SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR
You are already subscribed to notifications.

Erbakan'ın söylemi, Gökbakar'ın eylemi

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı ve aşı karşıtı Dr. Fatih Erbakan, geçenlerde ne dedi? Aşı olmadığını, olmayı da düşünmediğini söyleyen Erbakan’ın mRNA aşısı olanlar için dediği şuydu:
“mRNA demek insanın hücre çekirdeğine girmek demektir. O insanların yarı insan yarı maymun çocuklar doğurmasına sebep olabilirsiniz. 3 kulaklı, 5 gözlü yaratıklar doğmasına yol açabilir.”
Daha önce sosyal medyasından takipçilerini aşı olmaya davet eden komedyen Şahan Gökbakar, Fatih Erbakan’ın bu açıklamasının yankıları sürerken ne yaptı?

Portre fotoğrafını photoshopla üç gözlü beş kulaklı yapan Gökbakar, altına da şunları yazdı:
“Bu sabah baş ağrısı, ışığa-sese aşırı duyarlılık ve ishal şikayetleriyle uyandım. Bakın ne haldeyim! Tabiki, Küresel Güçler... Hücre çekirdeğime etki edip, beni bu hale getirdiniz de elinize ne geçti? ‘Büyük oyun’, ‘büyük oyun’ dediğiniz bu muydu? Çipleseydiniz daha iyiydi. Allah sizi bildiği gibi yapsın Bill Gates ve küresel arkadaşları.”
Demek ki Erbakan’ı bir kişi anladı, o da yanlış anladı.
Çünkü o, “Üç kulaklı, beş gözlü” dedi, Gökbakar üç gözlü, beş kulaklı oldu!

MTV’DE FACEBOOK ÖDÜLÜ

2021 MTV Müzik Ödülleri’ni kazananlar açıklandı. Listede ‘Facebook tarafından sunulan’ bir ödül de var. Facebook ‘En İyi Yeni Sanatçı’ ödülüne layık görülen şarkıcı ve oyuncu Olivia Rodrigo.
MTV, hedef kitlesi gençler olan bir müzik kanalı.
Sosyal medya platformlarının kullanıcılarıyla ilgili yazılan, söylenen ve bilinen ne?
Twitter ağırlıklı olarak gençlerin, Instagram bir tık daha üst yaş grubunun, Facebook ise orta yaşın kullandığı mecralar.
Son verilere göre Facebook’un aktif kullanıcısı 2.5 milyar, Instagram’ın 1 milyar, Twitter’ın ise 350 milyon civarında.
Facebook’un genç kullanıcı oranı çok düşük; yüzde 15.9.
Yüzde 65 oranında 50 ile 64 yaş arasındaki yetişkinlerin kullandığı Facebook’un MTV ödüllerine dahil olup, 19 yaşındaki bir şarkıcıya
ödül vermesinin tek amacı var, genç kullanıcılarının
sayısını artırmak.
2020’deki 85.97 milyar dolar’lık geliriyle dünyanın en değerli 10 şirketinden biri olan Facebook’un MTV Müzik Ödülleri’ne dahil olup, 19 yaşındaki şarkıcı ve ‘High School Musical’ dizisinin yıldızına ödül vermesi, gençlere ulaşma yolunda atılan önemli bir adım bence.

MET GALA’DA KIYAFETİYLE EYLEM YAPAN SİYASETÇİ

Geçtiğimiz yıl pandemi nedeniyle yapılamayan MET Gala, bu yıl renkli geçti.
Kıyafetiyle geceye damga vuranlardan biri ABD’de Demokrat Parti’nin önde gelen isimlerinden Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria Ocasio-Cortez’di. ABD Temsilciler Meclisi’nin en genç üyesi, aktivist ve Twitter’da 12.7 milyon, Instagram’da 8.7 milyon takipçili sosyal medya fenomeni Cortez, geceye üzerinde ‘Tax the Rich’ (Zenginleri vergilendirin) yazan beyaz bir elbiseyle katıldı.
Zenginlerine hitap eden markaların yarıştığı gecede bu eylemi yapan genç siyasetçiyi destekleyenler gibi tepki gösterenler de oldu. Çünkü Metropolitan Müzesi’ne yardım amacıyla yapılan Met Gala, normal giriş bileti 30 bin, masa fiyatları 200 bin ile 300 bin dolar arasında değişen moda gösterisi.
Pandemi sürecinde maskenin önemini anlatan AOC’nin kıyafetiyle poz verirken yardımcısının maskeli, kendisinin maskesiz olması da eleştirildi. Sosyal medyasından kendini savunan Ocasio-Cortez, geceye davetli olduğunu, kıyafeti ödünç aldığını, verdiği politik mesajla da duvarları yıktığını yazdı.

GÜNÜN SÖZÜ

“Kadınları mutlu etmenin 20 yolu diye bir sürü gereksiz haber çıkıyor. Tek maddede açıklıyorum; dürüst olun, yeter.”
(Turgut Uyar)

Yazının devamı...

SEDA SAYAN NE DEDİ, NASIL HABER OLDU?

Koronavirüs başladığından bu yana bilim yerine komplo teorilerine inananlar, aşı karşıtlarının Maltepe mitinginden sonra iyice coştu.

Çocukluk aşılarını ve akıllı cep telefonları sayesinde çoktan cipli insanlara dönüştürüldüklerini unutup, Kovid-19 aşısı olanlara cip takılacağını sananların her biri artık ‘kanaat önderi’! Buram buram cehalet kokuyor Kovid-19 ve koronavirüs aşısı için yazıp, söyledikleri.

“Cehalet yenilmesi gereken en büyük düşmandır” diyen Atatürk’ü profil fotoğrafı yapanlar bile var aralarında.

Çünkü araştırma zahmetli, bilim maliyetli, ama cehalet bedava!

Star TV’deki canlı yayında Seda Sayan, tacizci adama sesleniyor:

“Hasta mısın sen? Sen kimsin oğlum? Senin gibi çok kolpaçılar gördüm.”

Sayan’ın bu sözleri sosyal medyada viral, birçok sitede haber oluyor!

“Seda Sayan bu sözleri, kendisine ‘reytingsiz’ diyen Seren Serengil’e söyledi” diye saptırılıyor da ondan...

Kimse ‘Sabahların Sultanı Seda Sayan’ı izlemek zorunda değil.

Amma ve lakin programı sunan kişinin söylediklerini haber yapıyorsan mecbursun buna.

Hadi onu yapmadın, kullandığın video veya metinde Seda Sayan “Sen kimsin oğlum?” diyor, ekranda kocaman “Tacizci” yazıyor.

Buna rağmen, “Seda Sayan, Seren Serengil’e demediğini bırakmadı” diye başlık atmak ne?

Çünkü yalan cazip...

Çünkü yalanın alıcısı çok, gerçek gariban!

Yalan haberler gerçekliğin zeminini yok ediyor.

Tedbir alması ve tepki göstermesi gerekenler de olan biteni seyrediyor.

DENİZ’E BİR DAMLA İÇİN OYUNCAKLARINI SATTI

Ataşehir Özgürlük Parkı’nda hayır amaçlı bir kermes vardı hafta sonu. SMA Tip 1 hastası Deniz’in tedavisi için valilik izniyle başlatılan “Deniz’e bir damla da sen ol” kampanyasına destek amaçlı tezgahlardan biri dikkatimi çekti. Çünkü masanın üstünde çeşitli çocuk oyuncakları ve çocuk kitapları, tezgahın arkasında da küçük bir kız çocuğu vardı. Ataşehir İlkokulu 3. Sınıf öğrencisi olan 8 yaşındaki Dora Alkaya,

Deniz için oyuncaklarını ve kitaplarını satışa çıkardı. İki gün süren kermeste 7 bin liralık satış yapıldı, tanımadığı bir çocuğun tedavisi için oyuncaklarını ve kitaplarını satan Dora’nın hasılatı 500 oldu. Alkışlar Dora’ya...

PANDEMİYLE EĞLENCE SOKAKLARA TAŞINCA

Kadıköylü sanatçılar, gürültü kirliliğine karşı farkındalık oluşturmak için ilçenin birçok noktasında sergiledikleri sahne performansını bu hafta Osmanağa’da yineledi.

Pandemiyle birlikte sokağa taşan eğlencenin yarattığı gürültü kirliliğini önlemek isteyen sanatçıların amacı, yasaklarla değil, empatiyle farkındalık oluşturmak.

Sadece Kadıköylülerin değil metropollerde yaşayanların ortak derdi bu.

Ders çalışmak isteyen öğrenci, bebeğini uyutmaya çalışan anne–baba, hastalar, erkenden kalkıp işe gidecek insanların en doğal hakkı, gürültüden uzak yaşamak.

Eğlenmeye çıkmış, alkol ve müzikle coşmuşların empatiyle gürültü kirliliği yapmasını engellemek mümkün mü?

Değil.

Zabıta düzenli desibel kontrolü yapsa, gerek kalır mı sanatçıların gürültü kirliliğine dikkat çekmek için performans sergilemesine?

Hayır.

Demek ki çözüm belli.

GÜNÜN SÖZÜ

 

 

Yazının devamı...

Bebekli annenin uçaktakilere jesti

Seul’den 10 saatlik bir uçuşla Francisco’ya gidecek uçakta dört aylık bebeğiyle seyahat eden bir annenin diğer yolculara yaptığı jest, müthiş.

Raskol Nikov adlı Twitter kullanıcısının paylaştığı tweet floodunda anneyle bebeğinin uçak içinden bir fotoğrafı ve yolculara dağıttığı paketin görseli olmasa, acaba bir “şehir efsanesi” mi diye düşünebilirdim. Olayın kendisi güzel ve görselleri de inandırıcı gelince paylaşmak istedim.

@raskolnikovgibi adlı Twitter kullanıcısının “4 aylık bebeğiyle uçak yolculuğu yapan anneden diğer yolculara sevimli bir jest” anonsuyla yaptığı paylaşımın devamında yazdıkları şunlar:

“Kabul edelim, kimse 10 saatlik yolculuk boyunca bebek ağlaması duymak istemez, Seul’den San Francisco’ya giden anne de bunun farkında.

O yüzden bebeğinin uçuşta ağlama ihtimaline karşın annesi, içinde atıştırmalıklar ve kulak tıkacı olan 200’den fazla küçük paketi yolculara dağıttı.

Annenin dağıttığı pakette bebeğinin ağzından İngilizce olarak yazılmış şöyle bir not vardı:

‘Selam, benim adım Junwoo ve sadece 4 aylığım. Bugün annem ve anneannemle birlikte teyzemi görmek için ABD’ye gidiyorum. Biraz gerginim, çünkü bu benim kısa hayatımdaki ilk uçuşum, yani ağlayabilir veya biraz gürültü yapabilirim. Çok fazla ses çıkarmamaya gayret edeceğim, ama bunun için söz veremiyorum. Lütfen beni mazur görün. Bu sebeple annem sizin için küçük bir paket hazırladı! İçinde atıştırmalık bir şeyler ve kulak tıkaçları var. Lütfen ses çıkarırsam bunları kullanın. İyi yolculuklar. Teşekkür ederim.”

Nasıl da takdire şayan, ince bir fikir!

Helal olsun.

Bahar Öztan’ın kaç filmi ve dizisi var?

Dördüncü evrede tespit edilen yumurtalık ve bağırsak, sonra erken teşhis edilen lenf olmak üzere kanseri üç kez yenen Türk Sineması’nın “Gamzeli Güzeli” Bahar Öztan’ı konuk ettik Magazin Noteri’ne. Öztan’ın bugüne kadar kaç film ve dizide oynadığını öğrenmek için başvurduğum Google’daki listeler birbirinden farklı olunca doğrusunu öğrenmek için canlı yayında sordum “Gamzeli Güzel”e.

Öztan, “Sağlıklı bir arşiv tutmadım, ama sinema filmleri ve dizilerle 100’e yakındır herhalde” deyince, doğru liste için Ali Can Sekmeç’ten yardım istedim. Sağ olsun, sinema yazarı dostum Öztan’ın hangi yıllarda hangi sinema filmleri, hangi video filmleri ve dizilerde oynadığına dair listeyi yolladı.

Kanser, tedavi süreci sorunlu ve maliyetli bir hastalık.

Yıllarca oyunculuk yapan Öztan, sosyal güvencesi olan Bağkur veya SGK emeklisi mi?

48’i sinema 12’si video olmak üzere 60 filmde başrol oynayan, dokuz dizide rol alan Öztan, “Hiçbir yapımcı bir gün bile sigortamı yapmadı bana. Memur emeklisi babamın bekâr tek kızı olduğum için ondan bağlanan maaş, tek sosyal güvencem” dedi.

Sinema Filmleri

1980 Nokta ile Virgül Şaşkın Milyonerler

1981 Kanlı Nigar

1982 Ağlayan Gülmedi mi?, Baş Belası, Bizim Mahalle, Doktor Civanım, Dört Yanım Cehennem, Kırmızı Kelebek, Sevenler Ölmez

1983 Aptal Kahraman, Bedel, Dostlar Sağolsun, Futboliye, Gül Ağacı, İkimiz de Sevdik, Yalvarış, Yıldızlar da Kayar

1984 Darbe, Deli Fişek, Orta Direk Şaban

1985 Bin Defa Ölürüm, Bu Ne Sevgi, Domdom Kurşunu, Fakir Milyoner, Kanun Adamı, Kaplanlar, Mahkûm, Melek Yüzlüm

1986 Ağlama Yavrum, Ava Giden Avlanır, Hasretim, Manyak, Namus Sözü, Sevdan Öldürdü Beni

1987 Babamız Evleniyor, Severek Öldüler, Umutların Ötesi, Vahşiler, Mazideki Kadın

1988 Alın Yazımız Bu / Gurbet Sancısı, Sapık Kadın

1989 Sabahın İlk Işıkları, Serseri Aşıklar, Yarın Başka Gündür

1990 Kiralık Anne, Sonsuz Kaçış

2013 Çeken Bilir

2014 Başkanın Kızı

Video Filmleri

1984 Yuvasızlar

1985 Ayrılık Ateşi, Cilalı İbo Beni Anneme Götür

1986 Aşk Dediğin Laftır, Mazideki Kadın

1987 Gençlik Yılları, Homoti, Kaderim, Kiralık Katil Keko Londra’da

1989 Hedef

1990 Doyumsuz

1991 Günbatımı

Televizyon Dizileri

1980 Sönen Ocak

1983 Küçük Ağa

1987 İstiklal

1988 Kıbrıs’ta Vuruşanlar, Serçeler Göç Etmez

1992 Kavak Ailesi

1993 Tophaneli Osman

2007 Aşk Kapıyı Çalınca

2008 Görgüsüzler

GÜNÜN SÖZÜ

“Şunu unutma: Fazla fedakârlık, fazla vefasızlık getirir.” (T. S. Eliot)

Yazının devamı...

