Saçlarımız görselliğimizin en önemli parçalarından bir tanesidir ve yoksunluğu performansının düşmesi, miktarının azalması hepimizi, kadın ve erkek sosyal ve psikolojik yönden derinden etkiler.

Saçlarımız aynı zamanda adeta vücudumuzun sağlık barometresi gibidir, beslenme problemleri, demir eksikliği, hormonlarla ilgili düzensizlik ve değişim dönemleri ile ilgili ip uçlarını gösterir.

Bütün bu sebeplerden 19. yüzyılda saç bilim dalı yani trikoloji bilimi doğmuştur. Saçları ile ve saç derisi ile ilgili problem yaşayan insanlar bu bilim dalından faydalanmışlardır.

Saçlarımızın kalitesini arttıracak en önemli önerim ise sağlıklı beslenme (yeterli protein ve mineral, vitamin içeren) ve yeterli uyku olacaktır. Aslında kan tahlili yaptırarak demir, ferritin, B12, folik asit D vitamini gibi değerleri öğrenip eksiklik var ise bir doktora danışıp takviye almak gerekir.

Genetik mirasımızda saç kaybı var ise artık ertelemek veya bazı durumlarda saçı korumak mümkün. Günümüzde bu konuda çok seçenek var ilaçlar, losyonlar, PRP, bazı durumlarda saç ekimi gibi bütün bu yöntemlerden faydalanabiliriz.

Saçlarımıza ultraviyole ışınları, kimyasal işlemler, ısısal işlemler, aşrı fırçalama, tarama gibi durumlar zarar verebilir hasarlandırabilir, bu durumda nem ve keratin ihtiva eden saç bakım kremleri ve maskeler kullanabiliriz.

Stres de ne yazık ki saç kaybını arttırabiliyor bu yüzden stresimizi (spor, yoga, müzik, doğa gibi sevdiğimiz aktiviteler) yönetip azaltmalıyız.

Saçlarımızda bu yöntemlerle çözemediğimiz problemler için mutlaka bir uzman desteği almalıyız.

 

Serap Öztürk Niya

Saç Bakım ve Trikoloji Uzmanı