SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR
You are already subscribed to notifications.

Dijital platformlar nasıl zengin ediyor?

‘James Bond’ filmleriyle yıldızı parlayan Daniel Craig, Netflix ile imzaladığı anlaşma sayesinde 2021’in en çok kazanan oyuncusu oldu. Variety dergisinin haberine göre İngiliz aktör, ‘Bıçaklar Çekildi’nin (Knives Out) devamı iki film için Netflix’ten 100 milyon dolar aldı da ondan...
Sürpriz mi bu?
Hayır...
Çünkü Screen Rant ve Variety’deki haberlere göre sinema endüstrisinde artan güçleri sayesinde Netflix, Amazon Prime Video, HBO Max ve Disney+ gibi dijital platformlar belirliyor artık hangi oyuncunun ne kadar kazanacağını.
Acun Ilıcalı’nın Ulus Yeşil Evler’deki tripleks villasını kim aldı?
YouTube’da yaptığı şov programıyla fenomen olduktan sonra Ilıcalı’nın Exxen’e transfer ettiği Hasan Can Kaya...
Komedyenin ‘Konuşanlar’ dışında para kazandığı bir işi var mı?
Yok…
Etiler’de triplex villa alacak parayı nereden kazandı?
YouTube, sonra Exxen; yani dijital mecralardan.

‘SELAHADDİN EYYUBİ’ İÇİN İMZALAR ATILDI

Kurduğu orduyla Haçlı kuvvetlerini yenip, Kudüs’teki 88 yıllık Hristiyan egemenliğine son veren Eyyubi Hanedanı Selahaddin Eyyubi’nin hayatı, Türk ve Pakistanlı yapımcıların ortaklığında dizi olacak.
Sırbistan Belgrad’da iki gün süren görüşmelerin ardından üç sezon sürecek ‘Sultan Selahaddin Eyyubi’ dizisi için anlaşan yapımcılar basın toplantısını İstanbul’a bıraktı.
Akli Film’in sahibi Emre Konuk, Pakistanlı yapım şirketi Ansari-Shah Film adına Dr. Kashif Ansari ile Dr. Syed Junaid Ali Shah, Sultanahmet Arcadia Blue Otel’de önce sözleşme imzaladı, ardından dizi hakkında bilgi verdi.
TRT’nin yüksek reytingli dizisi ‘Uyanış: Büyük Selçuklu’nun da yapımcısı olan Emre Konuk, ‘Selahaddin Eyyubi’ hakkında şunları söyledi:
“Kudüs bizim gönlümüzün goncasıdır. Kudüs’ün İslam dünyası için olan önemini en iyi bildiğimizi işle, sanatla yeniden tüm dünyaya göstermek istiyoruz. Kudüs ve tarihinin gün yüzüne çıkacağı platoyu akademisyenler ve arşivlerden yararlanıp İstanbul’da yapıyoruz. İki ay içerisinde cast çalışmasını bitirip çekimlere başlamayı planlıyoruz. Gerek yurtdışından gerekse yurt içinden dizimizi almak isteyen platformlar ve televizyon kanalları var. Teklifleri değerlendirip bir aya kadar ana yayıncıyı belirleyeceğiz. Dizi için Pakistan’da çekim planlamıyoruz, ama Ansari-Shah Film’le yaptığımız anlaşma uyarınca ‘Selahaddin Eyyubi’ oyuncularının dörtte üçü Türk, dörtte biri de Pakistanlı olacak.”
İkisi de hekim olan Pakistanlı yapımcılar Dr. Syed Junaid Ali Shah ve Dr. Kashif Ansari, bu projeyi gelecek nesillerin bu önemli şahsiyetleri örnek alabilmesi, ‘Selahaddin Eyyubi’ ile barış ve sevgi dini İslam’ı dünyaya tanıtmayı misyon edindiklerini söyledi.

AMELİYAT SONRASI İLK HALK KONSERİ

Geçtiğimiz ayın başında üçüncü kez kanser ameliyatı olan Gülay, operasyon sonrası ilk halk konserini 30 Ağustos’ta verecek.
Milas Belediyesi, ay başında çıkan, günlerce süren ve Yeniköy Termik Santrali’ne bile sıçrayan orman yangınlarının yaralarını bir nebze olsun sarmak için Zafer Bayramı kutlamalarına bir de halk konseri ekledi.
19.30’da başlayacak Fener Alayı’nın ardından 21.30’da Gülay ve Sıra Bizde sahne alacak. Gülay, söyleyeceği türkülerle Milaslılara yangın yaralarını unutturmaya, yaşadığı zor günlerin ardından moral bulmaya çalışacak.

GÜNÜN SÖZÜ

“Hayatından silmek istediklerini gerçekten sil, çünkü geri dönüşüm kutusunda bekletirsen; sistemini yavaşlatır.” (Adam Fawer)

Yazının devamı...

HELAL OLSUN KAAN YILDIRIM’A

Yıllardır ünlülerin ‘çok seviyeli ilişkileri’ bitince yaptıkları açıklamalarla insanları aşktan soğuttuğuna o kadar alıştık ki Hadise sorusuna verdiği yanıtla Kaan Yıldırım, alkışı hak etti.

Malum Hadise, Kaan Yıldırım’dan sonra Mehmet Dinçerler’le yeni bir aşka yelken açtı. Hadise, haberlerde yazıldığı gibi yeni sevgilisinin kendisini çok mutlu ve prensesler gibi hissettirdiği ve arkadaşlarına, “Kaan beni çok yordu, savaştan çıkmış gibiyim” dedi mi?

Bilmiyorum. Şayet dediyse ayıp etti!

Gelelim Kaan Yıldırım’ın şarkıcı Hadise ile biten ilişkisi sonrası sergilediği duruşa.

Magazinciler, Etiler’de bir mekan çıkışında görüntüledikleri oyuncuya, “Hadise Hanım ile ayrıldınız, öncesi ve sonrası için neler söylemek istersiniz?” diye sordu.

Yeni yayın döneminde ‘Mevlana’ dizisinde savaşçı bir generali oynayacak Kaan Yıldırım, Muhammed Celâleddîn-i Rumi’nin felsefesine yakışır bir yanıt verdi bu soruya:

“Karşı tarafın bir ilişkisi var. Benim bu konulara girmem hiç uygun olmaz. Ayıp olur. Onun için sizin de anlayış göstermenizi istiyorum.”

Kaan Yıldırım’a helal olsun dememin, oyuncuyu alkışlamamın sebebi bu…

İşte medeni insan davranışı.

‘BENNIFER’ AİLE FOTOĞRAFI VE HABERİNİN ANLATTIKLARI

17 yıl aradan sonra tekrar tekrar aşk yaşamaya başlayan Jennifer Lopez ile Ben Affleck’in çocuklarıyla birlikte tiyatroya gittiklerine dair haber ve fotoğraflardaki ayrıntılar birkaç açıdan önemli.

Ben Affleck’in yanında annesi Chris, çocukları Violet (15) ve Seraphina (12) vardı, Samuel (9) yoktu. Jennifer Lopez’in yanındaysa 13 yaşındaki ikizleri Emme ve Max vardı.

Hayranlarının ‘Bennifer’ olarak adlandırdığı çiftin çocuklarıyla gittikleri ‘Hamilton’, ABD’nin kurucu lideri Alexander Hamilton’un hikayesini rap şarkılarla anlatan bir müzikal. İki oyuncunun çocuklarını müzikale yardımcılarıyla göndermek yerine bizzat kendilerinin götürmesi bence, ülkelerinin kurucu liderine ve tarihlerine bağlılığını onlara da aşılamayı hedefleyen bir hamle…

Okuduğum haberlerde diyor ki, oyuncular müzikal başlamadan dakikalar önce salondaki yerlerini aldı. İki oyuncu ve ailesi müzikalde VIP muamele görmedi, diğer seyircilerle birlikte salona girip, yerlerine oturdu.

Hollywood yıldızlarının aile boyu fotoğraflarına bakın, 7’den 77’ye hepsinin yüzünde maske… ‘Hamilton’ müzikali, iki oyuncunun milliyetçi, ünlü ama mütevazı, hem kendilerinin hem toplumun sağlığını önemseyen bireyler olduklarını gözler önüne serdi.

NE ÇOK BİLİYORSUNUZ?

Oyuncular Kerem Bürsin ve Burcu Biricik’in Instagram hesapları kapatıldı. Takipçi sayısı 9 milyon olan Kerem Bürsin ve 3 milyon takipçili Burcu Biricik, Instagram’ın hesaplarını niye kapattığını bilmiyor, ama her zamanki ‘çok bilmişler’ biliyor!

Kerem Bürsin, Instagram’a ulaşıp destek istemesine rağmen henüz bir sonuç alamadı, ama ‘at yalanı sevsinler inananı’ ekibinden biri hemen koydu teşhisi:

“Etkin olmayan hesapları kapattı Instagram.”

Öyle mi?

Ne çok biliyorsunuz.

Öyle olsa iki yıldır hiç paylaşım yapmayan 2.5 milyon takipçisi olan ‘Guccilerin Efendisi’
@husshpuppi’in hesabını kapatırdı Instagram.

6 Haziran 2020’den beri hiç paylaşımı yok taksi şoförlüğünden Instagram fenomenliğine terfi edip, özel uçaklar, lüks otomobiller kullanan ve en lüks markaları giyen 38 yaşındaki Nijeryalı Roman Abbas’ın. Çünkü insanların kredi kartları üstünden 350 milyon dolar vurgun yapan ve FBI’ın 35 milyon dolar nakitle yakalayıp, hapse attığı adamın hesabı iki yıldır kış uykusunda. Oksijen’de Levent Ertem’in “Instagram’dan çıkan kaliteli bir dolandırıcı” diye yazdığı hapisteki sahtekara dokunmayan Instagram, iki oyuncunun hesaplarını ‘etkin değil’ diye kapatacak öyle mi?

GÜNÜN SÖZÜ

Yazının devamı...

Bergen’in 30 yılda biten acılı hayatı

“Bergen” filmini çekecek yapımcı Mine Şengöz’ü iki nedenle kutluyorum. Birincisi; Bergen’in katili Halis Serbest’in, “İznim olmadan bu filmi çekemezler” demesine rağmen geri adım atmadı. Şengöz, Bergen rolü için Farah Zeynep Abdullah’ı seçmekle doğru yaptı. Sema Kaygusuz’un yazdığı senaryoyu okumadığım için nasıl bir Bergen filmi yapacaklar bilmiyorum. Tanıdığım, söyleşi yaptığım ve Yavuz Hakan Tok’un “Acıların Kadını Bergen” kitabını okuduğum için biliyorum, Bergen; sadece bir arabesk yıldızı değil, bu ülkede kadına şiddetin katmerlisini yaşayan biriydi. Bu arada filme dair özel ve yeni bir bilgi:

Yapımcı Şengöz’le “Bergen” kitabının yazarı Tok, projenin başında birlikte hareket ediyordu. Şengöz’le Tok, fikir ayrılığına düşünce yolları ayrıldı. O nedenle film vizyona girince Tok, proje için telif davası açarsa, sürpriz olmaz bu.

Yaşı büyütüldü, ismi değişti

Şarkıcı Bergen’in gençlerde karşılığı olmayabilir, ama yaşı 40’ın üzerinde olan çoğu insan için “Acıların Kadını” çok şey ifade eder. Yedi kardeşten en küçüğüydü. Diğerlerinin ismini aile büyükleri koydu, onunki anneye kaldı. Sabahat Hanım, boşanınca altı çocuğunu Mersin’de bırakıp Belgin adını verdiği altı yaşındaki kızıyla Ankara’ya yerleşti. Hayali onu konservatuvarda okutmaktı. Konservatuvarı birincilikle kazandı, ama okulu sevmediği için eleme sınavında düşük puan alınca atıldı. İlk aşkıyla 16’sında tanıştı, evlilik planları yaptığı taksici, evli çıkınca hayalleri yıkıldı. Kız arkadaşlarının eğlenmeye götürdüğü gece kulübü, hayatının akışını değiştirdi. Aysel’in, “Müthiş bir sesi var” diyerek gizlice ismini verdiği şarkıcı onu sahneye davet etti. “Batsın Bu Dünya”yı öyle bir okudu ki kulübün sahibi Belgin Sarılmışer’e hayatının teklifini yaptı. Yaşı büyütüldü, geriye sahne ismi kaldı. Gazetede Norveç’in Bergen şehrini okuyunca “Adım Bergen olacak” dedi.

 ‘Çok sevdiğim için her seferinde affettim’

Bergen’le Halis Serbest’in ilişkisi “Yok artık” dedirten türdendi. Bergen’in yanan otomobilini söndürmeye çalışırken yolları kesişti. Serbest, yanan otomobilin aynısını hediye edince, Bergen’in gönül tahtına yerleşti, bir daha da inmedi.

Bergen, otomobilini yakanın Halis Serbest olduğunu öğrendi, ama ondan ayrılmadı. Şarkıcı; sürekli dayak yediği eşinin aslında evli, kendisine yaptığı nikahın sahte olduğunun ortaya çıkmasına rağmen ondan vazgeçemedi... Ankara’daki evleri yandı, potansiyel şüpheli Halis Serbest’ti, Bergen onu bile dert etmedi. Yeğeni Esra Zorlular, “Teyze insan sevdiğine bunları yapar mı?” diye sorunca Bergen’in yanıtı, “Bazen insanlar hiddetli sever, ölesiye sever, yaşadıkları kötü olaylar sevgisinden bir şey götürmez” oldu. Bergen için sevmenin ne olduğunu anlamak için eşine cezaevindeyken yazdığı mektuplardan birindeki, “Seni çok sevdiğim için affediyorum her seferinde” cümlesini iyi okumak lazım. Gördüğü şiddet nedeniyle birkaç kez evden kaçan, eşi yanına gelince suçlu gibi dizinin dibine oturan Bergen, yüzüne kezzap atılmasında da Halis Serbest aleyhine ifade vermedi. Yetmedi, annesinden gizli ona aşk mektupları yazdı, hapishanede onu ziyaret etti. Altı yıl hapisten çıkmasını beklediği eşi yine şiddete başvurunca Nisan 1989’da boşandı, ama ondan bir türlü kopamadı. Her görüşmeleri tartışmayla bitti. 4 Ağustos 1989’daki son randevuda eski eşinin teklifini, “Yine mi bırakacağım sahneyi Halis? Sen beni yine eve kapatıp, ağzımı burnumu kır diye mi?” diye geri çevirince Halis Serbest silahına sarıldı. “Acıların Kadını”, altı kurşunla öldürüldüğünde 30 yaşındaydı.

Annesi destekçisi, babası ve eşi, şarkıcılığa karşıydı

Annesinin, “Onunla evlenirsen sana hakkımı helal etmem” demesine rağmen Halis Serbest’le evlenen, kafasına koyduğunu yapan, inatçı biriydi şarkıcı. Bergen “Acıların Kadını”, Sabahat Çakır ise acıların annesiydi. Şarkıcının yaşadığı acıların misline katlandı. Ömrünü adadığı kızı gözlerinin önünde öldürüldü. Serbest’in evlenmek için Bergen’e sahneyi bırakma şartı koyması, boşandıktan beş ay sonra bile aynı sebeple tartıştığı şarkıcıyı öldürmesi, hasta yatağındaki babasının, “Eğer annesi kızımı şarkıcı yaparsa gözlerim açık gider” demesi, bu ülkede kadına şiddetin köklerinin ne kadar derine uzandığının göstergesi.

‘Acıların Kadını’na Zeki Müren torpili

Elmadağ’daki Este’de çalıştığı dönemde tanışmıştım Bergen’le... Este’yi işleten Şenay Düdek’in, Arnavutköy’deki dairesinde kalıyordu. Bergen’le ilk ve tek röportajımı da o evde yapmış, yeni plağını ve İstanbul’daki yeni hayatını konuşmuştuk.

Bergen’li yılları konuşmak için Şenay Düdek’i aradım. Ünlüler ve sosyetenin geldiği Este’de Bergen’i sahneye çıkarma fikrinin nasıl çıktığını sordum, verdiği yanıt şuydu: “Bergen’i ilk Ankara’da dinlemiş, beğenmiş ve annesine kartımı vermiştim. Bergen, İstanbul’da bir sahil gazinosunda çıkmaya başlayınca rahmetli annesi arayıp, davet etmişti. Gittiğimizde ön masada rahmetli Zeki Müren’le Valentino’nun sahibi Cavit Abi (Kılıç) oturuyordu. Zeki Bey’in ricası üzerine çıkarmıştık onu... Bergen, müşterileri görünce, “Ben burada çıkamam” dedi. Annesi, “İnsanların kalitesinden korktu” deyince zor ikna etmiştik onu.”

GÜNÜN SÖZÜ

“Sizdeki üç şeyi görebilen insanlara güvenin; gülüşünüzün ardındaki kederi, öfkenizin ardındaki sevgiyi, sessizliğinizin ardındaki nedeni...” (T. S. Eliot)

Yazının devamı...

Yalan habere tokat gibi yanıt

Bir gazetenin internet sitesinin yaptığı yalan haber her zamanki gibi ışık hızıyla yayıldı.
“TRT’de geçtiğimiz hafta canlı yayında mikrofon sorunu yaşayınca isyan eden Muazzez Ersoy’un yerine Yavuz Bingöl çıktı” haberi, aynı çizgideki internet sitelerinde şu başlıklarla okurlara ulaştırıldı:
“Artık burama geldi diyen Muazzez Ersoy’un programı iptal edildi, yerine gelen isim şaşırtmadı.”
“TRT canlı yayınında ‘Ümit ediyorum ki mobbing değildir’ diyen Muazzez Ersoy’un programı iptal.”
“TRT yayınında isyan eden Muazzez Ersoy’un programına son verildi.”
“TRT’yi eleştiren Muazzez Ersoy’un yerine Yavuz Bingöl getirildi.”
Muazzez Ersoy, yalanı ilk ortaya atanı teşhir edip, o haberi şöyle yalanladı:
“Dün akşam 21.00’de TRT Müzik ekranında her zamanki saatimizde canlı yayındaydık. Instagramımıza bakmak da mı aklınıza gelmedi sevgili basın mensubu arkadaşlarım? Yavuz Bingöl’ü çok severim, ama fiziken birbirimize mi benziyoruz ki bu haberler sayfalarınızda yayında?”
Gazetecilikte ‘fikri takip’ önemlidir, ama bunu yaparken zeka da gerekir.
TRT Müzik’in yayın akışına bakmazsan ve ‘Sevgilerimle Muazzez Ersoy’un canlı yayınının 21.00’de başlayıp 22.30’da bittiğini bilmezsen, başka bir saatte müzik kanalının ekranında gördüğün Yavuz Bingöl’ün onun yerine geldiğini sanır, yanılırsın, okuru kandırırsın.
Yalan olduğu ortaya çıkmasına rağmen o haberlerin hâlâ yayında olmasına ne demeli?

GENÇ ŞARKICI ZİRVEDE

Henüz yolun başında yeteneklerine tanık olduğum, kendimce destek verdiğim gençlerin kariyerlerinde yükselişlerini izlemenin keyfi bambaşka. Ekin Ekinci de bu genç yeteneklerden biri…
Şarkıcının ‘Beni Bana Sor’ adlı yeni single’ı çıktı. Şarkı, ilk günden müzik platformlarında ses getirdi. Listelerde ilk üçe giren Ekin Ekinci, gençler arasında dijital müzik platformlarının yeni yıldızı oldu.
Genç şarkıcının bir diğer başarısı da konuk olduğu ‘Menajerimi Ara’ dizisiyle ilgili. Yer aldığı bölümü izleyenler Ekin Ekinci’nin sesini ve yorumunu çok sevdi. Profesyonel müzik yolculuğunun başında ‘Magazin Noteri’ne konuk ettiğimiz genç müzisyen, bu alanda yeni adımlar atacağını söyledi. Merakla bekliyor olacağım Ekin Ekinci’nin sürprizlerini ve başarılarını.

‘KAVİMLER GÖÇÜ’NÜN YAKIN VE UZAK RİSKLERİ

Taliban’ın yeniden Kabil’i ele geçirmesiyle Afganistan’dan yansıyan dramlar, kadınların haykırışları; vicdan sahibi her insanı üzecek türden.
Hal böyleyken Kanada, kadın liderler ve insan hakları çalışanları olmak üzere 20 bin savunmasız Afgan’ı kabul edeceğini açıkladı.
Nüfusu 1 milyon 3215 bin olan Estonya Başbakanı Kaja Kallas, ülkesinin 10 Afgan mülteciyi almaya hazır olduğunu lütfetti!
Meksika’da iç savaş yok, ama ülkeden kaçan kaçana…
Temmuz’da Meksika’dan ABD’ye geçen göçmen sayısı 200 bini aştı ve 21’inci yüzyılın en yüksek seviyesine ulaştı.
‘Kavimler göçü’nün iki sebebi var; biri savaş, diğeri daha iyi bir yaşam umudu.
Bazı ülkeler göçmenlerden seçmece yaparken ABD ve Türkiye, mültecilerle gelen mali yük, güvenlik ve demografik sorunlarla karşı karşıya.
Donald Trump, sınıra duvar çekip parasını da Meksika’dan alacağı iddiasıyla ABD’ye başkan oldu, ama sonuç ortada.
Tanık olduğumuz ‘kavimler göçü’yle ilgili uzmanların tahmini şu:
“Yakın gelecekte tek ırk insanlar dünyada azınlığa düşecek, serbest seyahat ve mülteci akınları nedeniyle ileride tüm dünya karışık ırk olacak.”
O yüzden gündelik popülist söylemlerle değil, Türkleri ülkelerinde azınlığa düşürmeyecek bilimsel ve de insani bakış açısıyla ele alınması gereken ciddi bir mesele bu.

GÜNÜN SÖZÜ

“Düşmanlarınız var mı? Güzel… Demek ki hayatta bir şeylerin mücadelesini vermişsiniz.” (Churchill)

Yazının devamı...

Fahriye Evcen eşinin izinde!

TRT 1’deki ilk sezona 28 Eylül 2020’de başlayan, 31 Mayıs 2021’de ‘sezon finali’ yaparak 34 bölümün ardından yaz tatiline giren ‘Uyanış Büyük Selçuklu’ dizisi, ikinci sezonuna yeni karakterlerle “Merhaba” diyecek.

‘Uyanış Büyük Selçuklu’nun yapımcısı Emre Konuk, dizinin yeni kadın başrol oyuncusu Fahriye Evcen’in provalardan çekilmiş dört fotoğrafını şu notla paylaştı:

“Alp Arslan’ın gönlüne düşen ateş Akça Hatun… Oyuncumuz Fahriye Evcen kılıcını kendine yar, atını kendine yoldaş eyliyor. Gecemiz gündüzümüz seyircimiz için. Az kaldı geliyoruz.”

Evcen’in at binerken, kılıç kullanma dersi alırken ve de salonda fitness yaparken fotoğraflarını görünce Burak Özçivit’in ‘Kuruluş: Osman’ dizisine başlamadan yaptığı çalışmalar ve medyaya yansıyan fotoğrafları geldi aklıma…

Mayıs 2019’da haftanın altı günü ‘Kuruluş: Osman’ için at binen, kılıç sallayan ve spor yapan Özçivit’ten iki yıl sonra aynı süreci eşinin yaşaması mesleklerinin cilvesi demek ki! Emre Konuk’un tweet’ine yapılan yüzlerce yoruma bakınca şaşırdım.

“İnşallah oyunculuğu kocası gibi olmaz” diye yazana “En az kocası kadar kötü bence” diye ilave yapan mı ararsın, dizinin yeni sezonunda anlatılacak dönemle birlikte karakterler ve oyuncuların değişmesine itiraz edenler mi?

Barış Arduç’la Fahriye Evcen’in birlikte fotoğrafını paylaşmadığı için yapımcıya sitem eden de vardı, daha atletik ve sporcu kimliğine sahip kişilerden oyuncu seçmesini tavsiye eden de…

İki oyuncunun yabancı hayranlarının Türklerden çok yorum yazmasına kızanlara karşın Fahriye Evcen fanları yetişti imdada da biraz olsun denge sağlandı.

YILDA 500 KİTAP OKUYAN ÇOCUK

Ailelerin iPad veya akıllı cep telefonuyla oyalayıp beslediği çocukların büyüyünce sanal dünyanın esiri olmaları çok doğal. O yüzden eskisi gibi kitap okuyan çocuklar şaşırtıyor insanı.
Son Trabzon ziyaretimde ikisini birden yapan çocuk görünce inanamadım.
Bu yıl girdiği LGS’de tüm soruları doğru yanıtlayıp aldığı 500 puanla Trabzon birincisi ve Türkiye birincilerinden biri olan ve İstanbul Erkek Lisesi’ni tercih eden yeğenimin oğlu Furkan Şafak’ın beş yaşındaki kardeşi Ömer Faruk, okula gitmeden kendi kendine öğrendi okumayı. Dinozorlara dair birçok kitap okuduktan sonra annesine, “Bunlar hep masal, bana gerçek macera kitapları al” diyen Ömer Faruk, sanmayın ki sanal alemden uzak. Kitap okumaktan sıkılınca, babası ya da annesinin cep telefonunu çaktırmadan alıp dalıyor sanal aleme.
TRT 1’de ‘Seneye Bu Zamanlar’da izlediğim dokuz yaşındaki ‘kitap kurdu’ Ahmet Yasin Batır da bizim Ömer Faruk gibi şaşırttı beni. Kerem Alışık’ın sunduğu programa Kayseri’den annesiyle birlikte katılan ‘kitap kurdu’, yaşıtlarının tablet, bilgisayar ve akıllı cep telefonlarıyla vakit geçirirken bir yılda okuduğu 500 kitabı da stüdyoya getirdi.
Annesinin kendisine masallar okumasıyla kitap aşkının başladığını anlatan Ahmet Yasin, en sevdiği yazarın Jules Verne olduğunu söyledi. ‘Kitap kurdu’ çocuk Kerem Alışık’ın “İleride ne olmak istiyorsun?” sorusuna “Cumhurbaşkanı” diyerek yanıt verdi.

EKRANLARDA FUTBOL BAYRAMI

Futbol dünyasında ve ekranlarda alışık olmadığımız bir durum bu... Dört futbol kulübümüzün Avrupa arenasında maçı var bu akşam. Biri bitmeden diğerinin başlayacağı dört maçı dört ulusal kanal yayınlayacak. Futbolseverlerin şifresiz izleyeceği maçlarda temsilcilerimize başarılar diliyorum. İşte o maçlar, saatleri ve yayıncı kuruluşlar.
Randers-Galatasaray, Star TV, 20.00
Trabzonspor-Roma, ATV, 20.30
Sivasspor-Kopenhag, TRT 1, 21.00
Fenerbahçe-Helsinki, TV8, 21.45

GÜNÜN SÖZÜ

“İnsan; iyiliği kadar taşlanır, merhameti kadar dışlanır, kulluğu
kadar da sınanır.” (Yunus Emre)

Yazının devamı...

EBRAR KARAKURT’UN ‘ÖZEL’İNDEN KİME NE?

Yıl olmuş 2021, bakar mısınız Türkiye’nin Twitter gündemine?

Neymiş?

Filenin Sultanları’ndan Ebrar Karakurt, bir erkekle değil de kadın arkadaşıyla fotoğrafını paylaşmış Instagram’ında.

Karakurt’un cinsel eğilimi ya da tercihinden kime ne?

Milli formayı giyiyor olması onun özel hayatına karışma hakkını vermiyor kimseye?

Ebrar Karakurt, milli bir sporcu değil; öğretim üyesi, hakim, hekim veya sıradan bir yurdum insanı dahi olsa kimse karışamaz Anayasa ile güvence altına alınmış ‘özel hayatı’na… Adı üzerinde ‘özel hayat’ bu. Nesini anlamıyorsunuz?

Tarih olmuş 15 Ağustos 2021; hâlâ kadınların kiminle aşk yaşayacaklarına, ne giyeceklerine karışanların, Afganistan’ın başkenti Kabil’deki Başkanlık Sarayı’nı ele geçirince, “Kadınların tek başlarına evden çıkmalarına müsaade edeceğiz” diyen şeriatçı Taliban’dan ne farkı var?

SABRİYE ŞENGÜL’LE TRABZON SOHBETİ

 

TRT ve Dijital Sanatlar Şirketi’nin ortak yapımı ‘Kesişme; İyi ki Varsın Eren’ filminin seti için salı günü gittiğim Trabzon’dan pazar akşamı döndüm. Şehirdeki ilk iki günümü Maçka’daki sette, diğer üç günü abilerim, yeğenlerim ve onların çocuklarıyla geçirdim. Son günümde Türkiye’nin ‘Survivor’ ve profesyonel boks maçlarından tanıdığı Sabriye Şengül’le buluşup çay, kahve içip sohbet ettik.

Beynine pıhtı atması nedeniyle sağlık sorunları yaşayan annesiyle ilgilenmek için Trabzon’a geldiğini söyleyen Şengül, “MMA kapsamında çıkacağım maçlar için hazırlık dönemindeyim. İstanbul’da çalışsam aklım buradaki annemde kalacaktı. Çok sevdiğim bir şehirde ve annemin yanındayım. Burada da maçlara hazırlık için her türlü imkanım var, çok motiveyim” dedi.

Acun Ilıcalı’nın ‘Survivor’ın ünlü yarışmacılarının katılacağı yeni bir ‘All Star’ hazırlığında olduğunu, teklif gelmesi halinde gidip gitmeyeceğini sorduğum Sabriye, her zamanki dobralığıyla şu yanıtı verdi:

“Survivor’da olmak güzel, ama parkurlarda iyi değilim, o yüzden ‘All Star’ı hak ettiğimi düşünmüyorum.”

ABD VİZE FORMUNDAKİ SOSYAL MEDYA SORUSU

Tarkan’la çalıştığı yıllardan tanıdığım Levent Süleyman Ağaoğlu aradı, eylül ayında New York’ta düzenlenecek Türk şarkıcıların sahne alacağı festivale davet etti. Festivalde kimlerin sahne alacağını sorunca şöyle dedi:

“25 Eylül’de New York Long Island Eisenhower Park’ta gerçekleşecek ‘1st Annual Turkish Festival’de (1’inci Geleneksel Türk Festivali) Volkan Konak, Koray Avcı, Linet, Eypio, Murat Çelik, Azerbaycan’dan Şebnem Tovuzlu ve İran’dan Yashna sahne alacak.”

Ağaoğlu’na yanıt vermeden önce pandemi başladığından bu yana kullanmadığım pasaportuma baktım bitmesine bir ay kaldı, ABD vizesinin süresi çoktan bitti.

İnternetten randevu aldım. 10 yıllık pasaport için gerekli harcı yatırıp nüfus müdürlüğüne başvurdum.

Yedinci gün mesai bitimine doğru PTT Kargo yeni pasaportumu evime getirdi.

Sıra geldi ABD vizesine...

Daha önce iki kez ABD vizesi aldım, oradan biliyorum bir yığın belge isteyeceklerini.

O yüzden ‘VOCE Müzik’ adına vize işlerini takip eden Tarık Çalışkan’ın gönderdiği evrak listesi şaşırtmadı beni.

ABD’nin Bilgi Formu’ndaki en çarpıcı yenilik vize başvurusu yapanların sosyal medya hesaplarını istemesi.

İlkinde beş, ikincinde 10, üçüncüde beş yıl vize aldığım ABD, sosyal medya hesaplarımı inceledikten sonra bakalım nasıl bir yanıt verecek bana?

GÜNÜN SÖZÜ

“Bir ilişkiyi az seven yönetir. Çünkü çok seven kaybetme korkusundan her şeye ‘Olur’ der.” (Erich Fromm)

Yazının devamı...

RTÜK Kanunu’ndan bihaber haberciler!

Radyo Televizyon Üst Kurulu ve Başkanı, RTÜK Kanunu’nda olmayan bir yetkiyle televizyonlara ayar verebilir ya da yaptırım uygulayabilir mi?

Hayır…

RTÜK’ün görevi ne?

Radyo ve televizyonların yasalara uygun yayın yapıp yapmadığını denetlemek, yayıncılık ilkelerine uymayanlara yasanın öngördüğü yaptırımları uygulamak.

RTÜK’ün verdiği idari para cezaları veya yayın durdurma gibi kararlara karşın radyo ve televizyonlar için yargı yolu açık.

RTÜK, yargının onamadığı hiçbir cezayı uygulayamayacağına göre mutlak ve tek güç değil yayıncılık konusunda…

‘Kanallara uyarı’ mı?

Bu gerçekler ışığında gelelim bazılarının “medyaya uyarı” diye lanse ettiği RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in sosyal medya paylaşımına:

“Batı Karadeniz’de yaşanan sel felaketinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Tıpkı orman yangınlarında olduğu gibi afet bölgesinden yayın yapan tüm kuruluşlarımızı basın etik değerleri çerçevesinde hareket etmeye davet ediyor, değerli medya kuruluşlarından doğru haber vermelerini ve dezenformasyondan kaçınmalarını rica ediyoruz.”

Ne var bu mesajda? İşte kutuplaşmanın bizi getirdiği nokta:

“Basın etik değerleri” hatırlatmasını “televizyonlara uyarı” diye lanse eden medya!

Öyle bir yetkisi yok

Gelelim RTÜK hakkında ortaya atılan bir başka iddiaya.

“Evlilik programlarını kaldıran RTÜK, bu sefer de cinsel istismar, cinayet ve aile içi şiddetin yer aldığı gündüz kuşağı programlarını kaldırmak için çalışma başlatmış!”

RTÜK, seyirci şikayetlerini dikkate alarak kanunların kendisine verdiği yetkiyle o alanda yeni düzenlemeler getirebilir, ama hiçbir programı kaldıramaz. Mevcut kanun uyarınca RTÜK, şayet yayın ilkelerine aykırı bir durum söz konusuysa “program durdurma” müeyyidesi uygulayabilir, ama hiçbir programı kaldıramaz.

“RTÜK program kaldıramaz, ama ağır maddi cezalarla kanalları yıldırabilir” diyenler olabilir. Amma ve lakin RTÜK’ün verdiği her karara karşı yayıncıların yargıda itiraz hakkı bakidir. Yargı da o cezayı onarsa demek ki sorun RTÜK’te değil, yayıncıdadır.

Kartları yanlış oynadı Yahudi prenses olamadı

Jimmy Fallon’un sunduğu ‘The Tonight Show’a görüntülü konuk olan Barbara Streisand, söyledikleriyle gündem oldu.           

Lady Diana ile yolları kesişmeden üç sene önce Prens Charles’la bağış kampanyasında tanıştığını, Londra’da kaldığı otele Galler Prensi’nin kendisine bahçesinden toplanmış çiçekler gönderdiğini anlatan şarkıcı sözlerini şöyle sürdürdü:

“2019’da Hyde Park’ta konserimi izlemeye geldiğinde sahnede çok komik bir söz söyledim. Biliyorsun, kartlarımı doğru oynasaydım, ilk Yahudi prenses olabilirdim dedim.”

Barbara Streisand, Prens Charles’a bu sözü komiklik olsun diye mi söyledi yoksa iç sesi mi dile geldi? Onun kadar bir başka bilinmez de Buckingham Sarayı’nın Yahudi bir prensese izin verip vermeyeceği! ‘The Tonight Show’da söyledikleriyle İngiliz medyasının eline iyi malzeme verdi 79 yaşındaki Oscar’lı oyuncu.

Bunlara birkaç doz ‘insanlık aşısı’ şart

Şarkıcı Melike Demirağ, koronavirüs ve aşısı konusunda yaşadığı deneyimi attığı şu tweetle takipçileriyle paylaştı:

“Sevgili insanlar, aşıya şüpheyle yaklaşanları anlıyorum. Ama yoğun bakımlarda boğularak hayatlarını kaybeden insanları da görüp, duyunca bu hastalığın basit bir grip olmadığını görüyorum. 90 yaşındaki annem (Rüçhan Çamay) aşılıydı ve hafif atlattı. Burun burunaydık ben kapmadım. Aşı koruyor.”

H. S. adlı bir “yurdum insanı” bu tweete şöyle bir yorum yazdı:

“Annenin Kovid’den öldüğüne emin misin? Otopsi yapıldı mı? Nihayetinde 90 yaşında, kaç yıl daha yaşayacağını düşünüyordun.”

Yok artık…

Okuduğunu bile anlamayan böylesi kötü kalplilere Sinovac, BioNTech yetmez, senede birkaç doz insanlık aşısı da yaptırmak lazım!

