Düşünsel hayatın haritası

Sekiz ülkeden kırk iki araştırmacının katkı sağladığı dört ciltlik “Müslüman Dünyada Çağdaş Düşünce” kitabı, bize yakın coğrafyalara Batı üzerinden değil, birincil kaynaklardan bakma imkanı sunuyor.

Yurt dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, kısa adıyla YTB, geçtiğimiz günlerde muazzam bir esere imza attı: “Müslüman Dünyada Çağdaş Düşünce.” Uzun zamandır hiçbir kitap beni bu kadar heyecanlandırmamıştı. Doç. Dr. Lütfi Sunar editörlüğündeki kitap tam dört ciltten oluşuyor. Her bir cilt bir bölgeye/ülkeye ayrılmış: Türkiye, İran, Mısır ve Hint Alt Kıtası. Eser, bu bölgelerin düşünce hayatı hakkında derinlemesine kapsamlı ve ana hatları anlamaya yarayacak makalelerden oluşuyor. Kitaba sekiz ülkeden 42 araştırmacı katkı sağlamış ve her kitap 12 bölümden oluşuyor. Her ciltte yer alan bölümler birbirine paralellik gösteriyor. Böylelikle karşılaştırmalı bir okuma yapma imkanı doğuyor. 19. yüzyıl sonrasına odaklanan bu kitap modern düşünceyle karşılaşan Müslüman coğrafyadaki düşünürlerin bu “sorun” ile nasıl yüzleştiğinin vesikası olarak dikkati çekiyor.

Düşünsel hayatın haritası

19. yüzyıl sonrasını ele alınca doğal olarak öne çıkan iki temel konu kaçınılmaz olarak gündeme geliyor: Sömürgecilik ve siyasi bağımsızlık. Kitabın ana amaçlarından biri de sanılanın aksine bu coğrafyalardaki canlı düşünsel hayatın bir haritasını çıkarmak. Avrupa merkezli tarih yazımı neticesinden ortaya çıkan anlayış bizi genel olarak şu düşünceye getiriyor: Müslüman toplumlardaki düşünce teorinin değil, tarihin konusu. Bize yakın coğrafyalara Batı üzerinden değil, birincil kaynaklardan bakmanın imkanı doğuyor böylelikle.

YTB Başkanı Abdullah Eren’in sunuş yazısındaki şu cümle önemli: “Gönül coğrafyamızdaki kültürel mirası ve düşünce birikimini ortaya çıkaran ve yenileyen çalışmalara daha fazla ağırlık vereceğiz. Böylece ortak bir fikrin ve bakışın oluşturulması çabasını derinleştirmeyi hedefliyoruz. Zira eğer bir ortak bakış tesis edilmezse toplumlararası ilişkilerin yeni bir ufuk kazanmasının zorlaşacağına inanıyoruz.”

Çıkmaz sokak

Bu bölgelerle ilişkilerimiz çoğunlukla politik zemin üzerinden gidiyor, arada tek tük düşünce, fikriyatla alakalı kitaplara da rastlamak mümkün ama iş kültürel ilişkilere gelince maalesef bir çıkmaz sokakta buluyoruz kendimizi. Bu coğrafyalardaki sanatçıların, roman ve hikaye yazarlarının çok az bir kısmını biliyoruz. Bildiklerimiz de zaten Batı üzerinden önümüze düşüyor. Yani Batı’da başarılı bir sanatçıysa veya roman yazarıysa Türkiye’de kitabının yayımlanma şansı oluyor. Velhasılıkelam bu coğrafyalar bize yakın görünse de aslında almamız gereken uzun bir yol var.

“Müslüman Dünyada Çağdaş Düşünce” kitabı, aradaki bu mesafeyi azaltmak için hazırlanmış, son derece önemli bir çabanın ürünü. Kitabın ilerleyen dönemlerde farklı dillerde de neşredilecek olması da planlanıyor. Böylelikle karşılıklı bir diyalog imkanı oluşacak. Attığı bu önemli adımdan dolayı YTB Başkanı Abdullah Eren ve kitabın editörü Doç. Dr. Lütfi Sunar’a teşekkürlerimi sunmak isterim. İnşallah ilerleyen dönemlerde düşünce üzerine yoğunlaşan bu kitaptan sonra aynı coğrafyaların sanatını ele alan bir çalışma da yapılır.