Partilerde üye demek oy demek mi?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Ocak 2022 itibarıyla siyasi partilerin üye sayılarını güncelledi. Bir önceki verilere göre, genelde hemen her partide az ya da çok bir üye artışı söz konusu. Bu bağlamda da AKP’nin 11 milyon 64 bin 747, CHP’nin 1 milyon 312 bin 891, İyi Parti’nin 512 bin 543, MHP’nin 476 bin 869 üyesi bulunuyor. DP’nin üye sayısı 403 bin 758 olarak kayıtlara geçerken SP’nin 271 bin 456, BBP’nin 80 bin 193, HDP’nin 41 bin 742, DSP’nin 30 bin 681 üyesi var. Son dönemde kurulan siyasi partilerden Yeniden Refah Partisi 165 bin 418, DEVA Partisi 102 bin 896, Gelecek Partisi 45 bin 682, Memleket Partisi 17 bin 884, Türkiye Değişim Partisi 7 bin 521, Zafer Partisi 109 üyeye sahip. Yani siyaset sahnesinde liderler arasındaki polemiklerin ve kamuoyu araştırmalarının oransal sonuçlarına odaklı hararetli tartışmaların yanı sıra partilerin olmazsa olmazları üye sayıları bağlamında bir çekişme de söz konusu. Şöyle ki parti üyeliği niceliksel anlamda partiler için çok önemli. Partilerin üye sayısı ne kadar fazla olursa, bu durum toplumsal destek şeklinde kabul ediliyor, kitle nezdindeki kabul düzeyinin yüksekliği olarak algılanıyor, bundan da övünç duyuluyor. Dolayısıyla, bu anlamda kritik nokta da üye sayısı ile sandık başarısı arasındaki bağlantı. Çünkü, evet, üyeler oy anlamında sayısal katkılarının yanı sıra, özellikle seçim sürecindeki çalışmalarıyla hem seçmeni sandığa çekerler hem de yeni seçmenleri partilerine kazandırabilirler ama bu niceliksel durumun niteliğiyle de bağlantılı bir konu. Yani tam anlamıyla hakiki üyelikle. Nasılını yılların politikacısı, 17. dönem İstanbul Milletvekili Yılmaz Hastürk anlatıyor:

“Partilere üyeler iki türlü kaydolur. Bir tanesi kendi arzusuyla, isteğiyle, bir hedefle kişisel direkt kaydolur. Bu hakiki üyedir. Diğeri de köy ağası, aşiret reisi, kanaat önderi gibilerin kendisiyle birlikte etrafındaki herkesi de kaydettirdiği toplu kayıtlar olur. Bunun örneği de daha birkaç ay önce ana muhalefet partisine katılımla yaşandı. Bunlar daha çok partiyle menfaat ilintisi, hesabı olanların kendisinin gücünü göstermek için yaptığı faaliyetlerdir. Ve bu özellikle de seçimlere yakın dönemlerde yaşanır. Belediye Meclisi’ne, İl Genel Meclisi’ne seçilmek isteyenler partide bir güçlerinin olduğunu, kendisinin ciddi bir oy potansiyeline sahip olduğunu göstermek için kendisi ve hısım akrabasıyla, dayısıyla, onların çocuklarıyla, böyle ailecek katılırlar. Ya da küçük, orta ölçekte işverenlerden biri katıldı mı kendi çalışanını da etkiler, çalışan ‘a’ partilidir ama iş yeri sahibi ‘b’ partisine gidince o da mecburen katılmak zorunda kalır. Ne yapsın, ekmek parası. Bir de menfaat bağlantıları ve işsizliğin arttığı dönemlerde hakiki kayıtlardan bahsetmek mümkün değildir. Yani özellikle toplu kayıtların hiçbiri sağlıklı değildir. Her dönemde her parti için.”

Hangi anlamda?

“Üye sayısının yüksekliğe elbette ki önemli. Üye olanların şu anda üye olmayıp da oy kullanacak yakınları da var. O nedenle, üye sayısını üçle, dörtle çarpacaksın ama partiye kendi isteğiyle gelenler dışında dönemsel olarak toplu kayıtları yapılanlar genellikle sık sık yer değiştirirler. Mesela, herhangi bir partinin ilçe başkanı çok kayıt yaptığını çok başarılı olduğunu, partisine teveccüh gösterildiğini ispatlamak için törenler düzenler. Genellikle bu törenlerde de bazen parti genel başkanı, bazen ise yüksek düzeydeki kişiler törenle rozet takarlar. Ama bunlar kemik oylardan sayılmazlar.”

Üye demek oy demek değil yani?

“Hayır, hiç mümkün değil. Çünkü kayıt şeklinin işleyişi bu. Böyle bir işleyiş tarzında hakiki üye sayısını bulabilmek mümkün değil. Yeni bir partinin üye kaydı ise daha çok genel başkanın geçerliliğiyle ilgilidir. Dolayısıyla, mevcut kayıtlardaki miktar hiçbir siyasi partinin oy oranı değildir. Zaten hepsi hakiki üye olsa ilk seçimin galibi, mağlubu bugünden belli olur. Ama kamuoyu araştırmalarının sonuçları da ortada.”

Özetle, siyasi arena kıpır kıpır. Bir yanda ittifak bileşenleri arasında denge hesapları, yeni birliktelik arayışları ve aday kim olacak, olmalı çekişmeleri yaşanıyor. Diğer yanda da ucundan ya da dolaylı olarak ittifaklara tutunma arayışları içinde olan bazı partiler ve kişiler var. Tabii bir de hem hakiki üyelik hem de üyelik adı altında farklı beklentiler durumu da söz konusu. Yani şimdilerde siyasi cazibenin pik yapmasında herkesin hesabı başka.