Sığınmacı araçları!

19 Haziran 2019

Değerli trafik dostlarım; ülkemiz trafiğinde, yeni üretim araçların sayısı her geçen gün artıyor, kuralsızlıklar ise aynı hızla devam ediyor. Bir de sığınmacı veya mülteci olarak tanımladığımız grup var biliyorsunuz. Dini, milliyeti, belirli bir toplumsal gruba üyeliği veya siyasi düşüncesi sebebiyle zulüm gören, bu endişeyi yaşayan ve ülkesinden ayrılıp dönemeyen, iltica ettiği ülke tarafından endişeleri haklı bulunan kişiler bunlar.

Sınır komşularımızdan ülkemize nice sığınmacı dostlarımız geldi. İstenmeyen şartlardaki gelişleri sırasında bazı aksamalar yaşandı. Fakat bu karmaşa, gün geçtikçe düzenli bir hal alıyor. Bu olumlu gelişmeler çerçevesinde trafik içerikli çalışmalar hep ön plandaydı. Çalışmaların başında, 2918 sayılı Karayolu Trafik Yönetmeliği’nde yapılan bazı önemli ek uygulamalar geliyor.

Satılması mümkün değil

İçişleri Bakanlığı, çevremizdeki bazı komşu ülkelerde meydana gelen olağanüstü durum sebebiyle ülkeye giriş yapan araçların kayıt ve koruma altına alınmasını sağlıyor. Karayolu Trafik Yönetmeliği’ne eklenen bir maddeyle sınıra kadar gelerek sığınma amacıyla Türkiye’ye giriş yapan yabancıların getirdiği araçlar, geçici olarak kayıt altına alınıyor. Bu araçlara; plaka ve tescil belgeleri de yine geçici kaydıyla veriliyor.
Araçlar aynı zamanda, zorunlu mali sorumluluk sigortası da yapmak zorunda. İstenen belge ve işlemleri sağlanmayan araçların ise, ülkeden çıkışı ve caddelerimizde rahatça dolaşması zorlaşacak. Üstelik bu araçları, kayıtlı sürücünün yanı sıra, eşi dışındaki yabancılar kullanamayacak. Bu sebeple; trafik kayıt işlemleri sırasında gerekli bilgi ve belgeler Trafik Tescil şubelerince istenecek.
Özellikle kayıt altına alınması gerekli görülen, yabancı plakalı araçlar için tüm bilgi, belge ve işlemler, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından belirlenecek ve tanzimle kayıt altına alınacak. Gelişmeler öncesinde yani bu yönetmelik öncesi, Türkiye’ye giriş yapan tüm araçlar ise, 30 gün içinde eksiklerini tamamlayarak kayıtlarını yaptırmak durumunda olacak. Belirli bir süreç öncesi yaşanan birçok olumsuzluk ve bilinmezlik sonucu, gerekli kurallar uygulanmakta, işlemler yapılmakta ve işleyiş sürdürülmektedir. En önemlisi, bu araçlar satılamayacağı gibi, başkalarınca da kullanılamayacak.

Yazının devamı...

Trafik ve annelerimiz...

8 Mayıs 2019

Değerli dostlarım, tüm medeni ülkelerde Mayıs ayının ilk haftası her yıl ‘Karayolu Trafik Haftası’ olarak kutlanıyor. Bu kapsamda birçok etkinlik düzenleniyor. Mayıs ayının ikinci Pazar günü de, biliyorsunuz Anneler Günü...
Çifte mutluluğu, iki bayramı bir arada yaşıyoruz. Zira ‘trafik’ ve ‘anneler’ içerikli iki özel gün hepimizin duyarlılıklarını artırıyor. Trafikte yaşadığımız birçok can kaybını düşünüp hüzünleniyoruz. Bu kayıpları azaltmak ve insanların kurallara uyduğu, birbirine daha saygılı olduğu, düzenli bir trafik ortamı oluşturmak için neler yapılması gerektiği üzerine düşünüyoruz. Bizi dünyaya getiren, fedakârlığıyla sarmalayan annelerimizin de ne yapsak haklarını ödeyemeyeceğimiz, bir kez daha akıllarımıza kazınıyor. Ancak fark ediyoruz ki, böylesine önemli ve kutsal günlere karşı ilgisizlik her geçen yıl artıyor.

İtina gösterelim

Karayolları üzerinde kahrımızı çeken, kural dışı davranışların peşinden koşan ve bitmeyen hataların azalması için çalışan trafik polisleri değil mi? Ayrıca bizi kibarca uyarıyorlar da... Doğduğumuz günden başlayarak yaşamın her anında acılarımızı paylaşan, bizlerle ağlayan kutsal varlık annelerimiz değil mi? Onun içindir ki, bu haftaya annelerimizi ve trafik polislerimizi düşünerek itina göstermeliyiz.
Ülkemizin her bir köşesinde görev yapan polis ve trafik polislerimizin, birçok konuda cevap bekleyen sorunları olduğu unutulmamalıdır. Rütbeli veya rütbesiz tüm trafik polislerinin, bunlara rağmen hafta süresince, giydikleri tören elbiseleriyle yine halkımıza en iyi hizmeti sunmak için koşacağını bir kez daha göreceğiz.
İyi bir trafik düzeni, toplumun daha sağlıklı olması yolunda önemli rol oynar. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Emniyet Genel Müdürü Celal Uzunkaya’nın trafiğe katkısını takdirle izliyoruz. Bu çalışmaların devamını diliyoruz.
Annelerimize gelince... Onların hatırını çoğumuz telefonla soruyor, soramayan da oluyor. Sadece sessizce bizim ilgimizi bekliyorlar. Bunu esirgemeyelim lütfen...

Yazının devamı...

Trafikte hayat kurtaran sistem!

24 Nisan 2019

Değerli trafik dostlarım, ülkemizde meydana gelen trafik kazalarında; olay yeri veya hastaneye kaldırılış süreçlerinde her yıl yaklaşık on bin kişiyi kaybediyoruz. Üzücü olan; bu sayı her geçen gün artıyor, ancak alınması gereken önlemler sadece para cezasıyla sınırlı kalıyor. Bu konuda daha duyarlı olmalı, sürücülerimizi bilinçlendirmeli ve sonuç alıcı yaptırımları uygulayabilmeliyiz.
Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, yeni üretim araçlarda ‘e Call-Emergency Call’ sistemini kullanmaya başladı. Burada en büyük amaç, kazalardaki maddi-manevi kayıpların önlenmesi. Bu ülkelerin tümünde; trafikte her yıl yaklaşık 30 bin kişi can veriyor. AB Komisyonu, bu sayının dahi artabileceği kuşkusuyla ‘e Call’ sistemini devreye aldı. Böylelikle kazaların aza indirgenmesi ve daha fazla insanın hayatta kalması hedefleniyor.
Herhangi bir aracın şehir içi veya şehirler arası yollarda kaza yapması veya bir kazaya karışması halinde, cep telefonundan iletişim ağı kuruluyor, 112 acil servise ulaşılıyor. İlkyardım ekipleri, olay yeri ve kazanın nasıl olduğuyla ilgili tespitlerde bulunuyor; kesin ve erken bilgi sahibi oluyor. Trafik akışının olmadığı veya çok nadir olduğu yollarda kaza yapan ve bilincini kaybetmiş olabilecek sürücülerin yeri belirleniyor, yine acil şekilde müdahale sağlanıyor.

Yoğun çabanın ürünü

Bu sistem üzerinde uzun süredir yoğun çalışmalar ve araştırmalar yapılıyordu. AB Komisyonu üyeleri ve ilgili kurumların da katkılarıyla; önemli adımlar atıldı; sistemin yerleşmesi yönündeki uğraşlar da sürüyor. Bu arada, otomobil üreticisi firmaların da donanımları artırılıyor, yeni üretim araçlara e Call sisteminin kurulması şart koşuluyor. Mobil telefon ünitesi GPS ve anten bağlantılarının yer aldığı kutudan oluşan ekipmanla sistemin daha randımanlı olmasına çalışılıyor. En önemli hizmet ise, sistemle otomatik olarak 112 aranıyor, araçtaki mikrofon ve hoparlörlerle iletişim kuruluyor. Diğer taraftan, arıza nedeniyle yolda kalan araçlar için yine bu sistemle güvenlik sağlanıyor; sistem, kurtarıcılık görevini başarıyla yerine getiriyor.

Yazının devamı...

Polis Bayramı kutlu olsun

10 Nisan 2019

10 Nisan 1845’te hizmete açılan Türk Polis Teşkilatı, kuruluşunun 174. yılını kutluyor. Hafta boyunca polis camiası, kutlamalar ve aktiviteler düzenleyecek. Geçmişte, zabıta adı ile faaliyetine başlamış olan bu kutsal kurum ilk defa İstanbul’da göreve başlamıştır. Bugünlere gelindiğinde, yüz yetmiş dört yıl zaman sürecinde; tarih yazdığı ve kitaplara sığmayan nice başarılar ile dolu hizmetler vermiştir. Bu hizmetlerin gururunu bizler de yaşamaktayız. Ülkemizin her bir köşesinde canımızı, namusumuzu ve malımızı emanet ettiğimiz kahraman Türk polisinin gününü hepimiz onurla kutluyoruz. <#comment><#comment>
Emekli olmuş veya görevini sürdüren Türk polisi kendi adına yapılmakta olan bu bayramı ve daha nice bayramlarını kutlayabilecek mi? Polis teşkilatının yıllar öncesi başlayıp süregelen birçok sorunlarının düzeltildiğini duymak istiyorum, istiyoruz! Bu gönül dostu koruyucularımızın gerçekleşmesini diledikleri soru ve sorunlarını defalarca söylemekte ve yazmaktayım.
Yeni olmayıp yıllar öncesinden kalmış nice istek ve uygulamalar gündeme taşınacak mı? Üniversite mezunu polis, diğer devlet memurları gibi birinci sınıf kadro alabilecek mi, aldı mı?
Trafikte, takdirname ve teşekkürü en çok ceza yazan polis mi alacaktır veya almaktadır? Yoksa yaşlıları koluna girerek yolun karşısına geçiren merhametli ve saygı dolu örnek insan olan trafik polisi mi alacaktır?
Askerliğim sürecinde omzumda tek yıldızlı yedek subay iken tanıdığım tek yıldızlı komiser Celal Uzunkaya’nın Emniyet Genel Müdürü olarak görev yapması en büyük gururum olmaktadır.
Başkanımın emrinde ve denetiminde yer alan ülkemizin bu kutsal ve onurlu kurumunun tüm personel ve yöneticilerinin bayramlarını kutluyorum...

Yazının devamı...

Trafikte paniklemeyin!

20 Şubat 2019

Değerli dostlarım, Türkiye’de her yıl birçok masum insanımızı trafik kazalarında kaybediyoruz. İçinde bulunduğumuz süreçte bu yönde yapılan araştırmalar, ilginç bulguları da ortaya çıkarıyor. Panik olarak adlandırılan sağlık sorunu, sürücü ve yayaların yaşamında önemli bir yer tutuyor. Demek ki, trafik yaşamımızda o denli etkili...

Bilindiği gibi, yaralamalı ve ölümlü veya maddi hasarlı olup talep halinde her kaza sonrası tarafların anlaşamaması sebebiyle veya ölümlü kazalarda trafik kaza tespit tutanağı düzenleniyor... Tutanakta; kaza sebebi belirlenemiyor veya tespiti mümkün olamıyorsa, çoğu kez -sürücü hatası- olarak kayıtlara geçiyor. Kaza nedeninin, ancak çok özel durumlarda yol hatası olarak gösterildiği dikkat çekiyor. Sürücüler, şehirlerarası yollarda çoğu kez ara vermeden, yani molasız araç kullanıyor; bunun sonucunda ne yazık ki ölümlü trafik kazalarına neden oluyorlar.

Kazaların, özellikle de ölümlü kazaların sayısının artması üzerine kusurlu olduğu tespit edilen sürücüler; detaylı sağlık kontrolünden geçirilmeye başlandı. Uygar ülkelerde bu denetimlerin gelişmiş ve denetim özelliği taşıyan cihazlarla yapıldığı biliniyor. Bizde de bu konuda önemli adımlar atılıyor.

İhmale gelmez

Gelelim panik atağa... Sürücülerimizde sıklıkla görülen bu rahatsızlığın başlangıç sürecinde bir tepki ve korku hali dikkat çekiyor. Bu hale bürünen kişi, direksiyona hâkim olamamaya başlıyor. Korku-titreme gibi belirtiler sonucu ‘kaza’ meydana geliyor, sonuçta birçok can gidiyor. Maddi hasarları zaten saymaya bile gerek yok...

Aşırı hız yapan ve sürekli araç kullanan bu sürücülere, özellikle mevsim değişikliği sürecinde daha çok rastlarız. Yaşamın bu değişimleri esnasında panik atak denilen bu rahatsızlık ve olumsuz davranışlar kendini daha çok gösterir. Bu konuda yeterli tedbir alınamadığı görülüyor.

Şu ortaya çıkıyor... Esasen; düşündüğümüz korkular ve yaşamda istemediklerimizi, beynimizin içinde taşıdığı birçok atak oluşturuyor. Kişisel panik bozuklukları, ancak hekim denetiminde teşhis ve tedavi edilebiliyor. Araç kullanırken çarpıntı-kalp atışları hızlanıyor, sürücünün soluğu kesiliyor, büyük riskler baş gösteriyor. Trafik kurallarına titizlikle uymaya çalışmalı, panik atağı da ihmal etmemeliyiz!

Yazının devamı...