Geri Dön
SiyasetSon dakika | Devlet Bahçeli'den asgari ücret mesajı: Memnuniyetle karşılıyoruz

Son dakika | Devlet Bahçeli'den asgari ücret mesajı: Memnuniyetle karşılıyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2023 seçimlerindeki adaylığıyla ilgili MHP lideri Bahçeli partisinin grup toplantısında net mesajlar verdi. Marmaris'te yaşanan orman yangını sonrası idam tartışmalarını yararlı gördüklerini belirten Bahçeli, kanun teklifi gelirse destek olacaklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünkü asgari ücret açıklamalarını memnuniyetle karşıladıklarını söyleyen Bahçeli, 'Milletimizin lehine olacak her kararında yanında duracağımızın teminatını veriyoruz.' dedi.

Son dakika | Devlet Bahçeli'den asgari ücret mesajı: Memnuniyetle karşılıyoruz

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları şöyle; Bugün sabah saatlerinde, Yeşilçam'ın duayeni, Türk tarihini sevdiren filmlerin unutulmaz ismi Cüneyt Arkın'ı kaybettik. Vefatından büyük üzüntü duydum. Türk sinemasına seviyeli bir yorum getiren, çizgisini değiştirmeyen duruşu ve vasfıyla herkeste hayranlık uyandıran Cüneyt Arkın her zaman hatırlanacaktır. Merhum Arkın milyonların kalbine taht kurmuştu. Duruşuyla ve ahlaki vasfıyla, milli şuuruyla, her zaman hatırlanacaktır. Cenab Allah'tan rahmetler niyaz ediyor, ailesine, sevenlerine, sinema camiasına sabırlar diliyorum. Aziz milletimize başsağlığı diliyorum. 

Biz günün adamı değil, hakikatın adamı olmak için çalışacağız. Yerinde saymak demek geriye gitmek demektir. Hep ileriye gideceğiz. En büyük makam, en büyük hak çalışanlara aittir. Karşımızdaki okyanusu bakarak geçemeyiz. Zorlukları boş bahanelere sığınarak yenemeyiz. Hamle üstünlüğünü elimizde tutacağız, hiçbir zaman umutsuzluğun pençesine düşmeyeceğiz. İşleyen demire pas yapışmaz, emek olmadan yemek olmaz.

MHP, adım adım 2023'ün temel taşlarını döşemektedir. Bugünün işini yarına bırakmadan çalışıyoruz, üretiyoruz. Geceyi gündüzle buluşturup, çalışmanın erdemiyle yoğruluyoruz.

ERDOĞAN'IN ADAYLIĞI

18 Şubat'tan bugüne kadar 589 ilçemizi ziyaret ederek MHP'nin ve Cumhur İttifakı'nın mesajlarını taşıdık, vatandaşlarımızla görüştük.

Zafer benim diyebilenlerin mükafatıdır. Hem farelerin şerrini defedeceğiz hem ambarımızı doldurmanın gayretinde olacağız. Cumhur İttifakı'nın önü açıktır, zillet ittifakının önü kapalıdır. Cumhur İttifakı'nın iktidar yürüyüşünü durdurmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Zillet ittifakı fazla heyecan yapmasın, havlu atıp nal toplayacakları günler yakındır. Seçim 18 Haziran 2023'te yapılırsa 356 gün kalmıştır. 24 Haziran'da yapılan seçimin üzerinden geçen 4 yılda kimin vatan sevdalısı kimin işbirlikçi ve Türkiye karşıtı olduğunu tescillemiştir. 

Zillet faillerine diyorum ki yenilen pehlivan güreşe doymazmış ama sizi doyuracağız.Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın adaylığı meşrudur, yasaldır, anayasaldır. 2023'te Sayın Cumhurbaşkanımız tekrar, yeniden hatta çok güçlü bir şekilde Cumhurbaşkanı seçilecektir.

Saadet Partisi Genel Başkanı, 'Yüzde 100 kazanırız diyemem ama yüzde 99,99 kazanırız' açıklaması yapmış. Şu temelsiz ve ucube kehanete güler misiniz ağlar mısınız? Biz Sayın Karamollaoğlu'na hayal dünyasına mutluluklar diliyorum.

Hiç kimse merak etmesin istikbalin kudreti yine büyük Türk milleti olacaktır. Biz nereye gittiğimizi, nereye gideceğimizi, gidince ne yapacağımızı adımız gibi bilenlerdeniz. Biz zillete düşenlerle değil, Türkiye sevdasıyla tutuşan adam gibi adamlarla yürüyoruz.

KARADENİZ'DEKİ SEL FELAKETİ

Doğal felaketlerle mücadele zamana ve çok zor şartlara karşı yapılan insanüstü mücadeledir. İklim değişikliği başta olmak üzere farklı sebeplerden ortaya çıkan sel, su taşkınları hayatın olağan akışını etkilemektedir. Dün görülen sağanak yağışlar üzücü gelişmelere yol açmıştır. AFAD ve Meteoroloji tarafından kırmızı kod uyarısı yapılan Kastamonu'da çay ve dereler taşmış, İnebolu'da köprüler yıkılmıştır. Söz konusu illerimizde tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun diliyor, zararların karşılanacağına inanıyorum.

İDAM ÇIKIŞI

Bir diğer konu da orman yangınlarıdır. Ormanlarımız milli servetimizdir. Bu serveti korumak her vatan evladının ihmal edemeyeceği görevdir. Ormanlar hem gücümüz hem süsümüzdür. Denizlerin en mavisi bizdedir, çiçeklerin en solmazı bizdedir, yeşile düşman kesilenler, ormana tahammülsüz olanlar canımızı da yakmaktadır. Ormanlar coğrafyanın akciğeri, pek çok canlının yuvasıdır.

Ormana kast edenler vatana kast etmiştir. İhanetle, rezaletle ve cinayetle izah edilemeyecek bir kötülüğün faili olmuştur. Marmaris'te 4 bin 500 hektarlık alan yangından zarar görmüştür. Kahrolduk. Yeşile, doğaya, ormana, canlılara, köylülere ve Türkiye'nin doğal varlığına sabotaj ve saldırı içinde olanlara en ağır cezayı vermek milletimizin haklı beklentisidir. Ormanlarımızı yakanların hayat ışığını söndürmek boynumuzun borcudur. Her canı sıkılan bir yeri yakarsa milli varlığımızı nasıl koruyacağız? Bu vatan düşmanına hangi cezayı verirsek yüreğimiz soğuyacaktır?

Hainler ormanlarımızı ateşe vererek hıyanetlerini kusmuşlardır. Ağaçlarımız yansa da dikilecek fidanlarımız vardır. Tekrar yeşillendirmek namus borcumuzdur. Anayasa'nın 169'uncu maddesinde ormanların korunmasıyla ilgili hükümler yer almaktadır. Yanan ormanların yerine yeni ormanların yetiştirileceği, tarım ve hayvancılığın yapılamayacağı, gözetiminin devlette olduğu ortadadır.

Ormanlara zarar verecek hiçbir teşebbüse izin verilemeyecektir. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek amacıyla işlenen suçların af kapsamına alınmayacağı da çok net bir şekilde kural altına alınmıştır. İdam cezası tartışmasının yararlı gördüğümüz, kanun teklifi gelirse destek olacağımızı beyan ve ifade ediyorum. İdam cezasının kadın cinayetleri, tecavüz ve terör suçlarının da içermesini ümit ediyorum. Üzerimize ne düşüyorsa yerine getirmeye hazırız. Pınar Gültekin'e, Nurcan Karakaya ile Bedirhan Mustafa'ya ilahi hesap günü çattığında ne diyeceğiz.

"KILIÇDAROĞLU YİNE ÇAMURA YATTIN, SU KAYNATTIN"

Her canlının hakkını gözeten Türk İslam Medeniyeti'nin en önemli değeri adalettir. CHP'nin bu adalet kavrayışından haberi yoktur. Bunların kalpleri taşlaşmış, vicdanları buzlanmıştır. Devlet bütün imkanlarını seferber etmişken Kılıçdaroğlu da husumet seferine çıkmıştır. Tarım ve Orman Bakanımızın kamuoyunu bilgilendirerek yalana direnmesi, İçişleri Bakanımızın çalışmaları bize göre takdire şayandır. 15 uçak, 46 helikopter 12 bin 400 ton suyu alevlerin içine boşaltırken Kılıçdaroğlu durduğu yerde ateşleniyor, adeta neden daha fazla yangın çıkmıyor diye hayıflanıyordu. Kılıçdaroğlu yine çamura yattın, yine sınıfta kaldın, yine su kaynattın.

"SAYIN KILIÇDAROĞLU ORMAN YANGINLARINI NEREDEN BİLİYORSUN?"

Zillet ittifakının yakasına bu kir yapışmıştır. Kılıçdaroğlu dil sürçmesinden midir yoksa karanlık bir malumattan dolayı mıdır bilinmez, orman yangınını herkes biliyordu demişti. Sayın Kılıçdaroğlu orman yangınlarını nereden biliyorsun? Türkiye orman yangınına mahkum kalmışken, hükümeti kast ederek milletin başına bela olduğu diyen Kılıçdaroğlu öfkesinin kurbanı olmuştur. Sana adil demek, sana milletini ve vatanını seviyor demek hakikate en ağır bühtandır. Türk milleti zemzem diye sunulan zehri açma içmeyecek, demokratik duruşunu 2023 yılının Haziran ayında yapacaktır. Zillet ittifakı unutmasın ki yanlış hesap sayımdan döner.

"TÜRKİYE'NİN HAKSIZLIĞA UĞRAMASI SAHTEKARLIK VE İKİYÜZLÜLÜKTÜR"

Dünya coğrafyasının farklı bölgelerinde çatışma ve kutuplaşmalar sertleşmektedir. 23-24 Haziran 2022 tarihlerinde Avrupa Birliği zirvesinde kabul edilen kararların önyargılı ithamlar içerdiğine Yunan emellerine hizmet edecek kıvama ulaşması ayıplı ve utanç duyulacak bir çarpıtmadır. Türkiye'nin haksızlığa uğraması sahtekarlık ve iki yüzlülüktür. AB'nin Doğu Akdeniz ve Ege'deki gayri meşru dayatmalara sözcülük yapması sorumsuzluktur. Yunanistan'ın ahlaksız hamlelerine sessiz kalan AB'nin inandırıcılığı kalmamıştır. Türkiye'ye parmak sallamaları namertliktir. Adaları silahlandıran Yunanistan'a itiraz etmeyenlerin Türkiye'yi yargılamaya hakları yoktur. Biz AB'nin lekeli yüzünü, Yunanistan mazlum göçmenlere saldırırken gördük.

"TÜRKİYE, UZUN VADELİ ÇIKARLARINA ASLA GÖLGE DÜŞÜRMEYECEKTİR"

İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya başvurularının oylanması beklenmektedir. MHP olarak İsveç ve Finlandiya'nın pişmanlık emaresi göstermeden, üstelik terörle aralarında kalın bir çizgi çekmeden NATO'ya üye olmalarına karşıyız, karşı duracağız. Türkiye, uzun vadeli çıkarlarına asla gölge düşürmeyecektir. Hakkımızı yedirmeyiz, kimsenin hakkına da göz koymayız. Baş veririz fakat asla baş eğmeyiz. Boynumuz kılan incedir ancak büküldüğü hiçbir zaman görülmemiş ve görülmeyecektir.

"SÖZÜM TÜRK OCAKLARI'NIN 3-5 YÖNETİCİSİNEDİR"

Türk ocakları göz nurumuzdu, bir nevi mektebimizdi, ilk sevdamızdı. 1931'den 1949 yılına kadar kapalı olduğu dönemi kenara koyarsak 1911'den 25 Mart 2012'den itibaren Türk'ün, Türk milliyetçiliğinin beşiğiydi. Herkes elini vicdanına koyup düşünsün, Kılıçdaroğlu'nun Türk Ocakları'nın kuruluşunun 110. yılında ne işi vardır? Biz bu hazin manzarayı nasıl okuyalım? Davet ede ede, böylesi bir dönemde Kılıçdaroğlu mu edilmiştir? Benim sözüm Türk Ocakları'nın 3-5 yöneticisinedir. Bu gaflete nasıl kapıldınız? O salondan mesela Ziya Gökalp yerine Marx'ın görüşlerinin kamuoyuna yansımasını nasıl içinize sindirdiniz? Ben çok üzüldüm, dalıp dalıp uzaklara gittim acaba Türk Ocakları yönetimi hiç mi üzülmedi? Bizim asıl ocağımız teslim olmuş bir ocak değildir. Kaynağını, Türk İslam ülküsünde bulmuş, Türk milliyetçiliği bizim damarlarımızda dolaşan kanımız, fikir namusudur. Türk Ocakları 110 yıl önce kurulmuştu ama 110 yıl sonra zillete ev sahipliği yaparak bizim ciğerimizi dağlamıştır.

ASGARİ ÜCRET AÇIKLAMASI

Memur ve emeklilerimizle birlikte asgari ücretle çalışan kardeşlerimizin enflasyona ezdirilmeyeceğine maaş ve ücretlerde beklenen artışlarda birlikte refah düzeyinin yükseleceğine gönülden inanıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın dün yaptığı açıklamaları memnuniyetle karşılıyor, aynı şekilde milletimizin lehine olacak her kararında yanında duracağımızın teminatını veriyoruz.