasıl şampiyon olacaksın?
İkinci dikkatimi çeken şey; Falcao ile Mustafa gol yollarında çok önemli iki tane güç. Topla buluşamadıktan sonra, arkadaşlarından pas alamadıktan sonra ikisinin de hiçbir etkisi olmuyor. Tamam Emre Akbaba güzel bir gol attı, kendisini alkışlıyorum. Peki bunun haricinde ne yaptı? Kaybettiği toplar… Ne söyleyeyim valla bilemiyorum.
Orta sahanın birinci vazifesi ikinci bölgede üstünlük sağlamak daha sonra da forvetlerini topla buluşturmak. Maalesef bu konuda Galatasaray çok başarısız. Feghouli maçın sonlarında oyuna girdiğine göre demek ki tam hazır değil. En isabetli top atabilecek futbolcu kendisi. O da son 15-20 dakika girdiğine göre ne kadar etkili olabilir?
Maçın hakemi Volkan Bayarslan’a bu stresli maç çok ağır geldi. İlk yarıda Etebo 40 metre top sürdü. Rakibi ekarte etti, tam topa vuracağı sırada arkasından gelen Selim Ay’ın müdahalesiyle yere düştü. Bu kartın rengi sarı mı olmalıydı? Hadi bunu da geçtim! Aynı Selim, Falcao’yu kelle paça sarsarak yere indiriyor. Bu pozisyon sarı kart değil mi? Ama dediğim gibi bu karşılaşma Bayarslan’a çok ağır geldi. Mimiklerinden rahat olmadığı belliydi.
Bunları söylerken Rizespor’un oynadığı futbola, sahaya koyduğu mücadeleye, teknik direktör Bülent Uygun’un oynattığı sisteme saygı duymak lazım. Maçı hiç bırakmadılar. Defansta, ortada ve hücumda bütün futbolcular çok başarılıydı. Marcao ve Luyindama’nın hatalarıyla yenen gollerde Samudio ve Boldrin’in takipçiliğini, süratini de takdir etmek gerekir.
Bu karşılaşma Bülent Uygun’un ikinci maçıydı. Geçen hafta Hatay karşısında oynadıkları başarılı futbolu dün gece de tekrarladılar. Galatasaray kadar galibiyeti istediler. Kesinlikle tüm takım defansa çekilmedi. Oyunu çirkinleştirmediler.

Yazının devamı...

Terim doğruyu buldu

19 Mart 2021

Kayserispor karşılaşması Galatasaray için belki de ligin en kritik virajıydı. Bir hafta boyunca Belhanda krizi, Türk Telekom Stadı’nın zemini ve hakem tartışmaları gündemi meşgul ederken, bunların hepsi Florya’yı strese sokmuştu.
Fatih Terim’in maç öncesi açıklamaları bütün olumsuzlukları bir anda pozitife çevirdi. Karşılaşmada ise Falcao ile Muhammed’in beraber oynaması, Yedlin ile Saracchi’nin olağanüstü performansları ve takımın kazanma hırsı Galatasaray’ı bambaşka bir yere getirdi.
Önce Falcao-Muhammed beraber oynar mı tartışmalarından başlayayım. Fatih Terim; Drogba, Burak Yılmaz ve Umut Bulut’u beraber oynatmadı mı? O sene takım şampiyon olmadı mı? Çift santrfor sahaya çıkınca, bu ligin iyi takımlarından biri olan Kayseri bilhassa ilk yarıda 11 futbolcusuyla kalesini savunmadı mı? Bu katı defansa rağmen Mustafa’nın yarattığı boşluktan Falcao harika bir vuruşla golünü atmadı mı? Ben böyle tartışmaların saçma olduğunu düşünüyorum.
İki bekin bu kadar ofansif oynarken hoca neden tek golcü ile sahaya çıkarsın takımını? Bu muazzam gol gücünü neden yarıya düşürsün? Karşılaşmaya Onyekuru ile başlayabilirdi, ama rakibi yorduktan sonra onu, Feghouli’yi ve Kerem’i oyuna alarak maçı farklı kazanıp, bilhassa ofansif olarak neler yapabileceklerini herkese göstermediler mi? Bu saatten sonra doğruyu bulmuş bir Terim’in takımın kadrosuyla daha fazla oynayacağını düşünmüyorum.
Feghouli’yi, Kerem’i, Onyekuru’yu daha çok kullanabilir. Bu hocanın tercihidir. Ama bir gerçek var ki, Galatasaray bilhassa hücum anlamında güçlü ve etkili bir takım kimliğine büründü. Kayserispor’un her atağını ilk karşılayan Gedson Fernandes oldu. O da hücumda fazla etkili olmasa da önümüzdeki haftalarda çok daha fazlasını yapabileceğinin sinyallerini vermedi mi?
Şu anda Galatasaray’da huzur var. Forma rekabeti en üst seviyede. Donk iyileşti. Çok yakında Oğulcan da bu takımın içine girecek. Ben şampiyonluk yarışında heyecanın daha da yukarılara çıkacağını ve ayrıca son haftalara Galatasaray’ın sorunsuz, keyif veren bir futbol oynayarak girdiğini düşünüyorum...

Fenerbahçe pes etmez

Yazının devamı...

Galatasaray geri döndü

14 Mart 2021

Zirve yarışı, bütün takımlarda olduğu gibi Galatasaray’da da stres yaratıyor. Maç içinde çok gel-gitler oluyor. Her şeye rağmen dün gece Cim-Bom bilhassa ilk yarı iyi mücadele etti. Bu zaman dilimi içinde Falcao’nun golünden başka gol bulamamasının tek sebebi, Kayserispor’un defansı ve orta sahasıyla çok iyi kapanan bir takım olması... Rakibine hiç boş alan bırakmadılar. Devamlı baskı altında tuttular. Buna rağmen Emre Akbaba, Falcao, Mustafa, Emre Kılınç’ın çok sert şutları vardı. Bu şutların hepsi ev sahibi ekibin futbolcularına çarparak geri döndü.
Kayserispor’un girdiği gol pozisyonlarında ise Luyindama’nın iki kere büyük pas hatası yapması, Taylan’ın ise biraz ağır kalışı rol oynadı. Luyindama iyi mücadele ediyor, rakibi kovalıyor. Ama topu oyuna sokarken el bombası gibi... Arkadaşları yerine rakibe topu verip, kalesinde gol tehlikesi yaşanmasına neden oluyor. Bunun haricinde bilhassa ikinci yarı Kayseri orta sahada üstün görünmesine rağmen, öyle net gol pozisyonları yok. Gol atmak için Galatasaray’ın üstüne geldikleri zamanlarda ise kalelerinde Onyekuru’nun attığı iki golü gördüler.
Fatih Terim’in sahaya sürdüğü kadro cesur bir düşüncenin ürünüydü. Mustafa ile Falcao’nun beraber oynadıklarında ne yapacaklarını herkes merak ediyordu. Bana göre çok başarılı oldular. Orta sahadan iyi toplar almamalarına rağmen, Yedlin ve Saracchi’nin yaptığı ortalarla o kalabalık rakip defans arasında etkiliydiler. Oyuncu değişikliklerinde ise Onyekuru, Feghouli ve Kerem maça damga vurup çok başarılı oldular.
Galatasaray’ın dün en büyük eksiği, Emre Akbaba’nın arkadaşlarına ayak uyduramamasıydı. Çok net iki gol pozisyonunu harcadı ve bir tek olumlu pası yoktu. Belki ilerleyen haftalarda o da düzelir. Gedson Fernandes bir türlü beklenen patlamayı yapamadı. Bu maçta da vasattı. Kendisi benim güvendiğim bir futbolcu. Uyum sürecini geçiriyor, mutlaka o da düzelecektir.
Taylan gördüğü sarı kartla Rizespor maçında cezalı duruma düştü. Ben Etebo’nun Taylan’ı aratacağını düşünmüyorum. Bu galibiyet, deplasmanda üç farklı skor, Galatasaray’daki ‘yok hakemmiş’, ‘yok sahaymış’, ‘yok Belhanda’ymış’ tartışmalarını sonlandırmalı. Galatasaray’ın bu yarışı devam ettirebilmesi için kalan 11 hafta bütün maçlarını kazanması lazım. Bu yüzden tartışmalar ve sorunlar geride kalmalı.
Sonuçta Kayserispor iyi mücadele eden bir takım. Yeni teknik direktörleri, takımın gücüne göre, en iyi sistemle futbolcularını mücadele ettiriyor. Gol yollarında bilhassa son vuruşlarda kaliteli futbolcu eksikleri var. Her şeye rağmen ben Kayseri’nin bu şekilde mücadelesini sürdürdüğü sürece bir alt lige düşeceğini kesinlikle sanmıyorum.

