Sosyal Medyada 'Linç Etme' Psikolojisi

Sosyal medya kullanıcılarının yaptıkları yorumlar ve linçler insan psikolojileri üzerinde önemli bir etki göstermekte. İnsanlar beğendikleri ve beğenmedikleri şeyler hakkında yorumlar yapmaktalar. Bu yorumlar toplumun ileri gelen kurumlarına, kişilerine ya da yakın çevreye yapılmaktadır.

Bazı ünlü kişilerin yaptıkları paylaşımlar üzerine bazı kişilerin o kişleri şahsen tanımamalarına rağmen set yorumlar yaptığını görürüz.

Bunun altında yatan nedenlerden biri de; Objeye bir yaklaşma çabası olduğu kadar onu tahrip etme çabasıdır. Öncelikle İnsan ne kadar ilkel bir olgunluk düzeyinde ise dürtüsel amaçlarına o kadar yıkıcı bir şekilde erişmeye çalışır ve bu özellik belki de gerilimlere dayanıklılığın yetersiz gelişimiyle ilgilidir. bu kişi bir kurum veya ünlü bir kişiyi temsil de edebilir, temsil edilen objeye karşı duygu ve davranışlarını kendine mal etme diğer bir kimsenin kişiliği ile özdeşleşme çabasını göstermektedir.

Yarışma (Rekabet), saldırganlık eğilimi için bir etken olabilir:

Bir kurumla rekabet halindeyseniz, bir arkadaşınızla aynı şeye ulaşmak istiyorsanız bu saldırganlığa yol açabilmektedir.

Saldırganlıkla ilgili araştırmaların çoğunluğu kızgınlık ve engelleme gibi, saldırganlığın duygusal önkoşulları üzerinde yoğunlaşmıştır. Rekabete dayalı durumların sık sık yıkıcı kızgınlık, tartışma ve saldırganlık örüntülerinin habercisi olduğu görülmektedir.

Bütün dünyada ve kültürlerde saldırgan davranışların büyük çoğunluğunun hangi gruba girdiği konusunda oldukça büyük bir görüş birliği bulunmaktadır. Suçsuz birisine ya da suçu henüz kanıtlanmamış olan birine karşı tahrik edilmiş saldırganlık kötüdür. Yetkililer bu yüzden toplumsal kontrolü sağlamak amacıyla saldırgan davranışlara ancak belirli ölçülerde izin verir.

İnsanlar kötü yorumlarda bulunurken neden Sahte hesap kullanma eğilimi göstermekteler?

Saldırganlık eğilimi gösteren kişilerin kendi isimlerini kullanmamaları veya Fake hesap denilen başka hesaplardan girmelerinin sosyal psikolojide yeri; ‘’bireysellik yitimi’’dir. Tanınmazlık, sorumluluk dağılması kişilerin kendi kimliklerinden uzakta tutarak ‘’öfke’’ benim içimde değil, ben ''iyiyim''.

‘’Kötü’’ olan saldıran ben değilim, sahte olan hesaptaki ‘’kişilik’’tir savunma mekanizması olarak yorumlanabilir.

İlkel insanlar arasındaki savaşlarda en aşırı şiddet; maskeler, yüz ve vücut boyası ve özel giysiler gibi, bireylesellik gizleyici araçlar kullananlar tarafından gerçekleştirilmiştir.

Bireysellik yitimiyle birlikte işleyen bir süreç insanlıktan uzaklaştırmadır. Insanlar hangi nedenle olursa olsun, bir bireye karşı saldırmaya güdülendiklerinde, saldırganlıklarının hedefine farklı inanç ve değerler yükleyerek kurbanı insanlıktan uzaklaştırabilirler.

Peki İnsanlar neden sosyal medyada saldırırken hiç tanımadıkları kişilere karşı daha cesur yorumlarda bulunurlar?

Göremediğimiz ya da herhangi bir biçimde, kişisel olarak özleşemediğimiz birisine saldırmak daha kolaydır.

Yapılan bir çalışmada bir kamyonet, yeşil ışıkta çok fazla beklemiş ve bu yüzden arkadaki arabalar kızgınlıklarını belirterek korna çalmışlardır. Araştırmacılar arka pencerenin karşısındaki bir perdeyi ya çekmişler ya açık bırakmışlardır. Bu durumda kurban (kendisine korna çalınan sürücü) görülebilir bir konumda, diğeri ise görülemeyecek konumdadır. Bu düzenlemenin korna çalma davranışında büyük bir farklılığa yol açtığı görülmüştür. Arkadan görülebilen sürücüye arabaların %32’si görülemeyene ise %52’si korna çalmıştır.

Sosyal medya Öfkenin kişinin kendi içindeki çatışmalarını yorumlarla boşaltma girişimi olabilir:

Sık sık birileri tarafından engellenen insanlar engellendikleri kişiye dair misillemede bulunamazlar. Kişiyi engellediğini düşündüğü ve arasında sosyal bir bağın bulunmadığı ancak kendisini engelleyen dürtüsünü hissettiği bir kişi gördüğü zaman o kişiye daha rahat saldırabilir. Buna yön değiştirme deriz.aslında kızdığı bir otorite figürü sosyal medyada karşısına çıkarsa öfkesini o kişiye hiç tanımasa bile saldırganlık gösterebilir.

Saldırganlığı gerçek kaynağı yerine bir başka hedefe gösterme durumudur. Kişi kızgınlığını gerçek kaynağından çok daha güvenli ve karşılık veremeyecek bir hedef üzerine boşaltır.

İnsanlar hedef olarak bir kişi seçtiklerinde o kişinin kim olacağı ve ne kadar saldırganlık gösterileceğini belirleyen nedir?

İster ihtiraslı ister saldırgan ya da şefkatli olsun, eğilim objelerle bir ilişki kurma eyleminde kendisini belli etmeye çalışır. Bu nedenle kişiler toplum tarafından göz önünde bulunan kişileri seçebilir. Bir ünlünün kiloları hakkında sert yorumlar yapan kişi ya da toplumsal ahlak kurallarına karşı geldiği düşüncesiyle kendi hayatında süperego’yu tetikleyen kişilere bir tepki olarak onun tersini yaşayabilen kişilere karşı yapılan yorumlar kişilerin kendi hayatlarında karşılaştığı engellemelerin bi yansıması olabilir

Buradaki temel ilke; hedefin engellenmenin gerçek kaynağına benzerlik derecesi arttıkça, bireyin o saldırgan hedefe karşı saldırma içtepilerileri de o derece artar.

Son olarak şunu belirtmek isterim ki son zamanlarda yapılan bir çok çalışma; kitle iletişim araçlarında sergilenen saldırganlığın, başka bir çok etkenin de neden olabileceğiyle birlikte, şiddete dayalı suçlara katkıda bulunduğu sonucunu göstermektedir.

Not: Sevgi sevgiyi, şiddet şiddeti kucaklar!

e-mail: pelinhazer@gmail.com

ıg: klinikpsikolog.pelinhazer