81 ildeki 81 köye 81 bilim elçisi

İLKYAR Vakfı, eğitim alanında verilen Vehbi Koç Ödülü’nün bu yılki sahibi oldu. Ödülü Ömer Koç’tan alan vakfın kurucusu Prof. Dr. Hüseyin Vural, 81 ildeki 81 köyde 81 çocuğu bilim elçisi olarak seçtiklerini, bu köylere bilgisayar gönderip internet bağlatarak bilim elçisinin öncülüğünde tüm çocukların EBA’ya bağlanmalarını sağladıklarını anlattı

Vehbi Koç Vakfı’nın her yıl sırasıyla kültür, eğitim ve sağlık alanlarında verdiği Vehbi Koç Ödülü’nün bu yıl “eğitim” alanındaki sahibi, pandemi şartları nedeniyle dijital platformda gerçekleştirilen ve Arter’in ev sahipliği yaptığı törende açıklandı. 20. Vehbi Koç Ödülü’ne, “İlköğretim Okullarına Yardım (İLKYAR) Vakfı” ile vakfın kurucusu Prof. Dr. Hüseyin Vural layık görüldü.

Prof. Dr. Hüseyin Vural, İLKYAR Vakfı’nın ilk tohumlarını 1977 yılında Amerika’da doktora eğitimi sırasında attı. Vakıf, Vural’ın Türkiye’ye dönmesinin ardından çocukların her türlü yeteneklerinin ortaya çıkmasına olanak tanımak amacıyla Prof. Dr. Vural Altın, Prof. Dr. Sıddık Yarman ve Prof. Dr. Mahir Arıkol ile birlikte 1998’de kuruldu.

Burs da veriyor

Çocukları ilgi alanları doğrultusunda motive etmek, yatılı okullara kitap, eğitim, spor, oyun materyali sağlamak, köy okullarındaki çocuklara okuma zevki aşılamak ve kitap yardımı ulaşmamış okul bırakmamak hedefiyle uzun yıllardır karınca kararınca adımlar atan vakıfta, çalışmalar gönüllülük esasıyla yürütülüyor. Gönüllüler ulaştıkları köy okullarında edebiyattan resme, matematikten fiziğe kadar birçok alanda eğlenceli etkinlikler düzenliyor, ihtiyaç sahibi öğrencilere burs veriyor, hediyeler dağıtıyor, etkinliklerde başarılı olan çocukları Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi’ndeki yaz okullarında ağırlıyor.

Eğitime uzaktılar 

Vehbi Koç Vakfı ve Koç Holding’in Youtube kanallarında yayınlanan törende konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, “Kovid-19 salgınının olumsuz etkilediği alanların başında eğitim var. Milli Eğitim Bakanlığımızın web sitesinde yayımladığı ‘Sayılarla Uzaktan Eğitim’ istatistiklerine baktığımızda, yaklaşık 2.5 milyon öğrencinin Eğitim Bilişim Ağı’na erişemediğini görüyoruz. Devletimizin sahadaki durumu yakından izliyor olması, eminim alınan önlemlere de ışık tutuyordur. Salgınla birlikte eğitimde fırsat eşitsizliği daha da derinleşmiş görünüyor. Bu memleketin müreffeh ve aydınlık yarınları için eğitimi en önemli meselemiz olarak görmeliyiz. Başka türlü, Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ nesillerini nasıl yetiştirebiliriz? Ne mutlu ki bu bilinci haiz, elini taşın altına koyan vatansever insanlarımız var. Bu akşamki ödülümüzün sahibi de işte böyle değerli bir kişi” dedi.

Bilim Sanat Köyü hayali

Prof. Dr. Hüseyin Vural, TÜBİTAK’ın desteklediği Yaz Bilim Okulu’nun 19 yıldır sürdüğünü de anlatırken, “Yaz Bilim Okulumuz ODTÜ kampüsünde gerçekleşiyor. ODTÜ’nün bilim insanları çocuklarla buluşuyor. Her sene 8-9 gün kadar sürüyor. Bunu yıl boyunca yapalım arzusundayız. Onun için de bir rüyamız var, köylerden ve şehirlerden çocukların geleceği, en güzel şekilde altyapısını kuracağımız laboratuvarlar ile tüm çocuklara, anne ve babalara hitap edecek Bilim Sanat Köyü’nü kurmak istiyoruz” dedi.

