JLO’nun Oscar’ı başka bahara

Bu yılın en iyi film kategorisindeki Oscar adayları, erkek egemen yapımlardan seçilmiş. Bu konu en çok “Hustler” filmiyle Oscar hayali kuran JLO’nun canını acıtmış olsa gerek

Jennifer Lopez’in başrolünü oynadığı, Wall Street’de bir zamanlar striptiz yapan Ramona’nın (Samantha Barbash) gerçek hikâyesinden uyarlanan “Hustler” isimli film, eleştirmenlere göre JLO’ya Oscar adaylığı kesin getirecekti. Yani, en azından dedikodular bu yöndeydi. Hatta bir radyo programına katılan JLO, program sunucusunun, Oscar iddialarıyla ilgili sözleri üzerine göz yaşlarına boğulmuştu. Geçen hafta başı açıklanan Oscar adaylıklarında ise “Hustler”ın ismi bile geçmedi. Dedikoducular bu kez diyorlar ki, “Elli yaşındaki sanatçının tepesinden ateş çıkıyormuş, duruma feci içerlemiş!”

Aktris değil celebrity

2020 Oscar’larının en iyi film adayları geçen hafta başı açıklandı: “Once Upon a Time in Hollywood”, “Parasite”, “The Irishman”, “Jojo Rabbit”, “1917”, “Joker”, “Marriage Story”, “Little Women” ile “Ford v Ferrari”... Şu filmlerin içinden bir tek “Little Women”da kadın egemenliği var; hadi biraz da “Marriage Story” diyelim. Diğerleri âdeta testosteron deposu. Hâl böyleyken JLO’nun oynadığı “Hustler” güme gitmiş. “JLO bir aktrisden çok, bir celebrity” yorumları ayyuka çıkmış. Hatta film güme gitmekle kalmayıp filmin yapımcısı STX stüdyosuna kırk milyon dolarlık dava açmış gerçek Ramona (yani Samantha). Özetle bu yıl JLO için pek neşeli başlamamış.

JLO’nun Oscar’ı başka bahara

Kadın sesi nerede?

“Oscar alacağım diye Leonardo di Caprio’nun bile saçları ağardı. Neden JLO Oscar’a bu kadar takık?” diye sormayın lütfen arkadaşlar. Oscar bu, ötesi yok! Tuhaf olan, Reese Witherspoon gibi isimler, kadın egemen yapımlar için dişini tırnağına takıp çalışırken, ortalık taciz davası kaynarken, tüm dünyadan yükselen bir kadın sesi varken, Akademi’nin bunu göz ardı etmesi. En azından şu adayların yarısını erkek, yarısını kadın egemen filmlerden seçin, değil mi sayın Akademi üyeleri? Bakınız, son dönemin hit dizisi, televizyon dünyasındaki tacizi anlatan, The Morning Show’un yaptığı sükseye? Bizim bu tarz işlere, bu tarz kadınlara her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Yani, hakemin gözüne gözlük!

Son çırpınışlar

Bizler bireysel eski alışkanlıklarımızı bazen istemeden de olsa tek tek geride bırakırken, köklü kuruluşlar da yok olmamak için çabalıyor. Alın, Victoria’s Secret defilesi olmadan yılbaşına girilmez diyenler, defileyi tek hamlede iptal ediverdi. Oscar da can çekişiyor. Ünlülerin kendi arasında çektiği selfie’ler, şarkılı-danslı sunumlar da bir yere kadar. Akademi Ödülleri’nin bir amaç uğrunda toplanması gerekiyor artık. Öyle boşa beleşe kimsenin itibar etmediği çağa geldik bile.

Haftanın güzelliği

Messiah: Bu aralar kime sorsam, Netflix’in “Messiah” isimli dizisini seyrediyor. Ben de on bölümü bitirdim, hakikaten tartışılacak kadar varmış. Amerika ve Ürdün’de çekimleri yapılan dizinin başrol oyuncusunun ismi Mehdi Dehbi. Bu bile enteresan!