AdvertorialRamazan’ın habercisi olan en keyifli 5 gelenek ve merak edilen hikayeleri!
Sponsorlu

Ramazan’ın habercisi olan en keyifli 5 gelenek ve merak edilen hikayeleri!

08.03.2024 - 12:25 | Son Güncellenme:

Hayatımızda geçen her 11 ayın sonunda heyecanla karşıladığımız Ramazan ayı aslında herkes için mutlu ayrıntılar barındırıyor. İşte ne zaman görsek bizi samimiyetiyle kucaklayan ve Ramazan’ın habercisi olarak kuşaktan kuşağa aktarılan o 5 muhteşem geleneğin kökenleri.

Ramazan’ın habercisi olan en keyifli 5 gelenek ve merak edilen hikayeleri

Mahya
İslam kültürünün yaygın olduğu ülkeler arasında sadece Türkiye’de görülen mahya kurma geleneği, hemen hepimiz için Ramazan’ın en keyifli habercilerinden biridir. İlk olarak 16’ıncı yüzyılın ikinci yarısında İstanbul’da başladığı varsayılan mahyacılık, en az iki minareli selatin camilerinde uygulandığı için, tarih boyunca da en fazla İstanbul’da örneklerine rastlanmıştır. Sadece yazı olarak değil, yanma süreleri planlanarak hareketli şekiller halinde de tasarlandığı bilinen bu sanat, Osmanlı döneminde her akşam merakla beklenen bir aktivite halini almıştı. İlk dönemlerde zeytinyağı ve mum ile tasarlanan yazı/figürler, zaman içinde elektrik ampülleri ile daha uzun süreli olarak sergilenmiş, kuşaklar boyu Ramazan’ın en güzel simgelerinden biri haline gelmiştir.

Haberin Devamı

Ramazan’ın habercisi olan en keyifli 5 gelenek ve merak edilen hikayeleri

Güllaç
Ramazan denince herkesin gözünde canlanan o neşeli iftar sofrasının baş konuğudur hep güllaç. Tam bir ay boyunca eşsiz tadıyla hepimizin gözdesi olan bu sütlü tatlı, Ramazan geleneklerimizin baş köşesinde yerini alırken, ilk defa ne zaman menüye dahil olduğu da merak konusudur. Çeşitli Osmanlı Mutfağı araştırmalarında 1489 yılına kadar uzanan Güllaç tariflerine rastlanmış ve sütlü ihtivası nedeniyle kolay hazmedilen bu özel tatlının sarayın Ramazan sofralarında sıkça tüketildiği tespit edilmiştir. Aynı dönemde yaşamış divan şairi Lamii Çelebi ise Ferhat ile Şirin Mesnevisi'nde bu muhteşem tatlıyı bugünkü “Güllaç” adıyla anmaktadır.

Ramazan’ın habercisi olan en keyifli 5 gelenek ve merak edilen hikayeleri

Ramazan pidesi
Çoğu kültür tarafından en lezzetli ekmek çeşidi olarak kabul edilen ve Balkanlar’dan Orta Asya’ya kadar pitta, pita, pida gibi birçok farklı isimde benzerleri buluna pide, hemen hepimiz için Ramazan ayının en lezzetli habercisidir. İftara doğru pide kuyruğunda beklemek ve sıcacık pideleri sofraya yetiştirmek başlı başına bir Ramazan geleneği haline gelmiştir hatta… Osmanlı’da ilk defa İstanbul’da tariflerine rastlanan ve geçmişi 15’inci yüzyıla kadar uzanan pidenin, Ramazan aylarına özel üretilmesi ise kimi tarihçilere göre 18’inci yüzyılda gelenek haline gelmiştir. Aynı dönemlerde Anadolu’nun birçok yerinde Ramazan yaklaşırken fırınların temizlendiğini ve pide üretimi için hazırlıklar yapıldığını işaret eden kayıtlar da mevcuttur. Üretimi diğer ekmek çeşitlerine göre daha zor olduğu için çoğu fırında sadece Ramazan için pişirilmiş ve bu nedenle gelenek haline gelmiştir.

Haberin Devamı

Ramazan’ın habercisi olan en keyifli 5 gelenek ve merak edilen hikayeleri

Ramazan topu
Artık büyük şehirlerde fazla rastlanmasa da, Anadolu’nun birçok noktasında hala devam eden bu gelenek insanlara iftar olduğunu haber veren çok eski bir uygulamadır. Kökeni 1800’li yılların başına, Osmanlı idaresindeki Mısır’a dayandırılsa da, çoğu kaynağa göre II. Mahmut döneminde (1808 – 1839) İstanbul’da başlamıştır. Rivayete göre ilk önce bir kandil günü padişahın isteği üzerine namaz saatlerinde yapılan top atışı halk tarafından beğenilmiş, daha sonra Ramazan’da iftar saatinde kullanılmaya başlanmıştır. Önce Anadolu Hisarı, sonra da Rumeli Hisarı ile Yedikule Hisarı’nda iftar saati yapılan top atışları daha sonra birçok merkezde de bir Ramazan geleneği haline geldi. İslam coğrafyasındaki birçok ülkede hala sürdürülen bu uygulamaya ülkemizde de sıklıkla rastlamak mümkün.

Haberin Devamı

Ramazan’ın habercisi olan en keyifli 5 gelenek ve merak edilen hikayeleri

Ramazan’da gölge oyunu
Bugün eğlenmek ve iyi zaman geçirmek için birçok farklı modern seçeneğimiz olsa da, geçmişte Osmanlı coğrafyasında gölge oyunları bu iş için en gözde yöntemlerden biriydi. Hacivat-Karagöz oyunu olarak bildiğimiz ve rivayete göre 14’üncü yüzyılda Bursa’da yaşamış, birbirine ters karakterli iki inşaat ustası Hacivat ve Karagöz’ün eğlenceli hikayelerini konu alan bu gölge oyunu, uzun yıllar Osmanlı’da bir eğlence aracı olarak kullanılmıştı. Özellikle yaz Ramazanlarında sahura kadar süren eğlencelerin baş aktörü olan bu gölge oyunu, kadın-erkek, çoluk çocuk herkesi güldüren bir numaralı eğlence aracıydı. Günümüze kadar ulaşan bir Ramazan geleneği olan ve birçok yerde eski ramazanları anmak adına hala sergilenen Hacivat-Karagöz oyunu, zaman geçse de eskimeyen bir Ramazan habercisi olmaya devam ediyor.

Haberin Devamı

Ramazan’ın habercisi olan en keyifli 5 gelenek ve merak edilen hikayeleri

Ramazan ayında herkesin ortak mutluluğu haline gelen bu gelenekleri sürdürmek, onları gelecek kuşaklara aktarmanın en iyi yoludur. Ramazan’ı ve onu tamamlayan ortak alışkanlıklarımızın keyfini çıkarmayı ve onları başka insanlarla da paylaşarak çoğaltmayı ihmal etmeyin.