ABD’nin yeni bakanları ve Türkiye

ABD’nin göreve gelecek Başkan’ı Joe Biden bakanlarını açıklamaya başladı.

Türkiye’yi en fazla alakadar eden Dışişleri Bakanlığı koltuğuna Antony Blinken oturdu.

Bu atamaya iyimser gözle bakmak isteyenler, Blinken’ın Dışişleri Bakan Yardımcısı olarak geldiği Ankara’da bombalanan Meclis’i ziyaretinden sonraki özeleştiri cümlelerini,

Bu atamaya soru işaretiyle bakmak isteyenler, Blinken’ın Ankara ve Kuzey Lefkoşa’nın seslendirdiği Kıbrıs’ta iki devletli çözüm mesajına karşı çıkan sosyal medya mesajını baz alıyorlar.

Daha önce de konusu geçmişti, Başkan seçilen Joe Biden, Yunanistan’ın en büyük lobi grubuyla 1970’lerden beri beraber çalışıyor. O hatta bir miktar canımız sıkılacak gibi.

Kaldı ki kampanya döneminde Blinken’ın Türkiye’nin önemine işaret eden ama “Ankara da bizimle iyi geçinmeyi istemeli” tadında başka sözleri ve “Meydan okumaları görmezden gelemeyiz” açıklamaları da var.

Türkiye açısından Dışişleri kadar önemli bir diğer makam, Ulusal Güvenlik Danışmanı olan Jake Sullivan bizim için daha fazla soru işareti taşıyor.

Uzun zamandır Demokratların “parlak çocuğu”, “geleceğin Başkan adayı” olarak tanımlanan bir isim Sullivan.

Türkiye’ye “YPG’ye verdiğimiz desteğe alışsanız iyi olur” diyen, Ankara’nın YPG ile masaya oturmasını hayal ettiğini gösteren açıklamaları olan biri.

İyi haber, Biden koltukları siyaset acemilerine teslim etmiyor, Türkiye’nin önemini ya da ayrı düşülen noktalardaki pozisyonunu bilen adamlarla çalışıyor.

Kötü haber, bu adamların bürokratlık yıllarından kafalarında oturmuş kalıplar var, en azından belirli bir süre Türkiye’yi o kalıplara çekmeye çalışacaklar.

Daha önce de yazmıştım, Ankara, Biden’ın resmen Başkan olacağı güne kadar mutlaka arka kapı diplomasisini kullanacaktır, sonuçta Biden’ın ekibi ne kadar Türkiye’yi tanıyorsa, Türkiye de, o ekibi tanıyor...

Hititlerden bize kızıl geyikler

Çatal şeklindeki boynuzuyla Hititlerin sembolüydü bundan 4 bin yıl önce kadar kızıl geyikler.

2020’de anlamsızlığın sembolü haline geldiler Türkiye’de.

Bir yandan nesilleri tükenme tehlikesiyle olduğu için koruma altındalar, diğer yandan Karabük, Kastamonu ve Maraş’ta, KDV hariç, 9 ile 11 bin lira arası bir paradan ihaleye çıkarıldı canları.

Eskişehir’de de 18 kızıl geyik öldürülecekti, neyse ki yargı durdurdu ihale sürecini.

Koruma altında olan bir hayvan neden öldürülür diye sormak bile gelmiyor insanın içinden.

Sadece kızıl geyik değil, nesli tehlike altında olan çengel boynuzlu dağ keçilerinin canları da açık artırmayla satılıyor. Artvin’de 37 bin 100 lira bir çengel boynuzlu canı almak, Tunceli’de ucuz, 10 bin 500 lira.

Soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir başka tür de dağ keçileri.

Tarım ve Orman Bakanlığı 24 dağ keçisi için ihaleye çıktı, üstelik bunların 10’u dişi dağ keçisi.

BBC’nin “Sıfırın Altında” belgesel serisinde Alaska’nın uçsuz bucaksız steplerinde, avlanmazsa yiyecek tek lokma yemeği olmayan insanların yasak olduğu için dişi hayvanlara ateş etmediklerine defalarca şahit oldum.

Gerçeklerden yola çıkarak çekilen Netflix’in The Crown dizisinde, İrlanda Kurtuluş Ordusu’nun düzenlediği suikastta ölen Prens Charles’ın büyük amcası Lord Mountbatten, ölmeden sadece dakikalar önce, torunlarıyla yakaladığı hamile bir kereviti sulara geri bırakıyor.

Discovery Channel’ın en tutan işlerinden biri olan Ölümcül Av’da, dişi bir kral yengeci yakalayıp da, saklama tankına atana öyle bir ceza veriliyor ki neredeyse tüm sezonları boşa gidiyor.

Bizim canımız, gelişmiş ülkelerdeki insanların canından ucuz değil diye yıllardır bas bas bağırıyoruz. Bu kansere yol açan ot ilacında da böyle, emisyon değerleriyle oynanmış araba satışlarında da...

Nesli tükenmekte olan hayvanlarımız için de aynı durum geçerli. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bir zahmet haberi olsun.

Bitmeyen cuma yapmışlar

İki hafta önce bir sürü elektronik ticaret sitesinde ABD’nin “Kara Cuma”sı benzeri indirimler yapıldı.

Elektronik ticaret sitelerinde bu hafta da cuma günü başlamayan “Kara Cuma” benzeri indirimler olduğu duyuruldu.

İster istemez insanın kafası karışıyor hatta bu indirimlerin tamamı gerçek mi diye şüphe duymaya da başlıyor.

İnternet üzerinden alışveriş yaparken sloganlara değil, önce, aynı ürünün hangi sitede kaç liraya satıldığını gösteren internet sitelerine bakmakta fayda var.