ABD koronayı paraya çeviriyor

Pek çok ülkede insanlar aşı bulamazken ABD’de isteyen herkes çoktan aşılandı, sıra turistlere geldi. Aşı bedava ama iki aşı arasındaki üç haftada bir turistin harcaması 15 bin doları buluyor

Gelişmiş ülkeler aşı konusunda adaletli davranmadıkları gerekçesiyle eleştiriliyor. Bu haklı bir eleştiri. Zira küresel bir salgından bölgesel olarak kurtulmak mümkün değil. Gelinen noktada bazı ülkeler aşı bulamazken ABD, İngiltere, Avustralya gibi ülkeler ise hızla normalleşiyor.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), ABD’de koronavirüse karşı tamamen aşılanmış kişilerin iç ve dış mekânlarda, maske takmasının ve sosyal mesafe kurallarına uymasının gerek olmadığına karar verdi. Amerika salgını aşıyor. Aşı olmak isteyen herkesi aşıladılar. Sıra ekonomilerine geldi. Yakında çok hızlı toparlandıklarını göreceğiz. Son bir aydır yeni bir uygulamaya da başladılar. Amerika’ya ayak basan ve isteyen herkese aşı yapıyorlar. Adeta aşı turizmi başlattılar.

İki aşı arası

Kendi yurttaşlarını aşılayan ve yeteri oranda tedariki bulunan ABD’nin elinde Johnson&Johnson, Moderna ve AstraZeneca’da üretim fazlası var. Bu ‘fazlalığı’ da bu şekilde değerlendiriyorlar!

Öyle Maldivler, Dubai, Sırbistan gibi içinde aşının da olduğu turizm paketleri başlatmadılar tabii. Ancak turistler de dâhil olmak üzere aşı olmak isteyen herkesi aşılıyorlar. Hal böyle olunca birçok ülkede olduğu gibi bizde de aşı olmasına henüz vakit olan insanlar gidip aşı oluyor.

İki doz aşı arasına üç hafta zaman koyuyorlar. Amerika’ya aşı olmak için giden ve iki doz aşıyı da orada olan birinin bu süre zarfında harcayacağı parayı hesapladığınızda nasıl ciddi bir gelir bıraktıkları açık. Nereden baksanız kişi başı 15 bin dolardan bahsediyoruz. Tek doz yapan Johnson&Johnson için gitseniz bile ciddi bir ekonomi yine de..

ABD koronayı paraya çeviriyor

Karantina yok

Hastanelerde, eczanelerde... her yerde aşı yapıyorlar. Eczaneler zinciri CVS, Walgreens’e online başvurup randevu alıyorsunuz. Sonra gidip aşınızı oluyorsunuz. New York’ta eczaneler başvuru formuna bir Amerikan cep numarası girmenizi istiyor, Maimi, Los Angeles’ta onu bile sormuyorlar. Hal böyle olunca birçok ülkeden aşı olmasına henüz vakit olan insanlar New York’a uçuyor. İngiltere gibi karantina zorunluluğunun olmaması da bu motivasyonu artırdı.

Karne motivasyonu

Öte yandan, seyahatler için aşı karnesi uygulamasının başlayacak olması, sadece aşı olanlara vize verileceğinin anlaşılması da Amerika’ya uçuşları hızlandırdı. Gidip, Pfizer-BioNTech, Johnson&Johnson, Moderna ya da Astrazeneca aşısı olup dönüyorlar. Amerika’da, İngiltere’de hayatın normale dönmesi de aşı turizmini destekliyor. Darısı tüm dünyanın başına. Ama bu adaletsizlik sürdükçe salgından kurtulmak o kadar kolay olmayabilir.

