Geri Dön

Yüz yüzede 10. gün

Yüz yüze eğitimde 10. güne gelindi. Katılım yüzde 70.2 oldu. Ancak okullarda hijyen koşulları, temizlik personeli tam sağlanamadı, EBA’da da altyapı sorunları çözülemedi. Salgının seyrine göre hangi kademelerde yüz yüze eğitimlerin yapılacağı belli olacak. Bakan Ziya Selçuk’un açıklamalarına göre öncelik 2. sınıflara tanınacak.

Yüz yüzede 10. gün
MİNE ÖZDEMİR GÜNELİ

 

Anaokulu ve 1. sınıflar için başlatılan yüz yüze eğitimde bugün 10. güne gelindi. Uyum haftasında bir gün okula giden öğrenciler, bu hafta iki gün eğitim alacaklar. İki haftanın ardından salgının seyrine, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu’nun önerilerine göre başka hangi kademelerde yüz yüze eğitime geçileceği netlik kazanacak. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un açıklamasına göre öncelikli grup 2. sınıflar olacak. Selçuk, ayrıca yüz yüze eğitime katılımın yüzde 70.2 olduğunu açıkladı. Ancak okullarda hijyen malzemeleri, temizlik ve sağlık personeli tam anlamıyla sağlanamadı. O nedenle velilerin çocuğunu okula gönderme konusunda tereddütleri devam ediyor.

Okul öncesi ve 1. sınıfların yanı sıra diğer kademelerdeki öğrenciler derslerini, Eğitim Bilişim Ağı (EBA) ve EBA TV üzerinden takip ediyor. Geçen hafta yoğunluk nedeniyle birçok öğrenci EBA’ya bağlanamadı. Öğretmenler farklı platformlar üzerinden öğrencilerine ulaşmaya çalışınca kişisel bilgilerin güvenliğiyle ilgili sorunlar da ortaya çıktı. 1 milyon öğrenci kapasiteli EBA’ya 18 milyon öğrencinin aynı anda ulaşabilmesi için altyapı sorunlarının çözülmesi gerekiyor. Yaz aylarında eksiklerin tamamlanmış olması gerektiğine dikkat çeken sendikalar, sorunsuz bir eğitim dönemi için MEB’in bir an önce atması gereken adımları şöyle sıralıyor.

‘DEVAMLILIK SAĞLANAMIYOR’

Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan: Yüz yüze eğitim, öğrencilerin yüzde 90’ından fazlası için başlamadı. Çok sınırlı sayıda, velileri onay veren öğrenciler için başladı. Buna rağmen başta temizlik görevlisi olmak üzere eksikliklerin giderilmediğini görüyoruz. Mutlaka sağlık görevlisi bulundurulmasını önermiştik ama bununla ilgili bir adım atılmadı. Okul idarecileri ve öğretmenlerin bireysel çabalarına bırakılmış bir süreçle karşı karşıyayız. Uyarı levhalarından tutun da birçok eksiklik bireysel çabalarla tamamlanıyor.

Uzaktan eğitimde 6 ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen tüm sorunlar devam ediyor. EBA’nın çökmesi bunun bir göstergesiydi. Uzaktan eğitim merkezi kurulması, teknik altyapı, ders içeriklerinin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili tüm düzenlemelerin hızlı şekilde hayata geçirilmesiyle ilgili de adım atılmadı. 70 öğrenciden sorumlu bir arkadaşımız 2-3 öğrenciyle devam edebiliyoruz diyor.

Devamlılık sağlanmadığı sürece öğrencilerin uzaktan eğitime ulaşabildiğini söylemek mümkün olmayacak. 6 milyonu aşkın öğrenci uzaktan eğitime erişemiyor. Mutlaka ücretsiz ve sınırsız internet sağlanmalı. Öğretmenler onlarca WhatsApp grubuyla veli ve öğrencilerle iletişim kurmaya çalışıyor. Öğretmenlerin de bilgisayar ihtiyacı karşılanmalı. EBA dışında farklı platformlar kullanmak zorunda kalınması nedeniyle güvenlik sorunu yaşanıyor. MEB’in lisanslı, çevrimiçi yazılımları temin etmesi gerekiyor.

‘KAYNAKLAR ARTIRILMALI’

Anadolu Eğitim Sendikası Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Örs: Okulların açıldığı şu günlerde EBA’nın altyapı noksanlıkları olduğunu gördük. Son dakika yazılarıyla internet üzerinden 6 saat ders planlanmasının istenmesi ise sistemi tıkadı. Öğretmen ve öğrencilerin internet kullanım zorlukları ise dile getirdiğimiz ücretsiz internet erişimi, tablet, bilgisayar alımının kolaylaştırılması konularının ne kadar yerinde olduğunu gösterdi. Bir evde aynı anda dört, beş bilgisayarın olması durumuna çözüm bulunmalı. Nasıl ki salgın döneminde sağlıkla ilgili kaynaklar artırıldıysa eğitimle ilgili kaynaklar da artırılmalı. Ayrıca okulların bütçeleri artırılmalı, okul yöneticilerinden istenen şartları yerine getirmesi kolaylaştırılmalı.

Ölçme değerlendirmede öğrencileri müfredattan sorumlu tutup, öğretmenlerin yüz yüze sınav yapmalarını istemek şu şartlarda ne kadar gerçekçi? 40-50 milyonluk bir nüfusun etkilediği eğitimin, uzaktan sorunsuz işlemesi elbette düşünülemez. Ancak sorunları en aza indirmek için MEB, sağlıkta olduğu gibi eğitimde de bir ‘Bilim Kurulu’ oluşturmalı. Sahadaki uygulamanın nasıl olacağı üzerinde kafa yorulmalı.

‘İnternet yetmiyor’

Öğrenci, veli ve öğretmenlerin en büyük sorunlarının başında bağlantı sorunları ve internet paketlerinin ay sonunu görememesi geliyor. Sosyal medyada ön çıkan yorumlar şöyle:

- 35 öğrencimden sadece ikisinde laptop, birinde tablet var. Bugüne kadar en fazla katılım 4 kişi. 20 velim WhatsApp bile kullanmıyor.

- Öğrencimin, abisi ve kardeşi var. Bazen üçünün aynı saatte dersi oluyor. Ama evde bir telefon var. Nöbetleşe derslere giriyorlar. O küçücük ekran bile yetmiyor.

- Dün oğlumun gözü kanlanmış. Ne oldu diye sordum. “Baba 8 saat ekrana bakıyorum başım ağrıyor” dedi. Ne diyeceğimi bilemedim. Uzaktan eğitim sürdürülebilir değil.

- Çocuklar risk var diye yüz yüze eğitim yapamıyor ama EBA Destek Merkezi diye toplatılıp bilgisayar başında ders çalışıyorlar, çok saçma değil mi? Bazı okullar akıllı tahtayı öğrenciler için kullanıma açmış.

- Sabahtan beri EBA’nın başındayız. Sisteme giremiyoruz, girsek derse katılamıyoruz. Öğretmen de bağlanamıyor sanırım.

- Uzaktan eğitim öncesi çocukların, ailelerin ve toplumun ihtiyaçları da göz önüne alınıp ona göre plan, program yapılsa keşke ama nerede? Her şey baştan savma maalesef.

- Birçok öğrencim derslere hiç katılamadı. Bir, iki hafta katılıp sonra katılmayanlar da çok. Sebebi: “Hocam annemin ve babamın interneti bitti.”

- Birçok öğrenci mağduriyet yaşıyor. İnternet velinin cebinden gidiyor ve hemen bitiyor. Sözde ücretsiz eğitim uyguluyoruz.

Öğrenciler sıkılıyor, veliler verimli bulmuyor

Uzaktan eğitimi bazı öğrenciler severken bazıları derslerden memnun değil. Eğitimleri verimli bulmadıklarını belirten veliler ise bağlantı sorunlarından ve çocukların devamlı ekran başında olmasından şikâyetçi:

Elif Aslı Aydın (Öğrenci): Uzaktan eğitim gayet iyi. Hem EBA’daki hem de öğretmenlerin canlı dersleri verimli geçiyor. Tabii daha iyi olabilirdi ama öğretmenim elinden geleni yapıyor.

Yazel Altunkaya (Öğrenci): Yüz yüze eğitim gibi verimli değil. Yoğunluktan dolayı bazen derslere girilmiyor. Girilse bile hocaların sesleri kesiliyor, görüntüler donuyor. Ayrıca devamlı evde, bilgisayar, tablet başında olmak çok sıkıcı.

Gülşen Yalçın Yılmaz (Veli): İki çocuğum var. Biri otizmli, tam kaynaştırma öğrencisi.Görüntülü görüşmeyi sevmiyor. Sevse de birinin yardımcı olması lazım. Zaten diğerinin dersleriyle çakıştığı ve evde tek tablet olduğu için istese de giremez. Ders kitapları yetersiz olduğu için öğretmenler sınıf gruplarında sürekli ek kaynak istiyor. Başka sitelerden ödev gönderiyor. Herkesin evinde yazıcı yok sonuçta. Çocuklarımız, dijital ekranlara sürekli maruz kalmaya başladı. Otizmli çocuğuma kendi imkânımla tahtada ders anlatıyorum artık.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber