SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR
You are already subscribed to notifications.

Şahan ne söyledi onlar ne anladı?

Şahan Gökbakar, Anlık Normal Dergi’ye verdiği röportajda Instagram hesabını niye askıya aldığını ilk kez anlattı. Oyuncu neden böyle bir karar verdiğini de şu sözlerle açıkladı:

“Özellikle pandemi döneminde, yaptığım paylaşımların anlamsızlığını fark ettim. Ben neden her gün fotoğraf koyuyorum diye düşününce koymayayım daha iyi dedim. Baktım yine sürekli elim gidiyor, bir şey paylaşmasam da vakit geçiriyorum boş boş, en iyisi kapatayım dedim ve Instagram’ımı dondurma kararı aldım. Çok da iyi geldi. İnsan sürekli aynı şeyi yaptığı zaman fark etmiyor, ama çok anlamsız bir hareket oraya sürekli fotoğraf koymak. Bu işten para kazanmak veya herhangi bir şeyi tanıtmak, reklam vb. gibi bir amacınız yoksa günlük hayatı paylaşmanın amaçsız bir eylem olduğunu fark edip, dondurdum. Hayatımda tekrar çok ilginç şeyler olursa paylaşmak istediğim, o zaman açarım yeniden.”

Düne kadar hayatımızda olmayan sosyal medya bugün birçok insanda bağımlılık yaratsa da “olmazsa olmaz” değil. O yüzden sosyal medyada hesap açmayanların sayısı açanlardan katbekat fazla. Sosyal medyada hesap açmak ve açmamak kadar, hangi mecrada paylaşım yapacağın kişinin zevkine kalmış bir şey ayrıca. Yasal bir zorunluluk yok, tamamen keyfe keder bir durum söz konusu. Sosyal medyada hesap açıp, sonra kapatan ya da askıya alan ilk ünlü Şahan Gökbakar da değil.

Gelelim Şahan Gökbakar’ın bu açıklaması sosyal medyaya yansıdıktan sonra yazılanlara.

Okuyunca pes dedim.

Oyuncu ne söyledi, bunlar ne anladı?

Bakar mısınız şu yorumlara:

“Para yoksa ben de yokum olarak tercüme ettim.”

“Recep İvedik: Para yoksa, ben de yokum.”

“Kısaca ‘her şey para’ desen yeterdi, boş edebiyat kasmış.”

“Instagram çöp demiş diye yorumladım.”

“Dinin imanın para olmuş.”

Ukraynalı gençlerle Türkiye-Mısır anketi

Ukrayna’dan geçtiği objektif Türkçe haberler nedeniyle Twitter’dan takibe aldığım gazeteci ve televizyoncu Gülsüm Khalilova’nın Kiev sokaklarında gençlerle yaptığı “Tatil için Türkiye mi yoksa Mısır mı?” anketi ilgimi çekti.

Khalilova sosyal medya hesabında, Türkçe altyazıyla yayımladığı sokak röportajlarında insanlara niye “Türkiye mi, Mısır mı?” diye sorduğuna açıklık getirdi.

Ülkemizin Ukrayna ile sıcak ilişkilerine kızan Rusya, malum, koronavirüs vakalarının çokluğunu gerekçe gösterip 15 Haziran’a kadar Türkiye’ye uçuşlara sınırlama getirdi. Moskova’nın bu kararının ardından, Khalilova’nın yazdığına göre, Rus medyasında Mısır turizmine dair reklamlar başladı.

Türkiye ile Yunanistan veya İspanya değil Mısır’ı mukayese etme sebebi de bu.

Büyük ölçüde Türkiye’yi tercih ettiğini söyleyen Ukraynalıların gerekçeleri bildiğimiz gerçekler.

Türkiye yerine “Mısır” diyen Ukraynalılardan ikisinin yanıtı bana ilginç geldi.

Ukraynalı bir genç kız, Türkiye yerine Mısır’a gitme gerekçesini şöyle açıkladı:

“Türkiye’de Rus çok, Mısır’da az.”

İki ülke arasındaki gerilimin vatandaşlarına nasıl yansıdığının çarpıcı bir örneği bu.

Türkiye’de tatil yapmaktan vazgeçip Mısır’ı tercih eden Ukraynalı bir genç kızın gerekçesi şu: “Türkiye’de gece mayolarım kurumuyordu, Mısır’da kuruyor.”

Not: Dün sosyal medyada Kiev’den sadece Antalya’ya günde direkt 13 uçuş olduğuna dair görsel dolaşımdaydı.

Azerbaycan’da çok satan tanıdık kitaplar

Azerbaycan’da her ay hangi kulvarlarda hangi kitapların satıldığına dair listeler yayımlandığını bilmiyordum. Azerbaycan’da yaşayan sunucu Özge Uzun, sosyal medyasında paylaşınca öğrendim.

Özge Uzun niye mi böyle bir paylaşım yaptı?

Çünkü “Nisan ayında harici dillerde en çok satan kitaplar” listesinin birinci sırasında kendisi vardı da ondan.

Yazdığı “Kırmızı Sarı ve Gergedan” geçen ay Azerbaycan’da yabancı dilde en çok satan kitap olan Özge Uzun’u tebrik ediyorum.

Listedeki beş kitaptan üçü bizden.

Aşkım Kapışmak’ın “Okunmamış Mesaj”ın ikinci sırada olduğu listenin üçüncü kitabı ise bir süre önce kaybettiğimiz Doğan Cüceloğlu’nun “Kendini Keşfetmeye, Zorluklarla Başa Çıkmaya Var mısın?” adlı eseri.

GÜNÜN SÖZÜ

“Evlilik fedakârlık ve çaba gerektirir, sonrasında daha çok çaba, iletişim ve fedakârlık gerektirir. Sonra daha çok çaba.” (Gillian Flynn)

 

Yazının devamı...

İŞSİZ MÜZİSYENLERE TARKAN’DAN GİZLİ DESTEK

Yıldız Tilbe, 2 Mayıs gecesi 01.43’te Twitter’da’Kış Güneşi’ni söylediği video’nun sonunda ne dedi? “Tarkan pası sana attım. Sen kimi istiyorsan ona at.” Şarkıcının tweet’te yazdığı da şuydu:
“Ben de Tarkan’a pas atıyorum.” Şarkıcının o paylaşımda ne yazılı ne de sözlü olarak, “Bu challenge’ın amacı işsiz müzisyenlerin çığlığını duyurmaktır” vurgusu yoktu.
Tarkan, Yıldız Tilbe’nin bu pasını hangi gerekçeyle iade etti?
“Yıldız’ım sen benim kıymetlimsin, seni çok severim ve geri çevirmek hiç istemem ama bu challenge’ın nasıl bir amaca hizmet edeceğini pek anlamadım doğrusu ve bir parçası olmak da gelmedi içimden ne yalan söyleyeyim. O yüzden sen en iyisi topu benden geri al, bir başkasına atıver.”
Bu yüzden Tarkan’ın başına gelenler malum.
Megastar önce sosyal medyada linç edildi, sonra köşe yazarlarının hışmına uğradı.


Sabah’tan Hıncal Uluç, “Tarkan benim için bitti”, Günaydın’dan Mevlüt Tezel, “Tarkan ayıp etti” diye yazdı.
Hürriyet Kelebek’ten Ömür Gedik, “Tarkan doğrusunu yaptı” diye yazınca, ertesi gün Hıncal Abi (Uluç) ona yüklendi:
“Ya sen ‘Tarkan haklı’ diyen Ömür? Sen de müzisyensin, güya? Ne zamandır söylemedin. Sevgilin Ferhat Göçer de öyle... Ama sizin şeyiniz denk nasılsa. Peki size çalanlar? O sayede evlerine üç kuruş götürenler? Onlar ne olacak? Ne yapıyorlar hiç düşündünüz mü?
‘Tarkan doğru olanı yaptı’. Sen de doğru olanı yaptın Ömür! Gebersin müzisyenler, size ne?”
Bunun üzerine Ferhat Göçer, Uluç’a, sosyal medyası üzerinden yanıt verdi.
Göçer’in ‘Zalimsin Hıncal Ağabey’ başlıklı yanıtının satır arasında, “Tarkan dahil sayısız meslektaşım sessizce ve özveriyle kazandıklarını bağışladılar” diye yazdı.
Göçer, MSG yönetiminde o yüzden üstü kapalı geçti, ben açayım.
Tarkan ve Sezen Aksu’nun da aralarında bulunduğu MSG üyesi bazı sanatçılar, 2020 yılında paylarına düşen telif gelirlerini almayıp, pandemi sürecinde işsiz kalan müzisyenlere dağıtılmasını istedi.
Bu sanatçıların MSG’den bir isteği vardı, o da bu operasyonun gizli tutulması.
Düne kadar Tarkan’ı, “Aç müzisyenlerin çığlığına kulaklarını tıkayan ‘Şımarık’. O müzisyenler sayesinde ‘Megastar’ oldun” diye eleştirenler, bu gerçeği öğrendikten sonra özür diler mi?
Bekleyip göreceğiz.

DEVLETTEN 156 MİLYON TL

Yıldız Tilbe, Tarkan’ın iade ettiği pası üçüncü denemede Gülben Ergen’e ulaştırdı. Ergen de ‘challenge’ pasını Seda Sayan’a attı. Yıldız Tilbe, Tarkan’ın iade ettiği pası üçüncü denemede Gülben Ergen’e ulaştırdı. Ergen de ‘challenge’ pasını Seda Sayan’a attı. Sosyal medyadaki bu paslaşmadan pandemide işsiz kalan müzisyenlerin ne gibi kazancı oldu? Ben bilmiyorum... Bilen varsa anlatsın, yazayım... Bu süreçte devletin işsiz müzisyenler için ne yaptığını önceki gün Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, açıkladı: “Müzik emekçilerimiz için ‘Müzik Susmasın’ sloganıyla başlattığımız projede destek süresi mayıs da dahil edilerek, beş aya çıkarıldı. Bu süreçte müzisyenlere verdiğimiz destek 156 milyon TL’ye ulaşacak.” 

TESADÜFÜN BÖYLESİ!

Cuma (dün) gününün iki haberi... Magazin dünyasının ünlülerinden birini boşanma, bir oyuncuyla bir şarkıcının ayrıldıklarına dair haberler neler mi?
“11 yıllık evlilik tek celsede bitti. Ebru Gündeş, boşanma protokolü gereği kendisinde kalan kızı Alara’yı babası Reza Zarrab’ın görmesi için ABD’ye götürdü.”
“Hadise ve Kaan Yıldırım’ın bir yıldır süren ilişkilerini noktaladıkları iddia edildi.” Gündeş, Zarrab’a boşanma davası açtığında adı gündeme getirilen Hadise’nin aynı gün Yıldırım’dan ayrıldığı haberi ‘tesadüf’ mü yoksa şarkıcı hakkındaki algı operasyonunun bir parçası mı?

GÜNÜN SÖZÜ

“İnsan dostunu, düşmanından daha zor affediyor.” (Nietzsche)

Yazının devamı...

‘SURVIVOR’ İSMAİL OLAYININ İÇYÜZÜ!

‘Survivor’ yarışmacılarından İsmail Balaban’ın kazandıkları oyunun ödülü olarak yaptığı telefon görüşmesinde annesi Ümmü Gülsüm Balaban’ın nişanlısı Gamze Atakan için, “O kız senin bıraktığın kız değil, öldürdüler beni burada” sözlerinin yankıları sürüyor.
Önce yarışmacının ikizi Turan Balaban, “Annem konuşmanın kaydedilip, yayınlanacağını bilmiyordu” dedi.
Acun Ilıcalı’nın “İstersen Gamze’yle konuşabilirsin” teklifini İsmail geri çevirince nişanlısı, sosyal medyasından fotoğraflarını sildi.
Bilahare konuştuğu İsmail’e, “Ben senin bıraktığın kızım, seninle seviniyor, seninle üzülüyorum” diyen Atakan, sildiği fotoğrafları geri yükledi. Nişanlısının sözleri İsmail’i ikna edemedi ki yarışmacı, nihai kararı annesiyle konuşunca vereceğini söyledi.
Sosyal medya üzerinden benimle iletişime geçen Balaban’ın arkadaşı N. Y.’nin iddiasına göre işte olayın içyüzü:

“İsmail ile uzaktan akrabası olan Gamze görücü usulüyle nişanlandı. İsmail, evlilik için hazır olmasa da anne ve babası, artık bir torun sevmek için Gamze’yle nişan yaptı. İkisi arasında yaş farkı var, Gamze biraz toy. Aradaki sorun Gamze’nin dediği gibi SMS meselesi değil. Anne köyde yaşayan ve hiç ‘Survivor’ izlememiş biri olarak yarışmanın formatından habersiz, Gamze’yle SMS konusunda hiçbir konuşma yapmadan girdi bu konuya. Gamze’yi kendi bulduğu için yarışmaya gönderirken bile oğluna, ‘Aman oğlum oralarda sakın kimseyle yakınlaşma sen nişanlısın’ gibi telkinlerde bulundu. Anne o konuşmada kendi bulduğu kız için ben tanıyamamışım diye yakındı. İsmail’in de şaşırması bu yüzden. ‘Annem kendisi buldu, istedi, her şey iyiydi, ne oldu acaba?’ diye düşünüp, kafasına taktı.
Gamze’nin SMS açıklamasını İsmail o yüzden mantıksız buldu, inanmadı. Anne Ümmü Gülsüm Balaban'la Gamze Atakan arasındaki bir konuşmadan sonra iki ailenin arası açıldı. Anne, Gamze’yi sildi ve ‘İsmail kiminle isterse onunla evlensin, artık karışmayacağız’ dedi. İsmail dönünce annesini dinleyip, atar nişanı.”

EBRU YAŞAR’IN İÇ SESİ KONUŞTU

Ebru Yaşar’ın Snob Magazin dergisine yaptığı açıklamalardan İbrahim Tatlıses’le ilgili bölüm ilginçti. Bir dönem Tatlıses’in müzik şirketi İdobay’ın sanatçılarından olan şarkıcı, eski patronuyla yıllarca küs kalmasının sebebini anlatırken şöyle dedi: “İbrahim Bey ile uzun yıllar aynı sahneyi paylaştık. Ancak en önemlisi uzun yıllar ticaret yaptık. Bu ticaret tek taraflıydı. Çoğu zaman İbrahim Bey kazanıyordu. Bu yüzden kırgınlıklar oldu. İbrahim Bey talihsiz bir olay yaşadı. Aradan geçen uzun yılların ardından beni ‘İbo Show’a davet etti. Program vesilesiyle barıştık. Kırgınlıkların ömür boyu sürmesi doğru değil. Kırgınlıkları unutmak lazım.”

Bu açıklamadan benim anladığım şu: Bu açıklamadan benim anladığım şu:Şarkıcı, ölümden dönen Tatlıses, ‘İbo Show’a davet edince “Evet” dedi, ama İdobay’dan emeğinin karşılığını alamayınca kırılan kalbi bir şekilde ses verdi. ‘Kırık kalp’ten gelen o ‘iç ses’i susturmanın tek yolu var, o da helalleşmek.

 

COMO’DA AŞK TAZELEDİLER

Spor spikerinin oyuncuyu İtalyan iş insanıyla aldattığı iddialarına rağmen Can Yaman’la Diletta Leotta’nın ilişkisi bitmedi.
Yaman için “Sevgilisini affetti” diye başlık atanlar mı, yoksa “O fotoğraf eski, seni aldatmadım” diyen spiker mi haklı? İtalyan magazin dergisi Chi’nin kapak yaptığı Yaman’la Leotta’nın yeni fotoğrafları ikili arasındaki aşkın tam gaz sürdüğünün kanıtı.
Chi’nin haberine göre iki sevgili geride bıraktığımız hafta sonunu Como Gölü’ndeki Mandarin Otel’de geçirdi.

