İzmir’in Yeni Nesil Eğlence Merkezi

Bugün size sosyokültürel hayatımıza “Başka Bir Şey” sloganı ile hızlı bir giriş yapmaya hazırlanan,12 Ekim’de kapılarını açacak olan İzmir’in yeni nesil eğlence merkezi Hangout Performance Hall’dan bahsetmek istiyorum. Çünkü beni heyecanlandıran şeyleri sizlerle paylaşmak hoşuma gidiyor. Neden heyecanlandığıma gelince hem eğlence hayatımıza renk geleceği için hem de İzmir için alışılagelmişin dışında bir etkinlik merkezi olacağı için heyecanlıyım.

Sloganı gibi başka bir yer burası, şimdilik sadece hafta sonları müzik ağırlıklı gibi görünse de sosyokültürel hayatımızda fark yaratmak hafta içi alternatif etkinliklere, sanatın her dalı ile ve kurumsala yönelik aktivitelerle iş dünyasına hızlı başka bir giriş yapmayı planlıyorlar. İzmir’in ihtiyacı olan konsept; başka bir yeni nesil etkinlik merkezi olmak için müzikle başlayıp sanatı ve alternatif etkinlikleri de içlerine alıp yollarına devam edecekler. Doktor ve mühendislerin açtığı turizmci destekli farklı kafalarda bir yer olacak burası benim anladığım.

Rock ve alternatif müzik üzerine açılan ana salon ve elektronik müzik yapacak olan Hangout Cure olmak üzere aynı anda iki performans alanına sahipler. 7 metre tavan yüksekliği, büyük sahne, en iyi ses sistemi, profesyonel akustik dizayn, görsel tasarımlar, güler yüzlü güvenlik, uygun fiyatlar ve sınırsız eğlence gibi konularda iddialılar. Bunun dışında yemek karavanları ve bir diğer aktivite alanları mevcut. Yakın zaman da elektronik müzik çalan Cure Bar ve Kendine Has Bear Garden’ı da açmayı planlanıyor.

Hayko, Ceza, Pentegram, Can Bonomo, Buray, Mehmet Erdem, Göksel, Feridun Düzağaç, Fikri Karayel, Sattas yakın zaman da sahne alacaklardan sanatçılardan bazıları. Stereo Expres, Jonas Saalbach, Miyagi elektronik tarafta açıklanan ilk isimler. Etkinlikleri kaçırmamak için @hangout_psm istagram hesabını takip edebilir ve performans biletlerini de biletix’den alabilirsiniz.

İlk açıldıkları gece yani 12 Ekim Cumartesi akşamı SATTAS, TİLT ve HAYKO CEPKİN izlemek için ben de Hangout Performance Hall’da olacağım. Sizlere de Bornova’da Yaşar Üniversitesi’nin yakınlarında bulunan Hangout Performance Hall’daki etkinlikleri kaçırmamanızı öneriyor ve şimdiden iyi eğlenceler diliyorum.

TREND

Benim de okumakta olduğunuz köşemin adını taşıyan trend kelimesi ile günümüzde karşılaşmadığımız yer yok artık, hemen her alanda, her uzmanlık dalında bir tamlayan olarak karşımıza çıkıyor. Peki, nedir bu TREND?

Etimolojiye başvuracak olursak trend kelimesi, çok eski İngilizce dilindeki ‘trendan’ ile orta dönem İngilizce dilindeki ‘trenden’ köklerinden geliyor. O dönemlerdeki kullanımı, çağdaş İngilizce dilindeki “yuvarlamak; döndürmek; (etrafında) çevirmek” anlamlarını karşılıyor. Hemen her dilde günümüzdeki sözlüklerde karşılığı “eğilim; akım; yönelmek; eğilim göstermek” olmakla birlikte hem “isim” ve hem de “fiil” olarak kullanılıyor.

Günlük hayatımızda en yaygın hali ile bu kavram, moda, teknoloji veya iş alanlarında, son on yıl içinde toplumun büyük bir çoğunluğu tarafından yapılan bir davranışı, uygulanan bir hareketi, bir durumu tanımlamakta kullanılıyor.

Moda ile arasındaki fark ise Coco Chanel’in moda ve stil arasındaki farkı anlatmakta kullandığı “Moda geçer, stil kalır” sözü kadar keskin çizgilerle belirlenmiş aslında.

Trend ile moda kavramı arasındaki en önemli fark zaman. Moda belirli bir zaman dilimi içerisinde yaşanan olayları kapsarken trendin böyle bir kısıtlaması yok ve hatta moda değişimleri trend akımlarından etkilenerek şekilleniyor. Trend bir kırılım noktası ve moda bu kırılım hattı üzerindeki noktalardan biri. Hiçbir trend de birdenbire ortaya çıkmıyor. Bilimsel, teknolojik, kültürel, sosyolojik, biyolojik ve ekonomik birçok faktörün, kendi mekanları ve kendi şartlarındaki karşılıklı etkileşimleri ile ortaya çıkıyorlar. Ortaya çıkmalarını hazırlayan zaman-mekan-şartlar üçgeninde yavaş yavaş gelişip, serpilip, eskiyip ve yok oluyorlar.

İşte bu nedenlerden ötürü de ben trend yazmaya çalışıyorum.