Teknoloji çağında böyle bir soru sorulursa, akla ilk gelecek olan, bu kozmetiğin içeriğinde neler olabileceğine dair merak olabilir. Artık, olmazsa olmaz olan internetteki arama motoruna güzellik yazıldığında; türkçe 240 milyon, ingilizce 4 milyar sonuç olduğunu görebiliyorsak,

güzellik konusunda ciddi bir arayış olduğunu iddia etmek, iddialı bir laf olmaz.

İnternetin; bilgi paylaşımı özelliklerinin, yavaş yavaş gelir getirici bir kaynak haline dönüşmesi, muhtemelen tüm bu sonuçların çok büyük bir çoğunluğundan; ürün satmaya yönelik ya da size sunulan ücretsiz önerilerden, tıklamanız sayesinde para kazanmaya yönelik adresler çıkacaktır. Bu kısmı için söylenecek bir söz olamaz çünkü tercih eden ve karar veren arama motoruna güzellik ile ilgili arayışta bulunandır.

"Estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran nitelik"

olarak karar vermiş, Türk Dil Kurumu; güzellik tanımlamasında. Eski Yunan filozoflarından Plotinus ise "ilahi aklın eşya alemindeki ışıltısı" demiş, güzelllik için. Alman filozof Hegel'e göre de; "tabiatın kendisinin bütünündeki Mutlak Ruhun görüntüsü" olmuş. Bir kısım 'güzel olanın bakılana değil bakana göre belirlendiğini' söylemiş, bir kısım da 'bakana değil bakılana özgü olduğunu'. Her iki durumda da ortak bir kararda buluşulamayacağı belli güzellik konusunda.

Bugün çevremize baktığımızda herkesin güzel olmak konusunda bir çabası olduğunu çok rahatlıkla görebiliriz. Ancak kendi gözüyle ve kendi kriterlerine göre gereken ölçülere eriştiğinde bu çabası yine kendine göre sonuç verecektir. Çevresinden gelen güzel olduğuna dair sıfatlandırmalar ise taraflı/tarafsız olduğuna bakılmadan üçüncü sahışlardan da onay alınmayı sağlamış olacaktır. Sonuç: harika bir his.

Ne kadarının kendini güzel hissetmek, ne kadarının diğer insanlar tarafından güzel görülmek olduğunu bilmek mümkün değil, böylesi bir uğraş içine girenler için. Çevresindekiler ise güzel olduğunu hangi kriterlere göre ve hangi nedenlerle söylerler bunu da bilmek mümkün değil.

Ancak tüm bu kozmetik gayretlerden çok daha bağımsız çalışan bir güzelleşme sistemi vardır.

Hepimiz bunu bilir ve tanıklık ederiz. Tanıdığımız biri, bir gün, öyle güzel görünür ki gözümüze, şaşırırız. Hergünden farklı değil, hergünkü kadar standart olduğu halde bir güzellik hissederiz. Işıl ışıl gelir bize. Bir pırıltı kaplamıştır sanki çevresini. "hayırdır, bi başkalık var sende, bu ne güzellik böyle" diye sorgularız. Samimiyet ölçümüze göre ya paylaşır bizimle ya da utana sıkıla "yook bişi, her zamanki gibi" der ve geçiştirir konuyu.

Oysa bilmediğimizi sanarak sorduğumuz; eninde sonunda ortaya çıkacak olan "Sevgi" dokunuşudur ruhuna.

İnsan için doğanın tek güzelleştirici kozmetiği sürülmüştür ruhuna ve bedeni göz kamaştırmaya başlamıştır. Her zamanki renklerine daha bir parlaklık katmış, varlığını hacimlendirmiş, bedenine cıvıl cıvıl bir canlılık hali getirmiştir. Tüm standart kalıplar elden geçirilmiş ve bahar coşkusu serpilmiştir üzerine. Çok güzelleşmiştir; çünkü

"Sevgi güzelleştirmiştir."

Sadece sevmek ya da sevilmek ile ilgili değildir bu değerli kozmetik; Sevgi hammaddesi olduğu için. Sevildiğinde ya da sevdiğinde, ölçülerine göre yansıyacaktır varlığına ve hissedeceği güzellik de bu oranlarda yansıtılacaktır çevresine. Muhtemelen pek çok kişi,

"sadece sevilmek güzelleştirdiği için sevilmediğimizi hissettiğimiz anda yokluk çekmeyelim diye kimyasal kozmetiklere ihtiyaç duyuyoruz"

diyebilir. Buna karşılık sevilmenin tek başına etkisi olduğu kadar içimizde bir başkasına güzellik katmak için bulundurduğumuz 'Sevgi varlığını' unutmamamız gerekir. Eğer ışık geçirmeyen kutularda muhafaza ediyorsanız 'bir gün kullanırım bu sevgiyi, şimdi solmasın' diye. Açın kapağını, emin olun içinizden dışınıza doğru bir güzelleşme görünür şekilde başlayacaktır, içinize saçılan ışıltıdan. İster beyaz atlı prens olsun ister beyazlar içinde bir prenses, sevmek için beklediğiniz. Sevginiz ile önce sevilmeye değer gördüğünüz varlığınızı severek başlayın. Hücre yenilenmesini arttırarak yaşlanmayı önleyen kimyasallar yerine,

tüm hücrelerinizde hissedeceğiniz sevgi ile ruhunuzda gençleşmeyi sağlayabilirsiniz.

Birol Boyacıoğlu
brlbo.com