Dünyada rektör seçimleri ve Boğaziçi

Boğaziçi Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü (BUİK), online yayınlanan Dinamik Gazete diye bir bülten çıkartıyor. Son sayısını rektörlük atamasıyla ilgili gelişmelere ayırmış ve bu çerçevede, dünyadaki iddialı üniversitelere nasıl rektör atandığını araştırmış.

İşletme ve Ekonomi Kulübü, sadece Boğaziçi’nin değil, dünyanın bu alanda önde gelen öğrenci kulüplerinden biri. Araştırmaları da çok çarpıcı. Gelin sözü onlara bırakalım:

“Boğaziçi Üniversitesi’nin bir bileşeni olarak yaşananlara tepkisiz kalmayıp bu bültenimizi okulumuzda yaşanmakta olan gelişmelere ayırmaya karar verdik ve elimizden geldiğince sizlere doğru bilgiye ulaşabileceğiniz bir bülten hazırlamaya çalıştık. Boğaziçi Üniversitesi’nin 157 yıllık çok köklü bir geleneğe sahip özerk bir kurum olduğunu ve bu kültürün korunması gerektiğinin altını çizer, BUİK olarak antidemokratik her türlü aksiyona karşı olduğumuzu ve süreç boyunca okulumuzun değerlerini savunan bütün Boğaziçi bileşenleriyle yan yana olacağımızı söylemek isteriz.

ABD üniversiteleri

İki haftadır birçok medya kuruluşunda ve atanmış rektörün söylemlerinde yer alan ‘Yurt dışında da rektörler atanıyor’ ifadesini gelin biraz daha yakından inceleyelim.

Amerika’daki üniversiteler:

Stanford University: Mezunlardan oluşan bir kurulun seçiminin ardından 6 ay süren mülakatlar sonucu rektör seçimi yapılır.

California Institute of Technology: Faculty Search Committee tarafından yürütülen, kampüs paydaşlarının da forumlara katılabildiği 8 aylık mülakat süreciyle rektör seçimleri yapılır.

Massachusetts Institute of Technology: Rektör, üniversite paydaşlarının etkin rol aldığı bir süreç sonrası, büyük kısmını mezunların oluşturduğu MIT Corporation tarafından seçilir.

Yale University: Üniversite paydaşlarının katılımıyla, seçilmiş mezunlardan oluşan bir üst yönetim tarafından rektör seçimi gerçekleşir.

Harvard University: Mezunların oluşturduğu Harvard Corporation tarafından yapılan öneri üzerine yine mezunların oylarıyla belirlenen komite tarafından rektör seçimi yapılır.

Princeton University: Üniversite paydaşlarının oluşturduğu 17 kişilik bir kurul tarafından 6 aylık bir süreç sonunda rektör seçilir.

The University of Chicago: Rektör üniversitenin kendi yönetim kurulu tarafından seçilir.

Johns Hopkins University: Üniversitenin kendi yönetim kurulu tarafından belirlenen kriterlerle seçim yapılır.

Avrupa üniversiteleri

Avrupa’daki üniversitelerden örnek vermeden önce ülkelerin seçim yönetmeliklerine baktığımızda, Avrupa’daki 28 ülkeden 19’unun rektörünü üniversite içindeki farklı yapılarla seçtiğini, 9 ülkede ise rektörün üniversite içinde seçilip yetkili kurumdan onay alarak göreve geldiğini görüyoruz.

Sadece Macaristan’da rektör, bakanlık tarafından atanıyor.

Boğaziçi Üniversitesi’nin atanmış rektörünün söylemlerinde belirttiği Boğaziçi’ni, en iyi ilk 100 üniversite arasına sokma hedefinde atanarak değil seçimle göreve gelen rektörün rolünün daha iyi anlaşılması için bu sıralamada ilk 15’te bulunan Avrupa üniversitelerini inceleyelim.

University of Oxford: En iyi üniversiteler listesinin 1. sırasında bulunan Oxford’da rektör sayısı 300 binin üzerinde olan tüm mezunların oy verdiği, iki gün süren bir seçimle belirlenir.

University of Cambridge: Rektör, mezunların seçmen olduğu devredilebilir tek oy seçim sistemiyle seçilir.

Imperial College London: Rektör, konseyin belirlediği bir araştırma komisyonu tarafından 20 ay süren uzun bir süreçle seçilir.

ETH Zurich: Akademik konseyi ve dekanları temsil eden bir komite tarafından rektör seçimi gerçekleştirilir.

Yukarıda dünyanın önde gelen birçok üniversitesinin rektör seçim yöntemlerini yakından inceledik. Türkiye’ye baktığımızda ise 2016 yılında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile üniversite rektörlerinin Cumhurbaşkanı tarafından doğrudan atandığını görüyoruz. Bugün 197 üniversitemizde rektörlük görevi yürütenakademisyenlerden 71’inin intihalli veya                 intihalsiz uluslararası bir akademik yayınının bulunmuyor oluşu bu sisteme dair kamuoyunda oluşan soru işaretlerini güçlendirmektedir...”

Özetin özeti: Yeni rektörün ilk 100 iddiası başta olmak üzere her söylemi, bizzat kendi üniversitesi tarafından çok yakından izleniyor. Bu konuda dikkatli hem de çok dikkatli olmasını öneririz. Boğaziçi Üniversitesi, sıradan bir üniversite değil!