Eşitsizliğin ilacı farkındalık!

8 Mart yaklaşıyor. Bugünlerde kadınlara yönelik duyarlılığın arttığını göreceksiniz. Ancak kim, ne kadar samimi? Samimiyetin göstergesi ‘farkına varmak’ ve ‘harekete geçmek’ ise size umut verici haberlerim var

Dünyanın yarısı olan kadınlar, erkek egemen toplumda giderek kendilerine daha fazla alan açsa da genel tablo hala istenilen aşamada değil. Öte yandan bunun farkına varmak, aslında sorunu çözmenin bir numaralı kuralı. Çünkü tedavi için önce teşhis gerekir! İstanbul Modern’deki, “Yaratıcı özne olarak kadın” panelinde Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı ile karşılaştım... Tarih gibi, sanat tarihinin de yüz yıllardır erkekler tarafından yazıldığına dikkat çeken Eczacıbaşı, “Erkeklerin hikâyeleri, başarıları ve kahramanlıkları anlatıldı. İstisnalar dışında kadınlar hep bu hikâyelerin kıyısında kaldı. Geçmişe kıyasla kadınların toplum içindeki yeri iyileşse de, hala hayal ettiğimiz, hedeflediğimiz, yan yana olmayı umduğumuz noktanın oldukça gerisindeyiz” dedi.

Eşitsizliğin ilacı farkındalık

Ayrımcılık şart

Toplumsal cinsiyet eşitliğine ciddi kafa yoran, kız çocuklarını mühendis olmaları için cesaretlendiren iş insanı Ebru Özdemir’den öğrendiğim bir veriyi paylaşayım; Bugünkü şartlarla ilerlerse, iş hayatında kadın - erkek eşitliğinin sağlanması en az 202, siyasette ise 107 yılı bulacak. O zamana kadar, dünyanın, insan ırkının varlığını sürdürüp sürdüremeyeceği dahi şüpheli! Dolayısıyla eşitliğin sağlanması için kadınlara pozitif ayrımcılık yapılması, her alanda desteklenmeleri gerekiyor.

Samimiyet vurgusu

Bu noktada Koç Holding, Sabancı Holding, Eczacıbaşı, Doğuş Holding, Limak gibi grupların tepe isimlerinin, özellikle son dönemde, samimi çabalarına sık sık şahit oluyoruz. İş dünyasından güzel sesler geliyor anlayacağınız. Onlardan birisi de Eczacıbaşı Topluluğu... Paneldeki konuşmasında, “Cinsiyet eşitsizliğini gerçekten, samimi olarak büyük bir sorun olarak görüyor muyuz? Dünyada, ülkemizde, işletmelerimizde, ailelerimizde, kendi kendimize bir başımıza düşünürken zihnimizin içinde, kadın ve erkeğin eşit olduğuna inanıyor muyuz? Eşit fırsat sunmaya hazır ve istekli miyiz?” sorularının samimiyetle sorulması gerektiğini söyleyen Eczacıbaşı, 2020 yılına kadar Eczacıbaşı Topluluğu’ndaki hedeflerini ise şöyle sıraladı:

- Kadın çalışan işe alım oranını (beyaz yakalı) yüzde 50’ye,

- Kadın çalışan oranını (beyaz yakalı) yüzde 40’a,

- Yönetimde kadın oranını ise yüzde 35’e çıkartmayı hedefledik.

Mevcut durumları için de bilgi verdi:

- Beyaz yaka işe alım kadın oranımız yüzde 47,5

- Beyaz yaka kadın çalışan oranımız yüzde 33,2

- Yönetimde kadın oranı-mız ise yüzde 28’e ulaştı.