GÜNÜN SÖZÜ

“Bir insanı kazanmak zaman meselesi, kaybetmek ise an meselesidir.” (Josh Malerman)

Yazının devamı...

TRT Haber muhabiri Twitter'dan isyan etti

TRT Haber’in Antalya muhabiri Özlem Pirim, yaptığı röportajı kaynak belirtmeden kullanan haber sitelerine Twitter’dan böyle isyan etti:
“TRT Haber’deki yayınımızdan haberi servis eden meslektaşlarımız kaynak belirtmekten neden imtina eder? Emek en yüce değerdir. Antalya yangınına ilk müdahale eden pilot Alpay Gür, ilk kez ve sadece TRT Haber’deydi.”
Özlem Pirim’in Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan aldığı özel izinle kameraman Erdinç Kızılgedik’in görüntülediği yangın uçağı pilotu Alpay Gür’le yaptığı röportajı TRT Haber’in adını kullanmadan yayınlayanların yaptığı emek hırsızlığı.
Hiç muhabir çalıştırmadan medyada çıkan tüm haberleri ‘kopyala yapıştır’la hiçbir bedel ödemeden kullanıp para kazanmaya alışmış haber asalakları TRT Haber’in özel röportajını izin almadan ve kaynak belirtmeden yayınlamaktan da utanmıyor. Emek hırsızlığı yaparak kazandıkları paraları da afiyetle yiyorlar.
Yiyin efendiler, yiyin, ama şunu unutmayın; emek hırsızlığı yaparak kazanılan her kuruş haram.

TANITIMLAR BAŞLADI BALONLARI PATLADI!

Dizilerin ‘yaz tatili’ sürüyor, ama gündüz kuşaklarının programları için ‘tatil’ bitti! Ay sonuna kadar seyircisiyle buluşacak çoğu...
ATV, gündüz kuşağı yapımları için “Hasret bitiyor” tanıtımlarına başlayınca internet medyasının yazın uçurduğu balonlar başladı birer birer patlamaya.
İnternet, Acun Ilıcalı’nın Müge Anlı’yı Exxen’e transfer ettiği haberleriyle dolu.
ATV tanıtımlara başlayınca sadece bu değil; bir başka transfer haberi de yalan oldu ve yalancıların mumu söndü.
Sadece Müge Anlı değil bu ay içinde ATV’nin gündüz kuşağında başlayacak televizyoncular.
Zahide Yetiş bu sezon ATV’de olacak. Müge Anlı’nın ardından ‘Zahide Yetiş ile Mutfak Bahane’yle devam edecek ATV, her zamanki gibi gündüz kuşağını Esra Erol’la kapatıp ana haberlere bağlanacak.
İnternet haberlerine göre FOX’un sözleşmesini yenilemediği Zuhal Topal da ATV’ye transfer oldu! Gündüz kuşağını Müge Anlı, Zahide Yetiş ve Esra Erol’la dolduran ATV, Zuhal Topal’a prime time’da mı yemek programı yaptıracak? Gündüz kuşağında iyi reyting alan Zuhal Topal, boşta kalmaz, bir kanalla anlaşır, ama demek ki yazıldığı gibi ATV olmayacak bu.
İşin ilginç yanı da şu:
Bu palavra transfer haberleri hâlâ Google’ın ‘en çok okunanlar’ı arasında...

SONGÜL ÖDEN’E ALKIŞ

“Coğrafyalar değişiyor, ama ırkçılık hep başrolde. Mülteci olmak ile mülteci politikaları farklı konular. Mülteci politikalarını eleştirebilirsiniz, en doğal hakkınız, ama nefret söylemleriyle sokakları savaş alanlarına çeviremezsiniz.”
Songül Öden’in yazdığı bu tweet’in altına imzamı atarım.
Türkiye’nin demografik yapısını değiştirecek, toplumsal huzurunu etkileyecek sayıda mülteci barındırmasına itiraz etmek herkesin hakkı, ama sosyal medya ile sokakları karıştırmaya kimsenin hakkı yok. Sivas, Maraş ve 6-7 Eylül gibi kanlı ve de acı olayları bir daha yaşamamak için uyanık olmalıyız.

ŞAMPİYONA YAKIŞIR KARŞILAMA

Olimpiyat Şampiyonu Busenaz Sürmeneli, Trabzon’a geldiği gün şampiyona yakışır bir kutlamayla karşılandı.
Tokyo 2020’de kazandığı altın madalyayı terör örgütünün 15’inde şehit ettiği Eren Bülbül’e adayan şampiyon, Trabzon Meydan’daki törende kendisini karşılamaya gelenleri otobüsün üstünden selamladı.
Şehrin birçok yeri Trabzon Valisi, Trabzon Büyükşehir ve Ortahisar Belediyeleri’yle Trabzonspor’un Busenaz Sürmeneli’yi tebrik eden afişleriyle dolu. Olimpiyat ikincisi, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün sporcusu Trabzon Maçkalı Buse Naz Çakıroğlu’nu tebrik eden afiş göremedim. Busenaz Sürmeneli’nin hakkı olan onca kutlama afişi arasında Buse Naz Çakıroğlu için de bir tane olsaydı keşke...

GÜNÜN SÖZÜ

“Ne olursan ol, ama önce nefsinin öğretmeni, vicdanının öğrencisi ol.” (Platon)

Yazının devamı...

© Copyright 2021

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.