Geri Dön

'Spor’un temeli sağlıktan gecer'

'Spor’un temeli sağlıktan gecer'

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Spor Hekimliği Ana Bilim Dalı’nda görev alan Spor Hekimliği Uzmanı Prof. Dr. Metin Ergün, sporcu sağlığı ile ilgi açıklamalarda bulundu. Milliyet Ege Spor’un usta kalemlerinin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Ergün, “Sporla büyüyen nesillerin temeli sağlıktan geçer” dedi.

Spor’un temeli sağlıktan gecer

Sporcu gelişimi ve sağlığı üzerine çalışmalar yürüten Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Ana Bilim Dalı’nda görev alan Spor Hekimliği Uzmanı Prof. Dr. Metin Ergün, Milliyet Ege Spor Müdürü Mehmet Demirtaş ve usta kalem Fatih Tanfer’in sorularını yanıtladı.

-Sizce sporcu sağlığı açısından karşılaşılan en temel sorunlar nelerdir?

Sporcu sağlığı, dönemsel özellikler gösterse de sürekli uygulamalarla üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Temel sorunların başında yoğun antrenman ve müsabaka programına fiziksel ve mental olarak hazır olunmaması geliyor. Ayrıca baskı ve stresin psikolojik olarak çoğu zaman iyi yönetilemediğini görüyorum. Dinlenme veya toparlanma tekniklerinin de yeterince uygulanmadığı ve pek çok sporcunun tam iyileşmeden spora dönüş yapmak zorunda kaldığı dikkat çekiyor. Bu durum hem yaralanma riskini artırıyor hem de istenilen performansın gösterilememesine neden oluyor.

Sporcuların sağlık ve performans testleri ile tedavi süreçlerini ihmal etmemeleri ve sporcu beslenmesinden psikolojiye, ilgili her konuda profesyonel destek almaları gerektiğini düşünüyorum. Yaralanma riskini artıran nedenler arasında yetersiz ısınma, aşırı yüklenme ve kronik yorgunluk, antrenmansızlık (kondisyon eksikliği), kassal kuvvet dengesizlikleri, denge-koordinasyon eksikliği, yanlış teknik, anatomik bozukluklar, yaralanma sonrası tam iyileşmeden spora dönüş, vücutta fokal enfeksiyon odakları, yetersiz beslenme ve sıvı desteği, ekipman ve koruyucu malzeme yetersizliği, antrenman ve müsabakada yetersiz saha güvenliği, anormal çevre koşulları, sertliğe izin veren oyun kuralları, kontrolsüz hareket ve aşırı duygulanım gibi bir çok faktör sayılabilir.

- Sporcular nasıl yaşamalı, sağlıklarını nasıl korumalı?

Sporcular, sağlıklı kalma ve sağlığı geliştirme konusunda doğru kaynaklardan faydalanmalı ve uzmanlardan destek almalıdırlar. Spor türünün gerektirdiği kuvvet, sürat, dayanıklılık, çeviklik ve esneklik gibi fiziksel performans özelliklerinin geliştirilmesi, doğru antrenman planlaması, fiziksel ve mental olarak dinlenme, yeterli ve kaliteli uyku, sporcu beslenmesinin temel ilkelerinin uygulanması ve spor nedenli olabildiği gibi spor dışı yaralanmalar ile hastalıklara karşı da önlem alınması sağlıklı kalmada anahtar faktörler olarak görünmektedir. Sporcular artan antrenman yükü ve müsabaka yoğunluğunu fiziksel ve mental olarak karşılamak durumundalar. Bu nedenle sporcular sağlıklı yaşamaya ve performansı bozabilecek faktörlerden uzak kalmaya çalışmalıdırlar.

- Sporcular sezon öncesi hazırlık döneminde nelere dikkat etmeliler, nasıl hazırlanmalılar?

Sezon öncesi hazırlık dönemi, sezon boyunca beklenen performansın temellerinin atıldığı önemli bir dönemdir. Sezon öncesi antrenmanları ve hazırlık müsabakalarıyla sporcular, sezona fiziksel ve psikolojik olarak hazır ve uyum sağlamış olarak gireceklerdir.

Sağlık değerlendirmeleri sezon öncesi hazırlık döneminin ilk adımı olmalıdır. Sağlık değerlendirmesinde tespit edilen sorunların çözümüyle sezona sağlıklı girilmesi ve daha iyi performans gösterilmesi mümkün olacaktır. Hazırlığı yeterli olan sporcuların sezon içerisindeki yaralanma riski daha az olacaktır. Sağlık sorunlarıyla daha az karşılaşmak ve sezona tatsız bir şekilde kronik bir yaralanmayla başlamamak adına, sporcuların toparlanma zamanlarına ve yeterli germe egzersizleri yapmalarına dikkat etmesi anahtar rol üstlenir.

