Borsada win-win!

BIST 50 şirketleri içinde % 10 üzeri kâr marjı ile çalışan ve 1 yılda % 100 kazandıran şirketler yüz güldürdü. Bu formül şirket ve yatırımcı için win-win (kazan-kazan) anlamına geliyor

Borsada dalgalanmaların, gün içi hareketlerin, fiyat savrulmalarının yüksek olduğu dönemlerde riski düşürmek açısından şirketlerin mali performanslarını takip etmek önemlidir. Neticede güçlü ticari performansa sahip şirketler olumsuzluklara rağmen kârlarını artırırken uzun vadede yatırıcısına da kazandırmakta. Bu çerçevede yaptığımız analizde Borsa 50 şirketleri içinde yüzde 10’un üzerindeki kâr marjıyla çalışan 9 şirketin son bir yılda yüzde 100’lük getirisiyle öne çıktığı gözlendi.

7 sektör...

Listeye giren şirketler sektörel bazda dağıtıldığında otomotiv ve otomotiv yan sanayi, sigorta, gübre, demir çelik, kimyasal ve zirai ürünler, holding ve kağıt sektörlerinde yer aldıkları görülüyor. Listedeki şirketler şöyle: Kartonsan, Otokar, Ege Endüstri, Türkiye Sigorta, Hektaş, Alkim Kimya, Doğan Holding, Ereğli Demir Çelik ve Koza Altın.

Borsada win-win

Yıldızı parladı

Otomotiv kur artışının da etkisiyle yıldızı parlayan bir sektör. Bu yılın ocak-mart döneminde otomobil ve hafif ticari araç pazarı yüzde 59,7 oranında arttı. Mart ayı itibariyle bir önceki yılın aynı ayına göre otomobil ve hafif ticari araç pazarı yüzde 92,8 artarak 96.428 adet oldu.

Kur artış etkisi ile fiyatların artma kaygısı otomotiv talebini güçlendirdi. Bu sektöre hammadde sağlayan şirketlerin de kârlılıklarında benzer şekilde artışlar görüldü. Şirketlerin pandemiye rağmen yüksek kâr marjlarını koruyabilmeleri bu dönem içerisinde faaliyetlerini sürdürebilmeleri ve yeni teknolojiye  adapte olmaları ile yakından bağlantılı.

Borsada win-win

Hisseler yerlilere geçiyor!

Borsada yabancıların payı azalmaya devam ederken hisselerde yerlilerin ağırlığı artmaya ve yeni yatırımcı gelmeye devam ediyor. Şimdilerde yabancı payı yüzde 42,9’a geriledi. Borsadaki yatırımcı sayısı 2 milyon 249 bine çıktı. Yerli yatırımcının hisse senedini tercih etmesinin en büyük nedeni yaşanan şok düşüşlerde hisse senedi fiyatlarının aşırı gerilemesi. Öte yandan emeklilik fonları ve yatırım fonları aracılığı ile mevduatın üzerinde getiri arayışında olanlar borsaya yöneliyor.

Borsa önümüzdeki dönemde yatırımcılar için bir alternatif olmaya devam edecektir. Özellikle faizlerin tepe yaptığı aylarda olduğumuz düşünülürse haziran sonrasında borsada hisse senetleri daha cazip seçenekler sunabilir. Burada önemli olan hisse seçimlerini iyi yapabilmek. Borsada özsermayesi ekside olan son beş yıldır zarar eden, karını artıramayan, kar marjı çok düşük birçok firma bulunuyor. Yatırımcıların ayıklama yaparak güçlü firmaları tercih edebilmesi uzun vadede düşük riskle getirilerini artırmalarına olanak tanıyacaktır.

Borsada win-win

‘Kâr marjı’ ne neden önemli?

Kâr marjı şirketlerin satışlarının yüzde kaçının kâra dönüştüğünü gösterir. Bir şirket yüksek oranda satış yapabilir ancak bu satışlarından yüzde 1 oranında kâr sağlıyorsa şirketin büyümesine rağmen yatırımcılar bunun kârlılık etkisini hissetmeyecektir.

Kâr marjı şirketin kârnın satışlarına oranıdır. Kâr marjı yüksek olan ve bu seyrini koruyabilen şirketlerin satışlarındaki her artış kârlılık hanesine de etkisini hissettirecektir. Kârlılığı yüksek firmalar borsa yatırımcıları açısından her zaman tercih listesinde öne çıkar.

Temettü verimliliği

Borsa İstanbul’da 417 şirket işlem görüyor. 2 Nisan itibariyle şirketlerin piyasa değeri 224 milyar dolar. Borsadaki şirketlerin toplam piyasa değeri/ yıllık kar (F/K) oranı ortalama 14,14 seviyesinde bulunuyor.

Borsadaki şirketlerin ortalama temettü verimliliği ise yüzde 2,66. Veriler firmaların temettü verimliliğinin çok düşük olduğunu gösteriyor. Yatırımcılar ise düşük temettü verimliliği nedeniyle daha ziyade hisse senedi getirisine odaklanıyor.

Seçici olarak yüksek kâr payı ödeyen şirketler bulunmasına rağmen genel seyre bakıldığında 417 şirket bazında oranlar hayli düşük.

Kredi çekerek hisse ‘coin’ sakın almayın

Kripto paralardaki yüksek getiriler ve borsada aşırı düşen hisseler yatırımcıların iştahını kabartıyor. Böyle dönemler fırsat yarat-sa da kredi çekilerek yapılan yatırımlar ciddi borç sarmallarının ve hayal kırıklıklarının tetikleyicisi olabilir. Coin’lerdeki yükselişler cazip getiriler sunsa da yasal boşluklarının olması riski hayli yüksek kılıyor. Bu risklerin üstelik kredi ile taşınması beraberindeki zarar olasılığını daha da artırmakta.

Odaktaki 5 gelişme

1 - ABD doları küresel bazda güçlü seyrediyor: ABD’de mart ayında tarım dışı istihdam 916 bin oldu. Beklenti 675 bindi. Beş yıllık ABD tahvil faizi yüzde 0,95’le Şubat 2020’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. ABD 10 yıllık tahvil faizi yeniden yüzde 1,70’i aştı. ABD’de açıklanan olumlu veriler doları destekliyor.

2 - Piyasalarda aşı etkisi hissedilebilir: Seyahat kısıtları aşılama etkisiyle azalıyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), Ko-vid-19 aşısının ikinci dozunun yapılmasının ardından seyahat edilebileceğini duyurdu. Aşılamaların artması piyasaları olumlu etkile-yecektir.

3 - Dolar kurunda sakinleşme yaşanıyor: Hafta içerisinde 8,45 seviyesine kadar yükselen dolar/TL haftanın son günü 8,16’ya geriledi. 6,89-8,48 aralığında yaşanan yükselişin geri çekilme seviyeleri 8,10- 7,87 ve 7,68 ve 7,49. Kurun enflasyon etkisiyle TCMB’nin 15 Nisan’da sıkı para politikasını sürdürme eğilimi devam edecektir.

4 - Borsada karar haftası: BIST 100 Endeksi 1.430 seviyesinde. Kısa vadede yükselen bir üçgen oluştu. Endeks 1.431-1.443 seviyele-rindeki direncin üzerine çıkabilirse yeniden içerisinde hareket ettiği 1.443-1.582 yatay bandına dönecek. Hisse bazlı hareketlerle bu yaşanabilir. Eğer direnç aşılmazsa bir süre 1,335-1,445 bandında hareket sürecektir.

5 - 2016 Temmuz darbe girişiminden bu yana DTH’daki en büyük azalma gerçekleşti. TCMB’nin 26 Mart haftasına ilişkin para ve banka raporuna göre yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatları 8,1 milyar dolar azaldı. Bu azalmada sermaye kontrolü gelebileceği söylentisi ile yastık altına çekilebilen para olsa bile ciddi bir gerileme.