Koş vatandaş koş herkese üniversite

Ek yerleştirme başvurularının dün akşam bitmesi gerekiyordu.
Yarın geceye uzattılar.
Belli ki yeterince başvuru yok!
Birinci yerleştirme sonunda tam 209 bin kontenjan boş kaldı.
Hem de çok önemli bir bölümü örgün öğretim.
Yani daha üç, beş yıl öncesine kadar herkesin girmek için can attığı bölümler, şimdi bom boş!
Peki, ne oldu da öğrenciler üniversiteye küstü!
Kazananlar bile kaydını yaptırmıyor!
Hem de gelecek yıl ortaöğretim başarı puanının yarı yarıya düşeceğini bile bile...
Niye, niye, niye?..
İşte size çok çarpıcı birkaç önemli tespit:
- Her ile hatta her kasabaya, ihtiyaç ve altyapı var mı yok mu demeden üniversite, fakülte ve yüksekokul açıldı.
- Kontenjanlar bir yandan azaltılırken öte yandan özellikle vakıf üniversitelerinde aşırı derecede şişirildi. Daha mezun bile vermeyen üniversitelere 6, 7 bin kontenjan verildi.
- İşsizler sıralamasında üniversite mezunları ilk sırayı aldı. Diploma artık bir işe yaramıyor!
- Hemen her meslekte on binlerce istihdam fazlası var ve hâlâ öğrenci alınıyor.
- Tanımı yapılan meslek çeşitliliği bizde 800, kalkınmış ülkelerde 10 binin üzerinde ve biz hâlâ yeni meslek alanlarına yönelmiyoruz.
- YÖK ve ÖSYM, adayları zerre kadar bilgilendirmiyor. Özellikle devlet üniversiteleri kontenjanlar boş kalsın da rahat edelim anlayışında.
- Okul ve dershaneler kendi başarı oranları yükselsin diye, öğrencileri bile bile kazandıklarında öğrenim görmeyecekleri okullara yönlendiriyorlar...
Ve bütün bunlar olup biterken MEB ve anne, babalar ne yapıyor?
Olup biteni sadece seyrediyorlar o kadar...
Oysa gençlik mutsuz hem de çok mutsuz ama bu kimin umurunda ki!...