Türbana sağlık raporu

Türbana sağlık raporu


Tunca BENGİN

     Kılık - Kıyafet Yönetmeliği uyarınca kamu kuruluşlarında türban kesinlikle yasak. FP'li belediyelerde yasak delinse de devletin memuru, öğretmeni, sağlık personeli buna uymak zorunda. Peki kim denetleyecek? Devletin bakanı, müsteşarı, müdürü... Ya; balık baştan kokuyorsa!..
       Belgeleriyle aktaracağım örnek İstanbul'dan. Konunun direkt muhatabı üç - dört ay önce göreve atanan İstanbul İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mecit Çalışkan. Ve de onu bu makama layık gören Sağlık Bakanı Osman Durmuş... Gelelim iddiaya ve belgelerine: Olay, son seçimde MHP'den İstanbul 1. Bölge 6. sıra milletvekili adayı olan Çalışkan'ın Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekim Yardımcılığı dönemine uzanıyor. Doktor Bey, o tarihlerde Gelenbevi Lisesi Edebiyat Öğretmeni Şükriye Çakır'a 'derslere başını örterek girmesi uygundur' diye rapor veriyor. Hem de üç kez... Konu müfettişlere intikal ediyor.

Müfettiş kuşkusu

     Sağlık Müdürlüğü ile Milli Eğitim Müdürlüğü arasındaki yazışmalar tenis topuna dönüyor. İşte; müfettişler Zeki Yıldız ve Abdülkadir Erdoğan'ın 28 Mayıs 1999 tarih, 410\51 sayılı raporu:
     "08. 03. 1999 gün 410\1408 sayılı görevlendirme emirleri ile inceleme\soruşturmaya başlanılmış olup, ilimiz Fatih İlçesi Gelenbevi Lisesi Edebiyat Öğretmeni Şükriye Çakır'ın başörtülü görev yapmasına gerekçe olarak Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden Anxyete - Pelod teşhisi ile başını örtmesi uygundur raporu aldığı görülmektedir. Adı geçen öğretmene üç kez verilen bu raporların Milli Eğitim Bakanlığımıza bağlı sağlık kuruluşları yerine anılan hastaneden, üç kez Dr. Mecit Çalışkan imzasıyla verilmiş olması dikkat ve kuşku ortaya çıkarmaktadır."
       Raporda "Eğer, teşhis, tedavi, karar fenne uygun ise (Tedavi süresince başını örtmesi sosyal konumu gereğine uygundur) kapsamına türban başta olmak üzere, çarşaf gibi dini kisveler ve mini etek, blucin gibi giyim tarzlarının alınıp alınamayacağı" da soruluyor. Rapor, 23 Haziran 1999'da da Milli Eğitim Müdürü Ömer Balıbey imzasıyla İl Sağlık Müdürlüğü'ne gönderilmiş. Bugün o makamda oturan kişi ise Mecit Çalışkan...
     
Bu arada bir başka iddia daha... Çalışkan'ın yardımcısı Canbey Avşar'ın eşi Ferdane Hanım da türbanlıymış... Olabilir ama; devlet memuru değilse... Ancak Ferdane Hanım da sağlık personeli. Hemşire kadrosuna karşın, müdürlük bünyesinde laborant olarak görev yapıyor. İddia o ki; türbanını hiç çıkarmıyor. Son bomba da Canbey Avşar'ın personelden sorumlu olması. Yani İstanbul'daki 20 bin (doktor, hemşire, memur) sağlık çalışanından!... Gerisini siz düşünün.

Soruşturma değildi

     Bakalım Çalışkan ne diyor? Yanıtlarını aynen aktarıyorum:
     "Geçmişte bir hanımefendiye rapor vermişiz. Ama bunun türbanla alakası yok. Hem bu soruşturma da değildi. Milli Eğitim Müdürlüğü'nden soru yöneltildi, yanıtladık. Anxyete - Pelod denilen olay; bunaltıya, sıkıntıya dayalı saç dökülmesi. Tıpta çok bilinen bir olay. Kişi saçta dökülme olduğu zaman bunu bir noktada kamufle etmek amacıyla başını örtebilir. Başörtü, bone ya da peruk takabilir. O bizim konumuz değil."
       Peki, aynı raporun üst üste üç kez tarafınızdan verilmesi tesadüf mü?
     "Tarihlerini hatırlamıyorum. Ancak psikiyatride hasta tedavisi bir sene de sürer, üç sene de. O süreçte gereken neyse o yapılmıştır. Soruşturmayla alakası yok."

Kampanyaya destek

     İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanlığı'nın okullar için başlattığı 'Ver Kağıt Al Ağaç' kampanyasını duyurmuştuk. Kamuoyunun tepkisi olumlu ama; aksayan yönler var. Okurumuz Doğan Öner şöyle diyor:
     "Apartmanımızda her gün 10 gazete atılmak üzere kapıcıya veriliyor. Çoğu kez de evsel atık konteynerlerine gidiyor. Biriktirsek çok yer kaplıyor. Okullara yeterli hacimde gazete kağıt konteyneri verilse ve bunların alınması için kamyon servisi sağlanması konusunda Temizlik İşleri Müdürlüğü ile Milli Eğitim Müdürlüğü arasında eşgüdüm yapılsa amaca daha kolay ulaşılabileceğini düşünüyorum."



Yazara E-Posta: tbengin@milliyet.com.tr