Yazının devamı...

Terim sorunları çözmek zorunda

12 Mart 2021

Alıştık artık, Galatasaray’da her gün bir olay patlak veriyor! Son olarak Belhanda gönderildi... Muslera, yönetimini suçlayan bir açıklama yapar mıydı ya da yapsa kovulur muydu? Kesinlikle kovulmazdı da böyle bir açıklama da zaten yapmazdı.
Belhanda, ‘saha kötü, bu zeminde iyi futbol oynayamıyoruz’ diyebilir. Herkes de ona saygı duyardı. Faslı futbolcu ise ‘Televizyonlarda, sosyal medyada konuşacağınıza önce sahayı düzeltin’ dedi. Koca bir camiayı küçük düşürecek bir konuşmayı, değil Belhanda hiç kimse yapamaz. O zaman canı isteyen futbolcu, ‘Fatih Terim bizi yanlış oynatıyor’ diye konuşsa ne olur. Bu ikisi aynı şey.
Ben böyle sözler söyledi diye de futbolcunun gönderildiğini düşünmüyorum. Yılların birikimi var. Hocası, yöneticiler ‘Biraz gayret göster. Senin sözleşmeni uzatalım’ diye Belhanda ile kaç kere konuşmadı mı? Ancak hiçbir şey değişmedi. Galatasaray’da Falcao’dan sonra en çok parayı alan futbolcu, takımına hiçbir katkı vermeyen en sorunlu isim Belhanda...
Her maç taraftarlar, basın mensupları, Teknik Direktör Fatih Terim’i Belhanda’ya forma veriyor diye eleştirmiyorlar mı? Tribünlerde seyirci olsa, tecrübeli futbolcu ilk 11’de sahaya çıkıp bu kadar sorumsuz olabilir miydi? Bana hiç kimse Belhanda’yı övmesin. Taraftar olsun, hocası olsun, yöneticiler olsun her türlü sabrı onun için gösterdiler. Sonunda da bu amansız zirve yarışında yüreğini ortaya koymayan bu futbolcunun gönderilmesi bana hiç garip gelmiyor.
Hangi oyuncu olursa olsun, öncelikle takımına vereceği katkıyı, performansı düşünmeli. Başka işlerle hiçbir zaman uğraşmamalı. Ben, Fatih Terim’in futbolcular için artık kırmızı çizgiyi çekmesi gerektiğini düşünüyorum.
İkinci bir konu ise Türkiye’de herkes teknik direktör ve herkesi öyle acımasızca eleştiriyorlar ki akıl ermiyor. Efendim, hocanın Mustafa Muhammed ile Falcao’yu mutlaka yan yana oynatması lazımmış. Evet, ben de istiyorum çift forvetle sahaya çıkılmasını, hoca da bunu istiyor. Peki o zaman orta saha ne olacak? Zaten ikinci bölgede sorun var. Taylan tek başına bir yere kadar mücadele edebiliyor. Orta sahadan bir futbolcu daha eksilirse bilhassa büyük maçlarda Galatasaray rakibine nasıl direnç gösterebilir?
En büyük sıkıntı bütün takımın inişli çıkışlı performans göstermesi... Bir türlü futbolcular üç hafta üst üste gerçek oyunlarını sahaya yansıtamıyorlar. Yedlin kulübeye geliyor, Linnes sahaya çıkıyor. Ardından da Linnes iki hata yapıyor ve gol yiyorsun. Yedlin sahaya çıkıyor, o da başka türlü hatalar yapıyor. Etebo’yu kesiyorsun orta sahadaki direnç düşüyor.

Yazının devamı...

Galatasaray sıkıntılı

8 Mart 2021

Artık bazı şeylerin izahı yok. Şampiyonluğa oynayan bir takım üst üste bu kadar puan kaybetmez.Artık bazı şeylerin izahı yok. Şampiyonluğa oynayan bir takım üst üste bu kadar puan kaybetmez.Düşünebiliyor musunuz; Linnes ve defans iki büyük hata yapıyor, iki gol yiyorsun. Yıkılmaz kale Muslera’yı bile çığrından çıkarıyorsun. Oyunu başlatacaksın ama topu ileri götüremiyorsun. Sivasspor sana bir baskı yapıyor, elin ayağın birbirine karışıyor. Sonuçta hata yapıp gol yiyorsun. Bunun çaresi ne, orasını ben bilemem. Ama Fatih Terim görüyordur. 
Sivasspor orta sahada cirit atıyor. Futbolcularının basmadıkları santimetrekare kalmıyor. Peki Galatasaray ne yapıyor? Bütün yük her zaman olduğu gibi Taylan’ın omzuna binmiş. Gedson Fernandes ile Belhanda’nın takıma en ufak bir katkısı var mı? Kesinlikle yok. Emre Kılınç oynadığı zaman, çocuk gelip orta sahaya yardım ediyor. Fernandes ve Belhanda’da bu da yok. Terim’in ne düşündüğünü bizler bilemeyiz. Ancak sarı-kırmızılılar bu tempoyla, bu kadar hatalarla şampiyonluk yarışının içinde nasıl kalacak, koca bir soru işareti.
Galatasaray’ın dün gece en etkili futbolcusu Ryan Babel’di. Sahada kaldığı sürece topu hep rakip kaleye götürdü ve çok akıllı işler yaptı. Onyekuru da iyi niyetle mücadele ediyor. Rakibe baskı yapıyor, ne var ki son vuruşlarda etkisiz, çok savruk. Geçen hafta Ankaragücü ve dün geceki Sivas maçı olmak üzere formda bir Onyekuru bu iki maçta dört gol atardı. Ama dediğim gibi o son vuruşlarda, şanssızlık mı yoksa beceriksizlik mi dersiniz bilemiyorum, başarısız oluyor.
Radamel Falcao umduğumdan da iyi bir dönüş yaptı. Çalıştı, mücadele etti, rakibe baskı yaptı. Attığı ilk gol gerçekten bir sanat eseriydi. Zaten onun attığı penaltılarda kalecilerin şansı sıfır. Haftaya Mustafa da geliyor. Bundan sonra Kolombiyalı golcü kulübede mi oturur, yoksa Mısırlı forvetle beraber mi oynar, o hocanın bileceği bir iş.
Dün gecenin özeti; Kerem, Feghouli oyuna girdikten sonra Galatasaray daha gerçekçi, bilhassa hücumda daha hızlı hareket eden bir takıma dönüştü. O dakikadan sonra Sivas kalesini de şut bombardımanına tuttular. Fakat iyi bir kaleci olan Ali Şaşal başka gole müsaade etmedi.
Sivasspor’a gelince... Rıza Çalımbay rakibinden hiç çekinmemiş ve çok iyi analiz etmiş. Konuk ekip zaman zaman da olsa yaptığı baskıyla Galatasaray defansına zor anlar yaşattı. Hücumda Gradel, Yatabare ve Boyd devamlı gol koklayan, çok çabuk forvetler. Sarı-kırmızılıların savunma hattına yaptırdıkları hataları tüm takımlara yaptırabilirler. Maç berabere bitti ama her iki takım da bu karşılaşmadan üç puan ile ayrılabilirdi.

Yazının devamı...

Yeter artık! Adalet, adalet...

5 Mart 2021

Galatasaray şampiyon olur ya da olmaz, Ankaragücü’ne de kaybedebilir... Bunlar gayet normal. Ama maçları yöneten hakemlerin bu yarışa müdahil olmamaları lazım.
Önceki gün sarı-kırmızılıların oynadığı Ankaragücü karşılaşması... Galatasaray pozisyona giriyor, atamıyor. İlerleyen dakikalarda da sıkıntı yaşıyor. Bu her hafta gördüğümüz bir resim. Ama maçı yöneten Halil Umut Meler, neden haksız kararlarıyla oyuna müdahil oluyor? Bana hiç kimse hakemin hata yaptığını söylemesin.
Mustafa Muhammed topu kontrol etmeye çalışırken, arkasından İbrahim Akdağ füze gibi gelip rakibinin pozisyonunu bozmaya gayret ediyor. Burada kesinlikle Mısırlı golcünün kötü bir niyeti yok, aldığı darbeyle düşmemek için mücadele ediyor ve İbrahim, kafasını Mustafa’nın dirseğine doğru uzatıyor. Böyle bir pozisyonda bugüne kadar Türkiye’de kırmızı kartla cezalandırılan bir futbolcu yok. Ama hakem Meler, o kadar cesaretli ki doğrudan kırmızı kartını çıkarabiliyor. İşin kötü tarafı da hakemin bu karar sonrasında vicdanı hiç sızlamıyor.
Aynı şekilde Arda’nın müdahalesinden sonra verilen penaltı... Arda’nın eli topa gitmiyor, top dizinden sekip eline çarpıyor. Bu pozisyona da dünyanın hiçbir yerinde penaltı çalınmıyor. Ankaragücü iyi oynadı ve Galatasaray’ı mağlup etti. Bu ayrı konu. Ama maçın hakeminin sonuca tesir etmesi affedilecek bir şey değil.
Ne yapmak istediklerini bilmiyorum. Ama böyle adalet dağıtarak şampiyonluk yarışı olmaz. VAR hakemi ve orta hakem geçen hafta Trabzonspor-Fenerbahçe maçında çok büyük hata yaptılar. MHK ne yaptı? Bu hakemleri Ankaragücü-Galatasaray maçına atadı. MHK Başkanı Serdar Tatlı’ya benim kadar destek veren birisi daha yoktur. Ama şimdi bakıyorum, o da ipin ucunu kaçırmış. Demek ki oralarda başka güç kullananlar var.
Aynı şekilde iki hafta önce oynanan Alanyaspor-Galatasaray maçında Zorbay Küçük-Emre Malok ikilisi karşılaşmanın canına okudu. Onyekuru’nun net penaltısı verilmedi, Luyindama’nın kafasına üç dikiş atıldığı halde Babacar’ı oyundan atamadı. Beni bunların masum hatalar olduğuna kimse inandıramaz. Bizim hakemlerimiz kötü değil, ama kötü yönlendiriliyor. Yazık... Dört takım şampiyonluk yarışı yapıyor, ama biz bundan keyif alamıyoruz.
Devre arasında o kadar transferler yapıldı. Günah değil mi kulüplere! İnsanlar onurları için yaşamalılar. Serdar Tatlı iyi bir insan olabilir. Ama görevini yapamıyor. Etki altında kalıyor herhalde! Hakkı yenen bir Galatasaray var. Futbolcusu, hocası, yöneticisi konuşursa ceza alacak. Peki bu insanlar derdini kime ve nasıl anlatacak? Her türlü haksızlığa karşı boynunu mu bükecekler. Yazık oluyor futbolumuza. Böyle şampiyonluk yarışı olmaz.

GSTV ne iş yapar?

Yazının devamı...