‘Asıl Süleymaniye Camii için üzülün’

Minareleri arasına binalar giren Sultanahmet Camii’ne mi yanarsın, metal kuleler ve kablolarla perdelenen Süleymaniye Camii’ ne mi yanarsın?
‘Kanuni’nin, Mimar Sinan’ ın, Sultan Ahmed’in, Mimar Sedefkar Mehmed Ağa’nın kemikleri sızlamıyor mu şimdi?
İstanbul’un siluetine, ufuk çizgisine limon sıkan Zeytinburnu kulelerinin gözden kaçmış olmasını belki bazıları affedebilir. Ancak Süleymaniye’nin bağrına iki kazık çakılmasını ne kimse, ne de tarih affeder.
Bu köprüye daha proje aşamasında UNESCO karşı çıkmıştı. Her nedense oradan gelen raporlar yumuşatıldı.

Değiştirmek mümkün
Zeytinburnu’nda özel mülkiyet var. Belki yargıyı zorlar veya yasa çıkartır, çözebilirsiniz. Bu sıkıntılı olabilir!
Haliç’te ise ipler bizde. Belki biraz zarar yazacak, ancak gelin Haliç Metro Köprüsü projesini değiştiriniz. Ben olsam tüm kültürlerin ve ecdadımız Osmanlı’nın bize emaneti Altın Boynuz’u ve muhteşem Süleymaniye Camii’ni yatay bir metal yapı ile rahatsız etmek istemezdim. Sayın Başbakan’ım, Siz Asıl Süleymaniye Camii’ne Üzülmelisiniz.
***
Yukarıdaki sözlerin sahibi beş ay önce Çevre ve Şehircilik Şûrası Danışma Kurulu Başkanlığı’na atanan Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp. Aslında Alp, aynı uyarıyı aylar önce Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a da yaptı ama; bu kez durum farklı. Çünkü; Alp’e Danışma Kurulu Başkanı olarak verilen görev; “Çevre ve şehircilik alanlarında stratejiler geliştirmek, rapor sunmak.”
Bakalım sonuç değişecek mi?
İşte ABD Mimarlar Birliği toplantısına katılmak üzere Lyon’da bulunan Alp’in düşünceleri: “Bazı şeyleri değiştirebiliriz diye umutlanmıştım. Beş ay geçti bir araya bile gelmedik. Bir şeyler yazıyorum dinleyen yok. Artık ümidim kalmadı.”

İstanbul’u anlatmak ithal rehberlere kaldı
İstanbul’da Kültür ve Turizm bakanlığı onaylı profesyonel turist rehberi sayısı 5 bin 400. Kaçak çalışan rehber ve hanutçu sayısı ise meçhul. Gidin Sultanahmet’e Topkapı’ya aynı karede turist sayısı kadar rehber görürsünüz. Hem de her milletten. İthal rehberler kervanına son dönemde Suriye ve Güney Koreliler de eklendi. Gerçekle, sahtesini bilene aşkolsun.
Yönetmeliğe bakıyorsun, profesyonel rehberlik için “T.C vatandaşı olmak zorunlu” diyor. Sahte rehberler için 500 ila 2 bin lira arasında para cezası öngörüyor. Ama ithal rehberler İstanbul’u Bizans diye anlatmaya devam ediyor. Çünkü 6-7 aydır tek bir denetim yapılmıyor. Açıkçası meydan boş.
Turist Rehberleri Birliği (TUREB) denetmeni İlker Tek, “Denetleme yetkisi temmuzda bize geçti. Yönetmelik gecikince yasal boşluk oluştu. Önümüzdeki hafta denetlemelere başlayacağız” diyor.

Gelibolu’nun doktor isyanı
Gelibolu’da sosyal medya üzerinden örgütlenen vatandaşlar “doktor istiyoruz” diye yürüdü. Haklılar, çünkü kış nüfusu 40 , yaz nüfusu ise yüz bini geçen ilçedeki devlet hastenesinde doktor açığı var. En garibi de bir dönem “bebek dostu” seçilen hastanede çocuk doktoru yok. O yüzden Çanakkale’ye gitmek zorunda kalıyorlar.
Aslında bu yıllardır süren kronik bir vaka. 2008’de çocuk doktoru olmadığı için Çanakkale’ye götürülürken yolda ölen bebek bile var. Beş yıl geçmiş hala çocuk doktoru yok. Bunu o günkü başhekim de doğrulamış, bugünkü de doğruluyor.Günlük hasta sirkülasyonunun kış aylarında 200, yaz döneminde bin olduğunu belirten Başhekim Ahmet Zeren şöyle diyor:
“12 tane doktor kadromuz var. Aile hekimliğine geçen pratisyenler oldu. Çocuk hastalıklarına atama yapılmıştı ama yan dal sınavını (çocuk kardiyoloji) kazandığı için başlayamadan ayrıldı. Bakanlığmız bu konuda çok duyarlı en kısa sürede eksikler giderilecektir.”