Yıldız Tilbe ve aşı yalanları

Yıldız Tilbe, aşı olduğu haberini yalanlamakla yetinmeyip yapanlara, “Hakkım, hukuğum haram zıkkım olsun, çıkmasın” diye beddua bile etti. Tilbe için “Aşı karşıtı” yazanlar da nasibini aldı şarkıcıdan.
Aşı yaptırmayacağını ısrarla vurgulayan şarkıcı için “Aşı yaptırdı” haberini yapan bunu ispatlamalı. Artık her ünlünün sosyal medyası var ve anında ortaya çıkıyor yalan. O yalanın faturası sadece yapana çıksa, tamam, ama öyle değil. Her haberi teyit etmeden anında ‘kopyala yapıştır’la kullanan internet siteleri yüzünden tüm medyaya çıkıyor fatura.
“Aşı karşıtıydı, ama sahneye çıkmak için aşı oldu” haberini yaparken PCR testi yaptırıp yaptırmadığını sorgulamayana Tilbe’nin verdiği yanıt şu:
“Aşı olmadım, olmak istemiyorum, olmuyorum. Kimseye de aşı olun ya da olmayın demiyorum. Ben olmam, çünkü güvenmiyorum. Dünyada sayısız bilim adamı reddediyor, kabul eden de var, reddedenlere inanıyorum, aşı olmuyorum. Dünya kabul etsin, ben de edeyim, o kadar.”
Tilbe’nin aşı, PCR testi yaptırmayacağına dair beyanları ve 6 Eylül’de yürürlüğe giren İçişleri Bakanlığı genelgesi ortada.
Şarkıcının aşı ya da PCR testi yaptırmadan sahneye çıkması olanaksız. “Yıldız Tilbe aşı oldu” haberini yapan “İşte kanıtı” diye belge ortaya koyamadı. Şarkıcının PCR testi yaptırıp-yaptırmadığı da belirsiz.
Ancak ABD’den Türk televizyonlarına sıkça bağlanıp Kovid- 19 ve aşı konusunda konuşan Prof. Dr. Derya Unutmaz, şarkıcının tweet’ini alıntılayıp, Yıldız Tilbe’yi böyle yalanladı:
“30 yıldır Avrupa ve ABD’de bilim yapıyorum, aşı enstitüsünde bizzat çalıştım, bağışıklık ve aşılar üstüne çalışan yüzlerce bilim insanını yakinen, binlercesini de uzaktan tanıyorum. Bunlar arasında aşıyı reddeden tek bir bilim insanı yoktur. Yani sıfır. Belki biz paralel evrendeyiz.”
Ne “Aşı oldu” haberini yapan “İşte aşının kanıtı” diyebildi, ne de Tilbe, Unutmaz’a “İşte aşı karşıtı o bilim insanları” diye yanıt verdi.

ÇOKÇA GURUR, BOLCA MUTLULUK!

2021 Avrupa Voleybol Şampiyonası’nda ‘En İyi Orta Saha Oyuncusu’ seçilen Eda Erdem, tarihte bu unvanı üst üste dört kez kazanan ilk voleybolcu oldu.
‘Filenin Sultanları’nın kaptanı Erdem, şöyle dile getirdi duygularını:
“2015, 2017, 2019, 2021... Çokça gurur, bolca mutluluk... Hücum yönü ağır basan ve atak yaptıkça performansı artan bir oyuncu karakterim olduğu için elbette en büyük pay sahada bana yardımcı olan takım arkadaşlarımın, iyi ki varsınız.”
Erdem’in unvanını dört kez üst üste yinelemesi bu başarıyı tesadüfen elde etmediğinin, üç cümlelik tweet’i ise nasıl bir insan olduğunun kanıtı.

 

 

ÜNİVERSİTEYİ BİTİRDİ KIZLARA MESAJ VERDİ

Simge Sağın, sahne yüzünden 15 yıl ara verdiği üniversite eğitimini tamamladı.
Başında kepi, elinde diplomasıyla çekilmiş fotoğrafını sosyal medyasından paylaşan şarkıcı genç kızlara şu çağrıyı yaptı:
“Okuyun, çalışın, kendi ayaklarınız üzerinde durmayı öğrenin. O zaman kimseye boyun eğmek zorunda kalmazsınız.”
Şarkıcının pandemi sürecini fırsata çevirip, İstanbul Teknik Üniversitesi’ndeki müzik eğitimini tamamlaması kendi, genç kızlara verdiği mesajsa toplum adına kıymetli.

 

 

 

 

 

 

VENEDİK’TE AŞK BAŞKADIR!

“Bennifer have arrived! Ben Affleck and Jennifer Lopez in Venice for filmfest.”
Reuters, Ben Affleck’le Jennifer Lopez’in festival için Venedik’e gelmesini bu başlıkla servis etti… “Bennifer geldi” haberinin fotoğraflarına baktım, Lopez’le Affleck’in bilhassa deniz motorundaki pozları “Venedik’te aşk başkadır” dedirten türdendi...

GÜNÜN SÖZÜ

“Demiri, demirle dövdüler, biri sıcak, biri soğuktu. İnsanı, insanla kırdılar; biri aç, biri toktu.” (Pir Sultan Abdal)

Yazının devamı...

Zeri Müren yaşasa taklidine ne derdi?

Çağlar Çorumlu’nun Zeki Müren’i taklit ettiği İş Bankası’nın Maximum Kart reklamından sonra bir tartışma başladı.
Çorumlu’yu, Zeki Müren taklidinde başarılı bulanlar da var, ‘Sanat Güneşi’nin bu denli reklam malzemesi yapılmasına itiraz edenler de...
Reklamda Zeki Müren’in, neredeyse tuvalet parasını bile Maximum Kart’la ödeyecek alışveriş çılgını gösterilmesi tartışılabilir. Reklamı senaryo, kurgu ve oyunculuk açısından değerlendirip, itiraz edenler de olabilir. Ancak iş “Zeki Müren’in anısına saygısızlık bu. Yaşasaydı buna izin vermezdi” noktasına gelince, sanatçının TRT’nin arşivindeki bir video’suna bakmakta yarar var.
O video’da Gaziantep’ten bir izleyicinin, “Birçok komedyen taklidinizi yapıyor yıllardır, hiç kızdınız mı, sinirlendiniz mi bunlara?” sorusuna Zeki Müren’in verdiği yanıt şu:
“Hayır, asla... Taklidi yapılan insan var olan insandır. Aktüel olan insandır. Ayrıca naçizane arz edeyim, benim de taklit yeteneğim vardır biraz. Bazı tanınmış kişilerin taklidini yapabilirim.”
İşte böyle bir sanatçıydı
Zeki Müren...
“Reklamın iyisi, kötüsü olmaz”, “Taklit aslını yaşatır” gibi efsane sözlerin de sahibidir aynı zamanda ‘Sanat Güneşi’ ya da ‘Paşa’...

NECATİ ŞAŞMAZ, BENİ ŞAŞIRTMAZ!

Necati Şaşmaz’la eşinin boşanma davası bitti, ama dava dosyasındaki haberlik malzemeler bitmedi.
Bu kez ortaya çıkan Şaşmaz’ın bir ses kaydı.
Neymiş?
Necati Şaşmaz, babasının kuzeni İrfan T. ile yaptığı konuşmada, seçilmiş kişi olduğunu söylemiş. Yetmemiş, “İcatlar yapıyorum. Bu icatlar dünya için önemli icatlar” demiş!
Necati Şaşmaz’ın bu sözlerine şaşıranlar Gezi Parkı Olayları sırasında söylediklerini unuttular galiba!
Ne demişti oyuncu, Hasan Kaçan’la birlikte Recep Tayyip Erdoğan’la görüştükten sonra Başbakanlık binasının önünde yaptığı açıklamada?
“Bana göre bu ülkeye nazar değmiştir. Dua okuyalım, bu üzerimizden gitsin. Düşünce adamlarına ihtiyacımız var ki bize ne olduğunu anlatabilsinler. Geceden gündüze değil de, bugünden yarına değil de, çok acil olarak değil de çabuk çabuk yapılması gerekiyor. Biz gece karanlığındaki kedi gözleri gibi onları izlememiz gerekiyor. Ama o gözler de ancak bizim ışığımızla görülebilen bir şey. O gördüklerimiz de fosforlu olan o kedi gözleri bize yol gösterir.”
85 milyonluk Türkiye’de ‘fosforlu kedi gözleri’ni
yol gösterici ilan eden tek insan ‘seçilmiş’ değil de ne o zaman?

İDEALİST AVUKAT DARBECİLERE KARŞI

Cuma günü vizyona girecek TRT, İstanbul Medya Akademisi ve Medya Fikir Kulübü ortaklığında çekilen ‘Elli Kelimelik Mektuplar’ı Kanyon’daki ön gösteriminde izledim.
Film, Adnan Menderes hükümetlerinde Başbakan Yardımcılığı, Milli Eğitim, Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanlığı yapan Tevfik İleri’nin 27 Mayıs ihtilaliyle tutuklanması, yargılanması, hastalanıp ölmesini ve darbelerin insanlara yaşattığı acıları anlatıyor.
Gizem Karaca Ekmekçi, İlker Kızmaz, Tekin Temel, İlhan Şeşen, Derya Alabora ve Murat Parasayar’ın oynadığı ‘Elli Kelimelik Mektuplar’ın yönetmeni Emir Khalilzadeh, yapım için şunları söyledi:
“Dönem filmi yapmak hep hayalimdi, çok şükür ‘Elli Kelimelik Mektuplar’ vesile oldu. Çok köklü bir tarihe sahibiz, anlatacak o kadar hikayemiz var ki, bugün anlatmaya başlasak 100 yıl yetecek kadar hikaye çıkar.”
Dönem filminde darbecilere hukuk danışmanlığı yapan öğretim üyesinin yanından
ayrılıp Tevfik İleri’nin savunmasını üstlenen idealist avukat rolünü başarıyla canlandıran Gizem Karaca Ekmekçi, ekranda ise tarihi bir yapımla seyirci karşısında olacak.
‘Uyanış: Büyük Selçuklu’ diye başlayıp ikinci sezonda adı ‘Alparslan: Büyük Selçuklu’ olan TRT 1’in dizisi, Melikşah döneminden 42 yıl geriye gidip Sultan Alparslan’ı anlatacak. Barış Arduç ve Fahriye Evcen gibi dizinin yeni oyuncularından olan Karaca, dönem işi için yorucu bir hazırlık dönemi geçirdiğini söyledi.

GÜNÜN SÖZÜ

“En iyi fotoğraf makinesi en iyi fotoğrafı çekseydi, en iyi daktilo en iyi romanı yazardı.” (Ara Güler)

Yazının devamı...

AYNI AKŞAMKİ İKİ MİLLİ MAÇIN REYTİNG FARKI

Cumartesi akşamı TRT 1 ekranında iki milli maç vardı.

Filenin Sultanları’nın CEV Kadınlar Voleybol Avrupa Şampiyonası’nda Hollanda’yla yaptığı maç 17.51’de başladı 19.56’da bitti.

Turnuvadaki son maçında Hollanda’yı 3-0 yenen Türkiye Kadın Milli Voleybol Takımı, CEV Euro Volley 2021’i üçüncü tamamlayıp, bronz madalyanın sahibi oldu. 2003 ve 2019’da ikinci, 2011 ve 2017 yıllarında üçüncü olan Filenin Sultanları, Avrupa Şampiyonası’nda beşinci kez kürsü gördü.

Türkiye Milli Futbol Takımımız ise 2021 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri G Grubu’nda Cebelitarık’la evinde oynadı.

TRT 1 ekranında 21.19’da başlayan maç 23.52’de bitti ve A Milli Takım, Cebelitarık’ı 3 0 mağlup etti.

Türkiye Hollanda CEV Kadınlar Voleybol Avrupa Şampiyonası’nın ‘Tüm Seyirciler’ kategorisindeki reytingi 1.58’le 100 program arasında 10’uncu oldu.

Cebelitarık Türkiye 2022 Dünya Kupası Grup Eleme Karşılaşması ‘Tüm Seyirciler’de 6.36 reytingle 100 program arasında 1’inci.

Elbette ki prime time öncesi seyirci sayısı prime time kuşağında artar. Cumartesi akşamının reytinglerine bakınca aradaki fark iki kat. İki milli maç arasındaki reyting farkı ise dört kat.

TV izleyicilerinden yüzde 8.76’sı Filenin Sultanları’nı tercih ederken milli futbolcularımızın maçı sırasında bu oran yüzde 22.75’e yükseldi.

Demek mi neymiş?

Türkiye’de hâlâ en çok izlenen spor futbol…

İki milli maç arasında bu kadar reyting farkı olmasının birinci sebebi prime time ise ikinci sebebi her şeye rağmen futbola olan ilgi.

ARADAN GÜNLER GEÇTİ ELEŞTİRİLERİ UNUTMADI

Sosyal medyada yazılanların milli sporcuları nasıl etkilediğinin en somut kanıtı Ebrar Karakurt’un Filenin Sultanları’nın Avrupa Şampiyonası’nı üçüncü olduktan sonra attığı şu tweet:

“Bizi karalamak isteyenler Avrupa üçüncüsü oluşumuzu günlüklerine ağlayarak yazabilirler.”

Kaptan Eda Erdem Dündar, “Türk halkı iyi ki varsınız. İnanılmaz desteklediniz bizi, itici gücümüz oldunuz. Hepinize teşekkür ediyoruz, 2022 yazında görüşmek üzere” derken Ebrar Karakurt’un bu tweeti atmasının sebebi ne?

Kız arkadaşıyla samimi fotoğrafını paylaşınca sosyal medyada aleyhinde yazılanlar.

Milli voleybolcu da Filenin Sultanları bronz madalya kazanınca, özel hayatı ve tercihi hakkında negatif yorum yazanları morartmak için böyle bir tweet attı.

Ebrar Karakurt, sonra o tweet’i sildi, ama sosyal medyadaki olumsuz eleştirilerin hedef tahtasına konan o insanlarda nasıl da kapanması zaman alan bir yara açtığı gerçeğini değiştirmiyor bu…

Şunu da unutmamak lazım:

İntikam, soğuk yenen bir yemektir.

KİBARİYE’DEN EVLİLİKTE MUTLULUĞUN FORMÜLÜ

Yıllarca haklarında çıkan “Eşi Kibariye’yi aldattı” haberlerine “Gözümle görmeden inanmam” diyerek yanıt veren şarkıcının mutluluk formülü sonunda ortaya çıktı.

Poll Production organizasyonu ve Demirören Medya Grubu medya sponsorluğunda gerçekleşen Paraf Kuruçeşme Açıkhava Konserleri’nde sahne alan şarkıcı eşi Ali Küçükbalçık’la ilişkileri ve evliliği hakkında bakın neler söyledi?

“Allah için söylüyorum, onun bana çok sevgisi var. Saygısı da var. İyi de bakıyor bana. 61 yaşına girdim. Benden küçük, ama annesi gibi, karısı gibi, çocuğu gibi bakıyor bana. Hizmetlerde kusur yok. Bayağı ilgileniyor, Allah razı olsun. Hastalandım mı çorbalar yapar, bakar. Valla sıkıntı yok. Ben şikayetçi değilim Allah da olmasın. Evlilikte kadın da erkek de sabırlı olmalı. Sabırlı ve kanaatkar olurlarsa geçim devam eder. Ben mesela aşırı sabırlıyım. Bana kocam iyi davranıyor. Torunum var, çoluk çocuğum var, 61 yaşındayım. Biliyorum çünkü, kocam beni seviyor, ama o istemezse ayrı konu. ‘Karım’ diyor bir şey demiyor. Allah nazarlardan korusun, kim ne derse desin?”

GÜNÜN SÖZÜ

 

 

 

Yazının devamı...