GÜNÜN SÖZÜ

“Mantığının eleştirdiğini, merhametinin savunmasına izin verme.” (Jane Austen)

Yazının devamı...

SET ÇALIŞANLARINA AŞIDA ÖNCELİK Mİ?

Oyuncu Farah Zeynep Abdullah, 29 Nisan’da Twitter hesabında gündeme getirdiği dizi setlerinde çalışanların aşı kapsamına alınması önerisinden bir sonuç alamayınca, bu kez direkt Sağlık Bakanı’na hitaben şu tweet’i attı:

“Sayın @drfahrettinkoca sektörümüz en az haftada beş gün, günde 12 saat çalışıyor, işin doğası gereği sosyal mesafeyi korumak çok güç olabiliyor, daha önce
@oyuncusendika iki kez aşı için başvurmasına rağmen hiçbir cevap alınamadı. Set emekçilerinin sağlığı için lütfen bir adım atılsın.”

Bu satırları yazdığımda TRT 1’de yayınlanan ‘Masumlar Apartmanı’nın yıldızına, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan gelen bir yanıt yoktu, ama koronavirüs aşısında set çalışanlarına öncelik tanınmasını isteyen oyuncuya yönelik eleştiri çoktu.

Oyuncu, bu tweet yüzünden kendisine yazılacakları anlamış olacak ki iki dakika sonra, “Bu güzel pazar gününde biraz da linç diyelim mi?” diye işi mizaha vurmasına rağmen şu tür eleştirilerden kurtulamadı:

“Çekmeyiverin dizi.”

“Bankacılar, kargocular, fabrika ve maden işçileri, her gün toplu taşıtlarla tıka basa işe gidip-gelenler dururken öncelik talep etmeniz çok saçma.”

“Bir siz eksiktiniz!”

“Sağlıkçıların eşleri bile daha aşı olmadı, sesin duyulur, siz de aşı olursunuz, olan garibana olur.”

“Hâlâ aşılanmayan öğretmenler varken set çalışanları öncelik mi?”

KENDİNE ‘MAAŞLI ARKADAŞ’ ARIYORMUŞ!

Bu konuyu yazıp, yazmamayı çok düşündüm. Sonunda söz konusu kişinin reklamını yapmamak için adını vermeden yazmaya karar verdim. Vaka ilginç çünkü...

Yayıncı kuruluşa reyting, katılanlara kişisel PR’ın ötesinde topluma ve izleyenlere bir katkısı olmayan yarışmalardan birine katılanlardan biri epeydir sosyal medyada sürdürüyor yakaladığı şöhreti.

Bu kişi Instagram’ında tek başına çok sıkıldığını, kendine iyi bir maaş karşılığında arkadaşlık edecek birini aradığını duyurdu.

“5 bin TL maaş, sigorta, üç öğün yemek artı bir de ara öğün” vereceğini açıkladı ‘arkadaş’ olarak işe alacağı kişiye...

Aynı gün Instagram’ında “Herkes geri zekalı ben değilim” diye yazan bu kişi, aradığı arkadaşı bulmasa bile bu işten şimdiden kazançlı çıktı. Çünkü ‘Cadde kızı’, bu iş ilanı sayesinde Instagram’daki takipçi sayısını bir günde 8 bin artırdı.

Peki bu kişi aradığı ‘maaşlı arkadaş’ı buldu mu?

Henüz açıklamadı!

YENİ BİR AŞK MI KARİYER PLANI MI?

Kim Kardashian’ın Kanye West’ten boşanmak için dava açtıktan iki ay sonra CNN muhabiri Van Jones ile yeni bir aşka yelken açtığına dair haberler var dış basında.

Bu aşk haberi doğru mu, değil mi bilmiyorum, ancak ciddi ciddi haber sitelerinde bile var bu konu... Kim Kardashian ile Van Jones arasındaki aşktan çok haberlerdeki bir ayrıntı ilgimi çekti; o da şu:

Van Jones, yapımcılığını üstlendiği ‘The Messy Truth VR Experience’ dizisiyle Emmy Ödülü kazanan, New York Times’ta yazarlık, CNN’de program yapan, kâr amacı gütmeyen birçok kuruluşun kurucu ortağı, Yale mezunu bir hukukçu.

Televizyonda yaptığı reality şovlarla yıldızlaşan Kim Kardashian da artık bir hukukçu. Haberlere göre Kardashian, iş kadını hukuku eğitimi için Jones’un iş yerinde #Cut50 adlı ceza adalet reformu grubuyla dört yıl çalıştı. İkili arasındaki hukuk da bu süreçte başladı.

Kardashian için, “Şov dünyasındaki kariyerini ilerletmek için Kanye’yi kullanan Kim, hukuk kariyeri için de Van Jones’u kullanmanın peşinde” yorumları bir yana, “Havada ihanet kokusu var” deyip, nişanlısı Alex Rodriguez’den ayrılan Jennifer Lopez’in eski sevgilisi Ben Affleck’le görüntülenmesine ne demeli?

Medya henüz şarkıcının eski sevgilisiyle bu fotoğrafı verirken neyi planladığını yazmadı. Onun da yakında çıkar kokusu...

 

 

Yazının devamı...

Demet Akalın niye özür diledi?

Koronavirüs vakalarını azaltmak için alınan her uzun süreli sokağa çıkma yasağında karşılaştığımız tablo aynı.

Yasağın başlamasına ramak kala korona olma riskini göze alarak alışverişe çıkanlar, İstanbul’dan otomobilleriyle kaçmak isteyenler ve  hep aynı eleştiriler...

Sadece sokağa çıkmanın değil, oturdukları sitenin parkında çocukları oynatmanın yasak olduğu 17 Mayıs’a kadar imkânı olanların yazlıklarına gitmesinin neyi yanlış?

İnsanların otomobilleriyle şehirler arası seyahat etmesi yasak mı?

Değil.

Bu insanlar gittikleri yerde başkalarına ait evleri mi işgal etti?

Hayır...

Sahibi oldukları, kiraladıkları evlere veya otellere gitti hepsi.

Hal böyleyken o insanları eleştirmek, servet düşmanlığı yapmak niye?

Star TV’de yaptıkları programda Alişan, “İki milyona yakın vatandaşımız şu an tatil beldelerine ve memleketlerine gitti” deyince, “Kimse ‘Param yok’ demesin. Herkesin Bodrum’da evi var” genellemesi yapan Akalın, aldığı tepki üzerine özür diledi:

“Hepimiz gibi, ben de kalabalık Bodrum trafiğine sinirlenip söyledim o lafı. Evde oturanları asla kastetmedim, ama kuliste konuşur gibi konuşmuşum, çok özür.”

Akalın, yarım ağızla da olsa özür diledi.

Tatil beldelerine kaçışı “Korona göçü” sayıp sosyal medyada eleştirenler özür diledi mi?

Hayır.

Neymiş?

“Bodrum’un nüfusu 181 bin. Hazine’den buna göre aldığı parayla 500 bini aşan insana altyapı hizmeti götürmesi olanaksız. Bodrum’daki hastanelerin yoğun bakım kapasitesi de belli.”

Yıllardır tatil beldelerini yönetenlerin dert yandığı bir konu bu.

Kanun değişse, devlet, belediyelere, kaç vatandaşın su ve elektrik abonesi ya da emlak vergisini ödediğini dikkate alıp Hazine’den
pay verse  biter bu sorun.

Evet.

Sistemin yanlışını vatandaşa fatura etmek niye?

Bu insanlara yapılan haksızlık bir yana, her konuda genelleme yapma saçmalığına ne demeli?

Nüfusu 83.6 milyon olan bir ülkede herkesin Bodrum’da evinin olduğunu söylemek, 17 günlük tam kapanmayı tatil beldeleri veya memleketlerinde geçirmek isteyen 2 milyona bakıp, Demet Akalın gibi, “Kimse ‘param yok’ demesin” demek analiz ve eleştiriden çok “servet düşmanlığı”na hizmet eden bir söylemdir.

Bunu, kazandığı paralarla aldığı marka kıyafetler ve kızına aldığı oyuncaklar yüzünden eleştirilen, mart ayında koronayı atlatınca tatil sezonunu Dubai’de açan Demet Akalın’ın yapması da tam bir ironi!

Şöhretleri var ama gelirleri yok

Demet Akalın’ın, “Tam kapanma” sürecini tatil beldelerinde geçirmek isteyenlere yönelik sözlerine ve yaptığı genellemeye, şarkıcı Rober Hatemo’nun itirazı ve itirafı önemli.

Çünkü şarkıcı, yaptığı genelleme nedeniyle Akalın’a itiraz etmedi, aynı zamanda pandemi sürecinin kendisine maddi anlamda nelere mal olduğunu da açık yüreklilikle dile getirdi:

“Sırf fatura ve KDV’leri ödeyebilmek için otomobilimi, saatimi sattım. Yanlış düşünüyorsun arkadaşım, 2 milyon değil Türkiye.”

Şov dünyasında Rober Hatemo gibi geliri olmadan rutin ödemelerini yapabilmek için hazırdan yiyen o kadar çok ünlü var ki!

Hazıra dağ dayanmıyor çünkü.

Kişinin ünü var, ama yeterli birikimi yoksa, çalışmadığı için “Ödemeleri denkleştirerek bir şekilde geçiniyorum” diyen Bade İşçil gibidir durumu.

‘Savaşçı’yı bitirdi sıra ‘Andropoz’da

Tamer Karadağlı’nın “Savaşçı” dizisi için Eskişehir’deki mesaisi bitti. “Savaşçı”daki “Göktürk Albay”ın altı bölümlük rolü için Limon Yapım’la yaptığı anlaşma gereği Eskişehir’de yoğun mesai harcayıp çekimleri tamamlayan Karadağlı, Marmaris yolcusu. Muğla’nın gözde tatil beldesinde yeni bir dizinin çekimlerine başlayacak oyuncu.

Engin Günaydın, Tamer Karadağlı, Derya Karadaş ve Gülçin Santırcıoğlu gibi oyuncuların rol alacağı, Taylan Biraderler’in yöneteceği Netflix dizisi altı bölümlük bir kara komedi.

Senaryosunu Engin Günaydın’ın yazdığı Netflix için çekilecek altı bölümlük “Andropoz”, hayatlarını bir şekilde değiştirmeye çalışan insanların öykülerini anlatıyor. Engin Günaydın’ın “Yusuf” karakterini canlandıracağı dizide Karadağlı, “Yusuf”un kayınbiraderi “Halit”i oynayacak.

