2021’e güçlü başladık şimdi sıra yeni adımda

31 Ocak 2021

Piyasalar 2021’e olumlu başladı ancak son hafta sert dalgalanma yaşadı. Borsadaki satışların düzeltme niteliğinde kalabilmesi finansal veriler ve TCMB’nin adımlarına bağlı.Piyasalar ocak ayına güçlü başladı. Fakat ayın son haftasında oldukça volatil bir görünüm sergilendi. Borsada ekim ayından bu yana en kötü performans gözlenirken BIST 100 Endeksi 50 günlük ortalamasını test etti. Aynı şekilde haftalık bazda da sekiz haftalık ortalamalara geriledi. Endeksin haftalık verileri zirve dönüşlerinde iki ya da üç hafta düşüş yaşanabileceğini gösteriyor. Sonrasındaysa hızlı toparlanma gerçekleşmemişse gelinen seviyelerde bir süre yatay hareket gündeme geliyor. Ocak ayında borsa yüzde 0,22 oranında değer kaybetti. Dolar kuru 7,43 TL’den başladığı ayı 7,31’den tamamladı. Yüzde 1,56 değer kaybetti. Euro’daki değer kaybı yüzde 3 oldu. Altının onsu 1.892 dolardan başladığı ocak ayını 1.865 dolardan tamamladı ve yüzde 1,46 değer kaybetti. Gümüşün onsu ise 26 dolardan 26,48 dolara yükseldi ve yüzde 1,85 değerlendi. Borsada ise hisse bazında güçlü hareketler görülüyor.

Borsada hikâye sürüyor

Endeks son üç haftadır kademeli artan bir satış baskısı altında. Buna göre üç olasılık öne çıkıyor. Endeks;

1) Bu hafta 1.510’u aşabilir ve yeniden yükselen trendine döner.

2) 1.510 seviyesini aşamaz ve yatay hareket eder. Bu halde güç toplar.

Yazının devamı...

Kurda düşüş beklentisi güçleniyor

26 Ocak 2021

Dolar kurunda düşüş yönündeki beklentiler güçlendi. Goldman Sachs, dolar/TL tahminini aşağı yönlü revize etti. Piyasaların iyimserliği sürüyor.

Piyasalarda güçlü iyimserlik sürüyor. TL varlıklara olumlu değerlendirmeler sürüyor. Goldman Sachs, dolar/TL beklentisini düşürürken kur tahminini aşağı yönlü revize etti. Yakın vadede daha fazla kazanım öngörmekle birlikte, “Türk Lirası’ndaki değerlenmenin sınırlı olabileceği” uyarısında bulundu. Üç aylık dolar/TL beklentisini 7.50’den 7.00’ye, altı aylık beklentisini 7.75’den 7.00’ye ve 12 aylık beklentisini 8’den 7.50’ye düşürdü. Risklere de dikkat çekti ve üç aylık tahminde, “TL’nin gücü, döviz rezervlerinin yeniden biriktirilmesi amacıyla gerekli bir teşebbüsle sınırlanabilir” vurgusunda bulundu.

Küresel bazda iyimser havanın varlığı TL varlıkların mevcut durumunu güçlendiriyor. Bunun nedeni aşılama süreci. Aşılama ile birlikte, normalleşmenin hız kazanması bekleniyor. Petrol fiyatlarına bakıldığında Brent petrolün varil fiyatı 6 Kasım’da 39.8 dolarken 25 Ocak itibarıyla 55.47 dolara çıktı. Brent petrolün varil fiyatı kasımdan bu yana yüzde 40 değer kazandı. Risk iştahı yükseldi. Aşılama sürecinin zaman alacağını ise yavaş ilerleyen süreçten gözlemlemekteyiz. Ekonomilerde destek ve teşvik paketleri etkilerini sürdürmeye devam edecektir. Bunun da yansımalarını piyasalarda görmeye devam edeceğiz. Öte yandan fiyat düşüşlerinde gümüş alınmaya devam edilebilir. 2021’de öne çıkmaya devam edecektir.

Reformlar ve ABD ile ilişkiler

İlerleyen günlerde reformların hayata geçmesi ve ABD ile ilişkilerde ılımlı bir hava kurdaki gerileme eğilimini destekleyebilecektir. Burada takip edilecek seviye 7.24 olacaktır. Altına gerilemesi durumundaysa 6.85 ve 6.50 seviyeleri gündeme gelebilecektir. Ancak ABD ile ilişkilerde olası gerilimler ve reformlardan istenilen sonuçların alınamaması, rezervlerin ekside olması, ödenecek dış borçlar göz önünde bulundurulduğunda kurlarda ağırlıklı olarak yatay bir bant hareketi yaşanabileceğini gösteriyor. Olası aşağı hareketlerde 7.24, yukarı hareketlerdeyse 7.50 seviyeleri takip edilecek.

TCMB’nin son toplantısının etkisi sürüyor

Merkez Bankası’nın (TCMB) ocak toplantısında faiz artışı gerçekleşmese de parasal sıkılaştırmaya vurgu yapılması ve metinde TCMB’nin gelişmeleri izleyerek ilave tedbirler alabileceğini vurgulaması piyasaları rahatlattı.

Yazının devamı...

Sıcak para gelirken TL önerileri arttı

24 Ocak 2021

Türk Lirası cinsindeki varlıkların ucuzluğu yabancı yatırımcının ilgisini çekmeye başladı. Son iki ayda piyasalara beş milyar dolar girdi. Bu yılın ilk yarısı boyunca TL varlıklar ilgi görmeye devam edecekPiyasalar sıcak para etkisiyle güçlenirken dolar/TL kuru 7.50 seviyesinin altında hareket ediyor. TCMB’nin ocak toplantısında faizi artırmamasına rağmen, bunun iletişimini iyi yapması ve politika metninde sıkı para duruşunun süreceğini belirtmesi, faiz artırımı kadar etki yaparak dolar kurunu baskıladı. Borsaya ve fonlara ilgi devam etti. Ekonomi yönetiminin değişmesi ve yeni atılan normalleşme adımları ile birlikte yabancılar son 2 ayda 1.9 milyar dolarlık hisse, 3 milyar dolarlık tahvil alımı ile toplamda 5 milyar dolarlık portföy yatırımı yaptı.

2 göstergeye dikkat!
Yılın ilk yarısında sıcak para akışının etkisini hissettirmeye devam etmesi beklenmeli. Global ölçekte piyasalarda dolaşan sermayenin yöneliminde iki faktör etkili oluyor.

1- Kredi risk primi en önemli gösterge olarak öne çıkıyor. Geçtiğimiz yıl 29 Ocak 2020’de kredi risk primi 234 seviyesinde bulunurken 10 Mayıs 2020’de 643’e kadar yükseldi. Bu yıla geldiğimizde ise 9 Ocak 2021’de 305 olan risk primi şimdilerde 329 seviyesinde. Geçen yıla göre aşağı yönlü bir eğilim var fakat hala 300’ün üzerinde ve bu oran yüksek. Risk primindeki gerileme sıcak para akışını doğrudan etkiliyor.
2- Sıcak para akışında önemli ikinci gösterge faizler. Bunun nedeni ise gelen paranın yüksek getiri araması. Gösterge faiz 2020’nin mayıs ayının ilk haftasında yüzde 8.35 idi. Şimdi ise 14.70. Politika faizi 2020’nin mayıs ayında 8.25 iken Ocak 2021 itibari ile iki katından fazla artarak 17 oldu. Yabancı para mevduat faiz oranlarında da artış gözlenmekte. Geçtiğimiz yıl mart ayında 3 ay vadeli dolar için 2.60 ve euro için 0.75 olan faiz oranı kasımda yüzde 4 ve 2.80’e çıktı. Aynı sürede dolar kuru 6.61 TL’den 7.41 TL’ye yükseldi. Bu da sıcak paranın akışını hızlandırdı.

Yazının devamı...

Yatırımcı hisse senedini sevdi

19 Ocak 2021

Hisse senedi piyasasındaki yatırımcı sayısında artış sürüyor. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre hisse senedi yatırımcısı 2 milyonu geçti

Koronavirüs salgın hastalığı ile birlikte hisse senetlerine küresel bazda ilgi en yüksek seviyeye çıkarken Türkiye’de yatırımcı sayısı zirve yaptı. Borsada Mart 2020’de yaşanan sert geri çekilmenin ardından endeks yükselişe geçerken değer kazanan hisseler yeni yatırımcıları da borsaya çekti. Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun (MKK) verilerine göre hisse senedi yatırımcı sayısı 2 milyonu aşarak, 15 Ocak 2021 itibarıyla 2 milyon 2 bin 873 kişi oldu.

Böylece 2020’nin başından bu yana 786 binin üzerinde yeni yatırımcı hisse senedi piyasasına katıldı. Geçen bir yılda pay senedi yatırımcı sayısındaki artış yüzde 65’i buldu. Toplam gelen yatırımcı sayısı içinde 12 bin 117’si ise yabancı. Yerli yatırımcının 6 bin 614’ü ise kurumsal. Yabancı yatırımcının ise 2 bin 808’i kurumsal.

Aşı beklentisi

Türkiye’de aşılama süreci hızlı başladı. Şubat ayında okulların ve mart ayında lokantaların açılması, kademeli olarak normalleşme eğilimi yönündeki beklenti piyasaları canlı tutuyor. Şimdilerde kâr satışları gözlense de hisse senetlerine ilgi korunuyor. İlerleyen süreçte gelecek aşı miktarındaki artışla birlikte toplumun geniş kesimi aşıya kavuşacak. Halihazırda öncelik sağlık sektörü çalışanlarında ve Sağlık Bakanlığı verilerine göre 700 bini aşkın kişi kısa sürede aşılandı. Diğer ülkelere göre Türkiye’de aşılamanın hızlı gerçekleşebilmesi vaka sayılarının da hızlı şekilde ivme kaybetmesine olanak tanıyacaktır. Bu da reel sektörün daha çabuk normalleşmesine imkân verecektir. Bu beklenti beraberinde hisse senedi piyasalarını canlı tutuyor ve alıcıları motive eden en önemli güç. Veriler ise yılbaşından bu yana yaşanan sert atak sonrasında kar satışlarının geldiğini söylüyor. Alıcıların kararlılığı ise endeksi destekleyecektir. BIST 100 Endeksi sekiz günlük ortalamanın altında üç gün boyunca kapanış yapmadığı sürece hisselere ilgi korunabilecek.

Haftanın ilk günü satışlarla başlamasına rağmen endeksin 1.508 seviyesini test ederek hızla toparlandığı ve 1.533’e çıktı. Gelen her olumlu haber alım için fırsat olarak değerlendiriliyor.

Hikayesi olan sektörler yükseliyor

Yazının devamı...

Dünyada getiride yükselen 5 sektör

17 Ocak 2021

Dünyada en yüksek getiri beklentisi beş sektörde odaklandı. İletişim ve bilgi teknolojileri, sağlık, finans, gıda ve perakende, endüstriyel metal alanında faaliyet yürüten şirketler yüksek seviyede ilgi görüyorPandemi etkisi küresel bazda hisse senedi beklentilerinde etkili olmaya devam ediyor. 15 Ocak 2021 itibariyle Türkiye, Fransa, ABD, Kanada, Almanya ve İngiltere’de hisse senetlerini 2021 getiri beklentilerine göre sıraladığımızda beş sektör öne çıktı. Bunlar iletişim ve bilgi teknolojileri, sağlık, finans, gıda ve perakende, endüstriyel metaller.

Küresel bazda pandeminin etkisini hissettirmeye devam etmesi sağlık hizmetlerinin ilgi odağında kalmasına yol açıyor. Başlamasına rağmen toplumun belli bir oranının aşılanmasının zaman alacağı biliniyor. Öte yandan virüsün mutasyona uğraması gündemde kalmaya devam edeceğini gösteriyor. Anlaşılıyor ki ileride farklı virüs senaryoları ile pandemi aynı güçte olmasa da gündemde kendisine yer bulabilecek.

Dünya ölçeğinde gelen kısıtlamalar insanları evlerde kalmaya yönlendirirken iletişim ve bilgi teknolojileri yatırımcıların gözde sektörlerine dönüştü. Artan fiyatlara rağmen büyüme potansiyellerini devam ettirmeleri nedeniyle yatırımların tercihlerinde ilk sırada geliyorlar. 2021 yılının ana beklenti içerisinde bu hisseler hemen öne çıkmakta.

Teknolojide 19 firma

Türkiye’de teknoloji sektöründe 19 firma var. İletişim sektöründe ise iki şirket. Teknoloji sektöründeki 19 şirketin sermayelerinin toplamı 2 milyar 879 milyon TL. Toplam piyasa değeri 59.2 milyar TL olan bu firmaların halka açık piyasa değeri ise 18 milyar 645 milyon TL. Borsanın toplam piyasa değeri ise 1 trilyon 833 milyar 561 milyon TL. Borsanın ancak yüzde 3’lük kısmı teknoloji şirketlerinden oluşuyor. Ancak ilerleyen süreçte mevcut şirketlerin teknoloji yatırımlarının daha da artacağı ve bu tablonun değiştiğini görmek pek de şaşırtıcı olmayacak. Sektör hisseleri ortalama 12.31 fiyat/kazanç oranıyla işlem görüyor: Yani mevcut piyasa değerleri yıllık karlarının 12.3 katı ve yatırılan paranın geri dönüş zamanlaması yaklaşık 12 yıl.

Büyüme potansiyeli

Sektördeki ortalama piyasa defter değeri 2.94. Bu oran sektörün büyüme potansiyeli düşünüldüğünde oldukça düşük. Sektörde 15 Ocak itibari ile piyasa defter değerine ve karlılığına göre en fazla primli işlem gören şirketler Kron Telekomünikasyon ve ARD Grup Bilişim Teknolojileri. Yatırımcıların bu şirketlere ilişkin beklentileri yüksek olduğu için Kron Telekomünikasyon hisseleri mevcut defter değerinin 18.87 katı fiyattan, ARD Grup Bilişim Teknolojileri hisselerini ise 9.8 katı fiyattan talep görmekte. Sektörün piyasa değeri yüksek ve değerleme oranları düşük favori hissesi ise Aselsan.

İletişim sektöründe yer alan iki şirket ise Turkcell ve Türk Telekom. İki şirketin toplam piyasa değeri 66 milyar TL. İletişim sektöründeki iki şirketin piyasa değeri teknoloji sektöründeki 19 şirketin 59 milyar TL olan piyasa değerinin üzerinde. İki sektörün toplam piyasa değeri borsanın toplam değerinin ancak yüzde 6.8’i yapıyor.

Yazının devamı...