Geri Dön

“İstanbul bizi buluşturan şehir oldu”

Nilay Deniz ve Görkem Sevindik hayallerinin peşinden İstanbul’a gelmiş iki başarılı oyuncu. Şehir onları yormuş olsa da şimdilik gitmeye niyetleri yok.

“İstanbul bizi buluşturan şehir oldu”
Seyhan Akıncı / seyhan.akinci@milliyet.com.tr

Ekranların sevilen isimleri Nilay Deniz ve Görkem Sevindik izleyiciyi “Kırmızı Kamyon”da aşk ve aksiyon dolu bir yolculuğa çıkarmaya hazırlanıyor. Show TV’de ekrana gelecek dizide Yonca’ya hayat verecek Nilay Deniz ve dizinin Uğur’u olarak izleyeceğimiz Görkem Sevindik ile karlı bir İstanbul gününde Swissotel Chalet’nin ev sahipliğinde bir araya geldik.


“İstanbul bizi buluşturan şehir oldu”



Dizide partner olarak izleyeceğiz sizi… Tanışıyor muydunuz önceden?

Görkem Sevindik: Nilay ile tanışmıyorduk fakat enerjimiz tuttu diyebilirim. İkimiz de pozitif, sosyal insanlarız. İnanıyorum ki aramızda çok güzel bir uyum sağlayacağız ve bu uyumu ekrana yansıtacağız.

Nilay Deniz: Görkem’le karşılaşıyorduk ama iş yapma fırsatımız olmamıştı. “Kırmızı Kamyon” bizi bir araya getirdi, çok da keyifli başladık. Güzel enerjilerimizi beraber seyirciye yansıtacağımıza eminim. Çok beyefendi ve eğlenceli bir partnerim var. Oldukça uyumluyuz ama takdir seyircinin tabii...

“Kırmızı Kamyon”a evet dedirten ne oldu? Nasıl bir karakteri canlandıracaksınız?

Görkem Sevindik: Tercih etmemin sebebi çok iyi bir hikayesinin olması ve izleyen her yaş grubuna hitap etmesinin yanı sıra gözümüzden kaçırdığımız gizli kahramanların hayatlarını anlatmasıydı. Dizinin hikayesi beni çok heyecanlandırdı. Sadece kahraman itfaiyecilerin hayatını anlatan bir iş olmayacak; içerisinde polisiyeden aşka, nefretten cesarete birçok şeyi de barındıracak.

Nilay Deniz: Farklı bir iş “Kırmızı Kamyon” bunun cazibesine kapıldım diyebilirim. Okumaktan, üzerine düşünmekten keyif aldığım bir dizi. Yonca karakteri de çok güçlü bir karakter. İşinde başarılı bir avukat.

Gerçek itfaiyecilerden eğitim aldığınızı okumuştuk. O süreci biraz anlatır mısınız?

Görkem Sevindik: İtfaiyecilerimizin gerçekten kahraman olduklarını bir kez daha anladım. Bu süreçte ilk yardım ve yangına müdahale eğitimi aldık. Tatbikatlara katıldık. İtfaiye araçları ve ekipmanlar hakkında bilgi sahibi olduk ve en önemlisi hayat kurtarmak için zamanla yarıştığımızı fark ettik.

Sizi ekranlarda bir anlamda kahraman, kurtarıcı rolünde izleyeceğiz. Peki, sizin kahramanınız var mı?

Görkem Sevindik: Hepimizin küçük yaşlarda örnek aldığı bir rol modeli vardır. Fakat yaş aldıkça insanın gerçek kahramanı kendisidir düşüncesini daha gerçekçi buluyorum.

Basketbol geçmişiniz var… Top nasıl oldu da buraya yuvarlandı?

Görkem Sevindik: Basketbol benim için dünyanın en keyifli sporu ve hâlâ hayatımın bir parçası. Haftada 2 gün maç yaptığım bir ekibimiz var. Ama basketbol oynadığım dönemlerde de oyunculuk isteğim hep vardı. Profesyonel olarak tercih yapmam gereken noktada rotayı oyunculuğa çevirdim. Aslında oyunculuk hep kanımda vardı ya parkede oynayacaktım ya da ekranda.

“Oyunculuk tek başıma attığım en güçlü adımdı” diyorsunuz bir söyleşinizde. O adımın ardından dönüp bakınca şimdiye kadar olan yolculuğu nasıl tanımlarsınız?

Nilay Deniz: Halen de aynı düşüncedeyim. Benim oyunculuğa başlamam şanstı. Sonrasında disiplinli olmam önemliydi. Yapacaksam ya tam yaparım ya da hiç yapmam. İçinde olduğum işlerde hep kalbimin sesini dinledim. Bu yolculukta hislerim en büyük yardımcım oldu.

Hayatımızda belirsizliğin hüküm sürdüğü bir dönemden geçiyoruz. Pandemide siz neler yapıyorsunuz?

Görkem Sevindik: Sosyalleşmeyi çok seven bir adamım. Bu talihsiz süre içerisinde sevdiklerimizle bir araya gelememek, işimizden uzak kalmak ve özgürlüğümüzün bu denli kısıtlanması hem zorlayıcı hem de öğretici oldu benim için. Maddi, manevi birçok şey öğretti hepimize; özellikle sağlığımızın kıymetini ve sahip olduğumuz her şeye şükredebilmeyi... Pandemi süreci, uzun süredir hayalini kurduğum hobilerime vakit ayırmam için fırsat oldu. Yalnız bir şeyler yapmak konusunda beni geliştirdiğini düşünüyorum.

Nilay Deniz: Pandemi süreci ilk zamanlarda evde geçti. Benim için zor olmadı. Engin Günaydın’ın çok güzel bir sözünü okudum “Benim hayatım hep karantina gibiymiş aslında” diyerek duygularıma ses olmuş. Benimki de benzer. Önceleri de pek evden çıkan biri olmadığım için çok da farklı bir şey olmadı. Bol bol yemek yaptım, yemek yedim. Evimde şahane vakit geçiren bir insanım. Resim yaparım, birçok hobim var. Kısaca evde kurduğum bir dünyam var. Çok dışarıya da ihtiyaç duymuyorum aslında. Bir de pandemi zamanı şükürler olsun ki iş olarak da hiç boş durmadım. Yazın “Çatı Katı Aşk” şimdi de “Kırmızı Kamyon” geldi.

İkiniz de farklı şehirlerden geldiniz İstanbul’a… Tüm bu karmaşa, yoğunluk, stres neler uyandırıyor içinizde? Son dönemlerde İstanbul göç veren bir şehir. Gitmeyi geçiriyor musunuz hiç aklınızdan?

Görkem Sevindik: İstanbul bizi buluşturan şehir oldu evet. Doğası gereği büyüleyici bir o kadar da karmaşanın olduğu bir şehir.Ben İstanbul’a Adana’dan geldim. Mümkün olan her fırsatta da Adana’ya gidiyorum. İstanbul benim ikinci şehrim oldu. Burada işim, dostlarım, arkadaşlarım var. Hem İstanbul hem de Adana’da yaşıyorum diyebilirim.

Nilay Deniz: İstanbul çok yorucu fakat doyamadığım bir şehir. Çocukluğum İzmir/ Söke’de geçti. Daha sonra annemin işi dolayısıyla Ankara’ya taşındık. Ankara çok düzenli ve basit bir şehirdi. Sonra Eskişehir’de gençlerle dolu üniversite şehrinde bir süre yaşadım. İstanbul’a tek başıma geldim. Açıkçası ilk zamanlarda her yerden farklıydı bu şehir. Korkutucu ve ürkütücü gelmişti bana. Sık sık gitmeyi düşünüyorum ama mümkün gibi görünmüyor. Yurt dışı hayallerim var onlar gerçekleşirse gideceğim ama İstanbul’u çok özleyeceğim.

“Onlar benim çocuklarım”

Bu dönemde pek çok insan hayvan sahiplendi. Sizin de köpekleriniz var. Hayatı kolaylaştırdılar mı bu zorlu süreçte?

Nilay Deniz: Onlar benim çocuklarım. Onlarsız bir pandemi hatta hayat düşünemiyorum. Zihnimi boşaltan, en yakın dostlarım. Onların sıcacık, sevgiyle dolu bakışları beni eritiyor.

“Fırsat buldukça keman dersi alıyorum” 

Sosyal medyanızda sıkça keman çalarken görüyoruz. Kemanla nasıl bir ilişkiniz var? Hobi mi daha fazlası var mı?

Görkem Sevindik: Benim için çok keyifli bir hobi, fırsat buldukça ders almaya devam ediyor ve ilerletmeye çalışıyorum. Keman, çalması zor enstrümanlardan biri. Öğrenmek için sabır ve sebat etmeniz gerekiyor. Çocuk yaşlarımdan beri ilgimi çeken keman ile henüz tanışma fırsatım oldu. Her imkanım olduğunda çalışıp kendimi geliştiriyorum.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber