Hayırların en büyüğü öğrencilere burs vermektir!

Bir genç iyi bir eğitim alırsa, sadece kendisinin ve ailesinin değil, ülkenin ve dünyanın kaderini de değiştirebilir.

İyi bir eğitimin maliyeti ise çok yüksek!

Yetenek ve başarılarınızla bir yere kadar ilerliyor, sonra tıkanabiliyorsunuz. Örneğin, ülkemizin en iyi lise ya da üniversiteleri bitirip yurt dışına açıldığınızda, hatta dünyanın en iyi üniversitelerinden öğrenim bursu kazandığınızda, eğer cebinizde yaşam giderlerinizi karşılayacak kadar harçlığınız yoksa hayallerinize veda etmek zorunda kalabiliyorsunuz...

Hemen her yıl, böylesi yüzlerce örnekle karşılaşıyor ve elimizden geldiğince kendilerine yol gösterici olmaya çalışıyoruz.

Ama seçeneklerimiz çok sınırlı, çünkü burs verme alışkanlığımız henüz istenilen kıvama gelmedi.

Batılı ülkelerle, özellikle de Amerika ile kıyaslandığında, adeta yerlerde sürünüyoruz!

Devletin katkısı da giderek artıyor ama yine de hem yararlanan açısından hem de verilen miktar bakımından çok fazla değil!..

Erasmus mağduru!

Sadece öğrenim bursları konusunda sıkıntı yok.

Örneğin Erasmus konusunda da çok kısıtlı bütçeler var. Alın size bir örnek:

“Ankara Hukuk Fakültesi öğrencisiyim. Erasmus değişim programına katılmak üzere Hollanda’yı tercih ettim ve Utrecht Üniversitesi’nde 1 yıl değişim öğrencisi olmaya hak kazandım. AB Ulusal Ajans’ın bizlere vereceği hibe yaklaşık 500 euro. Hollanda’da, özellikle Utrecht’te ev kiralarının yüksek olmasından dolayı, bu hibe ev kirasını bile karşılamaya yetmiyor. Ayrıca Türkiye’de euro’nun yaklaşık 6 TL sınırını aşması, bizi daha da zora sokuyor. Bu yüzden kolay olmasa da ümitsiz gibi gözükse de burs arayışına girdim. Fakat 1 yıllık Erasmus bursu diye özel bir burs göremedim. Tavsiyeleriniz nedir? Nerelere başvurmalıyım?”

Böylesi bir burs yok ama isteyen herkes verebilir. Hatta devlet de vermeli, hukuk öğrencisi olduğu için barolar da destek sağlamalı...

Keşke bu konu, daha ciddiye alınsa! İşte o zaman geleceğe çok daha güvenli bakabiliriz...

Neden önemli

Yüz binlerce gencimiz, şu günlerde, üniversite heyecanı yaşıyor.

Nereden baksanız, en az 800 bin aday, bu yıl üniversiteli olacak ve yurt içindeki toplam öğrenci sayımız, 7 milyonu, yurt dışındakiler de 300 bini aşacak!

Peki, bu öğrencilerden, ne kadarına burs olanağı sağlıyoruz?

Burs yani mali destek bulamadığı için hemen her yıl on binlerce gencimiz, ya öğrenim hayatını yarıda bırakıyor ya da çok zor koşullarda öğrenimini sürdürmeye çalışıyor...

Devletin verdiği burs olanakları çok kısıtlı.

Sivil toplum örgütlerinin ya da hayırseverlerin verdikleri burslar da devede kulak kalıyor.

Oysa Türkiye’nin sahip olduğu olanaklar ve geleneksel hayırsever yapımız, şu anda verilen bursların rahatlıkla 100 katına çıkmasına olanak sağlayabilir. Ama nedense bu alışkanlığı bir türlü oturtamadık.

Bırakın bu konunun çok uzağındakileri, en zor zamanlarında, burs desteği alıp parlak bir gelecek yakalayanlar bile, kıt kanaat da olsa başkalarına burs vermiyor!

Burs veren kurumlara ya da kişilere sorduğum ilk soru hep şu oluyor: Sizden burs alanlar, hayata atıldıklarında, ekonomik özgürlüklerine kavuştuklarında, az ya da çok geri dönüş yapıyorlar mı? Başka öğrencilere burs veriyorlar mı?

Söylenen rakamlar öylesine düşük ki, insanın yüzü kızarıyor.

Binde bir, iki, hepsi o kadar!..

Geçtiğimiz yıl, dünyanın en iyi üniversiteleri Harvard ve MIT’yi gezerken, burs konusunu da sormuştum, bu konuda hiçbir sıkıntıları olmadığını söylediler! Muhtemeldir ki onun için dünyanın en iyisi oldular!..

Özetin özeti: Mutlu olmak istiyorsanız, bunu çok uzaklarda aramayın! Bir öğrencinin kaderini değiştirin, mutlulukların en büyüğünü yaşayın!