Geri Dön

Geleceğe döndük

Efsane seri “Geleceğe Dönüş”te geleceğe yolculuk yapılan yıla gelmiş bulunmaktayız. Bakalım filmdeki 2015 ile içinde bulunduğumuz 2015 birbiriyle ne kadar uyuşuyor?

Geleceğe döndük

Çocukken 80’lerin unutulmaz bilimkurgularından “Geleceğe Dönüş / Back to The Future” serisini izleyip de bayılmayan yoktur herhalde. İçinde bulunduğumuz yıl, 2015, bu seri için önemli bir tarih. Çünkü ikinci filminde Marty, 2015 yılına gidip oğlunun hapse girmesini engellemeye çalışıyor. Bu sahnelerde “gelecekteki” günlük hayattan pek çok
ayrıntı görebiliyoruz.
O günlerde bu filmi izleyenler için çok uzak gibi görünen ayrıntıların bir kısmı bugün gerçek oldu. Her ne kadar yönetmeni ve senaristlerinden Robert Zemeckis filmin doğru bir gelecek tasviri yapmak gibi bir derdi olmadığını hatta gelecek sahnelerinin çekmekten en az keyif aldığı sahneler olduğunu söylese de 2015’te insan kıyaslama yapmadan duramıyor: “Geleceğe Dönüş”ün gelecek tahminleri ne kadar tuttu?

Tutanlar

Geleceğe döndük

Günlük hayatımızın parçası oldular

*LCD televizyon: Filmde duvara monte LCD televizyonlar görüyoruz. Evet bugün de tüplü televizyonlardan neredeyse kurtulduk. Ayrıca yine filmde olduğu gibi televizyonda aynı anda birden fazla kanal izlemek de bugünün teknolojisi ile mümkün.

*Görüntülü konuşma:Videolu konuşma filmdeki diğer teknolojilerden biri. Şu an Facetime ve Skype gibi uygulamalarla görüntülü konuşma yapmak neredeyse günlük hayatımızın bir parçası haline geldi.

*Hologram:Filmde Marty McFly sokakta yürürken hologram bir köpekbalığının saldırısına uğruyor. Bizde henüz sokak ortasında hayvanların saldırısına uğrayacak düzeyde yaygın olmasa da hologramımız var çok şükür!

*Parmak izi okuyucu:Filmde Marty’nin sevgilisi Jennifer, evine parmak izini okutarak giriyor. Bugün parmak izi tanıma sistemiyle telefonumuzun kilidini de açabiliyoruz, işyerindeki turnikeleri de...

Tutmayanlar

Hani uçuyorduk?

*Uçan kaykay:Marty’nin kötü adamlardan kaçmak için üzerine atladığı uçan kaykay, filmi izleyen birçok çocuğun rüyalarına girmiştir muhakkak. Henüz çalışan bir uçan kaykay üretilemedi belki ama güzel günler yakın gibi... Hendo Hoverboard (uçan kaykay) kickstarter’dan gerekli fonu topladı.Bu da demek oluyor ki uçan kaykay yakın bir gelecekte bir hayal olmaktan çıkabilir.

*Uçan araba:Ne yazık ki tutmayan gelecek tasvirlerinden biri. Halbuki uçan arabalar herkesin şikayetçi olduğu ve çözümü yok gibi görününen İstanbul trafik çilesine bir son verebilirdi. Olmadı, olamadı...

*Giyen kişiye göre ölçüleri değişen ve kendi kendini kurutan ceket:Marty’nin gelecekte sırıtmaması için o günün giysilerini giymesi de şarttı tabii. Giydiği anda üzerine cuk diye oturan ceket “Pardon bunun küçük bedeni var mı acaba, bir depoya baksanız” derdine son verirdi. Havuza düştüğü sahnede kendi kendini kurutması da ceketin bir başka güzelliği. İşte ben buna giyilebilir teknoloji derim.

*Kendi kendini bağlayan ayakkabılar:Küçük çocuğu olan her anne-babanın hayalidir herhalde. Her ne kadar Nike filmde gördüğümüz ayakkabıların replikalarını, geliri başrol oyuncusu ve Parkinson hastası Michael J. Fox’un vakfına bağışlanmak üzere satışa çıkarsa da bu ayakkabıların bağcık bağlama özelliği yoktu. Ama üzülmeyin; Nike’ın bir tasarımcısı bu yılın sonunda bağcıklarını kendi kendine bağlayabilen ayakkabı üretebileceklerinin sinyallerini verdi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber