Türk - İş ile yaptığı g"rüşmede Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer sendikacıların "yolsuzluk tesbitlerini" onaylarken, işte bu halleri paylaştı...Cumhurbaşkanı Yüksek Denetleme Kurulu'nda yalnızca Halk Bankası'nın 13 dosyası bulunuyor. Bunlardan 10 tanesine Ekonomi Bakanı Kemal Derviş, savcılık soruşturması için onay verdi.Sezer'in elinden Halk Bankası gibi diğer kamu bankalarının dosyaları da gelip, geçiyor, ihbarlar yağıyor. Operasyonlar bürokrasi - siyaset bacağı eksik yürüyor. Yasalar yolsuzları yargılamada yetersiz kalırken, bir hukuk adamı olarak Sezer zorlanıyor!...Ve halkla aynı duyguları paylaşan bir cumhurbaşkanı oturuyor Çankaya'da.Y"ntemi tartışılsa da, Sezer bugün bayram umudunuz.Siyasette yeniden yapılanmaya duyulan ihtiyaç Meclis'te ikbal arayan bazı kesimlerin de iştahını kabartıyor. O nedenle kimi bayram ziyaretlerinde "Parti kahveleriniz olsun" temennileri dile getirilecek.En son bir iftardan haberdar oldum.MHP'nin kurucusu Alparslan Türkeş'in ve "lümünden sonra da oğul Türkeş'in yakın çalışma arkadaşı Marmara Grubu Başkanı Akkan Suver'in iftarı.Suver; geçen seçimlerde ANAP'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ali Talip ™zdemir, eski Bakanlardan Yalım Erez,
Kınay, "deniz, kum, güneş" üçlüsünün dünyanın birçok yerinde olduğunu, ancak başarının sırrının felsefede yattığını s"ylüyor. 11 yıldır "Her şey dahil sistemiyle çalışan kulüp zinciri Magic Life'ın zaten kelime anlamı da "Sihir Hayat"...Ekonomik krize rağmen geçen yıl Türkiye'de yüzde 25, uluslararası tur operat"rü Alman kuruluşu TUİ ile girdiği işbirliğinin bir sonucu olarak Alman pazarında yüzde 100 büyüyen Magic Life'ın grup ortalaması ise yüzde 25'lere oturuyor. Bu büyüme 2000 yılında yüzde 65'i Türkiye'ye gelen 400 bin turist demek. "Yalnızlıktan, sıkıntıdan, sınırlanmış mekanlardan uzaklaşmak, "zgürlük isteriz. Her şeyi yapabilme imkanı, hiçbir şey yapmama "zgürlüğü..." Bu s"zler Magic Life der Club'ın Viyana'daki Imperial Palas'ta düzenlenen gala gecesinde y"netim kurulu başkanı Cem Kınay'a ait... Euroya dikkat! Hepimizin aklındaki temel soru: "11 Eylül ter"r eylemi turizm sekt"rünü nasıl etkileyecek?" Kınay, "Sorunumuz 11 Eylül değil. Dünya ekonomisindeki durgunluk ve 2002 yılı başında AB ülkelerinin euroya geçecek olması" diyor.Durgunluk ekonomisi, hizmet - fiyat dengesinde arayışlara iterken, euro ile Avrupalı bir gecede parasını, bizim alışkın olduğumuz bir duyguyla
Türkiye Madenciler Derneği'nin, Dünya gazetesi ve Park Enerji sponsorluğunda düzenlediği "Türkiye'nin Kalkınmasında Madenciliğin Yeri ve ™nemi" paneli, enerji kaynakları ve bor üzerinde tartışmalara sahne oldu.Konuşmacıların üzerinde anlaştıkları tek konu, yer altındaki servetin yeterince yer üstüne çıkmadığıydı.Anlaşmadıkları konular ise saymakla bitmez.Siirt'teki alüminyum maden yatağı ruhsatı, ™zelleştirme İdaresi'ne verilmezken Şırnak İl ™zel İdaresi'ne hangi amaçla verildi?Şırnak İl ™zel İdaresi 200 milyon dolar yatırım yapıp, alüminyum mu işletecek?Elazığ ferro krom madenlerinin ruhsatı niye Eti Holding'te bırakıldı?Bunlar ™zelleştirme İdaresi'ni iptal edip, "zelleştirme çalışmalarını kuruluşlara vermenin ilk adımları mı?Panele damgasını vuran kavga, Eskişehir Kırka y"resindeki yılda 600 bin ton bor üreten Eti Holding tesislerinin 500 metre "tesine, 5 bin ton kapasiteli bir bor ürünü fabrikası kuran Hasan Çetin ile G"zler arasında yaşandı. Çetin'in, Güler'e kendisine 140 dolara sattığı ürünü, yurt dışına 250 dolara sattığını s"ylemesi ile alevlenen diyalog ş"yle gelişti:G"zler: Çetin, bor ürününü tinkali bizden ucuza satıyordu, kapandı.Çetin: Fiyatları ya bilmiyorsunuz, ya
Doktor musunuz? - Babam doktor Programı açıklama görevini size verdiklerinde, "Estağfurullah" demediniz mi?Hisarcıklıoğlu yüzüne yerleşen tebessümü aralayıp, konuşmaya hazırlanıyor... Beraberinde ziyaretimize gelen TOBB Yönetim Kurulu üyeleri Halim Mete, Hüseyin Üzülmez ve Özcan Tülümen gülüyoruz..."29 Kasım akşamı çalışmalar bitti, 30 Kasımda açıklanacağını söylediler. Antakyadan, Çorludan, İzmirden başkanlar geldi, saat 15.30da açıklama iptal edildi dendi. Bizim için o gün açıklama yapılması önemliydi, yer TOBB da olabilirdi" diyor.Kararları uygulayacak olan ekonomiden sorumlu dört bakanın olduğu yerde, size bu görevin verilmesini yine anlamadım."Asıl konu, hükümetle anlaşma sağlamış olmamız. TOBB Raporunu sunduğumuz 22 Ekim günü toplantımızı anlatmam lazım. Gerginlikle başladık toplantıya, fakat zaman içinde toplantı öyle bir hal aldı ki; bakanlar, bürokratlar, hepimiz ceketlerimizi çıkardık, takım çalışması havası içinde karşılıklı fikirler oluştu. Aynı takımın oyuncuları olduk" diye açıklıyor...Hisarcıklıoğlu spekülasyonlara da yanıt olması için, toplantı çıkışında Başbakan Ecevit ile iftar yemeği yediklerini, sonra da 20 dakika kadar sohbet ettiklerini anlatıyor...Ecevitin
Bakanlık, yap-işlet-devret modeli ile Gürbulak Sınır Kapısını 15 yıllığına UNDye verdi. 10.8 milyon dolarlık yatırım öngörülen Gürbulak, Gümrük Müsteşarı Nevzat Saygılıoğlunun deyimi ile "çivisi çıkan kapı" yenilenerek, İran ile serbest ticaretin de açık pazarı olacak.Nahçıvan Kapısı devlet usulü ile 9 yılda bitirilirken, Gürbulak özel sektörün elinde 18 ayda tamamlanacak. Kayseri, Bursa, Eskişehir, Ambarlı, Konya, Urfa gümrük binaları da yine ticaret ve sanayi odalarının katılımı ile yenilendi. İpsala TOBBa verildi. Gümrükler özel sektörle yeniden yapılanıyor.Keçecilerin şikayeti var; "AB ile imzaladığımız Gümrük Birliği sonucunda, yatırımlara destek olmaları gerekir, olmuyorlar." Uluslararası Nakliyeciler Derneğinin (UND), Gümrüklerden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Keçecilerin katılımı ile düzenlediği iftar davetindeydim. Temiz gümrük UND Başkanı Çetin Nuhoğlu, dünyada yüzde 80lere varan komşu ülkelerle ticaretin Türkiyede yüzde 5.5den, bir yılda yüzde 11 seviyesine çıktığına değindi. Türkiyenin sekiz sınır komşusu ile ticaretini pompalayan UND, çalışmanın semeresini 26 Kasımda aldı. Artık uluslararası nakliyeciler de 50 milyon dolarlık ihracat kredisinden
