Maske yoksa şal takın!

Bu özlü sözü kendisini gelecek yüzyıllarda bir Marie Antoinette kadar ünlü yapar mı bilmiyorum ama koronanın dünyaya belki de tek faydası Trump’ın zekâ seviyesini anlamamız oldu.


Hani Instagram’da aşırı kişisel gelişim eğitimlerinden; kime, neye şükredeceğini şaşırmış tipler türedi ya; “İyi geldin korona, bize birbirimizle vakit geçirmeyi, sevmeyi öğrettin” mesajlarıyla saçmalayan... Böyle dâhiyane aforizmalar yapacak değilim ama şu koronanın bir konuda ciddi faydası oldu gerçekten. Dünyayı yöneten zihniyeti olabilecek en açık şekilde anlamış olduk.

“Grip bu grip, geçer” diyen Trump, geçen hafta bu kez insan aklıyla dalga geçen, “Biliyordum, başından beri virüsün çok tehlikeli olduğunu biliyordum. Korkutmamak için söylemedim” açıklaması yaptı. Milyonlarca insan en azından öldürücü koronavirüs hakkında konuşmadan önce, “Devletin sağlıkla ilgili kurumlarına danışmıştır”
düşüncesiyle ona inanıp, elini kolunu  sallayarak New York sokaklarına çıktı. İngiliz Üniversitesi Imperial College’ın, “2.2 milyon Amerikalı ölebilir” raporu
önüne konmasaydı, arkasından koşturup virüsü havada ağzıyla yakalayıp, “Bakın bana bir şey olmadı!” demesine az kalmıştı.

Allah’tan Amerikalıların imdadına İngiliz üniversitesinin raporu yetişti.

Trump maske takmayacak!

Yeni bir aforizmada bulunan Trump bu kez, “Maskeniz yoksa şal da taksanız olur” buyurdu. Demek ki maske de kalmamış koca Amerika’da! Süper gücün haline bakın. Kendisinin ise maske takmayacağını açıklayan Trump, Beyaz Saray’a gelen önemli konuklarını maskeyle karşılayamayacağını söyledi. Amerikalılar can, Trump ise saç derdinde. Zira çoğu Amerikalı saçı bozulacağı için maske takmadığını düşünüyor. Yakında Trump’tan masa örtüsünden maske, patates kabuğundan risotto tarifleri bekliyoruz. Bir tepkimiz de WHO Başkanı’na: Uyuyor muydunuz! Yaklaşan fırtınayı nasıl görüp uyarmadınız, şimdi yeni her hafta için kritik diyorsunuz, sizden de sıkıldık. İbn-i Sina’dan farklı ne söylediniz bugüne kadar.

Maske yoksa şal takın

Aşıdan iyi haber

Amerika ile ilgili tek iyi haber; hızlı aşı ve ilaç için çalışmaları. Johnson & Johnson’dan sonra British American Tobacco da (BAT) aşı üretimi çalışmalarına başladığını duyurdu. BAT, Amerika’daki biyoteknoloji biriminin tütün yapraklarından çıkarılan proteinleri kullanarak koronavirüse karşı aşı geliştirmeye çalıştığını açıkladı.
Firma, aşı üzerinde çalışan biyoteknoloji şirketi Kentucky BioProcessing’in hükümet dairelerinin ve uygun imalatçıların da desteğiyle haziran ayından itibaren haftada bir ila üç milyon doz aşı üretebileceğini bildirdi.

Şu anda klinik öncesi deney aşamasında olan aşı, koronavirüsün genetik diziliminin klonlanmış bir kısmını kullanarak antikorları üreten antijen elde ediyor. Amerikan ilaç firması J&J ise virüse karşı üzerinde çalışılacak aşı adayını belirlediklerini, eylüle kadar insan üzerinde deneyleri başlatacaklarını açıkladı. Aşı üzerinde çalışan çok fazla kurum var, görünen o ki bu alanda çalışmalar beklediğimizden hızlı ilerleyecek. Bu arada plazma tedavisi, kök hücreyle ilgili de iyi haberler geliyor Amerika’dan.

 Maskesiz çıkmam!

Maske konusunda uzmanlar arasında müthiş bir bölünme var. Tak diyen, gerekli değil diyen, sakıncalı diyen... Gören de maskenin içinde yan etkisi olan bir ilaç saklı zannedecek. Ben başından beri uyguladığım kendi formülümü yazayım. Hani, “Hastalar taksın” deniyor ya. Ama o hastaların yüzde 30 ila 50’si hasta olduklarını bilmeden, herhangi bir semptom göstermeden atlatıyorlar.

Durum böyle olunca dışarı her çıkmak zorunda kaldığımda maskemi taktım! Başından bu yana en doğru yaklaşımı sergileyen Imperial College’a göre partiküller 8.2 metreye kadar sıçrayabiliyormuş zaten. Cumhurbaşkanı Erdoğan market, pazar gibi kalabalık yerlerde takılması zorunluluğu  getirerek kafa karışıklığına son verdi. Dışarı market için çıkıyoruz neredeyse artık zaten, evden çıktığımız gibi takalım, içimiz rahat etsin...

Hayat cebe sığdı

#hayatevesığar diyoruz ya, hayat cebe sığdı aslında. Hangi tuşa bassanız bir canlı yayın, bir kişisel gelişim story’si! Güne online namaste sloganıyla başlayıp, yüz yogasıyla bitiriyoruz.  Etkili konuşma dersi mi istersiniz, yemek kursu mu! Diyetisyenden sağlıklı beslenme mi istersiniz, online spor hocasıyla ders, kişisel gelişim mi! Eskiden hepsine para veriyorduk. Şimdi herkes Instagram’da, canlı yayınla bilgi paylaşımı yapıyor.  Korona paylaşım ekonomisini öne çıkardı.  WhatsApp’tan öyle mesajlar geliyor ki bir  ayınızı alacak konser,  müze adresleri de adrese teslim. Üstüne tıklamanız yeterli.

Abdi İbrahim durmuyor

Koronavirüs tedavisinde kullanılan ilaçlardan birisini yerli ilaç şirketi Abdi İbrahim’in ürettiğini yazmıştım. Çin ve Hindistan’dan getirdiği 184 kilo hammadde ile ürettikleri 70 bin kutuyu yarın Sağlık Bakanlığı’na teslim ediyorlar. Salgının başlangıcından bugüne hammadde arayışını sürdüren Abdi İbrahim’in patronu Nezih Barut’u dün aradım. “Size iyi haberim var. Hindistan’dan 225 kilo hammadde daha bulduk” sözleriyle açtı telefonu.

Devlete ücretsiz hibe edecek


Bu hafta İstanbul’a getirecekleri 225 kilo hammaddeyle yine aslında sıtma ilacı olan ancak koronavirüs tedavisinde etkinliği anlaşılınca karaborsaya düşen ilacı üretecekler. Abdi İbrahim, bu partide üretilecek 90 bin kutuyu Sağlık Bakanlığı’na 10 Nisan’da yine ücretsiz teslim edecek. Nezih Barut, hastaların ihtiyacının karşılanması için hammadde buldukça üretip, Sağlık Bakanlığı’na hibe etmeye  devam edecek. Telefonu kapatırken, hammadde için  bu hafta da Pakistan’ı araştıracaklarını söyledi.