Geri Dön
EğitimEn zor soru: Hangi bölüm?

En zor soru: Hangi bölüm?

Adaylar, üniversite seçimini meslek seçimi gibi görüyor, iş bulma olanağı olan programlara yöneliyor. Oysa ki dünya çok hızlı değişiyor, meslekler de şekil değiştiriyor, artık 4 yılda öğrenilen bilgi, 4 yılda eskiyor. O nedenle tercih yaparken gelecekteki ihtiyaçlara odaklanan bölümlere yönelmekte yarar var. Pek çok işin teknolojiden, yapay zekâdan bağımsız olamayacağını da unutmamak gerekiyor.

En zor soru: Hangi bölüm?

AYSEL BOZAN YILMAZ - Üniversite tercihi yaparken adaylar genellikle gelecekte yapacakları mesleği de seçtikleri için istihdam olanağı yüksek programlara öncelik veriyorlar. Oysa ki dünya hızla değişiyor ve iş hayatında da ezberler bozuluyor. Teknolojik gelişmeler tüm meslekleri yeniden şekillendiriyor. Peki, tercih yaparken nasıl bir yol izlemeli?

Adaylara, bölüm tercihinde dikkat edilmesi gerekenler konusunda önerilerde bulunan İstinye Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Şebnem Özdemir, geleceğin meslekleri demek yerine, işleri hatta görevleri demenin daha doğru olacağını söylüyor. Bir meslekte öğrenilmesi gereken bilgi ve kullanılması gereken cihaz sayısı arttıkça o mesleğin bölüneceğini kaydeden Özdemir, “Bir meslekten oluşan yeni meslekler görebildiğimiz gibi bazen de teknolojinin bir mesleği ortadan kaldırabileceğine de şahit olmaktayız. Örneğin şoförlük bir meslek ama makam şoförlüğü ile iş makinesi kullanımı ayrı dinamiklere sahip. Grektirdiği beceriler farklılaştığından kazançları da farklı. Üstelik otonom (sürücüsüz) araçlar nedeniyle bu işlerin ortadan kaldırılma durumu da mevcut.” 

Avantajlı olacaklar

Geleceğin meslekleri denildiğinde gelecekteki ihtiyaçlara, sorunlara, beklentilere odaklanmış işler düşünülmesi gerektiğini dile getiren Özdemir, bunun da teknolojiden, yapay zekâdan, veriden bağımsız düşünülemeyeceğinin altını çiziyor. Özdemir’in, ileride avantajlı duruma geçecek mesleklerle ilgili öngörüleri şöyle: “Veriyi, teknolojiyi, yapay zekâyı içine alan, kendi hizmetleriyle bunları kesiştiren her meslek avantajlı hale geçecek. Mesela avukatlık. Klasik bir borçlar hukuku alanında uzman avukat olmayı hayal ediyorsanız orada durmalısınız. Dava dosyaları biz geliştiriciler için veridir. Dosyası biriktikçe, veri birikir ve o işi yapay zekâya yaptırabilir hale geliriz. Yani insana duyduğumuz ihtiyaç azalır. O halde medeni hukukta uzman bir avukata, biriken veri nedeniyle 3-4 yıl içinde o kadar da ihtiyacımız olmayabilir ama bir avukat adayı, yapay zekânın oluşturduğu hak kayıpları konusuna odaklanırsa çok yeni olan bu alandan dolayı kendisine yoğun bir talep olacaktır.”

4 yılda eskiyor

Eğitim ve Kariyer Danışmanı Nur Erdem Özeren ise öncelikle bölüm ve meslekle ilgili kavram karmaşasının ortadan kaldırılması gerektiğini söylüyor ve ekliyor:“Şu anda seçilen, bölüm. Yani üniversitede okunan. Ancak dillerde meslek var. Mezun olunca sahip olunan unvan. Bazı bölümler var ki, avukat, doktor gibi, mezun olduğunuzda size bir unvan kazandırıyor. Yani bir meslek sahibi oluyorsunuz. Aslında meslek bir nevi imza yetkisi olan ‘altın bilezik. Bazı bölüm mezunları meslek söylemekte zorlanıyor. Örneğin işletme, medya programları. İşin aslı şu, mesleğe götüren bölümlerde aldığınız eğitimle, tek bir sektörde çalışabilirsiniz. İkinci grup bölüm mezunları neredeyse tüm sektörlerde yeri olan departmanlarda çalışabilirler. Sözün özü; altın bilezik çağı yavaş yavaş sona eriyor.”

Birkaç yıl öncesine kadar kişilik özelliklerine uygun nokta atışı meslek seçmeye çalışıldığını oysa şimdi dünyanın değiştiğini dile getiren Özeren, bu değişiklikleri şöyle sıralıyor:

- Artık 4 yılda öğrenilen bilgi, 4 yılda eskiyor. 4 yıl okuyup emekli olana kadar kullanmak imkânsız gibi.

- Bilgi çok hızlı artıyor, bilgi sahibi olmanın önemi azaldı, uygulayabilmek daha önemli hale geldi.

- Dünya değişiyor. Dolayısıyla meslekler de şekil değiştiriyor.

- 50 yıl çalışacaksınız, dedeleriniz gibi 20 yılda emeklilik devri bitti.

Son olarak adaylara tek bir meslek yerine yapacağı işi seçmelerini tavsiye eden Özeren, adayın hayat amacının onu birden çok meslek ya da bölüm götürebileceğinin altını çiziyor.

Üniversite size bu olanakları sunmalı

İstediği bölüme karar veren adaylar, üniversite seçerken şu kriterleri incelemeli:

- Üniversitenin, öğrencilerinin kişisel, kültürel ve sosyal yönden gelişmesine, yeteneklerini keşfetmesine olanak tanıyıp tanımadığını; yabancı dil, yapay zekâ gibi çağın yetkinliklerini ve iş dünyasının aradığı yaratıcılık, liderlik gibi özellikleri kazandırıp kazandırmadığını sorgulayın.

- Akademik kadro, çift anadal, çift diploma, mezunlarının iş bulma oranı, kampüsü, yurt ve burs olanakları, Ar-Ge bütçesi gibi kriterler de inceleyin.

Mezunlarla konuşun

Nur Erdem Özeren, adayların bölüm seçerken şunlara dikkat etmelerini öneriyor:

- Bölümlerin ders programlarını oku.

- Akademisyenlere ve öğrencilere danış.

- Hedeflediğin bölümden mezun ve işini severek yapan biri ile konuşup bilgi al.

- O işi yapan birinin yanında vakit geçir.

YARIN: Hangi üniversite, ne kadar burs veriyor?

REKTÖRLERDEN ADAYLARA ÖNERİLER

‘Karar verirken gerçekçi yaklaşın’

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan: Öğrencilerimiz şu soruları kendilerine sorup gerçekçi cevaplar vererek doğru bir değerlendirme yapabilirlerse kendileri için en doğru tercihi de yapmış olacaklar diye düşünüyorum. Bunlardan biri “Ne yapmak istiyorum, hayalim ne?”, diğeri “Yeteneklerim bu mesleği yapmaya uygun mu?”. Bir başka soru da “Durumum ne, yani gerçekçi bir yaklaşım içinde miyim?”

Hayalimizdeki meslek için uygun puanı elde etmişsek geriye hangi üniversiteyi seçeceğimiz kalıyor. Bu noktada üniversitenin eğitim kalitesi, akademik kadronun yetkinliği, sosyal, kültürel, sportif imkânlar, barınma, ulaşım gibi konular iyi değerlendirilmeli. Hayalindeki mesleği bulamayanlar olabilir, onlar da yapay zekâ, robotik mühendislik, dijital dönüşüm uzmanlığı gibi daha güncel geleceğin gözde mesleklerinden biri üzerine yoğunlaşabilir.

‘Dünyanın gittiği yöne bakın’

MEF Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin: Doğru ve mutlu bir kariyer için üç ana unsurun kesişmesi gerekmekte: 1. adayın hedefleri, 2. adayın sahip olduğu varlıklar, 3. dünyanın gittiği yön ve hayatın gerçekleri. Aday bu bağlamda tercih yaparken;

- 21. yüzyıl yetkinliklerinin müfredata dahil olup olmadığına,

- Dünyadaki son öğrenme tekniklerinin kullanılmasına,

- “Eğitimde Kalite”ye verilen öneme, akademik kadronun niteliğine,

- Vakıf üniversitelerinde üniversitenin kurucusuna ve arkasındaki güce,

- Üniversitenin bulunduğu şehir, ulaşım ve konumuna,

- Eğitim dilinin İngilizce olmasına ve ikinci dil olanaklarına,

- Yurt içi ve yurt dışı staj olanaklarına,

- Öğrenci ve spor kulüplerine bütçe ayırıp ayırmadığına,

- Lisans boyunca uluslararası eğitim fırsatları sunulmasına dikkat etmeli.