Çocuklara dokunmak büyük bir yolculuk

Ödülünü Ömer Koç’un elinden alan Prof. Dr. Hüseyin Vural, gençlerin öykülerine de değindiği konuşmasında, “Çocuklara dokunarak önemli olduklarını hissettirirseniz, onlar da kapasitelerini ortaya çıkarmak için büyük bir heyecanla çalışıp, her yere ulaşabiliyor” dedi. Başlattıkları Bilim Elçisi projesini anlatan Vural, şöyle devam etti: “Bu ülkenin Edison’u büyük şehirlerden çıkacak diye bir şart yok. Bu bilinçle Türkiye’nin 81 ilindeki 81 köyüne kitap, bilgisayar ve internet bağlantısı sağladık. Böylece öğrencilerin EBA’ya erişimi mümkün oldu. 81 ildeki 81 köy çocuğunu kütüphaneci olarak belirledik. Hep birlikte bilgisayarın başına toplanıp EBA derslerini izleyebiliyorlar. ‘Bilim Elçilerimiz’ kütüphaneci gibi çalışıp, çocuklara kitaplar dağıtıyorlar. Onlarla internet üzerinden konuşuyor, deneyler yapıyoruz.”

81 ildeki 81 köye 81 bilim elçisi

Prof. Dr. Hüseyin Vural’a ödülünü Ömer Koç sundu.

Eczacıbaşı inovasyonla banyoya sağlık getirecek

Dünyanın ilk 10 üniversitesi arasında yer alan Imperial College London’ın Başkanı Alice Gast ve Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı’nın ev sahipliği yaptığı webinar toplantısında, Türkiye’de inovasyonun geleceği masaya yatırıldı. “İnovasyon, bitmeyen bir görev” mesajının öne çıktığı toplantının sürprizi ise Bülent Eczacıbaşı’nın yaptığı, “Önümüzdeki günlerde Vitra İnovasyon Merkezi ile Imperial College, banyo alanında kamu sağlığına yönelik inovatif çözümler geliştirmek üzere bir iş birliği anlaşması imzalayacak” açıklaması oldu.

80 Türk öğrenci

Kendisi de Imperial College mezunu olan Bülent Eczacıbaşı, toplantıda yaptığı konuşmada her ulusun geleceğinin inovasyon becerisine bağlı olduğunu belirterek, “Sadece bilim ve teknolojide değil her alanda gezegenin iyiliğini düşünen fikirlere yer açmak lazım” dedi.

Türkiye’deki inovasyon seviyesinin olması gereken yerde bulunmadığına değinen Eczacıbaşı, “Umarım Türkiye’deki girişimcilik ruhu er ya da geç inovasyona dönüşür ve daha da gelişir. Dünya inovasyon endeksine göre Türkiye 51’inci sırada, 2016’ya göre biraz geriye düştü” değerlendirmesini yaptı.

Imperial College London Başkanı Profesör Alice Gast da İngiltere’nin en uluslararası üniversitelerinden olduklarını belirtirken şunları söyledi; “Araştırma, eğitim ve inovasyon açısından çok güçlü bir merkeziz. Hem Türkiye hem de ötesinde mezunlarımızın olmasından ve Bülent Eczacıbaşı’nın da bunların arasında olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz.”

Gast, Türkiye ile bağlarının çok güçlü olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’den şu an 80 öğrencimiz ve yaklaşık 20 akademik personelimiz var. Geçen 5 yılda 450’nin üzerinde akademik makale ve yayında Türkiye’deki üniversite ve araştırmacılarla iş birliği yaptık. İngiltere’nin ve Avrupa’nın en inovatif kurumları içerisindeyiz” dedi.

Kovid-19 tanı kiti

Imperial College Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Fırat Güder de Kovid-19 teşhisinde anlık sonuç veren, silikon tabanlı çip çalışmalarına ve inovasyonun önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 3’ü Türk, 12 kişilik bir araştırma grubunun başında olan Güder’in çok sayıda patenti ve kurduğu 4 startup var. Hayvanlara yönelik düşük maliyetli tanı kiti üzerinde çalıştıklarını söyleyen Güder, “Koyunlar için düşük maliyetli tanı kiti geliştiriyorduk. Pandemi patlayınca insanlar için tanı kiti yapmaya yöneldik. Belli bir yol almıştık, çok çabuk sonuçlandı” diye konuştu.

81 ildeki 81 köye 81 bilim elçisi