Ekran bıkkınlığı

Uzaktan eğitim sadece öğrencileri değil, aileleri de her türlü ekrandan kaçar hale getirdi.

Daha düne kadar, çocuklarımız ekran bağımlısı olmasınlar diye kural üzerine kural koyuyorduk, şimdi hepten ekranlara kilitledik!

Öğrenciler bütün gün ekran karşısında.

Yüz yüze eğitim müfredatını uzaktan eğitimle vermek büyük hata!

MEB, bu süreçte, daha esnek müfredat denemeli ve öğrencileri “ekran bağımlısı” ya da “ekran bıkkını” haline getirmemelidir!..

Ekran dayatması!

Uzaktan eğitimde, elbette, ekrandan başka çare yok ama yaratacağı her türlü sıkıntıyı şimdiden düşünmekte yarar var. Gözler çoktan bozuldu, oturma şekilleri değişti, psikolojiler altüst oldu!

MEB yine hazırlıksız yakalandı.

Bakan Selçuk okullar tümüyle açılacak derken, hepten kapandı. Elbette keyiften değil ama daha öngörülü olunabilirdi!

Topyekûn uzaktan eğitime geçilmesi ciddi sorunları da beraberinde getirir mi?

Örneğin EBA yine çöker mi, hangi önlemler alındı, nasıl bir yol haritası çizildi, henüz belli değil!

Çünkü Bakan Selçuk okullar açılsın istiyordu ve tüm hazırlıklar o yöndeydi. Pandeminin “korkunç” seyri her şeyi değiştirdi!..

Uzaktan eğitim, ekran dayatmasına dönüşmemeli, günlük ders saati 4 saatin üzerine çıkmamalı. Hatta ilkokul 1’lerde 3 saate inmeli. Çünkü verimli olmuyor! Daha da önemlisi, yarattığı sıkıntılar derin yaralar açabilir!

Örneğin ekran bağımlısı olmaları halinde, onları ekrandan koparmak hiç kolay olmayacaktır.

Yine aynı şekilde, dijital ders yükü nedeniyle bıkkın lık noktasına gelen öğrencileri tekrar ekran başına oturtmak sanılanın çok üzerinde sorunları da beraberinde getirecektir...

Bu konuda öğretmen ve velilerden mesaj yağıyor. İşte onlardan bazıları:

Ders saati fazla

- Müfredat sadeleştirilmeli, çocuklar ve öğretmenler olarak telefon elimize yapışık geziyoruz. Uzaktan eğitimle tüm müfredatı verebileceğimizi düşünmek büyük hata.

- Oğlumu, bu süreçte okula hiç göndermedim. Haftada sadece 1 gün canlı dersi var. Ve öğretmeni fen bilgisinde sırf müfredatı yetiştirmek için 2. üniteyi atlayarak 3. üniteye geçti. Şaka değil. Anlatmadan geçti. Okulda işlemişler. Öyle dedi. Bir de çevrimiçi derslerde Türkçe dersi yok.

- Bu, öğretmenin suçu değil. MEB’in işleyişi böyle. İdareden bize de aynı şey söylendi.

- Tam da bu süreçte sınav yerine öğrenci araştırma bazlı proje ödevlerine yönlendirilmeli, eminim ki daha faydalı olur. Her derste müfredat çok yoğun, çocuk konuyu tam öğrenmeden diğer konuya geçiliyor.

- İlkokullarda 6 saat uzaktan eğitim tekrar gözden geçirilmeli. Ana dersler günde 4 saat verilmeli.

Ek ders için çocuklara bu eziyet yapılmamalı. Geçici bir program acilen hazırlanmalı.

- Aynı müfredat, aynı hızla işleniyordu, yüz yüze 2 gün gelen çocuklar için bile çok büyük sorundu. Özellikle bu sene 1. sınıflarda çok büyük sorun oldu. Okuma yazma süreci oldukça zor geçiyor, biraz daha yavaşlatılmalı ve müfredat hafifletilmeli.

- Müfredat yetişsin diye koştur koştur işleniyor konular. Çok yanlış. Müfredatta farklılaştırma yapılıp anlayarak geçecekleri bir düzen oluşturulmalı.

İnatla olmaz!

- Çocuklarımızı yarım yamalak eğitimle bütün müfredattan sorumlusunuz diyerek, bu iş böyle yürümez.

- Müfredatın verimli bir şekilde yetiştirilmesi imkânsız. Özellikle sınav grubu olan öğrenciler, özel ders, kurs vb. takviye almıyorsa dezavantajlı durumda olacaklar.

- Öğretmenim ve elimden geldiğince destek oluyorum oğluma. Ne eksikse tespit edip anlatıyorum, kapatıyorum eksik olanı. Peki, bu olanağı olmayan çocuklarımız ne yapacak? Ve sınav olsaydı eğer zorla okula gitmek ve görmediği Türkçe dersinden sınava girmek zorunda kalacaktı.

- Milli Eğitim Bakanı gündüz açıklama yapıp okullarımızın tüm sınıfları yüz yüze eğitime hazır diyor, akşam Cumhurbaşkanı açıklıyor: Yıl sonuna kadar kapalı.

- İnatla yüz yüzede direttiler. Oysa böyle bir kapanmaya gideceğimiz belliydi. Bütün çabayı online daha nasıl verimli hale getirilebilir ya da online ulaşamayan çocuklar nasıl eğitime dahil edilir diye harcamalıydılar.

- Daha temel kazanımlarla hazırlanmış bir eğitim modeli ortaya koyabilirdik. Günde 9 saat online ders yapıyoruz ve çocuklar sıkılıyor. Çocukları konuşturmak için farklı bir konu üzerine konuştuğumuzda veli şikâyet ediyor.

İdeali 4 saat!

- Bizim anlattığımız, öğrencinin dinlediği bir sisteme dönüştü iyice. Sistemi, online eğitime göre yeniden düzenlemeliydik. Hep geride kalıyoruz.

- Öğretmenim ve oğlum ekran başında. 8 ders dinlemekten nefret etti artık.

- 6 saat ders ilkokullar için çok fazla. 4 saat ideal olan.

- Daha esnek bir müfredat olmalı, 10 yaşındaki kızım sabah 9.30’da oturuyor, 16.30’a kadar ekran başında!

Özetin özeti: Hatadan dönmek de bir erdemdir!..