“The Goop Lab”

Gwyneth Paltrow’un ‘sağlıklı yaşam’ şirketi The Goop çalışanları hazırladıkları programda, ruhsal ve bedensel sağlıkla ilgili deneyimlere bizzat katılıyorlar. Ve tabii ki eleştirilerin ardı arkası kesilmiyor

Son dönemdeki takıntımız şu: Kendimizi her açıdan daha sağlıklı bir insan yapabilmek. Bu takıntının bir ruhsal sağlık, bir de bedensel sağlık bacağı var ve her iki bacakta da yoğun bir bilgi bombardımanına maruz kalıyoruz. Kişisel gelişim kitapları, aile dizileri, NLP’ler, nefes terapileri, yaşam koçları, ilişki koçları, üzerimize dolu şeklinde yağıyor. İşte tam da bu yüzden aslında doğamızda olan ‘sağlıklı insan’ konusunu takıntı yapar hale geldik. Bir sağa, bir sola savruluyoruz, umarım biri bizi durdurur!

Aşk için akupunktur

Oscar heykelcikli yıldız oyuncu Gwyneth Paltrow, son derece zeki bir kadın. Bu alandaki boşluğu görerek, zamanında dolduranlardan. Kurduğu sağlıklı yaşam şirketi The Goop, 250 milyon dolarlık bir değere ulaştı. Son olarak da Netflix’e altı bölümlük bir mini dizi çekti ve ocak ayı sonunda yayınlanmaya başladı. İsmi, “The Goop Lab”. The Goop çalışanları, dizinin her bölümünde ruhsal ve bedensel sağlıkla ilgili deneyimlere bizzat katılıyorlar. Kaygılarından kurtulmak için mayoyla buza uzanıyor, üç derecelik göle atlıyorlar; biyolojik yaşlarını aşağı çekmek için ‘vampir cilt bakımı’ yaptırıyorlar; aşkı bulmak içinse akupunktur!

Ne kadarı gerçek?

The Goop’un önerdiği yöntemler büyük bir kitle tarafından ilgiyle izlenirken, bir taraftan da eleştiri yağmuruna tutuluyor. Huffington Post’un güzellik editörü Lindsay Holmes ve gazeteci Emma Gray’in konuyla ilgili çektiği bir Youtube videosu var mesela. Özetle şunu sorguluyorlar: Bir insanın psikolojisinin derinliklerine inmeden, onca kamera ve ses arasında yaşanılan deneyimlerin ne kadarı gerçektir? Televizyon şovlarının etkisinde kalarak bir şey denemeye kalkmamamızın altını çizen ikili, merak ettiğimiz konularla ilgili mutlaka işin profesyonellerine danışmamızı öneriyor.

Aydınlanma mı?

Amerikalı eczacı Oliver Bernard da benzer görüşte. The Goop Lab’in ikinci bölümünde The Goop çalışanlarına buzlar üzerinde deneyim yaşatan Wim Hof’u eleştiriyor mesela. Wim Hof’un genetik olarak diğer insanlardan farklı özelliklere sahip olduğunu ve dizide bu önemli detayın altının çizilmediğini söylüyor: “Wim Hof, hop diye buzlu suya atlayabilir ve ona bir şey olmaz ve fakat bunu siz denerseniz başınıza bir şey gelebilir. Bunun ismi aydınlanma değil, sakatlanmadır” diyor. The Goop Lab’in en başında, “Doktorunuza danışınız” şeklinde bir ibare var. Elbette ki danışınız ve unutmayınız da, adı üzerinde bir TV şov. Yani esas amacı bize güzel vakit geçirtmek!

“The Goop Lab”

Haftanın güzellikleri

AMADEUS: Dilerim ki yer bulabilirsiniz ve bu şahane oyunu izleyebilirsiniz; zira kapalı gişe oynuyor. Selçuk Yöntem ve Okan Bayülgen sahnede harikalar yaratırken opera sanatçıları ve klasik müzik orkestrasından Mozart eserleri dinlemek, Mozart ve Salieri arasındaki ebedi çekişmeyi izlemek hiç bu kadar keyifli olmamıştı.