Ali Poyrazoğlu ile Cihat Tamer farkı

"Beyoğlu’nun en yakışıklı prensi Ferhan Şensoy’u yolcu ediyoruz. Ses Tiyatrosu çok kalabalık, içeri girmek imkânsız.

‘Konuşma yapar mısın?’ dediler.

Kalabalığı yarıp içeri girmeye çalışıyorum. Arkadan bir grup çullandı, içeri girmek için yükleniyorlar. Döndüm kim bunlar diye? Baktım Münir Özkul, Tuncel Kurtiz, Altan Erbulak, Gülriz Sururi, Erol Günaydın, Yıldız Kenter, Haldun Taner, Gazanfer Özcan, Rasim Öztekin, İsmet Ay, Nisa Serezli, Bülent Kayabaş...

‘N’oluyo yahu!’ dedim.

‘Ferhan’ı almaya geldik’ dedi Bülent Kayabaş, ‘götüreceğiz.’

‘Nereye’ dedim?

‘Göçmüş oyuncular bahçesinde neşeli bir meyhaneye’ dediler, alıp arkadaşlarını gittiler.

Ferhan geri döndü ve ‘perde’ dedi... ve perde...

Biz öyle kalakaldık.

Dün gece gördüm bu rüyayı ve Ferhan çık rüyamdan dedim.

‘Bu senin değil, benim rüyam, asıl sen çık’ dedi.”

Arkadaşı Ferhan Şensoy’un ardından duygularını dile getirirken daha önce kaybettiği tüm sanatçı dostlarına selam yollayan duygusal satırlar Ali Poyrazoğlu’na ait.

Şensoy’un cenazesinde de duygularını dile getiren Poyrazoğlu’nun gördüğü rüya diye yazdıklarını okuyunca Cihat Tamer’in aynı törende yaptığı şu konuşma geldi aklıma:

“70 senedir bu ülkeyi din bağımlısı hükümetler yönetiyor. Ona rağmen 70 senedir inadına tiyatro yapıyoruz. Ferhan da inadına tiyatro yaptı. Ferhan başka bir insandı yazdıklarıyla, çizdikleriyle. Şimdi o Rasim’ine kavuştu. Münir Ağabey’ine, Erol Ağabey’ine kavuştu. Hep birlikte orada bir meyhanede kafayı çekiyorlardır. Unutulmayacaksın Ferhan.”

Poyrazoğlu ve Tamer’in Şensoy hakkında söyledikleri özü itibarıyla aynı, farkları üslupları.

“EDHO”da neler olacak?

“Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz” (EDHO) dizisi “yaz tatili”ne çıktığından bu yana başrol oyuncularından Ozan Akbaba’nın ayrılacağını haber yaptı internet siteleri. Bu haberciler(!) arasında “Ozan Akbaba’nın yeni dizisi belli oldu” diye yazanlar bile oldu.

“EDHO” başından beri izlediğim tek yerli dizi.

7. sezona dizinin nasıl başlayacağını, “İlyas Çakırbeyli”yi canlandıran Ozan Akbaba’nın ayrılıp ayrılmayacağını merak edip sordum. Öğrendiklerimin özeti şu:

Ozan Akbaba diziden ayrılmak bir yana, mafya patronlarının temsil edildiği “masa”yı yönetmeye devam edecek.

“Sezon finali”ne hapiste giren dizinin başkahramanı “Hızır Çakırbeyli” 4 - 5 bölüm daha içeride yatacak.

Bu ay sonu çekimleri ekim ayında 7. sezonu başlayacak dizinin önemli karakterlerinden biri de Yunus Emre Yıldırımer’in canlandırdığı “Alpaslan Çakırbeyli”.

Epeydir araziydi “Fedailer” bu sezon ortaya çıkacak ve “Alpaslan”a destek olacak. Dizide “Fedailer”i canlandıracak oyuncuları kimlerin canlandıracağı bir iki hafta içinde netleşecek.

Kült dizinin bir bölümü kaç dolar?

Amerikan Yazarlar Birliği’nin “Sopranos”tan sonra “tüm zamanların en iyi ikinci dizisi” ilan ettiği “Seinfeld”in haklarını satın alan Netflix, kült dizinin yayın tarihini açıkladı.

Netflix, 1 Ekim 2021’de 180 bölümün tamamının yayında olacağını duyurdu.

“Seinfeld”, New York’ta sürekli olarak hayatta zorluklarla karşılaşan dört arkadaşın hayatını anlatan bir sitcom. 1989’dan 1998’e kadar Amerika Birleşik Devletleri’nde dokuz sezon yayınlandı.

Larry David, Jerry Seinfeld, Elaine Pope ve Marjorie Gross’un yazdığı Jerry Seinfeld, Jason Alexander, Julia Luis-Dreyfus ile Michael Richards’ın başrollerini paylaştığı dizi ilk olarak NBC’de, ardından Hulu ve Amazon Video Prime’da yayınlandı.

Netflix’in bu kült diziyi yayınlamak için ödediği para 500 milyon dolar.

GÜNÜN SÖZÜ

“Bir kelime kararını, bir duygu hayatını, bir insan seni değiştirebilir.” (Konfüçyüs)

Yazının devamı...

Kadına şiddet bu yüzden bitmiyor!

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Armağan Çağlayan’ın YouTube’daki kanalında görevi sırasında yaşadığı ‘komik anılar’dan ilk aklına geleni anlattı:
“Bir açılış yapıyoruz Bolu’da, acelem de var. Bir tesettürlü bayan geldi. ‘Tanju Bey, bir konu var konuşabilir miyiz?’ dedi. Ben de ‘Hemen Ankara’ya dönmem lazım. Özel değilse burada konuşabilir misiniz?’ dedim. ‘Sıkıntı yok’ dedi. ‘Benim bebeğim olmuyor, bana yardımcı olur musunuz?’ deyince hanımefendi, ‘Ben size nasıl yardımcı olabilirim?’ dedim. Meğer kadın tüp bebek tedavisi olmak istiyormuş. Tabii öyle konuya böyle girince çevredekiler gülüyor. Benim böyle çok fazla anım var.”
Tanju Özcan, aldığı tepkileri azaltmak için bu anıyı anlatma sebebine şöyle açıklık getirdi:
“Armağan Çağlayan’ın programı zaten magazin ağırlıklı. Orada bana ne yapmak istediğimi sordu. Ben de siyasetin mizahını öne çıkaran bir kitap yazmak istediğimi söyledim. Aklıma gelen ilk esprili anımı anlatmamı istedim, aklıma bu anı geldi.”

Komik değil, acı!

“Nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça” diyor ya sözlerini Yusuf Hayaloğlu’nun yazıp Ahmet Kaya’nın okuduğu ‘Başım Belada’ şarkısında... Tanju Özcan’ın durumu da bu…
Özcan’ın “Bir konu var konuşabilir miyiz?” diyen kadına gerçekten baş başa ayıracak birkaç dakikası yoksa, birini görevlendirip “Siz ona anlatın, o bana iletir” diyebilirdi.
Bunu yapmayan Özcan, o kadını özelini toplum önünde açıklamaya mecbur etti. Kadının isteği oradaki erkekleri güldürünce Özcan da bunu ileride yazacağı siyasetin komik yanları kitabına malzeme olarak hafızasına kaydetti!

‘Tesettürlü bayan’

İşin bir başka vahim yanı da Özcan’ın o kadın için “Tesettürlü bayan” demesi.
Tanju Özcan, CHP’li değil de AK Partili olsaydı ve aynı ‘komik anı’yı “Bir açılışta yanıma mini etekli bir bayan geldi, ‘Bebeğim olmuyor’ deyip, yardım istedi” diye anlatsaydı, Türkiye’deki bütün kadın örgütleri ayağa kalkardı.
Türkiye’de hâlâ ‘bayan’ diye hitap ettikleri kadınları giyimlerine göre değerlendiren erkekler, olayın kendisine değil yapanın siyasi görüşüne göre hareket eden kadın dernekleri olduğu sürece kadına şiddet bitmez bizde…
Kişi bile hatasını anlayıp, “Üzülen kadınlar ve kadın dernekleri varsa onlardan özür dilerim” diye açıklama yaptı, Kadın ve Demokrasi Derneği’nden (KADEM) başka sözde kadın haklarını savunan hiçbir dernek Özcan’a tepki göstermedi.

MAÇO KÜLTÜRÜN MASKESİ!

Son günlerde bazı erkekler, Whatsapp’tan hemcinslerine maske takmalarını tavsiye ediyor. Ama onların ‘Hayat kurtarıyor’ diyerek maske tavsiyesinin sebebi koronavirüs değil.
Peki ne?
İşte yanıtı:
“Arkadaşlar, lütfen maskenizi takmayı unutmayın. Maske hayat kurtarıyor… Dün bir arkadaşım kız arkadaşıyla birlikte alışveriş merkezinde karısının yanından geçti ve karısı onu tanımadı. Maske gerçekten hayat kurtardı…”
Eşine “Karı” diyen, ihanetini maskeyle gizlemekten gurur duyan ve bundan mizah üreten erkekler var olduğu sürece, kadınların işi zor bu ülkede!

KADININ ADI VAR, AMA KENDİ YOK!

Kadın Futbolu 2. Lig ve 3. Lig Kulüpler Derneği’nin yönetim kuruluna seçilen yedi erkeğin objektiflere gururla poz verdiği fotoğrafı görünce aklıma ilk gelen rahmetli Duygu Asena’nın film de olan ‘Kadının Adı Yok’ kitabı oldu.
Mevzu kadın futboluydu, ama ortada kadın yoktu.
Derneğin olağan genel kurulunda yönetime seçilenlerin hepsi erkekti.
Çünkü Türkiye böylesine renkli bir ülke…
Dünyanın neresinde “Ülkeye Komünist Partisi lazımsa, devlet onu da kurar” diyen vali, Hayvanları Koruma Derneği’nin açılışını kurban keserek yapanlar var.
Dünyanın kullandığı icatlarımız olmayabilir, ama böylesi trajikomik şeylerin patenti bizde.

GÜNÜN SÖZÜ

“Kalabalıklar daima tehlikelidir. İçlerinde mutlaka ruhlarını ucuza satan alçaklar bulunur. (Victor Hugo)

Yazının devamı...

© Copyright 2021

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.