Geri Dön
Milliyet ExecutiveDuvara karşı durdu, genel müdür oldu

Duvara karşı durdu, genel müdür oldu

Recep Baştuğ: “İş hayatında bir prensibim var: Duvara dayandıysan ısrar etme! Bunu hissetmeye başladığımda bankamdan ayrıldım. Bambaşka bir dünya keşfettim. Sonrasında bankamın beni genel müdür olarak davet etmesiyle geri döndüm”

Duvara karşı durdu, genel müdür oldu

Yapay zeka ‘araç’, merkezde insan var

“Yapay zeka, algoritma, makine öğrenmesi gibi kavramlar giderek daha ön plana çıkarken, ‘insan’ faktörünün finans sektöründeki ağırlığı azalıyor mu? Bu çerçevede gelecek 10 yıla ilişkin öngörüleriniz nedir?” sorusuna Recep Baştuğ şu yanıtı verdi: “Bu tür teknolojileri, insan faktörünün yerini alan kavramlar olarak değil, işleri kolaylaştıran ve derinleştiren destekleyici unsurlar olarak değerlendirmek gerek. Yapay zeka, makine öğrenimi gibi teknolojiler, müşterilerimize daha fazla değer yaratabilme, deneyimi mükemmel hale getirebilme konusunda bize yardımcı olan araçlar. Bu teknolojiler değişip gelişse de günün sonunda yaptığımız her işin merkezinde insan var.”

EBRU SUNGUR

Şu anda genel müdürü olduğu Garanti BBVA’da 30 yıldır çalışan Recep Baştuğ, iş hayatında “Duvara dayandıysan ısrar etme” prensibiyle hareket ediyor... Kariyer öyküsünü tüm içtenliği ile Milliyet Executive’e anlatan Baştuğ, bankaya ilk girdiğinde kendisiyle birlikte başlayanlara, “Ne olmak istiyorsunuz?” diye sorulduğunu, herkes şube ya da bölge müdürü derken, kendisinin ‘aykırılık’ olsun diye “Genel müdür” yanıtını verdiğini söylüyor. Yönetimsel kararlarını, “Birisinin mutlu olmadığı ortamda, diğerleri de mutsuzdur. Genel fayda, başarının sonucu olarak herkese yansır” mottosuyla alan Baştuğ, sorularımızı yanıtladı. Üniversiteyi bitirdiğinde iki hedefi olduğunu belirten Recep Baştuğ şunları söyledi: “İlki, bir üniversitede öğretim görevlisi olmak, ikincisi ise iyi bir bankada kariyer yapmak. Aynı anda ikisine birden başvurdum, önce üniversiteden kabul geldi ve araştırma görevlisi olarak atamam yapıldı. Yaklaşık 10 gün sonra da iki bankadan olumlu cevap geldi, ben de bankacılığı seçtim. O yıllara bakınca kendimi hayalleri olan, ama hayalperest olmayan biri olarak tanımlarım. Öğrencilik yıllarımda da iş hayatımda da hep bugünün işini dünden bitirdim, yarına değil bugüne bile bırakmadım. Çok çalıştım. 30 yılı aşkın süredir bu kurumda çalışıyorum, burası benim için hep gerçek anlamda bir okul, ama bunun da ötesinde beni ‘ben’ yapan bir yer. Garanti BBVA, köklü kurum kültürüyle öyle bir yer ki, ne verirseniz, karşılığını da hakkıyla alırsınız. Dolayısıyla her şey sırayla geldi.”

Meydan okudu

Baştuğ, “Kariyerinizi kaç yaşında planlamaya başladınız?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Bankaya başladığımda, eğitim sonrası bizlere ne olmak istediğimiz sorulmuştu. Genelde herkes şube müdürü, bölge müdürü olma hayallerini söyledi. Ben de sırf aykırılık olsun diye, ‘Genel müdür olacağım’ demiştim. Meydan okumak için söylemiştim. Ben hep işime odaklandım, önce işimi yaptım, sonra gereken her şey zaten sırayla oldu. Asla kaldıramayacağım bir yükü istemedim, hiç kısa vadeli bakmadım. Mezuniyet sonrası Garanti BBVA’daki kariyerime 1989 yılında Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda müfettiş yardımcısı olarak başlamıştım. Sonrasında kariyerimdeki ilk önemli adım 1995 yılında kurumsal şube müdürü olmamdı. Sırasıyla bölge müdürlüğü, koordinatörlük ve GMY’lik görevlerim oldu. Açıkçası, işimi iyi yapıp bunu sürdürülebilir kıldığım her ortamda emeğimin ve başarının karşılığını aldım.”

Duvara karşı durdu, genel müdür oldu

Yenilenmenin yolu ayrılık

Recep Baştuğ’un kariyer yolculuğundaki önemli kilometre taşlarından biri, ‘Geleceğin Doğuşu’ adlı liderlik programıyla olmuş. Şöyle anlattı: “Değişim, yenilenme ve öğrenme yolculukta hep var, hep de olmalı. Bu yolda bende en büyük değişimi yaratan, ‘Geleceğin Doğuşu’ adlı liderlik programına katılmam oldu. Gelecekte grubu yönetecek 12 kişilik genç bir grup seçildi ve özel bir eğitim aldık. Ülkemizde o kapsamda yapılan ilk ve gördüğüm en iyi liderlik programıydı. Beni şekillendiren ve değiştiren en önemli eğitimi orada aldım. Sonrasında hem banka gelişti, hem bizler geliştik. Benim iş hayatında bir prensibim vardır: Duvara dayandıysan ısrar etme! Ben de 30’uncu yılımda bunu hissetmeye başladığım noktada ısrar etmeden bankamdan ayrıldım. Üretemiyorsanız, tıkandıysanız bunu açmanın yolu bazen radikal karar alıp ayrılmaktan geçebilir. Ben yenilenmenin yolunu ayrılmakta buldum. İki yıl içerisinde bambaşka bir dünya keşfettim, çok şey öğrendim, çok mutlu çalıştım. Bambaşka bir formasyondan geçip geri geldim. Sonrasında bankamın beni genel müdür olarak davet etmesiyle 2019 yılında geri döndüm.”

Mutlu çalışan için formüller...

Baştuğ, yönetimsel kararlarında ‘herkes için faydayı’ nasıl gözettiğini şöyle ifade etti: “Kurumun stratejik öncelikleri sizi doğal olarak yönlendiriyor, rehberlik ediyor. Bizim temel prensiplerimiz çalışan, ülke, sermayedar ve müşteri ekseninde gelişir. Birisinin mutlu olmadığı ortamda, diğerleri de mutsuzdur. Dolayısıyla genel fayda, başarının sonucu olarak herkese yansır. Ben tüm çalışma yaşamım boyunca önce çalışana baktım. Çalışanın mutluluğu, gelişme imkânları, ona sunulan fırsatlar doğal olarak yaptığı işe yansır. Yaptığı işin kalitesine, gönülden ve istekli olarak yapılmasına yol açar. Bu da zincirleme olarak müşteriye ve de sermayedara yansır. Ülke ve çevre menfaatleri ise vazgeçilemez, üzerinde hassasiyetle titrediğim önceliğim.”

Z kuşağı ve değişim...