GÜNÜN SÖZÜ

“İnsanın alışamayacağı hiçbir şey yok. Alışıyoruz, ama çok şey kaybediyoruz. Kendimiz kendimizi böyle tüketiyoruz.” (Emile Zola)

Yazının devamı...

PANDEMİ Mİ ÇARPTI SİZİ?

Flört ettiği iş insanının başka kadınları da beğenmesine kızıp, aralarındaki yazışmaları ifşa eden oyuncu Aygün Aydın, Hakan Sabancı’ya bu kez Instagram’ından şunları yazdı:
“Seninle tanışmamın yarattığı kaosla birlikte 81 ilden gelen maillerden sadece bir haftada 6 bin 825 CV’yi okuyabildim ve bunlardan 4 bin 313 kişiye bu pandemi sürecinde istihdam sağladım. 324 iş birliği teklifinden şimdilik 157 tanesiyle anlaşarak, 628 bin TL gelir elde ettim ve bu tutarla ailesinin maddi imkanı olmadığı için kitap alamayan 3 bin 140 öğrenciye test kitabı göndererek, hayatlarına dokundum. Birçok insanın hayatına daha da dokunmaya devam edeceğim çünkü daha okumam gereken binlerce mail var. Sen olmasaydın bunca şeyi başaramazdım.”

 

Amacına ulaştı

“Ben tanışıklığımızdan alabileceğim en yüksek ruhsal verimi ve hazzı alıp, amacıma ulaşarak, doyuma ulaştım. Bence artık birbirimizin hayatındaki görev burada son bulmakta. Yaşamında mutluluklar dilerim. Bir daha tanışıklık haricinde görüşmemek üzere hoşça kal.”
Şarkıcı Yusuf Güney’in, ‘Hayatın Rengi’ programında “Uzaya gitme hayaliniz var mı?” sorusuna verdiği yanıtlara bakar mısınız?
“Astral seyahatle uzaya gittim, geldim. Astral seyahat bilimsel olarak da var. Yani düşünce gücüyle bedenden ruhu ayırıp, zaman kısıtlaması yaşamadan her yere gidebiliyorsunuz. Gezegenler arası da ulaşım sağlayabiliyorsun. Bir süre astral seyahat deneyimi yaşadım ve uzaya gitmeyi başardım.”

Ay’da askeri üs! 

“İki sene önce Ay’da su olduğunu söyledim mesela NASA daha yeni açıkladı. Mars’ta bildiğiniz yemyeşil bir göl var ve NASA bunu da yeni açıkladı. Ay’ın karanlık tarafında bir askeri üs var. Bunu uzaydaki varlıkların yaptığını söyledim, onu da yeni açıkladılar. NASA birçok bilgiyi benden sonra açıklıyor.” Şov dünyası ünlülerinin eskiden de oluyordu “Yok artık, daha neler?” dedirten açıklamaları, ama hiçbiri böylesine ‘beyin yakan’ türden değildi.

Pandemi sürecinin insanların psikolojisi üzerinde ağır ve derin etkileri olacağı konusunda uyarmıştı uzmanlar; ondan olabilir mi Aygün Aydın’la Yusuf Güney’in yaptıkları açıklamalar?

 

‘DENİZİN EZGİSİ’NDE HANGİ ESERLER VAR?

Hayatını müziğe adayan Ezgi Eyüboğlu’nun ikinci albümü Kalan Müzik’ten çıktı. Bilkent Üniversitesi’nde opera ve şan eğitiminden sonra İTÜ’de Müzikoloji okuyan Ezgi Eyüboğlu, ‘Denizin Ezgisi’nde 10 eser seslendirdi. Bunlardan ‘Ne Dedun?’, ‘Yaş Kaldi Yanağumda’, ‘Unutamadum’, ‘Kalkti Yaylaların Karlari’ ve ‘O Yandan Bu Yandan’ Fatih Söylemez’in eserleri. ‘Hidro Midro’ ise Fatih Söylemez’le Fatih Yaşar’ın ortak çalışması.
Cumartesi akşamları TRT 1’de yayınlanan ‘Gönül Dağı’na, sadece oyuncu olarak değil, müzisyen kimliğiyle de katkı veren Eser Eyüboğlu’nun kız kardeşi, albümünde Sezgin Sağlamer’den ‘Temel Aldi Takayi’, Erkan Ketenci’den ‘Çıkma Kiraz Dalina’, Sinan Akçal’dan ‘Alayim Sevduğumi’, Cemile Cevher Çiçek’ten ‘Anan Var Midur?’u okudu.
Ezgi Eyüboğlu, albümündeki ‘Unutamadım’ı Kalan’ın Karadenizli sanatçısı Selçuk Balcı’yla birlikte söyledi.

ÖDÜL ALAMAMA REKORU!

ABD’li oyuncu Glenn Close’un sekiz kez aday gösterildiği Oscar’dan evine eli boş dönerek, tarihe geçmesi hiç şaşırtmadı beni.
Neden mi?
Yedi kez aday gösterildiği ödülü sekizincide alan Al Pacino’nun Lawrence Grobel’e hayatını anlattığı kitapta Oscar için yaptığı şu tespit yüzünden:
“Oscar, olimpiyat madalyası kazanmak gibi. Ancak olimpiyatlarda en iyi olduğunuz için kazanıyorsunuz. Oscar’daysa durum bu değil. Sıra size geldiği için kazanıyorsunuz.”
Glenn Close’un henüz sırası gelmemiş demek ki!

