Geri Dön
Eğitim‘Telafi, gelecek yıl da sürmeli’

‘Telafi, gelecek yıl da sürmeli’

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, telafi eğitimlerini haziranda yüz yüze başlatmak istediklerini açıklamıştı. Dün Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından MEB’in yaptığı açıklamalara göre okullarda yüz yüze eğitim bugünden itibaren kademeli olarak başladı. Ancak telafi eğitimiyle ilgili bir açıklama yapılmadı.

‘Telafi, gelecek yıl da sürmeli’

 

MİNE ÖZDEMİR GÜNELİ - Peki, telafi nasıl olmalı? Konuyu uzmanlara sorduk. Görüşler şöyle:

‘Hemen başlamalı’

MEF Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Özcan: Telafi eğitimi hemen başlamalı ancak yaz aylarında yapılacak telafi kayıplarımızı karşılamaya yetmez. Telafi eğitimi yıl boyu, gerekirse gelecek yıl da devam etmeli. Ne kadar sürmesi gerektiğini en iyi öğretmenler, okullar, il ve ilçe milli eğitim müdürleri bilir. Onlara yetki verelim. Ülkenin farklı kesimlerinde, hatta farklı şehirlerde ve farklı okullarda farklı telafi programları uygulanabilir.

‘Bir gün bile kıymetli’

Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK) Başkanı Zafer Öztürk: Telafi eğitimlerine sıcak bakıyoruz. Ama telafinin hangi anlamı içerdiğini bir kere anlayalım; akademik anlamda değil.

Bakan Selçuk’un daha önce ifade ettiği gibi okula gitmeyen, özellikle ilkokul kademeleri ve 1,5 yıldır doğru dürüst okul yüzü görmemiş 5, 6 ve 7. sınıflar ile hazırlık, 9, 10, 11. sınıflarındaki çocuklarımızın okulda arkadaşlarıyla bir araya gelmeleri çok önemli.

Çocukların bu süreçte fiziki anlamda kas iskelet sistemlerinin gelişimlerinden tutun da mevsimlik işçi olarak çalıştırmalarına kadar sorunlar söz konusu. Çocuklarımızı bu sorunlardan biraz uzaklaştırmak, okula biraz ısıtmak anlamında telafi programı düşünülmüş. Bu doğru bir düşünce. Okulların bahçesinde çocuklarımız buluşacaklar, oynayacaklar, birbirlerini tanıyacaklar. Karneler 2 Temmuz’da verilecek. Bu eğitimler de o zamana kadar verilmeli. Biz her an okulu açmaya hazır durumda bekliyorduk. Bir gün bile bu çocukların okula gitmesi kıymetli.

Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan: 1 Ağustos’ta okulları açalım talebi çok makul değil. Çünkü ülkemizin hava sıcaklığının yüksek derecede seyrettiği bölgelerde, bunu yapamayız. Okullarımızın kaçında klima var. 40 derecede 30-40 öğrenciyi sınıfa sokacaksınız ağustosta ders yapacaksınız, bu mümkün değil. Mart 2020’den bu yana okulları kapattık. Zaman zaman kimi kademelerde seyreltilmiş bir şekilde açtık, bazen aylarca açamadık. Her ne kadar uzaktan eğitim talepleri devam etse de ne kadar ‘başarıyla’ yürütülürse yürütülsün hiçbir uzaktan eğitim faaliyeti yüz yüze eğitimin ortaya çıkardığı boşluğu doldurmaz. Salgın koşulları elverdiği ölçüde yıl içerisinde yüz yüze telafi eğitimlerini yapmamız gerekiyor. Ancak sınavlar bittikten sonra çocukların ders motivasyonlarını sağlamak mümkün değil. 2 Temmuz’a kadar okullarda eğitim devam edecekse ve salgın koşulları elverirse telafi eğitimlerini de başlatalım. Ancak önümüzdeki eğitim öğretim yılının müfredatını geride bıraktığımız yılda ortaya çıkan öğrenme kayıplarını telafi edecek şekilde oluşturmak en makul olanı.

Öğrenciler, tatil yapmak istiyor

Nehir Naz Cenik (8. sınıf öğrencisi): Haziranda telafi eğitimlerinin yapılmasını istiyordum. Yüz yüze eğitimin başlamasına çok sevindim.

Yağmur Akdemir (9. sınıf öğrencisi): Okulların haziranda kapatılıp ağustos ayında açılsa daha iyi olurdu. Çünkü pandemide çok yıprandık ve haziranda telafi eğitimi yapılırsa bize hiçbir katkısı olmayacak. Zaten pandemi döneminde ne tatildeydik ne de okulda. Bu yüzden tatilimizi rahatça yapıp ağustosta okullarımıza bomba gibi dönmek isterdik.

Bedirhan Türe (9. Sınıf öğrencisi): Okulların tamamen kapatılmasını daha sonra tam anlamıyla açılmasını isterdim. Belirsizlik ve okulların bir açılıp bir kapanması derslerdeki başarımızı da düşürüyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler