
Faik ÖZTRAK
Büyüme ve istihdamı koruyacak esneklik
ABD Merkez Bankası'nın bir önceki başkanı Greenspan'in çarşamba günü yaptığı konuşma başta Çin olmak üzere Asya borsalarında tedirginlik yarattı.
Greenspan, Çin menkul kıymetler borsasında yaşanan coşkunun dramatik bir düşüşle sonuçlanabileceğini söylemiş. Aynı konuşmada eski başkan dünyada son 5 yılda yaşanan tarihin en hızlı büyümesinin de sürmesinin mümkün olmadığının altını çizmiş.
Dünya varlık fiyatlarında bir düşme yaşanacağını söyleyen Greenspan bu düzeltmenin istihdam ve büyüme üzerindeki etkisinin sınırlı kalmasının ekonomilerin yeterince esnek olmasına bağlı olduğunu belirtmiş.
Esnekliğin varsa kurtarırsın
Esneklik kelimesi çok önemli. Kastedilen, varlık fiyatlarında ani bir düşmenin yol açacağı sermaye girişlerindeki gerilemenin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini dengeleyebilecek makroekonomik politikaları uygulama imkânına sahip olup olmadığınız. Geçmişte küresel daralma dönemlerinde bu esnekliğe sahip olmayan gelişmekte olan ekonomiler dünya daralırken içeride para ve maliye politikalarını daha da daraltma durumunda kalmışlardı.
Sonuçta bu ekonomiler dünyanın katlandığından çok daha yüksek bir daralmaya ve istihdam kaybına katlanmak zorunda kaldılar. Bu durum "Dünyada yağmur yağınca oralarda sel oluyor, kuraklık olunca oralarda çöl oluyor" şeklinde tanımlanıyor.
Türk ekonomisi esnek mi?
Cari açığın yüksekliği, büyümenin dış kaynak girişine bağımlılığı bakımından, benzerlerimiz arasında en ön sıralarda olduğumuzu gösteriyor. Diğer taraftan dış borç yükünün yüksekliği bakımından da ikinci sıradayız.
Döviz rezervlerimizi kullanarak daraltıcı etkiyi sınırlamamız da güç. Çünkü rezervlerin kısa vadeli dış borçlara oranı benzerleri arasında en düşük ülkeyiz.
Dolayısıyla sermaye girişlerinde bir zayıflamanın daraltıcı etkisini dengelemek için maliye ve para politikalarını önemli ölçüde gevşetmek gerekiyor.
Maliye politikasında bu esnekliğin en önemli göstergesi kamunun borç yükü. Borç yükünüz yüksekse maliye politikasını gevşetmeniz borcun ödenmeyeceği endişelerine yol açıyor.
Biz bugün benzerlerimiz arasında Brezilya ve Macaristan'dan sonra en yüksek borç yüküne sahibiz. Ayrıca mali dengeleri, son birkaç yıldır, yapısal önlemlerden çok bir defalık tedbirlerle sağlıyoruz. 2007'de ise ertelenen kamu zamları, vergi performansı ve seçim harcamaları mali disiplinin elden kaçmakta olduğunu gösteriyor. Bunlar maliye politikasının esnekliğini önemli ölçüde sınırlıyor.
Para politikasına gelince, benzerlerimiz arasında yüksek enflasyona sahip ekonomiler arasındayız. Son dönemde enflasyonda bir artış da var. Macaristan'dan sonra dolarizasyonun en yüksek olduğu ülkeyiz. Kredi hacmi en hızlı artan ekonomiyiz. Dolayısıyla para politikasında da yerimiz dar.
Küresel iklimin bir önemli eski bürokratın açıklamalarına bu kadar duyarlı olduğu bir ortamda büyümesi ve istihdamı en savunmasız bırakılan ekonomi olmak çok riskli. Bu riski azaltmak önümüzdeki dönemin önceliklerinden biri olmalı.
foztrak@yahoo.com

