Geri Dön
Kültür SanatOrtaçağ’dan bir kadın hareketi

Ortaçağ’dan bir kadın hareketi

“Son Düello”, benmerkezci erkeklerin iktidar oyunlarını, kadınlara boyun eğdirme çabalarını eleştirirken; görev, sadakat ve Tanrı’ya bağlılık gibi karton kavramların, cezai eylemlerin bahaneleri olarak kullanıldığını gözler önüne seriyor

Ortaçağ’dan bir kadın hareketi

Usta isim Ridley Scott’ın yönetmen koltuğunda oturduğu Jodie Comer, Matt Damon, Adam Driver, Ben Affleck ve Clare Dunne’dan oluşan kadrosuyla dikkat çeken yılın en merakla beklenen filmlerinden “Son Düello” nihayet gösterime giriyor. “Can Dostum”la En İyi Senaryo Oscar’ına uzanan Matt Damon ve Ben Affleck’in elinden çıkan ve Nicole Holofcener’in son noktayı koyduğu senaryosunun derinliğiyle ilgi çeken filmi, Ortaçağ’da geçen bir kadın hareketi olarak nitelemek yanlış olmaz. Film ilk bakışta birbirleriyle yakın arkadaş olan Jean de Carrouges ve Jacques Le Gris’nin intikam öyküsünü konu alıyor gibi görünse de aslında söz konusu dönemin kadına bakış açısını sorguluyor.

Güç ve cesaret

Şövalye Jean de Carrouges, İskoçya’daki savaştan eve döndüğünde karısı Marguerite’in, eski dostu, saray mensubu Jacques Le Gris’nin tecavüzüne uğradığını ve Le Gris’nin bu suçtan yargılandığını öğreniyor. Ancak kimse Le Gris’nin Marguerite’e tecavüz ettiğine inanmıyor ve kadını suçluyorlar. Bunun üzerine Jean de Carrouge adaleti sağlaması için Fransa Kralı VI. Charles’a çağrıda bulunuyor. Kralın kararı ise iki adamın ölümüne düello yapması oluyor. Jean de Carrouges düelloyu kazanırsa Marguerite’in suçladığı Le Gris ölmüş olacak. Aksi şekilde sonuçlanırsa Marguarite sahte suçlamada bulunmaktan ölüme mahkûm edilecek. Erkeklerin kayrılan erkinin, adaletin zayıflığının ve gerçeğin hizmetinde tek başına duran bir kadının gücü ile cesaretinin altını çizen filmde Marguerite’in karakeri öne çıkıyor. Çünkü o itibar sahibi Jacques Le Gris’nin tecavüzü karşısında sessiz kalmayı reddediyor ve hayatına mal olacağını bile bile cesurca öne çıkıp saldırganı suçluyor. Le Gris’nin zekâsı ve belagat sanatına hâkimiyetiyle mahkemeyi kendi lehine çevirmesine rağmen savaş alanında cesareti ve becerisiyle tanınan saygın bir şövalye olan Jean de Carrouges’ın karısını savunması kralı böyle bir çözüm bulmaya itiyor. Kral, nihayetinde üçünün de kaderini Tanrı’nın ellerine bırakıyor.

Üç ayrı perspektif

Gerçek bir hikâyeden uyarlanan filmin en önemli özelliği tüm yaşananları üç ayrı perspektiften izleyiciye aktarıyor olması. Önce iki ana erkek karakterin penceresinden olayları anlatan film son bölümde sözü kadına veriyor. Ve tüm yaşananlar bir de onun açısından aktarılıyor. Sadece tecavüz değil, evlenmesi, hayatı, babasıyla ilişkisi beyazperdeye yansıyor. Film benmerkezci erkeklerin iktidar oyunlarını, kadınlara boyun eğdirme çabalarını sertçe eleştirirken görev, sadakat ve Tanrı’ya bağlılık gibi karton kavramların cezai eylemlerin bahaneleri olarak kullanıldığını gözler önüne seriyor. Maalesef hâlâ güncel olan meseleleri yine maalesef Ortaçağ’da kalmayan ikiyüzlülük ve barbarlık bağlamında tartışan “Son Düello” bir farkındalık modeli olmakla birlikte dönem aksiyon dramasının gerekliliklerini de yerine getiriyor. Filmin bu yılın Oscar ödülleri için adının geçtiğini ve özellikle Marguerite’i canlandıran Jodie Comer’ın ödüle yakın olduğunun kulislerde konuşulduğunu belirtelim.

‘Venom’dan kurtuluş yok!

Aksiyon ve bilimkurgu türünün iddialı filmi “Venom: Zehirli Öfke 2” seyirciyle buluşuyor. Geçen yıl gösterime girmesi beklenen ancak pandemi dolasıyla art arda beş kez vizyon tarihi ertelenen “Venom: Zehirli Öfke 2”, 860 milyon dolar gişe hasılatı elde etmeyi başaran ilk filmin kaldığı yerden devam ediyor. Film, Tom Hardy’nin canlandırdığı gazeteci Eddie Brock’un, ilk filmin jenerik sonrası sahnesinde görülen Woody Harrelson’ın canlandırdığı Cletus Kasady, namıdiğer Carnage ve Naomie Harris’in hayat verdiği Shriek ile mücadelesi konu ediniyor.

Ortaçağ’dan bir kadın hareketi



Vücudunu paylaştığı Venom ile yaşamaya alışmaya çalışan Eddie Brock, artık eski hayatına geri dönmek istiyor. Venom tüm gününü kötü adamları döverek ve muazzam açlığını tatmin ederek geçirmek isterken, Eddie bir gazeteci olarak kariyerine yeniden başlamak için mücadele ediyor. Eddie, başarısız bir infazdan sonra hapishaneden kaçan seri katil Cletus Kasady ile röportaj yaparak kariyerini alevlendirmeyi planlıyor. Ancak onunla iletişime geçmesi Eddie’nin kendisini beklenmedik maceraların içinde bulmasına neden oluyor.

Gezgin şövalye Bedivere

Bu hafta gösterime girecek beş film daha var. David Gordon Green’in yönettiği “Cadılar Bayramı Öldürür”, ezeli  düşmanı Michael Myers’ı kızı Karen ve torunu Allyson ile birlikte tuzağa düşürüp ölüme terk eden Laurie’nin, ölümden yine kaçmayı başaran Michael Myers’ı alt etme  çabasını anlatıyor.

David Foenkinos ile Stephane Foenkinos’un birlikte yönettiği, Denis Podalydes, Suzanne Clement, Mathys Barbedette ve Pauline Clement’in oynadığı  Fransız yapımı “Fanteziler” haftanın komedi filmi olarak seyircisini beklerken Kazuto Arai’nın yönetmenliğini yaptığı animasyon filmi “Fate” gezgin şövalye Bedivere’nin maceralarını anlatıyor.

Yerli yapımlar arasında ise bir yıl önce vahşet içeren bir olayın yaşandığı bölgede kamp tatili yapan beş arkadaşın hikâyesini konu alan Buğra Kekik’in yönettiği “Ceberruh” ile Ulaş İnan Torun, Önder Açıkbaş, Yıldırım Memişoğlu, Serdal Genç ve Şafak Sezer’in başrollerinde yer aldığı, Özgür Bakar’ın yönettiği “Hep Yek 4: Bela Okuma Altan” adlı komedi filmi var.