Riskleri petrol ve ABD tahvili artırıyor

9 Mart 2021

Brent petrolün fiyatı 71 dolar ile 14 ayın zirvesinde, ABD tahvilleri 1.62 sınırında. Türkiye gibi ithalatçı ülkeler için petrol fiyatı risk oluştururken küresel enflasyon kaygıları artıyor.

Brent petrolün varil fiyatı 71 dolara çıkarak haftaya hızlı başladı. Suudi Arabistan’ın en büyük ham petrol terminallerinden Ras Tanura’ya yapılan saldırı bu yükselişte etkili oldu. Ras Tanura petrol terminali, küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde 7’sini karşılıyor. Saldırıda herhangi bir zarar gerçekleşmedi. Ancak petrolün 14 ayın zirvesine tırmanmasına neden oldu. Öte yandan ABD 10 yıllık tahvilleri yükselişte ve küresel bazda dolar talebi artıyor. Societe Generalle, ABD 10 yıl vadeli Hazine kağıdı getirileri için yıl sonu tahminini 50 baz puan artırarak yüzde 2’ye çıkardı. Dolar Endeksi (DXY) 92.183’le 14 haftanın en yüksek seviyesini, dolar/TL ise 7.70’in üzerini gördü.

1.9 trilyon dolar

Oldukça hareketli bir dönem yaşanacağını görüyoruz. Aşılamanın yaygınlaşması ile birlikte piyasalarda dengeler değişecektir. Böylesi bir ortamda güvenli liman olarak görülen enstrümanlar ilgi görmeye devam edecek. Ülkeler enflasyonla mücadele için faizleri artırmak zorunda kalacak. Bu da yeni fiyat dengelerinin oluşmasına yol açacaktır.  

Hafta sonu, uzun bir süredir beklenen 1.9 trilyon dolarlık teşvik paketi ABD’de Senato’dan geçti. Paket piyasalarda bir rahatlamaya neden olsa da enflasyon kaygılarını gündemde tutacağı için temkinli değerlendiriliyor.

Artan kaygılar risk primini tırmandırdı. Türkiye’nin CDS’i 338 baz puana çıkarak 2021 yılının zirvesine ulaşmış oldu.

Yazının devamı...

Sakinliğini koruyan kazanacak

7 Mart 2021

Piyasalarda mart oynaklığı başladı. Enflasyon yüzde 15.61 ve nisanda tepe yapacak. ABD tahvili ve kurlar hareketli. Borsada sakin kalan ve güçlü hisselerde olanlar kazanacak

Volatilite ve hareketlilik yükseldi. ABD’de tarım dışı istihdam şubat ayında 379 bin arttı. Beklenti 210 bin artış yaşanması yönündeydi. Beklentiyi aşan tarım dışı istihdam verisi sonrası 10 yıllık ABD tahvil faizi yüzde 1.62 ile 25 Şubat’tan bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Borsa haftayı 1.541’den tamamlarken dolar kuru 7.53 TL, faiz 16.01 ve gram altın 411 TL seviyesinde bulunuyor. İçeride enflasyon, dışarıda ABD 10 yıllık faizleri piyasaları yatırımcıları diken üzerinde tutuyor.



Piyasaların en zorlu dönemleri hareket marjlarının daraldığı, yukarı ya da aşağı yönde kararsızlığın arttığı, belirsizliğin hüküm sürdüğü zamanlardır. Borsa için de benzer bir dönemdeyiz. Yatırımcının izlediği fiyatlar karşısında “artık yeter” dediği nokta fiyatların da hareketlenme noktası olmakta. Büyük beklentilerle alınan hisseler prim yapmayınca hızlı şekilde hisseden soğumaya dönülüyor. Oysaki hisselerin belli hareket marjları, dinlenme istasyonları var. Her atak sonrası güçlü hisselerde soluklanma, hazmetme süreci yaşanabiliyor. Hissesi alınan şirket, kârlı ve bu kârlılığını sürdürdüğü sürece uzun vadede prim yapma potansiyelini de taşıyacaktır.

Yazının devamı...

Kurda izlenecek 6 gösterge ne?

2 Mart 2021

Piyasalarda oynaklık artsa da ana trendler korunuyor. Borsada yükseliş eğilimi geri çekilmeler yaşansa da sürüyor. Dolarda oynaklık ise henüz tepki niteliğinde.

Mart ayına ABD 10 yıllık tahvil faizlerindeki artışın etkisiyle türbülansla girdik. 10 yıl vadeli ABD Hazine tahvili faizi, 1.34 seviyesinden başladığı haftayı 1.49’dan tamamladı. Hafta içinde 1.61’e kadar yükseldi. Bir günlük yükselişi 10 baz puan oldu. Martın ilk gününde biraz daha sakin bir seyrin olduğu ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin 1.40 seviyesinde seyrettiği görülüyor.

Tahvil faizleri önemli... Zira bugün ABD’de 21 trilyon dolar büyüklüğüne ulaşan tahvil piyasası, tüm dünyada güvenli, riski düşük ve likit varlıklar olarak kabul ediliyor. Bu da tahvil faizlerinin yakından takip edilmesine yol açıyor. Yatırımcıların bu tahvillere değer vermesinin en önemli gerekçesiyse ödenmeme riskinin oldukça düşük görülmesi.

Önemli bir ölçüt

Bu da finansal piyasaların merkezindeki en önemli enstrüman olarak değerlendirilmesine yol açıyor. Söz konusu durum tahvil getirisinin diğer birçok finansal varlık enstrümanı açısından önemli bir ölçüt olmasına götürürken aynı zamanda oldukça hacimli kredilerde teminat verilmesi imkânını da sağlıyor.

Hal böyle olunca firmaların ve hükümetlerin nakit ihtiyaçlarında hızlı şekilde düşük maliyetle satılabilmeleri açısından bu tahvillerin güvenli ve istikrarlı bir enstrüman statüsünde kalmasına imkân veriyor. Devlet tahvillerinin seyrinde oluşan çok ufak değişimler dahi zincirleme etkisiyle tüm piyasalara etki edebilme özelliği taşıyor. ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin piyasaları bu kadar etkilemesinin asıl nedeni de bu.

Trend değişimi

Kurdaki dönüş hareketlerinin ana trendi; dolar endeksine ve makro ekonomik verilerdeki iyileşmeye bağlı. Kurun trend değişimlerinde izlenecek önemli göstergeler:

Yazının devamı...

Merkez sıkı davrandı yeni hamle gelir mi?

25 Şubat 2021

Dolar kuru 7.22 liraya yükselerek yeniden hareketlendi. Merkez Bankası sıkı para politikası adımlarıyla uyumlu yeni bir hamle yaptı. Merkez, yeni gelişmelerle daha ‘proaktif’ davranabilirSon günlerde, enflasyon kaygıları ile ABD tahvil faizleri sert bir şekilde yükselirken borsalarda satış yaşanıyor. Yurt içinde ise dolar kuru yeniden hareketlenmeye başladı.

Dolar/TL 7.22 seviyesine yükseldi. Kur 7 TL’nin altında kalıcı bir seyir izlemeyince Merkez Bankası (TCMB) yeni bir adım attı. Merkez, sıkı para politikası adımlarına uyumlu olarak Türk lirası zorunlu karşılık oranlarının tüm vade dilimlerinde ve yükümlülük türlerinde 200 baz puan artırılmasına, Türk lirası zorunlu karşılıkların döviz cinsinden tesis edilebilmesi üst sınırının yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürülmesine karar verdi.

TCMB Türk lirası zorunlu karşılıkların standart altın cinsinden tesis edilebilmesi üst sınırının yüzde 20’den yüzde 15’e düşürülmesine karar verdi. Ek olarak, Türk lirası cinsinden tesis edilen zorunlu karşılıklara uygulanacak faiz/nema oranı 150 baz puan artırılarak yüzde 13.5 olarak belirlendi.

Zorunlu karşılık ne?

Bu değişikliklerle rezerv opsiyonu kullanım oranlarının değişmemesi kaydıyla, bankacılık sisteminin zorunlu karşılıklarının yaklaşık 25 milyar TL (3.5 milyar dolar) artması, döviz ve altın rezervlerini yaklaşık 500 milyon dolar azaltması bekleniyor.

Zorunlu karşılık, mevduat kabul eden bankaların bu mevduatlara karşılık olarak Merkez Bankası’nda bulundurmak zorunda oldukları mevduatların oranı.

Böylece bankalar ileride karşılaşabilecekleri zorluklarda talep edip bu kaynakları kullanabilir. Bunun miktarının belirlendiği oran zorunlu karşılık oranıdır. Merkez Bankası, zorunlu karşılık oranını yükseltip azaltarak bankaların kredi miktarını ve maliyetini de etkileyebilmekte.

Artırılınca ne olur?

Yazının devamı...

Borsada sekiz banka defter değeri altında

23 Şubat 2021

Borsada işlem gören sekiz banka defter değerinin altında. Bankaların piyasa değeri özsermayelerinin altında ve dolar bazında tarihi dipteler

Borsa İstanbul’da yabancılar satış, yerliler ise alım yapıyor. Endeksi etkileyen güçlü hisselerde son bir yıldır yaşanan yabancı satışları hisselerin dip seviyelere gerilemesine neden oldu.

Banka sektör endeksi hisselerinin toplam piyasa değeri 25 milyar 242 milyon dolar. Borsanın toplam değeri ise 277 milyar 938 milyon dolar. Borsanın toplam büyüklüğünün yüzde 9’unu bankalar oluşturuyor.

Değerleme oranlarına baktığımız zaman; bankalar özsermayelerinin altında işlem görüyor. Halkbank’ın 42 milyar 930 milyon TL özsermayesi var, piyasa değeri 14 milyar 273 milyon TL. İş Bankası C’nin özsermayesi 67 milyar, piyasa değeri 26 milyar 954 milyon TL. Vakıfbank’ın 46.4 milyar TL özsermayesi var piyasa değeri 18.3 milyar TL.

Piyasa değeri; şirkete ait hisse fiyatının toplam hisse sayısıyla yani ödenmiş sermayesi ile çarpılarak hesaplanır. Örneğin 2 milyar 473 milyon sermayeye sahip olan Halkbank’ın borsadaki fiyatı 5.77 TL ise Halkbank’ın piyasa değeri; 2.473.776.224 * 5.77= 14.273.688.811 TL’dir.

Ya piyasa değeri?

Piyasa değeri hisse senedinin fiyatı ile bağlantılı olarak düşebilir ya da yükselebilir. Genellikle büyüklüğü anlatmak için kullanılır. Piyasa değeri büyüdükçe şirketlerin ve bankaların etki değerleri de artar. İş hacmini genişletebilirler. Rekabet avantajı sağlarlar. Şirketlerin ve bankaların değerleme oranları içerisinde en dikkat çekici oranlardan biri piyasa değeri/defter değeri (özsermaye) oranıdır. Şirketin piyasa değeri özsermayesinin altına inmişse hisselerdeki satışların aşırı olduğu değerlendirilmesi yapılır. Hissenin piyasa değeri özsermayesinin 3 - 4 katına çıkabilir. Bu durumda şirkete ilişkin beklentiler artmıştır. Ancak borsadaki şirketlere baktığımızda büyük orantısızlık gözlenmekte.

Yazının devamı...