GÜNÜN SÖZÜ

“Yaşam, çok zalim bir öğretmendir. Önce sınav yapar, sonra dersi verir.” (Andre Gide)

Yazının devamı...

YILDIZ TİLBE’NİN GECE YARISI ŞOVU

Yıldız Tilbe, şov dünyasının ‘nevi şahsına münhasır’ isimlerinden biri...
Tanıyanlar zaten biliyor ‘Yıldız Tilbe kafası’nı...
Sosyal medya hayatımıza girdikten sonra şarkıcı daha da zenginleştirdi repertuvarını...
Bazı günler, daha doğrusu gece yarıları döktürüyor Twitter’da.
4.5 milyon takipçisi de memnun bundan...
Niye memnun olmasın ki insanlar?
Bakar mısınız şarkıcının bir gece iki saatte Twitter’da yazdıklarına?

00.26 Yine şahane bir gece.
00.29 En sevdiğim çorba mercimek çorbası, kralların çorbası valla.
00.32 Kaşıkla yenen yemekleri çatalla yenen yemeklere tercih ederim.
00.33 Tarhana beyefendi bir çorbadır, yoğurt çorbası ise tam bir hanımefendi.
00.34 Domates çorbası prenses olabilir.
00.34 Ezogelin gelin hanım çorbası.
00.37 İşkembe ve kelle paça çorbası her kişiye lazım.
00.38 Kaşık, çatalı komaya sokar.
00.45 Hayatımız da çorbaya benziyor, adını bulamadım. Ne olabilir hayat çorbasının adı?
00.51 Yoruldum.
00.52 Dinlenelim.
00.55 İyi geceler.
01.09 Ramazan’ın yarısı gitti.
01.18 Yarın ‘Sadakatsiz’ günü, Asya ile Derin, eyvah diyorum.
01.25 Allah insanı özgür bırakmış. Çok şükür.
01.34 Turist olup dünyayı gezesim var, bi’ nevi dokunulmazlık valla.
01.38 Kendi ülkemizde turist belgesi alabilir miyiz acaba, ‘Ben turistim’ diye?
01.41 Hepimiz turistiz!
01.44 Turistlere içki yok mu? Gelmezler. Turizm batar, benden söylemesi.
01.57 Yine acıktım, insan midesi kadar yiyor, Allah’a şükür.
02.28 Hayırlı geceler hepinize.

Tilbe’nin beğenip paylaştığı şarkıları, retweet ettiklerini dahil etmediğim halde Twitter’da yazdıkları iki saatlik stand-up kıvamında değil mi? 

IŞIL AÇIKKAR’I KİM KIZDIRDI? 

Koronavirüs tedbirleri kapsamında alınan her kararın tersini savunan
o kadar çok insan var ki sosyal medyada...
Söylediğini ve yazdığını unutup, tersini savunanları, ‘yok hükmünde’ kabul ettiğim için epeydir ilgilenmiyorum hiçbiriyle.
Doktorların, “Kendi haline bırakın” dediği türden tiplere gerçekleri hatırlatmayı bile vakit kaybı olarak görüyorum artık.
TRT 1’in hafta sonu ana haber sunucusu Işıl Açıkkar’ın yaşı genç ve gölge boksuna ayıracak vakti var ki, onlardan birinin yazdıklarına kızıp, şu tweet’i attı:
“Sosyal medyada bir sanatçı aylardır ‘Kapanma şart, neden kapatmıyorsun?’ diye bas bas bağırıyordu. Tam kapanma oldu bu kez de, ‘İnsanlar evde ölsün mü? Ne olacak bu memleketin hali, her yeri kapadınız da ne oldu?’ diye bağırıyor! Bir kesim var ki asla memnun edemiyorsun.”
Açıkkar’ı kızdıran ‘sanatçı’ kim?

TİPİ, 91 BÖLÜM SONRA GÖNÜL’ÜNE KAVUŞTU

‘Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz’da şimdiye kadar kaç karakterin senaryo gereği öldürüldüğünü, bu rolleri hangi oyuncuların canlandırdığı yazdığım günün akşamında dizi, Twitter’ın gündemindeydi.
Çünkü yapım, bu kez Savaş Özdemir’in canlandırdığı Tipi’ye mezar oldu. Üstelik Murat İspirli, namıdiğer Tipi, bir an önce kavuşmak istediği eşi Gönül’ün (Zara) mezarı başında kurşunların hedefi oldu. O yüzden sevenleri, Gönül’ün öldürüldüğü 102’nci bölüme gönderme yaparak, “Soran olursa Tipi, 102’de öldü, 193’te gömüldü dersiniz” diye yazdı.
Tipi’nin de öldürülmesiyle altıncı sezonunda diziden yolu geçen oyuncuların sayısı 76’ya çıktı. Başında girdiği projeden 193’üncü bölümde ayrılan Savaş Özdemir ve rolüyle ilgili özel bir bilgi paylaşayım.
Tipi, ilk dört bölüm için düşünülerek yapıma dahil edilen bir karakterdi. Özdemir’in canlandırdığı Tipi çok sevilince devam etti. Bir oyuncunun performansıyla senaristlerin yazdığı karakterin ömrünü nasıl uzattığına çarpıcı bir örnek oldu Tipi...

GÜNÜN SÖZÜ

“İnsan seviyorsa iki şeyi asla yapmaz: Aldatmaz ve ağlatmaz. Çünkü aldatmak insan onuruna, ağlatmak ise insan yüreğine yapılmış en çirkin saldırıdır.” (Erich Fromm)

Yazının devamı...

‘EDHO’DAN KİMLER GELDİ KİMLER GEÇTİ?

Oktay Kaynarca, Yunus Emre Yıldırımer, Ozan Akbaba ve Hüseyin Avni Danyal’ın başrollerini paylaştığı ATV’nin dizisi ‘Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz’ın ekrandaki altıncı sezonu... Yıllardır izlediğim tek yerli dizide şimdiye kadar kimlerin oynayıp, ayrıldığını merak ettim. Ortaya çıkan liste bir hayli kabarık. 8 Eylül 2015’ten beri yayında olan dizinin ana kadrosuna adını yazdırıp, ayrılan oyuncu sayısı tam 75 kişi...

Bahadır Özener’le Berna Aruz’un yazdığı diziden senaryo gereği ayrılanların ezici bir çoğunluğunu Oktay Kaynarca’nın canlandırdığı Hızır Çakırbeyli veya adamları, birkaçını ise düşmanları öldürdü. Beyin ameliyatı geçiren Sabina Toziye, senaryo gereği yatağında kalp krizinden ölen tek kişi oldu! Salı akşamlarının en çok izlenen iki yapımından biri olan dizinin ekran serüveni bitene kadar bakalım kaç oyuncunun daha yolu ‘EDHO’dan geçecek?

Oyuncu-Rolü                     Giriş-Çıkış

Galip Erdal-Ahmet                          1-37

Müjde Uzman-Nazlı                       1-40

Tuna Orhan-Servet                         1-96

Deniz Çakır-Meryem                    1-107

Ece Hakim-Zeyno                           1-72

Emre Törün-Nevzat                        1-86

Yasemin Sakallıoğlu-Lütfiye           1-71

Benian Dönmez-Mübeccel            1-74

İncinur Taşdemir-Ayşen                  1-59

Sinan Demirer-Civciv                     1-75

Hakan Karahan-Özer                       1-46 

Yüksel Arıcı-Vehbi                         1-68

Kenan Çoban-Fahri                      4-162

Ahmet Özarslan-Yılmaz                10-76

Sevcan Yaşar-Esra                         1-137

Müfit Kayacan-Feridun                  41-45

Mirza Bahattin Doğan-Selim           1-20

Erdal Küçükkömürcü-Davut          6-111

Sedat Kalkavan-İlker                       7-91

Okan Turan-Reha                      10-103

Erkan Bektaş-Ateş                       18-117

Kemal Başar-Ender                       17-91

Arif Pişkin-Özkan                         30-50

Atilla Şendil-Fikret                    25-112

Arzu Gamze Kılınç-Handan          20-60

Sanem Çelik-Ceylan                  41-187

Hüseyin Soysalan-Salih                 41-54

Meryem Uzerli-Suzi                      53-71

Serdar Orçin-Mert                         57-77

Turgay Kantürk-Avni                     58-67

Osman Albayrak-Serkan                59-78

Cenk Kangöz-Cemil                     61-69

Can Gürzap-Rüstem                     65-71

Zara-Gönül                                 65-102

Haydar Şişman-Hurşit                 72-163

Birol Ünel-Teoman                       73-79

Olgun Şimşek-Yaşar                   73-107

Mesut Akusta-Ekrem                   73-103

Taner Turan-Mürsel                       83-86

Arzu Yanardağ-Candan                82-95

Levent Özdilek-Hakkı                87-101

Ertuğrul Postoğlu-Güneş        92-98

Oyuncu-Rolü                     Giriş-Çıkış

Ahmet Somers-Hasan                      94-97

Seda Yıldız-Reşit                           98-102

Melissa Yıldırımer-Derya               97-107

Hakan Meriçler-Ziya                   104-110

Tekin Temel-Fuat                        108-130

Mustafa Üstündağ-Boran              108-159

Mehmet Ulay-Derin Devlet         108-134

Tunca Aydoğan-Muzi                  109-112

Saydam Yeniay-Mesut                118-135

Selin Işık-Özlem                         112-166

Alper Kut-Tahsin                         123-139

Şener Savaş-Rafet                        124-178

Koray Şahinbaş-Zeki                   126-139

Selda Alkor-Melike Hala              140-153

Burak Sergen-Feyyaz                  140-165

Naz Elmas-Sevda                        140-151

Mehmet Çepiç-Altan                  136-161

Sema Öztürk-Damla                    143-157

Dilşad Şimşek-Ebru                     144-179

Cem Emüler-Cengiz                   146-153

Nihan BüyükağaçBahar               152-159

Edip Saner-Köksal                       154-160

Gökhan Mumcu-Volkan              154-163

Serhan Süsler-Güven                  146-161

Levent Tülek-Beşir                      160-165

Mehmet Esen-Sami                     162-165

Hakan Atalay-Kaya                      166-180

Adnan Biricik-Cihan                   166-180

Levent Sülün-Fuat                       179-186

Çetin Sarıkartal-Demir                 181-187

Bahtiyar Engin-Tuncay                 183-187

Sabina Toziya-Hayriye Ana              1-179

Tarık Ünlüoğlu-Ünal Kaplan   1-145

 

Yazının devamı...

© Copyright 2021

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.