‘Soçi’den taviz vermeyeceğiz’

İdlib’de şubat sonu itibarıyla rejim güçlerinin gözlem noktalarımızın gerisine çekilmesi uyarısını tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz ‘çekilmemeleri halinde gereğini yaparız’ dedik. Soçi Mutabakatı’nın gereğinin yerine getirilmesi lazım ve bu konuda taviz vermemiz mümkün değil” dedi.

‘Soçi’den taviz vermeyeceğiz’



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İdlib için şubat ayı sonuna kadar rejime süre verilmesine ilişkin olarak “Oradaki gözlem kulelerimizi tahkim ettik, tahkim etmeye de devam ediyoruz. Buradan bu unsurların güneye çekilmelerini söyledik. ‘Çekilmemeleri halinde gereğini yaparız’ dedik. Soçi Mutabakatı bu konuda neye amir ise biz gereğini istiyoruz. Bunun gereğinin yerine getirilmesi lazım ve bu konuda taviz vermemiz mümkün değil” ifadelerini kullandı. “FETÖ’nün siyasi ayağı” tartışmaları üzerinden CHP lideri Kılıçdaroğlu’na yüklenen Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun ‘Yakında iktidar oluyoruz’ sözleri için de “Aç tavuk kendini buğday ambarında sanırmış” değerlendirmesinde bulundu.

Azerbaycan ziyareti dönüşünde uçaktaki gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

DÖRTLÜ ZİRVE: Bu dörtlü zirve konusunda şu anda ‘kesin değil’ dersem daha yeridir. Çünkü Sayın Putin ‘Biz bunu ikimiz beraber yapsak daha isabetli olur’ gibi bir teklif getirince, ben dedim ki ‘Bu da olabilir, dörtlü de olabilir. Şu anda İdlib’de bizim ikimizin kararı çok büyük önem arz ediyor.’ Tarih konusunda hemen hemen mutabık sayılırız, yani 5 Mart itibarıyla… Yeri itibarıyla büyük ihtimalle İstanbul olacak... Heyetler arası görüşmenin neticesine göre de biz tekrar telefon diplomasisini devam ettireceğiz.

KULELERİ TAHKİM ETTİK: (İdlib için rejime verilen süre) Bizim şubat sonu tabirimiz tamamıyla bizim gözlem noktalarımız ile alakalıdır. Çünkü gözetleme noktalarımıza yönelik bir kuşatma söz konusu ve bu kuşatmaya müsaade edemeyiz. Bunların geri çekilmesinin gereğini biz kendimiz uyguladık. Bu arada da gözetleme kulelerimizi tahkim ettik, tahkim etmeye de devam ediyoruz. Buradan bu unsurların güneye çekilmelerini söyledik. ‘Çekilmemeleri halinde gereğini yaparız’ dedik. Soçi Mutabakatı bu konuda neye amir ise biz gereğini istiyoruz. Bunun gereğinin yerine getirilmesi lazım ve bu konuda taviz vermemiz mümkün değil... Tabii bunlar ikide bir ‘Burası Türkiye’nin girmesi halinde bir işgaldir’ şeklinde bir yanlış yapıyorlar. Biz ne diyoruz onlara? Biz burada Adana Mutabakatı ile varız. Şu anda biz orada terör örgütlerini kovalıyoruz. Bu bazen PKK’dır, YPG’dir, PYD’dir, bazen DEAŞ’tır ya da diğer terör örgütleridir. Bunlarla meşgulüz...

Buradaki konumumuzu biz Adana Mutabakatı’ndan icazet alarak yerine getirdik ve yerine de getiriyoruz. Türkiye burada işgalci değildir... Bizi Suriye halkı çağırdı ve onların daveti ile oradayız..

TEK ÇADIR KURDULAR MI?: Oralara bomba yağdıranlar, asgarisinden söylüyorum, bir araştırın bakın, tek çadır kurmuşlar mı? Varil bombalarından kaçan 4 milyona yakın Suriye vatandaşı nereye geldi? Peki bu vatandaşlar Türkiye’ye geldikleri zaman bunları kim bağrına bastı? Biz bastık. Şu anda biz AFAD’ımızla, Kızılay’ımızla hemen yoğun şekilde briket barınaklar yapmaya başladık. Sayın Merkel’e Son görüşmemizde ‘hala bu para yok’ dedik. Para önce BM Mülteciler Komiserliği’ne gidecekmiş, onlar onay verirse Kızılay’a gelecekmiş. Kızılay diyor ki ‘maalesef hala onay vermediler.’ Merkel ‘para hazır, her an oraya gönderebiliriz’ diyor. Bu nasıl hazır? Millet orada karda, çamurda, soğukta donuyor. Biz 25-30 metrekarelik briket barakaları yapmaya devam ediyoruz. Biz yoğun şekilde adeta Atme kamplarının çok daha büyüğünü Suriye topraklarına yapıyoruz.

‘Zannedilmesin ki her taraf sütliman’

(FETÖ’nün siyasi ayağı ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun HTS kayıtları çağrısı) Bu konularla alakalı HTS kayıtlarının zamanlamaları çok önemli. (Yurtta Sulh) Konseyin şu anda içinde olup dedikoduları yapılanlarla alakalı zannediyorum bu kayıtlar ortaya döküldüğünde Türkiye’de çok daha farklı bir hava eser ve esecektir. Bunun için bizim de biraz sabırlı olmamız gerekiyor. Bu adımlar da atılacaktır. Böyle şu anda bazı şeyler açıklanmıyor diye her taraf süt limandır zannedilmesin. Açıklandığı anda zaten artık kel görünecektir.

AÇ TAVUK: (Kılıçdaroğlu’nun ‘Yakında iktidar oluyoruz’ sözleri) Aç tavuk kendini buğday ambarında sanırmış. Başka bir şeye gerek var mı? 50 yıl, 60 yıl oldu hep böyle söylediler. Yani maalesef yalandan başka hiçbir sermayeleri yok. Şimdi hepsi bir araya gelecekler… Bizim Erbakan Hoca’nın bir lafı var derdi ki ‘40 çürük yumurtadan bir sağlam yumurta olmaz.’ Bunların hepsi çürük yumurta. Bunlardan bir sağlam yumurta olmaz. Hepsi bir araya gelsin, topu bir araya gelsin, bunlardan bir şey olmaz. (HDP ittifak çağrıları) Durmadan genel başkan değişir mi? Biri gidiyor biri geliyor… Bitmedi, bundan sonra da olur çok kısa zaman içerisinde. Çünkü bunların yargı ile olan süreçleri çok yoğun işleyecek, yeni yeni dosyalar her an gelebilir. ‘Cumhurbaşkanı niye bunu söyledi’ demeyin. Gelebilir, çünkü her şey ortada. Yaptıkları her şey suç. Burası hukuk devleti ise sen bu ülkedeki hukukun bütün gereklerine uyacaksın. Uymazsan uydururlar.

EMEKLİ İKRAMİYELERİ KALKACAK MI: Ne onun kaldırılması var, ne ikramiyelerin kaldırılması var. Öyle bir şey yok. Kaldıracaksak bunu benim anons etmem lazım, partimizin sözcüsünün anons etmesi lazım veya Cumhurbaşkanlığı sözcüsünün anons etmesi lazım. Böyle bir sahtekarlık olur mu? Bunu ortaya atanların derdi başka.

‘Ellerinde Patriot yok’

Sayın Trump ile görüştüğümde bir destek sözü vardı. Ama henüz bir destek söz konusu değil. Görünen o ki bu ara bir daha görüşmemiz gerecek. İlgili arkadaşlarımız muhatapları ile görüşmeler yapacak. Patriot meselesine gelince, ben çok net olarak söyleyeyim, şu anda Amerika’nın bize vereceği Patriot yok. ‘Biz sizden de Patriot alabiliriz’ teklifimizi yaptık. Ama şu anda benim aldığım istihbarat ise verebilecekleri bir Patriot yok. Ellerinde böyle bir şey yok... Şimdi bizde sadece İspanya Patriot’u var, bunun dışında da böyle bir şey söz konusu değil.

‘Zengin olması onu kurtarmaya yetmemelidir’

(Osman Kavala tahliye tartışmaları) Benim polisime ‘katil’ demenin bedelini kim ödeyecek? O günlerin bütün çekimleri yok mu? Var. Bu zatın bir defa o terör örgütleri ile beraber görüntüleri var. İşin içinde aktör ve bu aktör ile ilgili olanlar bitenler ortada. Ben burada ister istemez topu yargıya atacağım. Yargı hala ‘Gezi ile bunun alakası yok’ diyorsa kusura bakmasınlar, ortada bir gerçek var... Bence bütün medyanın bu konuda üzerine düşen görevi yapması lazım. Ben bunun suç duyurusunu şu anda yapıyorum. Adamın çok zengin olmasının, zengin sosyalist olmasının onu kurtarmaya yetmemesi lazım. Çünkü Gezi bu ülkeye bir ihanet olayıdır. Bu vatana ihanet olayıdır. Bunu en kritik anda yaşayan şahsımdır. Zira Dolmabahçe’deki ofisimizin girmeye çalıştılar ve ofisin karşısına çok çirkin adice sloganlar yazdılar. Bezmialem Valide Sultan Camiini 3 gün işgal ettiler. İçeriden bira kutuları çıktı.

Biz o çukura düşmeyeceğiz’

(Fox TV tartışmaları) Bu malum televizyon kanalıyla ilgili orada biraz da celallenmemin sebebi de böyle bir yalan haberdi. Benim ilçem ile alakalı, Rize, Güneysu HES ile alakalı bir haber… Bu malum kanalın kameramanları, muhabirleri de oraya gitmişler. Malum aşırı ucun avukatlarından bir avukat, hep beraber orada. AK Partili birkaç kişiyi de tezgaha düşürüyorlar, ‘Oy zamanı kapımızı çalarlar, bunu yaparken bize mi sordular’ gibi söylemler… İş tamamen ayağa düşmüş, ama bunların işi gücü bu değil ki; tamamen değişik bir yalan uydurmak suretiyle acaba biz ülke genelindeki meşruiyetimizi nasıl kazanabiliriz diye bakıyorlar... Bir ara Bay Kemal çıktı başladı ‘şu tv, şu gazete, şöyle yapacağız, böyle yapacağız.’ Şimdi bizden de aynı şeyi bekliyorlar. Tabii biz o çukura düşmeyiz, o onlara kalsın ama ne yazık ki o televizyon kanalının malum geçmişteki patronu belli, şu anda da malum.. Biz işimize bakacağız. Onlar iftira atmaya devam etsinler ve bizim karşımızda Allah’ın izniyle tutunamayacaklar.