Virüsten kaçanlar doğaya sığınıyor

Salgın, mimariyi de etkiledi. Özellikle gelir düzeyi yüksek kesim, İstanbul’un kırsal bölgelerinde müstakil ev yaptırmaya başladı. Bu evlerin dizaynında da içinde bulundukları doğaya uyum önceleniyor

 

Pandemide, özellikle de virüsün hayata hâkim olduğu ‘evde kal’ günlerinde bir avuç gökyüzünün, bir tutam yeşilin, bir nefes taze havanın değerini anladık. Kapatılmış, odaya ya da mutfağa dâhil edilmiş veyahut kullanılmayan eşyaları yığıp ardiyeye çevirdiğimiz balkonlar kıymete bindi.

Üst katlarda oturanlar için teras, giriş katlarındakiler için bir ufacık taşlıktan ibaret bile olsa ‘bahçe’ en önemli yaşam alanı haline geldi.

İmkânları daha geniş olanlar ise ‘şehre yakın doğanın bir parçası olabilmek’ için mimarlık ofislerinin yolunu tuttu. Müstakil ev, yükselen trend oldu. Mimar Osman Ali Gencal ve eşi Gülşah Dereli Gencal ile bu trendin sahaya yansımasını, müstakil ev için tercih edilen bölgeleri ve pandeminin mimari pratikleri nasıl etkilediğini konuştuk.

Virüsten kaçanlar doğaya sığınıyor

Uzaktan bakınca kaya

Anadolu yakasında özellikle Çekmeköy kırsalı ve Ömerli tarafına kayan bir konut hareketinin olduğunu söylüyorlar. Osman Ali Gencal bir müşterilerinin isteği üzerine Ömerli’de yaptıkları müstakil evi anlatırken trendlerin nereye kaydığını da gözlemliyor insan:

”’Pandemiden bu yana insanlar, İstanbul’a yakın yerlerde müstakil evler istiyor. Ömerli’de bir iş adamı müşterimiz için topografyaya uygun çok özel bir villa yapıyoruz. Villa ana kütlesi dört farklı büyüklükte küp ve bunları birbirine bağlayan bir cam holden oluşuyor.

Villaya girdiğiniz andan itibaren, evin her noktasından havuzun ışıltısını ve etraftaki ağaçları görüyorsunuz. Villanın bir kaya kütlesi gibi hissedilmesi için, dış cepheyi uygun malzemeyle kaplayacağız.’’

Virüsten kaçanlar doğaya sığınıyor

Doğal havalandırma

Projelerinde güncel inşaat teknolojilerini ve malzemelerini kullanarak çağdaş mimarlık üretimlerini geliştirdiklerini söyleyen Gülşah Dereli Gencal bu durumu şöyle ifade ediyor:

“Her yeni projeye, yapıda ve iç mekân tasarımında nasıl yerine ait kılabileceğimizi planlayarak başlıyoruz.

Plazalarda açık alanların önemi çok arttı, ofislerde doğal havalandırmayı maksimum kılacak unsurlar öne çıkıyor.” Yakın zamana kadar insanların mekanlarda maksimum düzeyde yaşam alanı isterken şimdi balkon ve terasların ön plana çıktığına vurgu yapan Gülşah Dereli Gencal, “Kuruluşumuzdan itibaren konut, eğitim, ofis gibi farklı nitelikte yapıların mimari tasarım süreçlerinde yer alıyoruz. Konutlarda önceden balkonlar kapatılırdı, şimdi aksine daha büyük balkonlar isteniyor.

Tüm konseptlerde tercihler değişiyor ve bu trendin henüz başında olduğumuzu düşünüyorum. Okullarda mesela havalandırma en önemli unsur haline geldi” diyor.

Virüsten kaçanlar doğaya sığınıyor
Virüsten kaçanlar doğaya sığınıyor

Teraslar öne çıkıyor

Pandemi sürecinin ihtiyaçlarımızı farklılaştırdığına dikkat çeken Osman Ali Gencal şunları anlatıyor:

“Pandemi, mimari tasarım ilkelerini değiştirdi. Konut özelinde balkon, teras, kış bahçesi gibi mekânlar önem kazandı. Biz de Çubuklu’da tasarladığımız konut projemizde mesela, evde kaldığımız süre içinde konuttan beklentilerimizi göz önünde bulundurduk. Çubuklu’da içindeki her yaşam alanının Boğaz’a yüzünü döndüğü, modüler plan sistemi ile ihtiyaca göre yan yana iki dairenin alınıp birleştirilebildiği, bulunduğu kota göre bahçesi, balkonu ve terasının olduğu modern mimarlık örneği bir proje geliştirdik. Bunun için teknolojiyi daha çok işin içine kattık. Tüm projelerimizde terasları ön plana çıkardık.”

Mavi, eğitimin rengi

Gencal Mimarlık Ofisi, okul tasarımı üzerine de uzmanlaşmış. Bilfen okullarının birçok yerleşkesinin mimarı olan Osman Ali Gencal eğitim alanıyla ilgili çarpıcı tespitler yapıyor:

“Okul projelerini öğrencilerin yaşadıkları kentler gibi kurguluyoruz. Eğitimi sadece sınıflara değil tüm mekânlara yayıyoruz. İç mekânları, pedagojinin önermelerine uygun renkler ve biçimler kullanarak geliştiriyoruz. Koridorları sosyal davranışların gözlemlendiği caddeler gibi düşünüyoruz.

Dolayısı ile koridorlarda akışın sağlanması için turuncu, odalarda ise mavi rengi kullanıyoruz. Mavi rengin duyguları sakinleştirdiği, bedeni dinlendirdiği ve özellikle çocukların başkalarıyla iletişim kurabilmeleri için duyarlı ve güvenilir bir atmosfer yarattığı biliniyor.

Pandemiden sonra sınıflarda maksimum gün ışığı ve doğal havalandırma sağlamak daha da önemli hale geldi.”

Genlerinde tasarım var

Osman Ali Gencal genlerinde tasarımın olduğu genç kuşak mimarlardan. Adını taşıdığı dedesi Osman Gencal, Çanakkale Şehitler Abidesi, Gölcük Donanma Komutanlığı, Atatürk Spor Salonu, İstanbul Kapalıçarşı’da yer alan 1.710 dükkânın yeniden yapılması, İstanbul Mısır Çarşısı’nın onarılması, İstanbul Kartal Mimar Sinan İskelesi gibi ikonik yapıların yapımını üstlenmiş efsane bir inşaatçı. Bir dönem İzmit Belediye Başkanlığı da yapan Osman Gencal’ın torunu Osman Ali Gencal, insanların mutluluğu hak ettiğini ve tüm tasarımlarında bunu öncelediklerini söylüyor. Osman Ali Gencal sözlerine şöyle devam ediyor:

 “Konut, okul, ticari mekân hangisine talep gelirse gelsin, amaç hep kullanıcıyı mutlu etmek. Bunun için de kullanıcının istekleri ile bizim mimari birikimimizi ve teknolojiyi birleştiriyoruz.”

Tekne tutkusu artıyor

Pandemiden dolayı ara verilmiş olan boat show sezonu bu ay başında Fransa’nın Cannes şehrinde organize edilen Cannes Yachting Festival ile son buldu. Tüm markaların, kullanıcıların ve ziyaretçilerin heyecan ile beklediği Cannes Yachting Festival, 575 katılımcı firma, 670 tekne ve 140 yeni model tanıtımı ile 2019’da organize edilen Cannes Yachting Festival’e göre yüzde 10 büyüyerek, pandemi döneminde önemli bir başarıya imza attı.

Virüsten kaçanlar doğaya sığınıyor

54 bin 400 kişi tarafından ziyaret edilen organizasyonun ziyaretçilerinin yüzde 50’si yurt dışından gitti.

Odaklı katılım

Pandemi döneminde büyük yükseliş gösteren yat ve tekne satışları festival boyunca da bu trendin devam edeceğinin işaretini verdi. Cannes Yachting Festival’de 37XP ve 26XP modelleri ile yer alan Numarine Denizcilik yetkilileri son dönemde geçirdikleri en verimli boat show olduğunun altını çizdiler.

Tüm dünyadan ilgi

Numarine Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Ömer Malaz, “Ziyaretçi sayısında pandemi kurallarından dolayı bir azalma vardı. Ancak bu bizi çok olumlu etkiledi. Zira gelen tüm ziyaretçiler gerçekten teknelerle ilgilenen ve alım kararı vermek isteyen kişilerdi” dedi.

Virüsten kaçanlar doğaya sığınıyor

Ömer Malaz şunları söyledi:

“ABD pazarına son altı ayda yaptığımız satışlardan sonra festival sırasında da imzaladığımız anlaşmalar ile İngiltere’ye bir 32XP ve Fransa’ya da bir 26XP sattık. Fransız, Avusturya ve Alman kullanıcıların yeni tekne siparişleri verdi. Türk müşterilerimizin de markamıza göstermiş olduğu yoğun ilgiden çok memnunuz.”

Numarine son dört yıl içerisinde üretimine ve satışına başladığı XP (Explorer) serisi ile büyük başarı yakalamış durumda.

Yerli yat üreticisinin, 2020 yılında 24 metre ve üzeri deplasman tekneleri üretiminde Avrupalı üreticiler arasında öne çıkması göz dolduruyor.