Binali Yıldırım’ın sağlık sırrı: Nefes

İş seyahati için gittiğim İzmir’de İzmir milletvekili ve AK Parti Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım ile karşılaştık. Eylül ayında koronavirüs hastalığını yenen Binali Bey’i gayet formunda gördüm. Pandemi koşullarında bile bir güne altı program sıkıştırmıştı. Orta şiddette bir korona atlatmış, beslenmesine çok dikkat ediyor. Bu vesileyle Binali Bey’in vakit buldukça yürüyüşü ihmal etmediğini öğrendim.

ABD koronayı paraya çeviriyor

Dengeli besleniyor

Vakit bulduğu hemen her fırsatta koşullara göre mutlaka yüzüyor veya yürüyor. İzmir’de kaldığı otelde de sabah erkenden yüzdü.

Bayramda da sağlıklı ve dengeli beslenme öneren Binali Bey’in kendisi gibi korona geçirenlere önerisi ise bol oksijen ve Youtube kanallarında rahatlıkla izlenebilecek nefes egzersizleri. Malum, oksijen hücreleri yeniliyor. Bu arada açık hava yürüyüşlerinde biraz yokuş tırmanmanın, kan dolaşımını artırdığını, oksijenin vücudun her noktasına ulaşmasını ve böylece hızlı yenilenmeyi sağladığını öğrendim.

Binali Bey memleketi Erzincan’a yaptığı seyahatlerde vakit bulursa ormanda yürüyormuş. Ormanda yürüyüş, bol oksijen almanın en iyi yolu. Nefesini sağlam tutmak için böylesine özen gösteren Binali Bey, bütün vatandaşlara örnek oluyor.

Yönetimdeki kadınlar artıyor

Kadınların iş dünyasındaki ağırlığı her geçen gün artıyor. Tabii sivil toplum kuruluşlarının yürüttükleri projelerin buna katkısı çok büyük.

Türkiye’de daha fazla kadının yönetim kurullarında yer almasını sağlamak amacıyla kurulan Yönetim Kurulunda Kadın Derneği (YKKD), 2012 senesinden bu yana yürütmekte olduğu, yönetim kurulu alanında saygın akademik kurumların akredite ettiği Şirketler Arası Mentorluk ve Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliği Sertifika Programı’na katılan lider kadınlardan 20’sinin son dört ayda toplam 24 adet yönetim kurulu üyeliğine atandığını açıkladı.

Sonuç alıyorlar

Geçtiğimiz sene sonunda YKKD Danışma Kurulu Başkanı Murat Özyeğin ve Yönetim Kurulu Başkanı Hande Yaşargil 300’ü aşkın şirketin yönetim kurulu başkanına mektup yazarak, 2021’de gerçekleştirecekleri genel kurullarında, yönetim kurulları koltuklarında kadınlara yer açmaları çağrısında bulunmuşlardı.

Bu çağrı hareketinin sonuçlarını görmeye başladıklarını belirten Yaşargil, “Sadece son dört ayda 20 mezunumuzun ülkemizin 14 önemli kurumunun yönetim kurulu koltuklarına bağımsız üye, danışman, grup şirketi yönetim kurulu üyesi olarak ve 10 sivil toplum kuruluşuna yönetim kurulu üyesi olarak atandığını görüyoruz.

Çeşitliliğe katkı

Kadınlar üst mercilerde daha fazla söz sahibi olabildiğinde toplumun daha ileriye gideceğini biliyoruz” diyor.

YKKD Yönetim Kurulu üyesi ve Yerleştirme Komitesi Lideri Lale Saral Develioğlu ise dernek olarak yakın zamana kadar kadınları yönetim kurulu üyeliklerine en iyi şekilde hazırlamaya odaklandıklarını, son dönemde bu odağa bir ekleme yaparak atanmalarına da destek verdiklerini söylüyor. 2012’den bu yana sürmekte olan YKKD programına katılan, kurumunun en tepe kadın yöneticisi olan 195 lider kadının 124’ü bu süreç boyunca en az bir yönetim kurulu deneyimi sahibi oldu.