Geri Dön
EgeBitsin artık bu çile!

Bitsin artık bu çile!

Göztepe, Fatih Karagümrük’e de 3-1 yenildi ve galibiyet hasretini 13 maça çıkardı. Gülmeyi unutan sarı kırmızılıları değerlendiren yazarlarımız, “Daha düşme kesinleşmeden patron dükkana yeni alacaklı arayışına çıktı. Böylesi de alaturkanın yaratıcısı güzel ülkeme ve de insanına yakışır” dedi.

Bitsin artık  bu çile!

Bülent Buda: Ligin ilk yarısında oynanan Karagümrük maçındaki 11’e bir göz attım. 6 farklı isim var. Daha güçlü bir kadro yapılanması. Ama ne var ki onlar da yenik. Hem de İzmir’de, Gürsel Aksel’de. Diyeceğim şu, belirgin bir kadro derinliği var. İşlevsel değil. Gelgitler bayağı yoğun. Yani tutarsızlık egemen. Elbette oynanan futbolun kalitesine de yansıyor bu durum. ‘Kaçınılmaz son netlik kazanınca oynamak acı verir’ denir ama günümüz profesyonel yarışmalarında kazanılan her puan ya da puanların bir getirisi var. Yani salt puan değil para da kazanıyorsunuz. ‘Zihinsel, fiziksel güç ve moral yerlerde sürünüyor. Ne puanı? Ne parası’ da denilebilir. Alaturka düşünme ve de bakış açısının güzel ülkemdeki yorumlanış biçimi böyle. Daha düşme kesinleşmeden patron dükkana yeni alacaklı arayışına çıktı. Böylesi de alaturkanın yaratıcısı güzel ülkeme ve de insanına yakışır.

Fatih Tanfer: Maalesef hiç beklenmedik bir şekilde Süper Lig’den düşmesi kesinleşen Göztepe, rakibi Karagümrük karşısında elinden gelen bütün gayreti gösterdi. Ancak pres konusunda etkili olamadı. Top kapmaları düşüktü (Elbette Türkiye liglerinin en çok top kapan oyuncularından Obinna’nın ayrılmasının sıkıntısı görüldü). Kötü defans anlayışı ve mücadele gücü ile başarısızdılar. Artık bundan sonra yapılacak, birliği ve beraberliği en üste çıkarıp 1 yıl sonra tekrar Süper Lig’e dönmeyi sağlayacak kadronun oluşturulmasıdır. Baku’yu çok beğendim. Yeni sezonda kesinlikle değerlendirilmeli. Göztepe’nin doğru transfer ve doğru kadro mühendisliği ile 1 yıldan fazla 1. Lig’de kalması düşünülemez.

Mehmet Demirtaş: Başarıya değil armaya odaklı, kararların arkasında duracak kadar cesaretli taraftarın yaşadıkları gerçekten büyük bir sabır istiyor. Göztepe sevdasının kilometre yaptırdığı, takımı gittiği yerde yalnız bırakmama hissiyatı bu dönemi hiç hak etmedi. Lig bitsin diye dua edip soluklanmak adına zamanın geçmesini beklerken hazırlık maçlarında bile heyecanını dışa vurmaktan sakınmayan insanların canına okundu. Artık ne kelime ne cümle ne de bir parça duygu aktarımı geliyor kalpten. Geçmişe olan özlemin buram buram kokusu eşliğinde iç geçirmekten başka yapılacak bir hamle kalmadı. Bu tabloda eriyen zaman ve nahoş bir resim var şimdi. Hiç de gerçek olmayan, gerçekleşmeyen hayalleri ortaya atan Göztepe yönetimi taraftarın zihninde kötü hatıralar bıraktılar. Tebrikler!

Açılış ve kapanış Beşiktaş’tan

Spor Toto Süper Lig’e 3 hafta önce veda eden Göztepe, taraftarının huzurunda pazar günü bu ligdeki son maçına çıkacak. Beşiktaş’ı ağırlayacak sarı kırmızılılar, Gürsel Aksel Stadı’nda Süper Lig’de iç saha maçlarının kapanışını yapacak. Süper Lig’de 2.5 yıl karşılaşmalarını Bornova Aziz Kocaoğlu Stadı’nda oynayan Göztepe, yeni evi Gürsel Aksel Stadı’nın açılışını Beşiktaş müsabakası ile yapmıştı. Sarı kırmızılılar yine Beşiktaş’la bu kez Gürsel Aksel Stadı’nda Süper Lig’deki son iç saha maçına çıkacak.

Onurunla kalacaksın dimdik ayakta

Giresunspor maçında mücadele örneği sergileyen ve sahadan 1-1’lik beraberlikle ayrılan Altay, 18 yıl sonra yer aldığı lige veda etti. Siyah beyazlıları değerlendiren yazarlarımız, “Bir alt lige düşmek bir sonuçtur. Kazanmaya devam anlayışı ise profesyonelliğin temel gereksinimidir. Çünkü hala ortada duran puanlar var” dedi.

Bülent Buda: Profesyonelliğin felsefesinde vazgeçmek yok. Her şeyin bittiği zamanlarda yola devam etmek profesyonel anlayışın zorunluluğunu dayatır. Bir alt lige düşmek nihayetinde bir sonuçtur. Kazanmaya devam anlayışı ise profesyonelliğin temel gereksinmesidir. Çünkü hala ortada duran, kazanılmayı bekleyen puanlar var. Ve de o kazanımlarla sorunun finansal boyutuna kaynak elde edersiniz. Altay soluklanmış Giresun karşısında oyunu daha ciddiye alan, özümseyen taraftı. Futbolun estetik yanından uzak bir gol yediler. Eşitliğe ulaştılar. Üstüne çok net pozisyonlar ürettiler. İstekli, coşkulu, maçı kazanmayı isteyen taraftılar. Eksik yanları, ikinci ya da daha fazlasına ulaşacakları goller ile ürettikleri pozisyonları sonuçlandırmada bonkör davranmalarıydı. Yani diyeceğim o ki, Giresun karşısında eksik olan tek şey, bitirici son dokunuşlardı.

Fatih Tanfer: Altay oyun planını iyi bir şekilde uyguladı. Merkezdeki yaratıcılık ve pres anlayışıyla rakibine büyük bir baskı yaptı. Elbette bunda Poko, Thaciano ve Zeki’nin gayretleri çok önemliydi. Kappel iyi değil çok iyi oynuyor. Ancak bir gerçek ki, Altay da 1 yıl sonra Süper Lig’den düştü. Bundan sonra hemen Süper Lig’e dönmek adına gerekli planlar yapılmalı. Ve bu yönde çalışmalar hızlandırılmalıdır. Futbolda dün yok, bugün var. Bu da bir gerçek.

Mehmet Demirtaş: İsminin önüne eklenen “Büyük” sıfatı ile hak ettiği platforma çıkmak için seneler harcandı. Lige start da onca senenin ardından adeta “patlama” niteliğindeydi. Zirve yapıp parmak ısırttıktan sonra ki kısa zaman aralığında düşüş dönemi epey sert oldu. Yönetimdeki yetersizlik, istikrar sağlanamayan kenar yönetimi, futbolcu performanslarının aşağı çekilmesi ile hissedilen sancılar öyle kolay kolay geçecek cinsten değildi. Serkan Özbalta komutasında sükse yapmalarına rağmen Özbalta’yla yolların ayrılışı fişi çekmişti. Kongrede yaşanan tatsız olaylar hafızalarda tazeliğini korurken içlerindeki savaşı noktalamadan rakipleriyle çekişmek gerçekten güçtü. Bu iki maç arası yoğun dönemde beklenen gün geçtiğimiz cuma gerçekleşti. Malumdu, ilan edildi.