En büyük sorun

Yazar Nicholas Kristof, Gökyüzünün Yarısı kitabında “19. yüzyılın en büyük ahlaki mücadelesi köleliğe karşı verildi. 20. yüzyılda ise en büyük ahlaki mücadele totaliterliğe karşı olan savaştı. 21. yüzyılın en büyük ahlaki mücadelesi ise cinsiyet eşitliğini tüm dünyada sağlamak için yapılacaktır” diyor. Konuşmasında, Kristof’un sözlerine vurgu yapan Eczacıbaşı, “Cinsiyet eşitsizliği, kuşkusuz, yüzyılımızın en büyük sorunu… Çözümü, yüksek teknoloji ya da büyük finansal kaynaklar gerektirmiyor. İhtiyacımız olan her şeye ve fazlasına sahibiz. Aklımızın ve vicdanımızın sesine kulak vermeli, cesaretle bu sorunun üzerine gitmeliyiz. Bizden sonraki kuşaklar bugünkünden daha güzel bir dünya bulacaksa, önümüzdeki sorunlara bakıp “bunlar bizi aşar” diyerek kenarda oturmak hiçbirimiz için bir seçenek değil. Geçmişte pek çok büyük köklü değişimde olduğu gibi, sorunlarımıza çözüm bulmak için, daha yaratıcı ve daha cesur olmak zorundayız” dedi.

CV'de cinsiyeti kapatıyor

İnsan kaynakları danışmanlık şirketinden kendilerine iletilen aday listesinin en az yarısının kadın adaylardan oluşmasını şart koşan Eczacıbaşı Topluluğu, iş başvurularında da özgeçmişleri, cinsiyetten arındırılarak değerlendiriyor.

Eşitsizliğin ilacı farkındalık

Eşit işe, eşit ücret...

Geçen hafta Philip Morris/Sabancı’nın da gündeminde cinsiyet eşitliği vardı. 8 Mart yaklaşırken tüm şirketlere örnek olmasını hayal ettiğimiz bir haber ile üstelik... Türkiye’de, aynı iş için bir kadın çalışan, erkeğe göre ortalama yüzde 20 daha az maaş alıyor. Kadınlar eşit işe eşit ücret için tüm dünyada onlarca yıldır mücadele ediyor. Çalışma hayatında cinsiyetler arası ücret farkı, dünyada yüzde 23, Avrupa’da yüzde 16 oranında. Sevindirici olan kurumsallaşmış şirketlerde tablo değişiyor.

Bu şirketlerden birisi de Philip Morris/Sabancı. 8 Mart öncesi aldıkları önemli bir sertifikayı anlatmak için bizi davet ettiler.Genel Müdür Filiz Yavuz Diren kadın çalışan ve yönetici açısından şirkette nasıl büyük bir değişim yaşandığını sayılarla anlattı.

Esnek duvarlar

Şirkette saha temsilcilerinin yüzde 48’inin, üst düzey yöneticilerin yüzde 54’ünün, orta düzey yöneticilerin ise yüzde 35’inin kadınlardan oluştuğunu söyleyen Filiz Yavuz Diren, “Kadınların doğumla birlikte kariyerlerinden vazgeçmemeleri için esnek çalışma dahil her türlü desteği veriyoruz. İki haftada bir, izne gerek duymaksızın evde çalışma imkanı tanıyoruz. Yazın çalışma saatlerini değiştiriyoruz. Cuma günleri daha erken çıkabiliyor çalışanlarımız. Böylece çocuklarıyla zaman geçirebiliyorlar. Esnekliğe hepimizin ihtiyacı var. Eşit işe eşit ücret en önemli özendirme politikası tabii ki” diyor.

Diren, İsviçre’deki uluslararası “EQUAL-SALARY Vakfı’ndan” eşit ücret sertifikasını alarak, kadın ve erkek çalışanlarına aynı iş için aynı ücreti verdiklerinin kanıtlanmış
olduğunu söylüyor. Sertifika için şirkette; işe alım, terfi, ücretlendirme, mevcut çalışma koşulları ve eğitim gibi alanlarda yapılan çalışmalar detaylı olarak incelenmiş...

Umut yeşeriyor...

Kadınların iş hayatına katılmalarının ve etkin görevlerde bulunmalarının önemine dikkat çeken Diren, kendi şirket pratiklerini şöyle anlattı: “Kapsayıcılık ve çeşitlilik, iş dünyası ve ekonomik büyüme için öncelikli bir konu. Cinsiyet de dâhil, kişilerin, farklılıklarına bakılmaksızın, aynı iş için aynı ücreti alması en temel haklardan biridir.”

İkinci kariyer

Diren ile kahvaltılı sohbetimizden sonra, eski gazeteci arkadaşımız Esen
Evran küçük bir sukulent atölyesi düzenledi. Gazetecilik hayatının ardından, hobisini işe dönüştüren Esen’in bizler için hazırladığı saksılara, seçtiğimiz çiçekleri diktik. Bu vesile ile Esen’e ikinci kariyerinde başarılar diliyorum.

Türkiye’de kadın olmak zor! Ülkemizde her gün 400’den fazla kadın şiddet görüyor. Töre cinayeti adı altında erkeğin nefretine kurban ediliyor. Ve ne yazık ki adeta bir toplumsal seferberlik başlatılıp, hukuk başta olmak üzere, hayatın her alanı bunu engellemek üzere yeniden dizayn edilmezse bu tablo değişecek gibi de görünmüyor. En azından 202 yıl!

14 bin kadın bakkal

Philip Morris/Sabancı’da ilk kadın genel müdür olan Filiz Yavuz Diren aynı zamanda Philip Morris International’in dünya çapındaki sayılı kadın genel müdürlerinden biri. Erkek egemen bir iş kolunda kadın çalışan sayısının artmasının nedeni ise Diren’e göre kadın yönetici sayısındaki artış. Diren ilginç bir bilgi daha veriyor: “150 bin bakkal esnafı içinde 14 bin kadın bakkal var. Kadın bakkallar bölgelerinin adeta bir mentoru. Biz de onlara çeşitli konularda eğitimler veriyoruz.”

Eşitsizliğin ilacı farkındalık

Eşitsizliğin ilacı farkındalık

Ara Güler'in gözünden Aphrodisias

Doğuş Grubu’nun kültür ve sanat alanında gerçekleştirdiği en büyük projelerinden biri olan ve 2016 yılında Ara Güler’le yaptığı işbirliği sonucu kurulan Ara Güler Müzesi, usta sanatçının arşivinde çok önemli bir yere sahip olan Aphrodisias’ın fotoğraf ve belgelerini gün yüzüne çıkarıyor. Türkiye’nin uluslararası standartlara sahip ilk fotoğraf sanatçısı müzesi olma özelliğini de taşıyan Ara Güler Müzesi’nin yeni sergisi “Aphrodisias”, 28 Şubat’ta gezilebilecek.

Eşitsizliğin ilacı farkındalıkAyrıntılı bir sergi

‘Aphrodisias’ sergisinin ana gövdesini, Ara Güler’in, bugün Aphrodisias Arkeolojik Alanı olarak tescilli ve UNESCO Dünya Miras Liste’sine girmiş olan Geyre Köyü ve civarında çekmiş olduğu fotoğraflar oluşturuyor. Sergide ayrıca, Ara Güler’in Aphrodisias ile ilgili orijinal karanlık oda baskıları, fotoğraflarla ilgili uluslararası süreli yayınlar ve ajanslarla yazışmaları, bu yayınların baskılarıyla birlikte Ara Güler’in Aphrodisias Çığlığı adlı kitabının hazırlık sürecindeki çalışmalarına dair ipuçları, notlar ve kitap maketi de sergilenen eserler arasında yer alıyor.

Eylüle kadar...

Aphrodisias Sergisi, İstanbul Bomontiada’daki Ara Güler Müzesi’nde Eylül 2019’a kadar ücretsiz gezilebilecek. Sergiye özel Ara Güler Müzesi tarafından hazırlanan ‘Aphrodisias’ kitabı da müzenin ilk yayını olan ‘Islık Çalan Adam’ ile birlikte Ara Güler Müzesi içerisinde bulunan mağazadan temin edilebilecek.