Erkeklerde oluşan saç kayıpları

7 Temmuz 2021

Günümüzde görsellik eskiye nazaran özellikle gençlerde daha çok ön plana çıkmaktadır. Fiziksel olarak saçlarımız en görünür özelliklerimizdendir hatta Kovid-19 sebebi ile hepimizin maske takmak zorunda olduğu bu günlerde saç daha çok ön plana çıkarmaktadır.

Saçlarımız döküldüğü zaman, miktarı azaldığı zaman, performansı düştüğünde, kötü göründüğünde hepimiz üzülürüz motivasyonumuz azalır. Erkekler de bu konuda hassas ve çözüm alternatifleri aramaktalar.

Erkekte saç kaybı oluşabilmesi için genetik miras en önemli faktördür anne ya da baba tarafından birinde olması yeterlidir, her iki tarafta saç kaybı geni var ise eğer, çok daha erken yaşlarda yani 17 -18 yaş gibi başlayabilir hatta 20'li yaşlarının sonuna doğru kişi tamamen kelleşebilir.

Erkeklik hormonu testosteron genetik saç kaybı sürecinde oldukça etkilidir. Testosteron 16-17 yaş civarında en yüksek seviyelerdedir ve yağlı cilt, saç, akne, ayrıca yüz ve vücutta ki tüylenme den de sorumludur. Ve tabii ki saç dökülme sürecinin en önemli parçasıdır çünkü genetik mirasında saç kaybı olan kişilerde testosteron hormonu saç derisinin doğal bir enzimi olan 5 Alfa redüktaz ile birlikte değişime uğrayarak Dehidro testosteron (dht) hormonuna dönüşür genetik olarak kodlanmış olan alanlarda saç folikülünü imha eder. Folikül öldüğünde veya yok olduğunda oradan bir daha saç çıkması imkansızdır.

Ancak güzel haber şu ki erkekler için çok etkili çözümler mevcuttur trikolojik çözümlerde bunlardan biridir özelikle Avrupa da son dönemlerde biyoteknoloji ile üretilmiş trikolojik losyonlar ön plana çıkmaktadır en önemli avantajlarından biri de hiçbir yan etkisinin olmaması ve kolaylıkla uygulanabilmesi ve genetik saç kayıplarını ertelemesidir bunun dışında elbette ki saç ekimi de ayrı çözüm seçeneğidir ve uygun kişilerde çok başarılıdır. Bununla beraber doktor kontrolünde kullanılması gereken Rogein, Finasteride diğer seçenekler arasında yer alır.

Trikolog (Saç Bilimi Uzmanı)

Serap Öztürk Niya

www.trichotherapysac.com

Yazının devamı...

Kovid-19 ve saç dökülmesi

22 Nisan 2021

Son bir yıldır hepimiz daha önce bilmediğimiz tecrübe etmediğimiz bir dönem yaşıyoruz ve bu belirsizliklerle dolu sürecin ne zaman sona ereceğini tam olarak bilmiyoruz ve pandemi sürecinde hepimiz zorunlu olarak asosyal hale geldik maalesef. Eski alışkanlıklarımızın birçoğunu terk etmek zorunda kaldık ve sonuç olarak hepimizin stres seviyesi çok arttı ve bununla beraber birçoğumuzun saç dökülme problemleri de arttı.

Saçımızın doğal bir döngüsü bulunmaktadır buna büyüme döngüsü de denmektedir.

3 aşamadan oluşur;

-Anajen evre yani saçın doğma ve büyüme dönemi

-Katajen evre yani değişim dönemi

-Telojen evre yani dinlenme ve dökülme dönemi

Hepimizin saçı bu dönemlerden saçın doğası gereği mutlaka geçer, ancak saçlarımızın daima en çok %10’u kadarı dökülme evresindedir ve bazen bir olay, bir hastalık, ciddi bir üzüntü, sıkıntı, sıra dışı bir problem, stres sebebi ile saçın bu büyüme döngüsü bozulabilir ve sekteye uğrayabilir. Normalden daha çok saç dökülme evresine girer, normal de bir günde 80 ila 100 arasında ki saçın dökülmesi olağandı. Ancak saç doğal döngüsü bir neden veya bir olay tarafından bozulduğunda bir günde dökülen saç miktarı 750 veya daha fazlası olabilir, dökülme hadisesi sıra dışı olaydan genellikle 90 gün sonra gerçekleşir.

Aşırı miktarda dökülen saçlar elbette ki kişide endişe uyandırır ve bu dönemde saçlar mutlaka bir uzman yardımı ile desteklenmelidir.

Yazının devamı...

Saç dökülmesi

11 Mart 2021

Hepimizin saçı her gün dökülür ve dökülen saçlarımızın yerine yenisi gelir. Bu son derece normaldir ve buna saçın büyüme döngüsü denir. Ancak bazen saçlarımız haddinden fazla dökülmeye başlar ki biz bir günde 80-120 tel arası saçın dökülmesini normal karşılarız.

Bir bebek dünyaya geldiğinde kafatasında 150 bin adet saç folikülü bulunur yetişkin olduğunda da bu rakam 120 bin civarındadır. Günlük saç dökülmesi 750 veya üzerinde ise bu normal değildir, kişinin saç büyüme döngüsünü aksatan sekteye uğratan bir şey var demektir.

Genellikle de saç dökülmesinin başladığı tarihten üç ay geriye bakmak gerekir. Bu dönemde (üç ay önce) ateşli bir hastalık, büyük bir stres, kaza gibi bir olay saç büyüme döngüsünü bozar sekteye uğratır. Artık bir günde saçlarımızın dökülme adedi çok fazladır. Daha önce belirttiğim gibi dökülen saç teli 750’nin üzerindedir ve sinir bozucu, normal olmayan bir durumdur. Bu saç döngüsünün bozulması ve çok fazla saç dökülmesi haline telogen eflivium denir.

Bazı durumlarda kısa sürede (6 ay gibi) durum toparlanabilirken bazen de kronik hal alabilir. Bunun sebebi bahsettiğim nedenlerin yanı sıra başka sebepler de olabilir. Kansızlık, hormonal değişimler ya da hormonal düzensizlikler bu sebepler arasında sayılabilir.

Bu sebeplerin varlığı durumunda süreç uzayabilir ve çözümü güçleşebilir bu sürecin sonunda kişinin genetik mirasında saç kaybı geni olmasa da saçın miktarında eski normal haline göre büyük bir azalma görülebilir ve tecrübelerime göre bu kişiyi çok mutsuz eden bir haldir.

Peki, ne yapmalıyız?

Bu dönemde mutlaka profesyonel yardım alınmalı ve elbette ki kan tahlilleri

yapılmalı ve eksik olan değerler doktor önerisi ile desteklenmeli. Trikolojik uygulamalar da bu tip saç sorunlarına çözüm sunacaktır.

Yazının devamı...

Saç sağlığında yeni terapi

19 Şubat 2021

Trikoloji yani saç ve saç derisini inceleyen ve çözümler sunan bilim alanı, günümüzde tüm dünyada önemini korumaktadır. Diğer bilim alanlarında ki gelişmelerden trikoloji de pozitif olarak etkilenmekte ve faydalanmaktadır.

Son zamanlarda belki de hepimizin giderek daha çok duyduğu biyoteknoloji diye bir terim hayatımızda yer almış bulunmaktadır. Biyoteknolojinin başlıca amacı insan hayatının kalitesini arttırmaktır. İnsan, bitki ve hayvan hücrelerinde bulunan fonksiyonları anlamak ve değiştirmek amacı ile kullanılan teknikler ve işlemlerdir. Başka bir tanımlama yapmak gerekirse DNA teknolojisi ile bitki, hayvan ve mikroorganizmaları geliştirmek doğal olarak var olmayan veya ihtiyacımız kadar üretilmeyen yeni ve az bulunan maddeleri elde etmek için kullanılan teknolojilerin tümüdür.

Biyoteknoloji ayrıca tıp alanında, ilaç alanında çok büyük katkılar yaratmıştır. Uzun lafın kısası artık trikolojik terapilerde de biyoteknolojik ürünler kullanılmaya başlandı ve Avrupa’da çok başarılı sonuçlar alınmakta.

Biz de artık Türkiye’de trikolojik terapi ve saç bakımı, saç kaybı çözüm önerilerimizde biyoteknolojik yöntemlerle üretilmiş saç bakım ürünleri, serumları kullanıyoruz ve bunlardan sonuç alıyoruz.

Bilim sürekli ilerliyor, değişiyor ve olumlu sonuçları her alanda hayatımıza hatta saçımıza dahi yansıyor. Sağlıklı ve güçlü saçlar için bence gelişen teknolojileri kullanıp, uygulamalıyız. Gerçekten de saç kadın, erkek hepimizin moralini yerine getirip özgüvenimizi destekleyen unsurlardan biri.

Trikolog (Saç Bilimi Uzmanı)

Serap Öztürk Niya

www.trichotherapysac.com

Yazının devamı...

Saç kalitesini iyileştiren öneriler

19 Kasım 2020

Saçlarımız görselliğimizin en önemli parçalarından bir tanesidir ve yoksunluğu performansının düşmesi, miktarının azalması hepimizi, kadın ve erkek sosyal ve psikolojik yönden derinden etkiler.

Saçlarımız aynı zamanda adeta vücudumuzun sağlık barometresi gibidir, beslenme problemleri, demir eksikliği, hormonlarla ilgili düzensizlik ve değişim dönemleri ile ilgili ip uçlarını gösterir.

Bütün bu sebeplerden 19. yüzyılda saç bilim dalı yani trikoloji bilimi doğmuştur. Saçları ile ve saç derisi ile ilgili problem yaşayan insanlar bu bilim dalından faydalanmışlardır.

Saçlarımızın kalitesini arttıracak en önemli önerim ise sağlıklı beslenme (yeterli protein ve mineral, vitamin içeren) ve yeterli uyku olacaktır. Aslında kan tahlili yaptırarak demir, ferritin, B12, folik asit D vitamini gibi değerleri öğrenip eksiklik var ise bir doktora danışıp takviye almak gerekir.

Genetik mirasımızda saç kaybı var ise artık ertelemek veya bazı durumlarda saçı korumak mümkün. Günümüzde bu konuda çok seçenek var ilaçlar, losyonlar, PRP, bazı durumlarda saç ekimi gibi bütün bu yöntemlerden faydalanabiliriz.

Saçlarımıza ultraviyole ışınları, kimyasal işlemler, ısısal işlemler, aşrı fırçalama, tarama gibi durumlar zarar verebilir hasarlandırabilir, bu durumda nem ve keratin ihtiva eden saç bakım kremleri ve maskeler kullanabiliriz.

Stres de ne yazık ki saç kaybını arttırabiliyor bu yüzden stresimizi (spor, yoga, müzik, doğa gibi sevdiğimiz aktiviteler) yönetip azaltmalıyız.

Saçlarımızda bu yöntemlerle çözemediğimiz problemler için mutlaka bir uzman desteği almalıyız.

Yazının devamı...

Kadınlarda Saç Kayıpları

19 Kasım 2019

Saçınızın dökülmesinin birçok nedeni olabilir. Bunun geçici, geri dönüşümlü veya kalıcı olması, uygulanacak tedavi şekilleri üzerinde etkili bir rol oynar. En önemli adım, saç dökülmesinin nedenini teşhis edebilmeleri için bir doktora gitmektir.

Saç dökülmesiyle ilgili neler yapılabilir?

Hamilelik veya menopoz gibi hormonal değişikliklerin veya stresin neden olduğu saç dökülmesi herhangi bir tedavi gerektirmeyebilir. Bunun yerine, vücudun bu süreçleri atlaması ve eski dengesine kavuşması beklenebilir.

Besin eksikliğinden kaynaklanan dökülmeler doktor ya da diyetisyen eşliğinde dengeli beslenme ve takviyelerin kullanımı ile düzeltilebilir. Eksikliğin altta yatan bir tıbbi durumdan kaynaklanması durumunda doktor desteği alınmalıdır. Saç dökülmesine yol açan herhangi bir tıbbi durum, sadece semptomlarını değil, tüm durumu ele almak için doğrudan tedavi edilmelidir. Bununla birlikte, kadın tipi kellik ve diğer alopesi’lerin neden olduğu saç dökülmesi için bir dizi olası ilaç ve tedavi vardır. Tam sonuçları görmek için aylarca ya da yıllarca tedavilerden birini veya kombinasyonlarını kullanmanız gerekebilir. Medikal tedavilerin dışında çeşitlik destek tedavileri de uygulanabilir.

Trombosit bakımından zengin plazma (PRP) tedavisi

Trombosit bakımından zengin plazma (PRP) tedavisi üç aşamadan oluşur. Kişinin kanı alınır, işlenir ve saç derisine geri enjekte edilir. PRP tedavisi, dört ila altı ayda bir yapılan bakımla dört ila altı haftalık bir süre içinde birkaç seans içerir.

Işık ve lazer tedavisi

Lazer cihazları, androgenetik alopecia ve saç dökülmesi olan insanlar için saç büyümesini uyarabilir. Lazer tedavisi son yıllarda giderek yaygınlaşmaktadır.

Yazının devamı...

Kadın ve Erkekte Genetik Saç Kayıplarının Oluşumu ve Süreci

18 Ekim 2019

Kalıtsal kellik, saç dökülmesinin en sık nedenidir. Kalıtsal örüntü kellik gerçekten bir hastalık değil, genetik, hormon düzeyleri ve yaşlanma sürecinin bazı kombinasyonlarından kaynaklanan doğal bir durumdur.

Neredeyse tüm erkekler ve kadınlar, yaşlandıkça saç dökülmesini fark edeceklerdir. Bununla birlikte, kadın ve erkeklerin %40'ı bu durumu daha açık bir şekilde yaşayacaktır. Saç dökülmesi tipik olarak 20'li ve 30'lu yaşlarda başlar, ancak kadınlarda değişiklikler menopozdan sonra en belirgindir. Bu durum aynı zamanda androgenetik alopesi ve erkeklerde erkek tipi kellik olarak adlandırılır.

Araştırmacılar bu tür saç dökülmesinin nedenleri hakkında daha fazla bilgi edinmeye başladılar. Erkek hormonu testosteron formunun etkisiyle saç uzamasının normal döngüsü, daha kısa, daha ince veya "küçülmüş" saçlara neden olur. Sonuç olarak, saç derisinin bazı bölgelerinde saç büyümesi tamamen durur ve bu da saç dökülmesinin tipik desenine neden olur. Kellik, annesinin ailesinden miras aldığı halk bilgeliğinin aksine, durum her iki ebeveynin de katkısı olan genlere bağlı görünüyor.

Belirtileri neler?

Kalıtsal kellik, saçların incelmesi ile başlar ve saç derisinin bölümlerinde saç dökülmesini tamamlamak için sıklıkla ilerler. Yastıktaki, küvetteki veya taraktaki tüyler, saç dökülmesinin güvenilir olmayan belirtileridir. Bir kişi günde ortalama 100 tel saç kaybeder ve doğumdan sonra veya ciddi bir hastalık gibi bazı durumlarda daha fazla saç dökülebilir.

Erkeklerde saç dökülmesi tipik olarak tepe ve ön yan taraflarda başlar ve M şeklinde bir şekilde ilerler. En ileri aşamada, kafa derisinin yanı ve arkası boyunca sadece bir saç kenarı kalır.

Kadınlarda saç dökülmesi daha yaygın, ancak daha iyi gizlenmiş olma eğilimindedir. Saç alın çizgisinin arkasının boşalması ve saç ayrım çizgisinin belirginleşmesi şeklinde başlar. Saç derisinin belirgin bir şekilde görünmesi özellikle tepe bölümünde. İstisnai olarak da alın çizgisinden enseye kadar devam edebilen saç kaybı da (diffuse alopecia) söz konusu olabilir.

Nasıl teşhis edilir?

Yazının devamı...