Servet Yıldırım

Servet Yıldırım

servet.yildirim@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Levant Denizi’ni duymuş muydunuz hiç? Akdeniz’in doğusundaki geniş bir bölge. Torosların güneyinden başlayıp Suriye, Lübnan, İsrail ve Mısır’ı içine alır. Latincede güneşin doğuşu anlamına geliyormuş. Levanten deyimi de buradan geliyor. Doğu Akdeniz coğrafyasının Avrupa kökenli sakinlerini tanımlıyor.

İşte bu bölge 2009’dan bu yana dünya enerji piyasasında adından sıkça söz ettirmeye başladı. Levant havzasında önemli gaz yatakları bulundu. Mesela İsrail, Tamar sahası ve ondan daha büyük olan Leviathan sahasıyla bir anda bölgenin önemli gaz oyuncularından biri haline geldi. Havzanın Mısır’a düşen Zohr sularında ise İtalyan Eni firması yeni yataklar keşfetti.

Haberin Devamı

Bugünkü yazımızı ilgilendiren ise Amerikan Noble Enerji’nin Kıbrıs’ın tartışmalı karasularında bulduğu yataklar.

2011’de bulunan Afrodit sahasında 128 milyar metreküp rezerv var. Değeri kabaca 50 milyar dolar. Bölgedeki rezervi sadece bu yatakla sınırlı değil. Şu anda ABD, İtalya, Fransa, Norveç, İsrail, İngiltere ve Katar’dan 8 şirket Kıbrıs Rum Kesimi için gaz ve petrol aramak istiyor.

Kıbrıs Rum kesiminin niyeti, mevcut Afrodit sahasını 2019’a kadar geliştirip ihracata başlamak. Ancak Türkiye’nin ve KKTC’nin muhalefeti ciddi bir engel. Eğer Kıbrıs Rum yönetimi Türkiye muhalefetini aşıp, bunları Türkiye üzerinden Avrupa’ya aktarabilirse bölgede ciddi bir enerji üssü haline gelebilir.

Şu an süren Kıbrıs görüşmelerinin, Rumların 2004’te reddettiği Annan uzlaşmasından farkı bu. O zaman işin enerji boyutu çok fazla öne çıkmamıştı.

Eğer Türkiye’nin muhalefeti sürerse arama çalışmalarının üzerine Ankara’nın gölgesi düşecek, çünkü bu çalışmalar meşruiyeti tartışmalı sahalarda yapılıyor olacak. Türkiye üzerinden Batı pazarına ulaşmak gibi ekonomik ve elverişli bir yol varken Rumlar, daha zor ve pahalı çözümlere yönelecekler. Nitekim Rumlar bu arayışa başladı. Ağustosta Mısır ile anlaşma imzalandı.

Kritik dönemeç

Geçen ay Kıbrıs Rum lideri Anastasiadis, Yunan Başbakanı Çipras ve İsrail Başbakanı Netanyahu Kudüs’te bir araya gelip enerji işbirliğini konuştular. Masada, Doğu Akdeniz boru hattı adıyla İsrail gazının Kıbrıs karasuları üzerinden Yunanistan ve Avrupa’ya taşınması vardı.

Haberin Devamı

Bu gaz sadece Rumlara değil adadaki iki topluma ait. Adanın bölünmüş olması milyarlarca dolarlık gazın ticari değer haline gelebilmesinin önünde ciddi engel. Kıbrıs Rumlarının Akdeniz’deki her türlü gaz ve petrol arama ve çıkarma işlemi Türkiye ve KKTC’nin itirazıyla karşılaşıyor, karşılaşmaya da devam edecek.

Levant petrolü hem Türkiye hem de Avrupa için Rus gazına olan bağımlılığı azaltmak için önemli bir alternatif. Bu nedenle Ruslar sürece soğuk, ABD ise destekliyor. Mısır bulduğu gazla kendi ihtiyaçlarını ancak karşılayacak ama hem İsrail hem de Kıbrıs eğer ekonomik çözümler bulabilirlerse ihtiyaçlarının çok üzerindeki gaz rezervleriyle ciddi ihracatçı olurlar. Kritik nokta Türkiye’nin rızasını almak. Bunun için Kıbrıs sorununun Türk tarafının da içine sinecek bir şekilde çözümü şart.

1968’den bu yana defalarca yapılan Kıbrıs müzakereleri kritik dönemeçte. Cenevre’de önemli temaslar yapılıyor. Öncekilere göre bir anlaşma olasılığı daha güçlü.

Haberin Devamı

Ama Mehmet Ali Talat’ın da dediği gibi, “Eğer çökerse enkazı çok ağır olur.”

TÜSİAD ve gece 3-5 nöbeti

TÜSİAD yeni başkanını bulmuş. Daha doğrusu Index Grup’un kurucusu Erol Bilecik’i başkan olmaya ikna etmiş. Doğru da bir isim bulmuşlar. Erol Bey tecrübesi ve bakışı ile zor dönemlerden geçen ve ağırlığını yitirmekte olan TÜSİAD’a katkı yapar.

1989’da arkadaşlarıyla kurduğu teknoloji dağıtım şirketi, bugün önemli oyuncu. Bir yandan grup bünyesindeki 7 şirketin başında kaldı, aynı anda TÜSİAD, Bilişim Sanayicileri Derneği, Bilişim Vakfı gibi kuruluşlarda görev aldı.

Peki işi zor mu?

46 yıllık TÜSİAD bugün 4 bin şirketi temsil ediyor. Bu şirketler kamu hariç milli gelirin yarısını üretiyor, dış ticaretin yüzde 85’ini gerçekleştiriyor. Tarım dışı istihdamın yarısını TÜSİAD üyeleri sağlıyor. Ödedikleri kurumlar vergisi Maliye’nin topladığı tüm kurumlar vergisinin yüzde 80’i!..

TÜSİAD 1970’li yıllarda aşırı bir siyasi güç kazandı ve bu gücü 2000’li yıllara kadar sürdürdü. Bugün ise TÜSİAD bu güçten yoksundur, doğrusu da budur. Ancak eksik olan TÜSİAD’ın ekonomiye, siyasete, dış politikaya ve yaşama dair görüşlerinin Ankara’da ve toplumda ekonomideki ağırlığı kadar karşılık bulamamasıdır. TÜSİAD’ın bugün seçilecek yeni yönetiminin önceliği bu olmalıdır.

TÜSİAD başkanlığı, askerde herkesin kaçmaya çalıştığı gece yarısı 3-5 nöbeti olmaktan çıkıp, gelişmiş ülkelerdeki iş dünyası temsilcilerine benzer hale gelmelidir.