Sezon öncesi hazırlık döneminde yüksek sıcaklıklara bağlı ısı stresi ve rahatsızlıkları riski yüksektir. Günlük kilo ölçümleri ile sporcular sıvı kaybı açısından takip edilerek antrenman kayıplarının önüne geçilmelidir. Bunun yanı sıra günün serin saatlerine göre antrenman programlarını ayarlamak, antrenmanlarda ve kamp ortamında yeterli sıvı desteğini sağlamak, açık renk, iyi havalanan ve naylon niteliği az olan antrenman kıyafetlerini tercih etmek ve sık molalar vermek tedbir anlamında faydalı olacaktır.

- Sezon ortası kamp dönemi ve sezon sonunda sporcuların dikkat etmeleri gerekenler nelerdir?

Sezon ortası kamp dönemi sporcuların fiziksel ve mental olarak dinlendiği, yenilendiği bir dönemdir. Ayrıca eksikliklerin giderildiği ve performansın geliştirildiği bir fırsat penceresi olma özelliğindedir. Kamp dönemlerinin kış aylarına denk gelmesi ılıman iklime sahip bölgelerin kamp yeri olarak tercih edilmesine neden olur. Yine de olası olumsuz hava koşullarına dikkat edilmesi ve antrenman programlarının buna göre düzenlenmesi gerekir.

Bu dönemde sporcular kondisyonel özelliklerini geliştirmeye çalışmalıdırlar. Örneğin futbolda, kondisyonel özellikleri benzer sporculardan oluşan bir takımda, birkaç haftalık teknik, taktik ve kondisyonun birlikte antrene edildiği oyunsal formda çalışmalarla ve hazırlık maçlarıyla daha kısa sürede istenilen hedeflere ulaşılabilmektedir. Sezon bitiminden yeni sezonun başlangıcına kadar geçen ara dönem ‘’sezon dışı’’ dönem olarak bilinir. Sporcuların 5-6 hafta kadar süren bu dönemde ortam değiştirmeleri, kendilerine zaman ayırmaları, dinlenmeye ve tatile ihtiyaç duymaları doğaldır. Sporcuların fiziksel ve mental yorgunluklarını attığı, toparlandığı bu dönem sezon içerisinde yaşanan ve tedavisinin tam olarak yapılamadığı veya ertelendiği kronikleşmiş sağlık sorunlarının çözümlenmesi için bir fırsat olarak da değerlendirilmelidir. Sezon boyunca sahip olunan fiziksel ve kondisyonel kazanımların çoğu, antrenmanlara ara verildiğinde 4-8 haftada kaybedilebilmektedir. Eski form düzeyine dönebilmek için ara verilen süreden daha fazla süre antrenman yapılması gerekmektedir. Bu nedenle sporcular sezon dışı dönemde dayanıklılık, sürat, çeviklik, esneklik ve kuvvet gibi temel performans özelliklerini ve vücut yağ oranını korumaya çalışmalıdırlar. Örneğin futbolda, çalışmaların şiddetini aynı düzeyde tutmak fakat sayısını azaltmak suretiyle fiziksel ve kondisyonel özellikleri aynı düzeyde tutmak veya çok az kayıplarla korumak mümkündür. Haftada 2-3 defa yapılacak %60-80 tempoda, 20-40 dakika süreli koşular, 20-40 ve 80 metre sürat koşuları, topla yapılacak çalışmalar, ağırlık ve esneklik çalışmaları yeterli olacaktır. Böylece sporcu sezon öncesi kampına hazır girecek ve daha kolay uyum sağlayacaktır. Geçiş dönemi içerisinde olan sporcu, kesinlikle yoğun bir antrenman temposuna dalmamalı ve toparlanma (rejenerasyon) dönemde olduğunun ve fiziksel/kondisyonel özelliklerini korumanın dışında bir kaygısının olmaması gerektiğinin farkında olmalıdır.

- Sporcuların antrenmanları nasıl olmalı?

Antrenmanlar, spor türüne ve müsabaka programına göre antrenman biliminin temel prensiplerine uygun şekilde hazırlanmalıdır. Yüklenme düzeyi, zamanlaması, antrenman süresi, sıklığı ve dinlenme periyotları antrenman programının önemli ögeleridir. Saha koşullarında yapılacak fonksiyonel testler ile sporcuların performans parametreleri düzenli olarak takip edilip sonuçlara göre bireysel antrenman programları hazırlanarak eksiklikler giderilmeli ve performansı geliştirme çalışmaları yapılmalıdır. Aşırı antrenmanlar kronik yorgunluk, isteksizlik, performansta düşüş ve yaralanma riskinde artışa neden olabileceği gibi iştahsızlık, kilo kaybı, uyku bozuklukları, tansiyon değişiklikleri, kalpte ritim problemleri ve vücutta enfeksiyonlara yatkınlık gibi olumsuz etkiler de yapabilir. Çok çalışmak değil doğru çalışmak önemlidir. Antrenman biliminin ilkeleri ve yenilikleri yol göstericidir. Araştırmalar spor yaralanmalarının yüzde 75’inin önlenebilir olduğunu göstermektedir. Korunma her zaman tedaviden daha kolay, pratik ve ekonomiktir. Bu nedenle yaralanmalardan korunmaya yönelik egzersizlere ve eğitim çalışmalarına antrenman programlarında yer verilmesi çok önemlidir.

- Sakatlanan sporcunun tedavi aşamaları nelerdir?

Tedavi; yaralanma sonrasında sporcuda eklem hareket açıklığı, esneklik, kuvvet, dayanıklılık, çeviklik gibi özelliklerin ve sportif becerilerin eski düzeyine getirilmesi ve spora dönüşün sağlanması sürecidir. Tedavinin birinci aşaması ilk yardım ve sportif rehabilitasyondur. İkinci aşamada spora özgü becerilerin eski düzeye getirilmesini sağlayacak saha çalışmaları yapılır. Üçüncü aşamada ise spora dönüş kriterlerinin elde edilip edilmediği test edilir. Sonuç olumlu ise tam antrenmana ve sonrasında müsabakaya izin verilir. Son aşama, yaralanmanın tekrarını veya yeni bir yaralanma riskini önleyecek çalışmaların yapıldığı korunma safhasıdır. Tekrar yaralanma veya mevcut hasarın ilerlemesi riski nedeniyle yaralanma hafif dahi olsa tam iyileşme olmadan spora dönüş sağlanmamalıdır.

- Sakatlıklar sporcuların psikolojisini nasıl etkileniyor?

Sportif düzey arttıkça yaralanmaların da arttığı gözleniyor. Sadece fiziksel bir yaralanma bazen anlamlı bir psikolojik travmaya neden olabilir. Kimlik duygusu ve kariyeri tamamıyla sportif becerisi ve yeterliliği üzerine kurulu olan bir sporcuda, spor yaralanmasının olası yıkıcı ve derin etkilerini anlaşılması çok önemlidir. Sportif düzey ne olursa olsun, yaralanma varlığında en kısa zamanda spora dönme arzusu ortak noktayı oluşturmaktadır. Yaşanan psikolojik sıkıntı, gelecekteki hedefleri ve belki de sportif kimliği tehdit eden bir duruma dönüşebilir. Bu nedenle sporcunun anlaşıldığını hissettiği ve yaşadığı zorlukları rahatça ifade edebildiği güvenli, saygılı ve ön yargısız bir ortamın öncelikle sağlanması gereklidir. Burada amaç; sporcunun yaralanma ve iyileşme süreci ile ilgili doğru bilgilere sahibi olmasına yardımcı olmaktır. Yüksek motivasyon ve aktif bir işbirliği ile birlikte gerçekçi hedefler ortaya konulması sporcunun tedaviye uyumunu artıracaktır. Tedavi sürecinde empati kurulabilmeli ve karşılıklı duygu aktarımı yapılabilmelidir. Burada sadece sağlık ekibiyle değil aynı zamanda sporcunun takım arkadaşları, ailesi, diğer arkadaşları, antrenörler ve yöneticiler ile şekillenen sosyal desteğin sağlanması çok önemlidir.

- Spor yaralanması sonrası tedaviler için yurtdışına giden birçok sporcumuz oluyor sizce bu gerekli mi?

Sporcuların en iyi ve farklı tedavi yöntemlerini araması, yeni fikirler almaya çalışması gayet normaldir ve bu durum doğal bir hasta hakkı olarak düşünülmelidir. Tedavi arayışları bazen yurtdışında da olabilir. Aynı şekilde yabancı sporcuların da tanı ve tedavi için ülkemize geldiklerini görüyoruz. Sporcu sağlığı ile ilgili mesleki yaklaşımın ve bilgi birikiminin ülkemizde son yıllarda büyük bir gelişme gösterdiğini ve yüksek donanımlı, gelişmiş sporcu sağlık merkezlerimizin hizmette olduğunu söylemek en doğrusu olacaktır.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber