“Irkçılık ABD’nin genlerinde var”

ABD’yi ateşe veren protestoları her ne kadar beyaz bir polisin siyahi bir Amerikalıyı gözaltı sırasında boğarak öldürmesi tetiklese de aslında bunun yönetimin, daha doğrusu, gelmiş geçmiş tüm yönetimlerin ırkçı tavırlarının birikiminden kaynaklı olduğunu söylemek daha gerçekçi. Yani bu isyan ettiren görüntüler tarihsel bir kalıtım olarak devam edegelen bir durum. Hem de sadece siyahilere değil, ABD’deki “makbul beyazlar” dışındaki tüm renkli ırklara ya da başka dini inançtaki insanlara. Dolayısıyla, Cumhuriyetçi Trump’ın muhalifi Demokratlar’ın şimdilerde Kongre’ye sunduğu Amerikan polis teşkilatı ile yargıdaki ırkçı ayrıştırmanın sonlandırılmasını öngören ve polislerin müdahale yöntemlerini kısıtlayan tasarısı tam anlamıyla politik bir manevra. Çünkü evet, ırkçı kaynamanın ivme kazanmasında Trump’ın kişiliği, tavrının payı büyük ama bu, yönetimde Demokratlar olsaydı ABD’de böyle bir olay yaşanmazdı anlamına da gelmiyor. Niyesini Washington eski Deniz Ataşesi ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Mehmet Asal anlatıyor:

“Bu olaylar kendilerini üstün gören, dünyaya hükmeden Batı emperyalizminin uzantısı olan ABD’deki Anglosaksonların diğer bütün ırklara ve dinlere karşı yıllardır takınmış oldukları tavırlarının patlaması. Yani uyguladıkları ayrımcılığın bir sonucu. Neticede oradaki Meksikalı da, Hintli de Amerikan vatandaşı olmuş ama adamlar hepsini aşağılıyor. Onları ikinci sınıf vatandaş gibi görüyor. Yani şu anda başta kim olursa olsun, bu, ABD’nin geleneksel, kendi ülkesinde yaşayan milyonlarca sözde Amerikalı olan ama kendi ırkı diye tanımladıkları Anglosakson sınıfına girmeyenlere karşı yaptığı baskının patlaması, olaya öyle bakmak lazım.”

Sorun sadece Trump’ın tavrı değil anlamında mı?

“Bu sadece Trump’ın bakış açısı değil. Demokratlar geldiği zaman da çok değişmeyecek, sadece siyaseten onlar biraz farklı görünecekler. İşin vahim tarafı o. Bunlar ABD’yi yönetenlerin genlerine işlemiş. Trump olmasa, iktidarda şu anda Demokratlar da olsa böyle bir patlama olurdu. Belki üç ay sonra, belki beş ay sonra olurdu ama yine olurdu. Trump bunu biraz daha hızlandırdı, yoksa ne yazık ki kuruluşundan beri güttükleri politika ırkçı, kafatasçı, ari ırk yaratacak gibi, diğerlerini hep aşağılayıp horlayan cinsten. Ha Demokratlar biraz daha hak verir gözüküyorlar falan ama aslında birbirlerinden farkı yok.”

Ari ırk derken?

“Hitler Almanyası’na benzetebilirsiniz. Hitler Almanyası’nın yaptığını aslında Amerikalılar kuruluşlarından bu yana yani 250 yıldır yapıyorlar. Tabii bu arada bir sürü katliamlar var, acımasızlıkları var. En vahim örneği, bırak Vietnam’ı falan, Japonya’da atom bombasını sivil halkın üzerine attı. Milyonlarca sivili öldüren adamdan ne beklenir, aynı gen. Bunun hiç affı maffı yok. O dönemde ABD’de fabrikada sanayide çalışan Japonları da tutukluyorlar. Bombaları atmadan bir iki gün evvel ya da attıktan hemen sonra. Yani ABD’de yaşayan, oraya bir sürü hizmet etmiş de olsa, o insanlara bakış fark etmiyor. Bir şey yapmasınlar diye tutukladılar denilebilir ama yine de adamların ne kadar gaddar ve acımasız olduğunun en güzel göstergelerinden biri...”

Peki ya Trump’ın olayları yatıştırmak için orduyu göreve çağırması ve Pentagon’un yok demesi, bunun ABD’deki genetik konuyla ilgisi var mı? Asal, devam ediyor:

“Ordu bile karışmak istemedi çünkü göstericiler haklı. Bu birikimin patlaması. Buna müdahale ederse, ordu da kötü olur kendi halkına karşı. Bir de ordu dediğin, sadece Anglosaksonlardan değil, ordunun içinde de zencisi, İspanyol’u, Meksikalısı da var. Polisin içerisinde de öyle. Ordu saf apayrı bir grup, yani Trump’ın kafasında oluşturmak istediği ari grup değil. Onun için ordunun komutanları Trump’a destek çıkmamakla akıllılık ettiler. Siyasi anlamda söylemiyorum, kendi geleneksel anlamda halkın düşmanlığını nefretini niye kazansın?”

Ordu müdahale etseydi ne olabilirdi?

“Ordu müdahale etse, halkla ordu karşı karşıya gelse, ordu mensupları 40-50 kişiyi öldürmek zorunda kalsa ne olur? ABD darmaduman olur. ABD’de silahlanma korkunç, silah almak serbest. Yani öyle bir noktaya gelirse, tamam, kolay kolay gelmez ama geldi mi de kimse kolay kolay durduramaz. Öyle gaz sıkmakla falan durmaz, bastırılmaz bu iş. Hepsinin elinde silah var kim durdurabilir bunu? Halkın karşısına ordu F-35’le gelmeyecek ki. İç harp çıkar. Ordu komutanları Trump’ı dinlememekle akıllılık yaptılar...”