Sosyal medyada bir borcu kabul etmek

Sosyal medyada beyanda bulunurken iki kere düşünmek lazım. Özellikle de akçeli işler söz konusu olunca... Bir kişinin sosyal medyada borçlu olduğuna ilişkin ifadeler kullanması, hukuken de delil olarak kabul edilebilir

Sosyal medyada bir borcu kabul etmek


Sosyal medya, her türlü iletişimde kullanılıyor, iş ilişkilerinde, aşk ilişkilerinde, dostluk, haberleşme vs. Ticari ilişkilerde de Facebook üzerinden mesajlaşmalar olabiliyor. Daha sonra çıkabilecek uyuşmazlıklarda ise Facebook paylaşımları delil olarak da yargılamada dikkate alınabiliyor.

Ticari ilişki içerisinde bulunan iki kişi arasında alacak verecek davası açılır. Davalı, davacı ile ticari ilişkisi ve sözleşme olduğunu inkar etmez, ama malları teslim almadığı, davacıya borcu olmadığı savunmasını yapar.

Davalının davacıya gönderdiği 01.11.2013 tarihli Facebook mesajlarında “11.000,00 TL’lik borcuma ödeme planı çıkarsınlar ve ben de ödemeye başlayayım” şeklindeki beyanları olduğu görülür. Davalı anılan mesajn kendisi tarafından çekildiğini inkar etmez, ve bu mesaj 6100 sayılı HMK’nun 199. maddesi anlamında belge niteliğinde kabul edilir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/399 Karar nolu kararında söyler bunu. Sonuçta, davalının bu Facebook mesajı, açıkça borcu kabul ettiği anlamında yorumlanır ve davacıya 11 bin TL ödemesine karar verilir.

Hukuk okumak isteyenler

Yükseköğretim Kurumları Sınavı tercihleri, 6-14 Ağustos 2020 tarihlerinde alınacak. Hukuk okumak isteyenleri, geçen yıllarda hukuk okuyanlara göre önemli bir fark bekliyor; artık Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavında başarılı olmadan avukatlık veya noterlik stajına başlamak mümkün olmayacak. Artık avukat veya noter olmak için önce bu sınavda başarılı olma, sonra da stajı tamamlama zorunlu hale geldi. Hakim veya savcı olmak istiyorsanız yine öncelikle bu sınavda, sonrasında ise ayrıca yazılı yarışma sınavı ve mülakatta başarılı olmak gerekiyor.

Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ise Anayasa hukuku ve Anayasa Yargısı, İdare hukuku ve İdari Yargılama Usulü, Medeni, Borçlar, Ticaret Hukuku, Hukuk Yargılama Usulü, İcra ve İflas Hukuku, Ceza Hukuku ve Ceza Yargılama Usulü, İş Hukuku, Vergi ve Vergi Usul Hukuku, Avukatlık Hukuku, Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi, ve Türk Hukuk Tarihi konularından oluşacak.

Eğer idari yargıda hakim olmak istiyorsanız, tercih edeceğiniz hukuk fakültesinde Türk İdari Teşkilatı, Maliye ve Ekonomi, İmar ve Çevre Hukuku derslerinin de okutulup okutulmadığını kontrol edin, çünkü bu konular da ek olarak İdari Yargı Ön Sınavının kapsamına dahil.

Kısaca, Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı veya İdari Yargı Ön Sınavında başarılı olmadan ne avukat, ne noter ne de hakim veya savcı olmak mümkün.

Gerçi sınavlar ÖSYM tarafından yılda en az bir defa ve test şeklinde yapılacak. Ama bu sene ve sonrası hukuk okumak isteyecek müstakbel meslektaş adaylarımın yine de kendilerine sadece sınavda başarı vaat eden değil, iyi bir hukuk eğitimi alacaklarını düşündükleri hukuk fakültelerini öneririm. Aksi hüsran olabilir.

Tercih ederken sınav kapsamındaki derslerin öğretim üyelerinin tamamının, en azından çoğunluğunun fakülte kadrosunda bulunup bulunmadığını, öğretim üyelerinin test mi yoksa yazılı sınav mı uyguladıkları gibi hususlara dikkat edin.

Şimdiden aramıza hoş geldiniz.

Ortak kurbanda sözlü sözleşme var

Bazı vatandaşlarımız kurban kesmek yerine bağışlar yaparlar, muhtaç olanları sevindirirler. Kurban kesmeye niyet edenlerden ise bir araya gelip ortaklaşa bir büyükbaş hayvan alanlar çıkabilir.

İhsan Amca da üç komşusu ile birlikte ortak bir “dana” almaya karar vermişler. Ama İhsan Amca, bu ortak kurban satın alma olayının hukuki niteliğini biliyor musun?

Adi ortaklıktır, İhsan Amca. ortak kurban alanlar, aralarında sözlü bir adi ortaklık sözleşmesi yapmış olurlar. İçinizden kim veya kimler pazara gidip kurbanı satın alıyorsa, aslında dolaylı temsil yoluyla pazara gitmeyen diğer ortaklar hesabına da bu kurbanı satın alır. Sonra kurban kesilir, derisi, “kellesi”, sakatatı, kemikli, kemiksiz etleri paylaştırılır. Bu işlem de adi ortaklığın tasfiyesidir. Aslında adi ortaklığın tasfiyesi ayni paylaşımla olmaz, nakdi olur. Ama ne yapalım, bu da adi ortaklığın özel bir türü olsun.

İşte böyle İhsan Amca, ortak kurban alanlar, bilerek veya bilmeyerek adi ortaklık kurup kurban alırlar. Kurbanı kestikten sonra da paylaşıp, adi ortaklığı tasfiye etmiş olurlar.

Konuşmaların kaydedilmesi suç mudur?

Olay aynen şöyle gelişir; karı koca arasında anlaşmazlık çıkınca, eşler ayrı yaşamaya başlar. Ortak çocukları, baba ve babanın annesi ile birlikte aynı evde yaşamaya başlarlar. Anne, babasını da alarak, kocasının yaşadığı eve, ortak çocuklarını görmeye gider.

Ziyaret esnasında aralarında geçen bütün konuşmaları kaydeder. Bilahare, bu konuşma kayıtlarını ekleyerek savcılığa şikayette bulunur, dava açılır.

Yargılama esnasında, çocuğunu görmeye babası ile birlikte giden eşin kendi babası, ayrı yaşadığı eşi ve kayın validesi arasında geçen konuşmaların TCK md 133 kapsamında söyleşi niteliğinde olduğu anlaşılır.

Yargıtay 12’nci Ceza Dairesi, 2014/3723 karar sayılı kararı ile bir kimsenin hangi durumda konuşmaları kaydetmesinin suç olmayacağına karar verir.

Eğer kişinin, bir daha kanıt elde etme imkanı bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanı olmadığı ani gelişen durumlarda kaybolma ihtimali olan kanıtların kaybolmasını engelleyip, yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacıyla ses ve görüntüleri kaydetmek hukuka aykırı nitelenmez.

Bayram kutlaması

Kurban bayramınız kutlu ve mutlu olsun. Koronavirüsüne bulaş şansı tanımadığınız, sevdikleriniz ve sevenlerinizle geçireceğiniz güzel bir bayram dilerim!