İSO tarihindeki iki - üç isimden biri olan eski Meclis Başkanı İbrahim Bodur yemeğe katılmakla kalmayıp, Kavi ve Küçük'ü destekler bir konuşma da yaptı. İstanbul Sanayi Odası'nda seçimlere iki gün kala, saflar keskinleşiyor. Geçtiğimiz perşembe akşamı İSO Meclis Başkanı adayı Hüsamettin Kavi ile Y"netim Kurulu Başkan adayı Tanıl Küçük bir iftar yemeği verdi. Bodur: Garipsedim "Meral kızımız, değerli bir arkadaşımız. İktisadi Kalkınma Vakfı'nda hizmet veriyor. Avrupa Birliği sürecinde bu hizmetlerinden daha da yararlanmak isteriz. İSO'da bir gelenek vardır. Y"netim kurulunda bir süre çalışılır ve ondan sonra başkanlığa aday olunur. Kan değişimi kanın hepsi alınarak sağlanmaz, yavaş yavaş değiştirilir. Bu davranışını garip karşıladım..."Bodur günün realitesini temsil eden bakış açısını siyasete de uyarladı:"Türkiye iki hayalci başbakan g"rdü. Biri sanayi hamlesi laflarıyla Necmettin Erbakan, diğeri de k"y kentlerle Bülent Ecevit'tir."Ecevit'in okul arkadaşı da olduğunu s"yleyen Bodur "Ama Sayın Ecevit edebiyat b"lümündeydi" diyerek, noktayı koydu.Bodur'un Kavi ve ekibine destek vermesi ile İSO Y"netim Kurulu šyesi olan kızı Zeynep Bodur'un da, yeri belirlenmiş oldu. Oysa İSO da
Çevresindeki bir çok işadamı gibi ben de "Ne işiniz var AKP'de" sorusunu sordum.Vurdum duymazlar ve memleketi bu duruma getirenler yüzünden.... Kurban Bayramı'nda fabrikam soyuldu, Alo 155'i aradım, küfür ettiler. Karakola gittim, dah olayı sormadan bayram harçlığı istediler.... Fabrikamı çevre kirliliği şikayeti üzerine belediyeye bağlı Mavi Masa'dan denetime geldiler, yarım saat gezip, arıtmamızı ve üretimizi g"rdüler. Bir şey olmadığını g"rdüler. Arkadaşlarım giderlerken çay ikram etmek için oturmuş, beni de çağırdılar. O sırada aralarından biri telefonle konuştu, havası değişti, bir y"netmelik cezası kesmeye ve bana hakaret etmeye başladı, kovdum ve kendilerini İdare Mahkemesi'ne verdim. Aradan 6 ay geçti, karakola beni şikayet etmişler. Bu aftan yararlandım.... Fabrikamda müdürüm zimmetine para geçirdi, 17. maddeden işten attım, haksız çıktım. Bir işçim fabrikanın orta hakaret olsun diye herkesin içinde tuvaletini yaptı, 17. maddeden attım, yine haksız çıktım.Memurlaru Korumu ve Çalışma Yasası'nı değiştirmek gerekir...Gazioğlu bugüne kadar yaşadığı gerçeklerden dolayı siyasete girdiğini s"ylüyor. Bunları s"yleyecek neresi var diye de bana soruyor."En büyük değişim, parti içi
İshak Alaton anlatıyor Neve Şalom Sinagogunda, "Ve Tanrı dedi; Evreni koruyacaksın ve geliştireceksin" sözlerinin yazılı olduğu duvarda, gözüm Üzeyir Garihin oğlu İzzet Garihin katkılarıyla yapılmış tabloda gezinirken, utanca bulanan milli bilincim, katili arıyordu. Sinagog çıkışı birbirine rastlayan herkes gazetemizin manşetini konuşuyordu: "Katil, salıverilen bir hükümlüymüş. Askerlik görevini yapıyormuş... Telefonu astsubay da kullanmış, vs..." GÜÇLÜ İPUÇLARI VAR İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir ile cenaze töreninde el sıkışma olanağı bulanlar ise bu cümleleri birinci ağızdan duyuyorlardı. Kuşkularımı "Hayat yoldaşım" dediği Garihin ortağı İshak Alatona söylediğimde, "Bekle. Çok yakın ipuçları bulundu" dedi. Tepkisi katil zanlısı Yener Yermezin gidilip alınamaması ve kaçmasına meydan verilmesineydi. Komutanın telefonla katil zanlısını yanına çağırmasını anlamakta güçlük çekiyor. İshak Beyin sinagogda konuşmaya başlamadan önce bir süre beklemesine pek anlam verememiştim. Anlattı: ÖLÜM SENARYOSU HAZIRDI "Dün gece Üzeyirin torunlarına anlattım. Üzeyir 52, ben 54 yaşındaydım, 20 yıl önce. Ona Senden önce giderim. İbadethaneye geldiğinde konuşma yapmadan önce tavana bak, sana