Ekibine öncelikle liyakat esasıyla, işine odaklanan, işini hakkıyla yapan, sonuç/ çözüm odaklı insanlar seçtiğini belirten Baştuğ, “Kişisel olarak, ekibimdeki kişilerin dürüst, samimi, iyi insan olması benim için çok önemli. Temel değerlerde örtüşebildiğim ve daha önemlisi güvenebileceğim insanlarla çalışmayı çok önemsiyorum” dedi. Recep Baştuğ’un verdiği bilgilere göre Garanti BBVA Z kuşağı müşterilere şöyle hazırlanıyor: “Z kuşağı bankaları sadece ürün satın aldıkları ya da işlem yaptıkları bir platform olarak görmüyor. Yaşamının her evresinde hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmesini ve gerektiğinde finansal danışmanlık yaparak kendisini daha ileriye taşıyacak öneriler bekliyor. Kişiselleştirilmiş deneyime verilen önem, bu kuşakta hiç olmadığı kadar yüksek.” Baştuğ, konunun çalışan boyutuyla ilgili olarak da şunları söyledi: “Artık Z kuşağı aramıza yeni katılan arkadaşlarımızda çok önemli bir yer tutuyor. Bu nedenle onların kurumlardan beklentilerini, Garanti BBVA’dan beklentilerini anlamak çok önemli. Üniversiteyi bitirmek üzere olan ve yeni mezunların, hayallerinde kurguladıkları bir işveren olabilmek için, onların doğrudan geri bildirimlerini alabildiğimiz etkinlikler ve atölyeler düzenliyoruz.

Global kariyer fırsatları

Çalışanlarımızın unvandan bağımsız stratejimize ve kurum kültürümüze yön verecek projeleri hayata geçirebilecekleri, çalışan odak grupları oluşturuyoruz. Genç Komite, bunun çok güzel bir örneği. 30 yaş altı arkadaşlarımızdan oluşan bu komite, fikirleriyle, projeleriyle Garanti BBVA’daki çalışma hayatını daha ileri götürmek için çalışıyor. Global kariyer fırsatları, Z kuşağının işveren seçimlerinde önemli bir kriter. Bizim bu noktadaki en büyük şans ve fırsatımız, BBVA gibi küresel ölçekte çok büyük ve köklü bir grubun parçası olmak. BBVA Grubu bünyesinde yer alan tüm açık pozisyonları, tüm çalışanlarımızla paylaşıyoruz. Çalışanlarımıza bir sene boyunca BBVA Grubu’nda proje bazlı çalışabilecekleri Global Seed programı ile Madrid’de uluslararası çalışma fırsatı sunuyoruz.

Esneklik ön planda

Z kuşağının ideal işveren seçimlerini etkileyen diğer önemli kriterlerden bazıları ise iş-yaşam dengesi ve esneklik. Çalışanlarımız kişiye özel çevrimiçi spor dersleri, diyetisyen hizmeti, psikolog ve danışmanlık hizmetlerine kolay ve hızlı bir şekilde erişebiliyorlar. Pandemiyle birlikte hibrit çalışma modelini deneyimlememiz ve kalıcı hale getirmek için yaptığımız çalışmalarla esneklik anlamında da çalışanlarımıza daha mutlu bir çalışma ortamı sunabiliyoruz.”

3 boyutuyla finans sektöründe optimum faydayı yaratmak

Garanti BBVA Genel Müdürü Recep Baştuğ, “Finans sektörü ilk bakışta rakamlardan ibaretmiş gibi görünse de her bireyin hayatına dokunan, hatta yön veren bir sektör. Sizce bu sektörde herkes için optimum faydayı yaratmanın bir formülü var mı?” sorusunu 3 boyutla yanıtladı.

-EKONOMİ PERSPEKTIFİ / FINANSAL KAPSAYICILIK

“Temelde, ekonominin sağlıklı bir zeminde büyümesi için finans sektörü çok kritik bir rol üstleniyor. İyi işleyen bir finansal sistem, tasarrufları artırarak ve hanehalkının kaynağa erişimini kolaylaştırarak, sürdürülebilir ekonomik kalkınmaya çok önemli katkı sağlıyor ve bu yönüyle müşterilerin hayatına önemli anlarda dokunuyor. Bu noktada, hem bankacılık sektörü için, hem de bireyler ve toplum için “finansal kapsayıcılığın” artırılması oldukça önemli. Ülkemizde bu anlamda ciddi bir potansiyel olduğunu söyleyebiliriz. Banka hesabı olmayan çok ciddi bir kesim var. Yetişkin nüfusun içinde yüzde 30 gibi bir paya sahip, Avrupa’da bu oran yüzde 5 civarı. Bu oranın azaltılması hem bireylerin kaynağa erişimini kolaylaştıracak, hem de tasarruflarını daha iyi değerlendirmelerini sağlayacak.”

-FİNANSAL SAĞLIK / DANIŞMANLIK BOYUTU

“Ekonomiye katkıya ek olarak, iyi işleyen bir finansal sistem, bireylerin ve kurumların finansal sağlığını iyileştirmede, finansallarını daha iyi yönetmede önemli bir pay üstleniyor. Biz de bu konuyu stratejik önceliklerimiz arasında konumluyor ve üzerine fazlaca çalışıyoruz. İnsanların hayatlarındaki en önemli stres kaynaklarının başında para geliyor. Bu noktada sunduğumuz en önemli katma değerlerden biri, müşterilerimize finansallarını yönetmede destek olabilmek, ihtiyaç duydukları noktalarda kişiye özel tavsiyeler verebilmek. Bu nedenle finansal danışmanlık yapabilen bir oyuncu olmak sektörde giderek daha önemli bir hale geliyor. “Herkes için optimum fayda” penceresinden bakarsak da aslında biz müşterilerimizi doğru zamanda doğru finansal araçlara yönlendirdikçe onlara birikimlerini artırmalarında, harcamalarını yönetmede tavsiyeler sundukça, müşterilerimizin güvenilir ortağı oluyoruz. Bunun neticesinde de aslında müşterilerimiz bizi daha çok tavsiye ediyor ve daha kalıcı bir müşteri tabanına ulaşabiliyoruz.”

-SÜRDÜRÜLEBILIRLİK / SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA BOYUTU

Sektör olarak bireylere ve topluma sağlayabileceğimiz fayda, yalnızca müşterilerin finansal ihtiyaçları ile sınırlı değil. Sürdürülebilirlik uygulamaları, sektörün en önemli değer yaratma mekanizmalarından. Sektör olarak, neyi finanse edip neyi finanse etmeyeceğimizi “herkes için fayda”yı gözeterek seçmemiz çok önemli. Garanti BBVA uygulamalarından birkaç örnek verecek olursam... “Dünyaya iyi bakıyoruz, geleceğe iyi bakıyoruz” mottomuzla yenilikçi finansman modellerimizle ülkemizin yeşil dönüşümünde öncü rol üstleniyoruz. Bu konuda net hedeflerimiz ve taahhütlerimiz var. 2014 yılından beri proje finansmanı kapsamında enerji sektöründe yalnızca yenilenebilir enerji projelerini finanse ediyoruz. Geçtiğimiz yıl kömürü finanse etmeme kararı aldık ve 2040’a kadar portföyümüzdeki kömür riskini sıfırlayacağız. Birleşmiş Milletler Net Sıfır Bankacılık Birliği’ne katılan Türkiye’deki ilk ve tek bankayız. Aslında daha geniş bir çerçevede, çevresel, sosyal ve yönetişim kriterlerini iş modellerimize entegre ediyor ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine önemli katkı sağlıyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin desteklenmesine yönelik uygulamalar bu konuda önemli başlıklardan biri. Kapsayıcı, eşitlikçi İK politikalarımızla ve kadının güçlenmesini sağlayan program ve ürünlerimizle toplumsal cinsiyet eşitliğini hem kendi bünyemizde hem de toplum genelinde teşvik ediyoruz. Kadın girişimci programımız ve dünyada bir ilk olan “Cinsiyet Eşitliği Kredisi” bu konudaki örneklerden.”