Dövmelere çoğu insan olumsuz bakar, bugüne kadar dövmeye yüklenen anlam oldukça ağır olmuştur. Kimi çok asice bulur, kimiyse çok tehlikeli. Bir şekilde karalanan dövmelerin tarihiyse oldukça eskiye dayanır. Keşfedilmiş en eski dövme izi, bugünün Güney Amerika’sında yaklaşık 8000 yıl önceye dayanır. İnsanlar ve hayvanlar da dahil olmak üzere tüm canlılar, belirli bir hastalık ya da doğal döngüden dolayı vücutlarındaki derileri dökerler. Bu deri hücreleri vücuttan ayrılıp etrafa yayılır ve sonrasındaysa yere düşer. Ancak dövmeler asla bozulmaz ve deriyle beraber dökülüp vücuttan yok olmazlar. Bu da dövmeyi insanlar için cazip kılan etkenlerden biridir.

Konumuza geri dönersek, bilim insanlarının geliştirdiği dövme tekniği hakkında detaylı bilgi edineceğiz.

Bilim insanları değiştirilmiş genetiklere sahip bakterileri kullanarak canlı bir dövme uyguladılar. Dövmeler bu sayede elektronik, giyilebilir, sensör teknolojili ve akıllı mürekkep teknikli olabilmektedir. Mühendislerin her biri, birbirlerinden oldukça farklı teknolojik stratejilerle çalışsalar da canlı bakterilerle yapılan çalışma mutlaka daha heyecan verici olmuştur.

Adım Adım Canlı Bakteri Dövmesi 

Adımların ilki, yine oldukça heyecan verici fakat bir o kadar da zor: Öyle bakteriler bulmak gerekiyordu ki, 3D yazıcılardan çıktığında hayatta kalacak kadar güçlü hücre duvarlarına sahip olsun. Aynı zamanda bu bakterilerin yazıcıdaki hidrojellere karşı da dayanıklı olması gerekmekteydi. Bakteriler, ağaç dallarına benzer bir şekilde tabaka üstüne hizalandı. Buradaki amaç, her bir bakterinin farklı kimyasallara farklı tepkiler gösterip renk değiştirmesini sağlamaktı. 

İnsanların kolundaki, elindeki, omzundaki veya bileğindeki bu ağaç dallarına dizilmiş şekilde oluşturulan dövmelerdeki bakterilerin her biri, her bir kimyasal için renk değiştirecek şekilde tasarlandı. 

Oldukça enteresan bir şekilde işleyen bu dövme yöntemi, kimilerine çok fantastik gelse de bakterilerin birbirleriyle iletişim kurduğu izlenimini vermektedirler. Gelecekte de giyilebilir, sensörlü, iletişimi had safhada tutan, yaşayan ve işlem yapan teknolojinin oluşturulması bekleniyor. 

Yakın gelecekte ise vücudun sıcaklık, pH değeri gibi tamamen sağlık üzerine değişebilecek tüm etkilerine karşı sinyal veren monitörler işlenebilir.