Gol yok heyecan var

28 Eylül 2020

Galatasaray üç günde bir maç oynuyor. Daha sezon başı, havalar sıcak... Kolay bir iş değil haftada iki maç oynamak. Fenerbahçe karşısında gol pozisyonu olarak Arda ile iki, Linnes ile bir, Taylan ve Emre Kılınç ile birer fırsat yakalamalarına rağmen Altay’ı geçemediler. Sarı-lacivertliler daha çok hücum yaptı ama kaleyi tutan öyle yüzde yüz gol vuruşu yok denecek kadar azdı.

Luyindama, Marcao ve Taylan rakibin ataklarında gerçekten çok başarılıydılar. Bilhassa son vuruşlarda konuk ekibin hücumcularına, topa rahat vurma imkanı vermediler. Baktığımız zaman Feghouli, Arda, Belhanda geçen haftaki tempolarına çıkamadılar. Buna rağmen Arda Turan’ın enteresan vuruşları vardı. Orta sahada Belhanda, iki maçtır harikalar yaratıyor. Dün gece sarı-lacivertlilerin karşısında o başarısını gösteremedi. Tabii bunda Fenerbahçe’nin orta sahasında oynayan Gustavo’nun, Ozan’ın çok büyük payı var.

Galatasaray’ın en büyük silahı iki beki, Fenerbahçe karşısında fazla hücuma çıkamadı. Kontrollü oynadılar. Kanatlardan rakibe pozisyon vermeyelim diye hiç risk almak istemediler. Falcao, top gelince son vuruşlarda başarılı bir futbolcu. Bu maçta topla fazla buluşamadı hatta defansına gelip çok top çıkardı. Gol yollarında da etkisiz kaldı.

Sonuçta iki takım için de üzülüp karalar bağlanacak bir maç değil. Galatasaray ve Fenerbahçe kazanmak için güçleri yettiği kadar, iyi niyetle mücadele ettiler. Heyecan var mıydı, vardı ama gol yoktu. Yine de her iki takım da gol bulabilirdi. Sıkıcı bir derbi olmadı.
Sarı-kırmızılıların Avrupa kupası maçları var. Perşembe günü Glasgow Rangers ile oynayacak, kazanırlarsa UEFA Avrupa Ligi’nde gruplara kalacak, kaybederse bu defteri kapayacaklar.

Fenerbahçe ise yeni bir takım kurdu. Oyuncuların birbirine alışması ve takımın oturması için zaman lazım. Türk Telekom’daki beraberliğe iki takımın teknik patronları da herhalde üzülmemişlerdir.

Beni en çok sevindiren taraf ise, futbolcular oyunu germediler. Hatta şöyle diyeyim, son 20 yılın en sakin derbisini seyrettik. Hakem için de zor maç olmadı. Oyuncular iyi niyetli olunca, onun da işi kolaylaşıyor. Hakem Ali Palabıyık da ufak tefek hataları olsa da, adaletli düdük çalmaya çalıştı. Ama ne yalan söyleyeyim taraftarsız derbi maçı çok yavan oluyor. İnşallah şu virüsten kurtuluruz da, hiç olmazsa bu maçlar yüzde 20 kapasiteyle seyircili oynanır.

Yazının devamı...

Galatasaray savaşıyor

21 Eylül 2020

Üç günde bir maç oynamak kolay bir işi değil. Bu takım perşembe günü Azerbaycan’daydı. Dün geceyse geçen sezonun Süper Lig Şampiyonu Başakşehir’i yenip üç puan aldı.

Hakikaten bu sezon farklı bir Galatasaray seyredeceğiz. Bunun sinyallerini görüyoruz. Futbolcular arasındaki yardımlaşma, mücadele, kazanma hırsı, rakibe pres hepsi en üst seviyede...Çok eleştirilen Belhanda’nın bile takımına katkısı çok artmış, bunu görüyoruz. İlk yarı Berkay’ın yüzde yüzlük gol vuruşunu kendini topun önüne atarak önledi. Attığı ikinci goldeki takipçiliği alkışlanacak kadar güzeldi. Tabii Diagne’nin Emre Kılınç’a, Emre’nin de Babel’e ve Hollandalı oyuncunun da Belhanda’ya gol pasını vermesi kolektif hücumun güzel bir örneğiydi.

Taylan sahada basmadık yer bırakmadı, orta sahada iki kişilik oynuyor. Üçüncü bir stoper gibi rakip atakları kesiyor. Orta sahada en fazla top kapan oyuncu herhalde Taylan’dır. Bu sene şu görüntüsüyle sarı-kırmızılıların olmazsa olmazı oldu.

Falcao sahada kaldığı sürece, forvette çok yalnız kaldı. Skrtel, Epureanu’nun arasında rahat topla buluşamadı. Arkadaşlarından da yardım göremeyince pek parlayamadı. Şanssızca sakatlanan Saracchi ilk yarı Visca’ya bir tek top vermedi. Bunun yanında Arda, Emre Kılınç ve kendisi Başakşehir’in sağ tarafını çok hırpaladı. Futbol adına güzel görüntüler seyrettik. Omar, vazifesini mükemmel yapıyor. Dün gece hücumda fazla etkili değildi. Ama defansif anlamda Başakşehir’in sol tarafını hiç çalıştırmadı.

 Bunun yanında Galatasaray’ın en önemli silahları Luyindama ve Marcao... Belki de ikisi yan yana oynayınca Avrupa’nın en etkili stoperleri oluyorlar. Güzel bir hava da yakaladılar. Rakip forvetlere nefes aldırmıyorlar. Şimdi bir haftadır gazetelerde okuyoruz; ‘Roma Marcao’yu istiyor’ diye... Fatih Terim’in bu olaya el koyması lazım. Artık Marcao, Diagne için bu transfer haberlerini bitirmesi lazım. Böyle haberler Cim Bom’a zarar verir. 

Perşembe günü Hajduk Split, pazar günü Fenerbahçe, şayet Hırvat ekibini yenerlerse bir sonraki hafta da muhtemelen Glasgow ile İskoçya’da oynayacaklar. Artık lig kızışmış, Avrupa arenası kızışmış, şu durumda Galatasaray’ın ‘olmazsa olmaz’ diyebileceğimiz futbolcularını satması ne kadar doğru? 

Sonuçta Başakşehir karşısında hücumda ve defansta çok daha etkili olan Galatasaray, galibiyeti hak eden takımdı.

Yazının devamı...

Avrupa fatihi geliyor

18 Eylül 2020

Galatasaray Süper Lig’den sonra Avrupa kupalarına da iyi bir başlangıç yaparak başladı.

Önce şunu söyleyeyim Arda, Falcao, Feghouli, Omar Gaziantep maçının yıldızları dün gece yedek kulübesindeydiler. Eminim herkes Fatih Terim rotasyon yaptı diyecek. Ben kesinlikle rotasyon yaptığını düşünmüyorum. Elindeki bütün futbolculara ‘ben size güveniyorum, bu takımın yıldızı yedeği yok, hak eden formayı alacak’ mesajı vermek istedi. Bunda başarılı oldu mu? Linnes harikalar yarattı. Diagne’yi zaten yedek olarak kabul etmiyorum. Benim tanıdığım Terim bu sezon Diagne’yi öyle bir parlatır ki, sezon sonu bu futbolcuyu almak isteyen kulüpler 30 milyon euroyu verip Senegalli forveti transfer etmek isteyecekler. Dün gece 2 tane gol attı, 3. golde de payı var. Bir topu direkten döndü.

Rakip takımın stoperlerini resmen hırpalıyor. Ömer Bayram ise eski günlerine dönmek için canla başla mücadele ediyor. Babel ise keşke daha faydalı olabilse ama bu koşan, iyi mücadele eden, savaşan Galatasaray’a ayak uydurması çok zor. Aynı sözlerim Belhanda için de geçerli. Daha aktif olması lazım. Top kaptırıyor, hakemin suratına bakıp faul bekliyor. Hakem devam deyince de, kaptırdığı bu top takımının kalesinde gol tehlikesi oluyor. Artık böyle bir futbolculuk kalmadı. Saracchi resmen turbo takmış. Fatih Terim’in yeni sisteminde sol çizgiden bindirmelerle rakip takıma o kadar büyük hatalar yaptırıyor ki, dilerim bir sakatlık yaşamaz. Aynı şekilde Omar’ın yerine oynayan Linnes, Neftçi’nin sol kanadını otobana çevirdi. Diagne’nin attığı ilk golün ortasını yaptı. Yine güzel bir ortasında o top da direkten döndü. Norveçli oyuncu, karakter ve futbolcu olarak sarı-kırmızılılara yakışan bir isim ve bu sezon çok da faydalı olacak. Taylan Antalyalı orta sahada takımının yıldızı oldu.

Gaziantep karşısında olduğu gibi dün gece de sahada basmadık yer bırakmadı. Sakin, maceraya girmiyor. Mükemmel bir gelişim gösterdi. Futbolunun üzerine daha da koyacağından eminim. Marcao sezona harika başladı. Geriden oyunu başlatırken arkadaşlarına mükemmel paslar veriyor. Rakip ataklarında da daha da çabuklaşmış, çok seri hamleler yapıyor. Luyindama sakatlıktan yeni dönmesine rağmen çok büyük gayret içinde. Biraz daha risksiz oynarsa, yaptığı mücadele daha da anlam kazanacak. Sonuçta Galatasaray Neftçi Bakü’yü eledi. Eminim haftaya Hajduk Split’i de eleyip Avrupa Ligi’nde yoluna devam edecek.

Yazının devamı...

Yeni Galatasaray

13 Eylül 2020

Fatih Terim, Galatasaray’ın oyun sistemini, futbolcuların performansını, takım ruhunu, hepsini değiştirmiş... Yani ortaya yeni bir Galatasaray çıkmış... Her şeyden önemlisi geçen sene çok eleştirdiğimiz “bu takımda bütünlük yok” dediğimiz olay ortadan kalkmış. Forvet, orta saha ve defans bütün olarak hareket ediyorlar. Takım olarak hücuma gidiyorlar, takım olarak defansa geliyorlar. Bunun için de orta sahayı rakibe teslim etmiyorlar. Kalabalık hücuma çıktıkları için de çok gol pozisyonuna giriyorlar. Geçen sene bunların hiç biri yoktu.
Bir kere öncelikle şunu söyleyeyim; Arda Turan olumlu anlamda takım bütünlüğüne, takım içindeki arkadaşlığa çok büyük katkı sağlamış... Geçen sezon birbirinin suratına bakmayan futbolcular dün gece birbirlerinin boynuna sarılıyorlardı. Suratı asık, mutsuz olan bir tek futbolcu yoktu. Falcao kendine gelmiş. Attıkları ve kaçırdıkları ile ne kadar büyük bir golcü olduğunu gösterdi. Emre Kılınç sanki uzun senelerdir Galatasaray’da oynuyormuş gibi bir sağa gidiyor, bir sola sonunda orta sahaya girip görevini eksiksiz yapıyor.
Yeni transfer Omar kesinlikle Mariano’yu aratmayacak. Çabukluğuyla, dayanıklılığıyla hem ofansif anlamda takımına çok büyük katkı yapacak. Dün gece bunu gösterdi. Luyindama yeni transfer gibi oynamaya başlayınca defanstaki hatalar bitmiş. Marcao’yu da rahatlatmış. En önemlisi de defansın önünde oynayan Taylan sahada basmadık yer bırakmadı ve dün gecenin sarı-kırmızılılar adına maçın yıldızıydı. Bana “Seri mi Taylan mı?” derseniz Taylan iki tane Seri eder derim...
Sonuçta, Galatasaray lige iyi bir başlangıç yaptı. Bu takım dün geceki performansıyla her zaman şampiyonluk yarışının içinde olur, zirveyi de zorlar.

Yazının devamı...

Falcao ve Diagne rekor kırar

11 Eylül 2020

Galatasaray’ın kadrosu öyle bir lanse ediliyor ki, sanki Türkiye’nin en kötüsü... Böyle düşünenler yanılıyor. Fatih Terim ikisini birlikte oynatır mı bilemiyorum. Ama Falcao ile Diagne sorun yaşamazlarsa bu sezon gol rekoru kırarlar...
Geçen sezonu düşünün. Falcao, rakip stoperler arasında kaybolup gidiyordu. Bu yüzden tek başına fazla etkili olamadı. Bu yetmiyormuş gibi rakibi kovalayıp, defansına yardım etmeye çalışınca sakatlıklar yaşadı. Artık Falcao’nun takım içindeki rolü de değişecek.
Diagne, mücadeleyi seven, sert bir futbolcu. Rakip kim olursa olsun stoperlere baskı yapıp hataya zorlayacak. Onun yarattığı boşlukları da Falcao’nun çok iyi değerlendireceğini düşünüyorum. Geçen sezon kanatlardan orta gelse de kafa vuruşu yapacak futbolcu yoktu. Şimdi ise Falcao ve Diagne gollerinin yarısını kenarlardan gelecek ortalarla atacaklar.
Arda Turan, Emre Kılınç ve Feghouli isabetli paslar atıp iyi orta yapan futbolcular. Arkalarında oynayan Omar ve Saracchi ise hücuma hızlı çıkıp iyi top kesen bekler. Bu da gol yollarında Falcao-Diagne ikilisine çok büyük artı getirecek. Herkesin bir görüşü var. Buna saygılıyım. Ama bugün Trabzonspor ile beraber Galatasaray, golcüler bakımından sıkıntı yaşamayacak.
Kısa süre önce Kuzey İrlanda-Norveç maçı oynandı. Norveç’in iki santrforu Sörloth ve Haaland, rakibi adeta ezip beş gol attılar. Gollerin birinin asistini de Omar yaptı. Ben Galatasaray’ın da forvetinin gücüyle rakiplerine üstünlük sağlayacağını düşünüyorum.
Evet, yeni orta saha için çalışmalar devam ediyor. Bu transfer gerçekleşene kadar da Donk ve Taylan’ın problem yaşatacaklarını düşünmüyorum. Yeni transfer Etebo’nun ne kadar etkili olacağını kestirmek zor. Galatasaray scout ekibinin tavsiyesiyle alınan bir futbolcu. Mücadeleyi seven bir oyuncu olmasaydı transfer için bu kadar ısrarcı olmazlardı.
Hafızalarınızı biraz zorlayın; Melo, Galatasaray’a gelirken İtalya’da ‘bidon’ futbolcu seçilmişti. Oynamaya başlayınca kendisine besteler yapıldı ve taraftarın sevgilisi oldu. Bu yüzden herkesin sabırlı olması lazım. Daha oynamayan bir futbolcuyu yerin dibine sokmak hoş bir şey değil.

Çok transfer, çok sorun!

Yazının devamı...

G.Saray doğru yolda

4 Eylül 2020

Atış serbest... Futbolu bilen, bilmeyen, Galatasaraylı olan ya da olmayan herkesin tek hedefi var. Galatasaray Yönetimi, Fatih Terim ve oyuncuları eleştirmek... Halbuki gerçeklere baktığımız zaman şu anda en iyi durumda olan takım; sarı-kırmızılılar.
Önce şunu söyleyeyim, herkesin içi rahatlasın. ‘Orta saha’ deyip duruyorlar ya, çok değil üç-beş gün içinde bu transfer gerçekleşecek. O zaman takımı bu kadar eleştirenler nasıl yalpa yapacaklar onu bilemiyorum. Olaya şu gözle bakmak lazım... Evet, Lemina’yı istediler. Oyuncunun kulübü ise bonservis olarak 9 milyon euro talep etti. Futbolcunun kendisi de 2,5 milyon euro ve maç başı parası istemiş. Allah aşkına Lemina, bu paralar eder mi? İyi ki bu transfer gerçekleşmedi. Ama şimdi daha iyisi gelecek.
İnsanlar farkında değil. Geçen sene bu zamanlar Falcao’nun sadece ismi vardı. Şimdi 21 idman yapılmış, Falcao bunların hepsine çıkmış ve form olarak çok iyi durumda. Peki geçen sezon Diagne var mıydı? 30 gol atan Diagne gönderildi. Şimdi Florya’nın en istekli futbolcusu. Bütün idmanlarda Arda ile en iyi durumda olan oyuncu... Tatil günlerinde bile Arda ile beraber tesislerde iki saat fazla antrenman yapıyorlar. Feghouli’nin havası değişmiş.
İşin özeti Fatih Terim yeni bir Galatasaray yaratmak için, beyaz bir sayfa açmış. Defans zaten Türkiye’nin en iyisi. Orta sahadaki eksik de tamamlanınca sarı-kırmızılı takımın önü tam olarak açılacak.
Biraz da insanların gerçekleri görmesi lazım. Şu anda Terim gibi tecrübeli ve kariyeri başarılarla dolu bir hoca hangi takımda var? Aynı şekilde Başkan Mustafa Cengiz ve yönetimi kulübü nereden nereye getirdiler ve hala mücadele ediyorlar. Galatasaray taraftarının bir kısmı panik yapıyor, yönetime sallıyor, kendi futbolcusunu eleştiriyor. Ben bunların zaten gerçek Galatasaraylı olduklarına inanmıyorum.
Geçen sezon Lemina, Nzonzi, Seri, Andone alındığında hepimiz ne konuştuk? Bu kadro Türkiye bir kenara Şampiyonlar Ligi’nde bile iş yapar demedik mi? Sonra ne oldu, kiralık futbolcuların hepsi defolu çıktı. Bunun için taraftarın sabırlı olması lazım. Kulübüne, hocasına, yönetimine ve futbolcusuna daha çok saygı duyup, sahiplenmesi gerekir.

F.Bahçe yenilendi

Doğruları konuşmak lazım... Fenerbahçe iyi bir kadro kurdu. Alternatifler daha da çoğaldı. Her mevkiinin aynı kalitede yedeği var. Ve sezon başı olmasına rağmen Teknik Direktör Erol Bulut, takımın içinde rekabet ortamı yaratmayı başardı. Bu da başta tempo olmak üzere sahaya fazlasıyla yansıyor.

Yazının devamı...

Fatih Terim tuzağa düşmez

28 Ağustos 2020

Zamanında düşünülmeden futbolcularla yapılan yüksek maaşlı sözleşmeler bütün kulüplerde olduğu gibi Galatasaray’ı da zorluyor. Fatih Terim’in orta sahaya Melo’nun ruhunu taşıyan, Sneijder’in kalitesinde iki futbolcu istediğini herkes biliyor.

Peki bu futbolcular nasıl alınacak? Yönetimin düşüncesi; Belhanda’yı, Babel’i ve Jimmy Durmaz’ı satıp gelen parayla ama kiralık, ama bonservisiyle bu iki oyuncuyu transfer etmek...

Ama gördüğümüz, duyduğumuz kadarıyla bu üç futbolcu da hayatından çok memnunmuş. Galatasaray’ı çok seviyorlarmış! Seviyorsunuz da, insanda biraz vicdan olmaz mı? Bu kadar yüksek maaşlar alıyorsunuz neden aldığınız bu paraların karşılığını vermiyorsunuz?

Belhanda kaç senedir sarı-kırmızılı formayı giyiyor... Hatırda kalan, ağırlığını koyup kazandırdığı bir tek maç yok. Sonra taraftar buna isyan edince suçlu oluyor.
Babel’den, Jimmy Durmaz’dan zaten bahsetmek bile istemiyorum. Şimdi bu futbolcuların planı; transferin son güne kadar hiçbir kulüple anlaşmayıp, sonunda bonservislerini almak, hatta önümüzdeki yıl ücretlerinden de bir miktar istemek... Tabii bu kendi fikirleri.

Benim tanıdığım Fatih Terim, bu oyuncuların tuzağına düşmez. Muhakkak kafasında bir plan vardır. Ama bu düşüncede olan futbolculardan Galatasaray’a hiçbir yarar gelmeyeceği artık ortada. Yönetimin UEFA’ya sözü var, satmadan futbolcu alamaz. Eğer alırsa başı çok ağrır.

Terim, haklı olarak kıvranıyor. Şu anda doğru dürüst talibi olan tek futbolcu var. O da Marcao... Luyindama ile Marcao yan yana oynadıkları zaman Galatasaray’a çok katkı sağlar. Ama bu ikiliden Marcao ayrılırsa, evet kulüp büyük para kazanır ama defansta geçen sene yaşananlar tekrarlanır mı diye ister istemez insanın kafasına sorular oluşuyor. Ama Fatih Terim’in çok rahatsız olduğunu gayet iyi biliyorum.

Bu arada yönetimin de çok büyük bir çabası var. Dilerim bu sorun fazla uzamadan, takımın konsantrasyonu bozulmadan sonuca bağlanır.

Yazının devamı...