Sınav fırtınası

Yapmış olmak için sınav yapılmamalı. Hele ki şu günlerde!

MEB, dört günlük sokağa çıkma yasağından hemen sonra, karne notu için ülke genelinde yüz yüze sınavlar yaparak büyük bir riske davetiye çıkartıyor.

Peki, bu konuyu her yönüyle yeterince düşündük mü, araştırdık mı?

Örneğin yaz aylarında yapılan LGS, YKS ve diğer sınavların pandemiye bir etkisi oldu mu? Bilim Kurulu bu konuda ne diyor?

Sınavlar ille de yapılacaksa, sokağa çıkmanın yasak olduğu günlerde yapılamaz mı?

Risk söz konusu olduğu için, dört gün sokağa çıkma yasağı ilan edildikten sonra, yüz yüze sınav ne kadar doğru?..

Tam da ülkemizde vaka sayıları azalırken ve mutasyona uğramış yeni virüs dünyada kol gezerken, milyonlarca öğrenciyi sokağa dökmek ne kadar mantıklı?

Peki, uzaktan eğitime erişemeyen, sınava girmeyen ya da giremeyen öğrenciler ne olacak?..

Ölçme değerlendirme açısından bakıldığında, bu sınavlar ne kadar adil ve objektif olacak?

Milyonlarca öğrencinin bir anda sokağa çıkması, pandemi sürecini nasıl etkileyecek?

20 yaş altına 13-16 arası dışında sokağa çıkmak yasak. Hadi izin verildi, o riske değecek mi?..

Kim ne diyor?

Okulların açılması konusunda olduğu gibi sınavlar konusunda da öğretmen, öğrenci ve veliler tam anlamıyla ayrışmış durumda.

Kimileri ısrarla yüz yüze sınavların yapılmasına karşı çıkarken, kimileri de öğrencilerin okuldan kopmaması için sınavlardan yana. İşte sosyal medya üzerinden gelen görüşlerden bazıları:

30 kişilik sınıfta canlı derse en fazla 10 kişi giriyor. Onların da yarısının mikrofonu kapalı, herhangi bir iletişim yok. Ne yaptıkları belli değil.

Eğer sınavlar yüz yüze yapılabiliyorsa, çocuklar 10-15 gün okula gidip 20 ya da 25 kişilik sınıfta 40 dakika sınav yapılabiliyorsa, eğitim neden yüz yüze değil? O zaman eğitim yapılmasında da bir sakınca yok demektir! Yoksa eğitim için ayrılan bütçe mi yok?

- Derslere katılım internet paketi bittikçe azalıyor. Paket yenilenince katılım artıyor, paket bitince yine maalesef derslere giremiyorlar.

- Öğrencilerin okula gidebilmesi mümkünse, o iki haftada sınavlara değil, dönem tekrarlarına gitsinler. Eğitim, nottan ibaret değildir, olmamalı. Hele ki böyle bir zamanda hiç ama hiç olmamalı.

- Akademik takvimde yaz aylarını da içine alan yeni bir düzenleme yapılması gerekli. Yüz yüze okul kapanışından en kötü etkilenen aileler zaten tatile gidemiyor, hiç değilse vaka sayılarının azalması beklenen bu aylarda telafi yapabilirler.

- Bugün bir öğrencime neden derse girmedin dedim, hocam ben erken uyanamıyorum diyor (ders saati 12.30), bu öğrencinin evinde internet de telefon da var! Sınav yapılmalı çünkü bizim çocuklarımız öğrenmek için değil, sınıf geçmek için derse geliyor.

- İnternet erişimi olmayan çocuklara haksızlık yapıldı. Tek çare bu yıl kayıp yıl saymak ve sınıf tekrarı.

- Çocuklar yarım saatten fazla kapalı yerde kalacak. Toplu taşıma araçları kullanılacak. Veliler onları götürecek. Bekleyecek. Eve gelinecek, ev içi bulaş.

Fırsat eşitliği?

- MEB’in sınavlara yönelik yazısı bilinmezlerle dolu. Sınava girmeyen öğrencilere ne olacak belli değil? Derslere katılmayan ya da katılamayan öğrenciler nasıl değerlendirilecek belli değil?

Öğretmenlerin verdiği proje ödevlerini yollamayan ya da yollayamayanlara ne olacak belli değil.

Eğitim, bu bilinmezlik ve belirsizliklerle, bakalım nereye kadar gidecek?

- Eğitimde fırsat eşitliği ilkesi çoktan rafa kalktı. Hadi biz çocukları geçireceğiz de imkânsızlık nedeniyle uzaktan eğitime giremeyenler, bu açıklarını nasıl ve ne zaman telafi edecek?

- İzmir’de pandemi üzerine bir de deprem yaşandı. Haftalarca bizler de, çocuklar da uyuyamadık. İlla not verilecek denilmemeli.

- Anlamlı ve işlevsel bir çözüm bulunmalı, aksi takdirde 2. dönem karşımızda hiç öğrenci bulamayız. Yarı yarıya bir terk ediş var uzaktan eğitimde. Okul kültürü önemli. (Sağlıktan önemli değil ama önemli.)

- Sınav, eğitim için amaç değil araç olmalı. İkinci dönem yapılsa olmaz mı sınavın ne acelesi var?

- Sınav ve not sopa gibi gösteriliyor öğrencilere. Bunun hiç zamanı değil.

Önce sağlık!

- Çocuklar yaklaşık bir yıldır okuldan uzak kaldılar. Uzaktan eğitimle kendimizi kandırmayalım. Bir kere şartlar eşit değil. Bu şartları eşitlemek için bu sene tüm sınavlar iptal edilmeli ve tüm öğrencilerimize sınıf tekrarı yaptırılmalı. Yoksa evinde interneti bilgisayarı olmayan çocuğun suçu ne? Onlar bu bir seneyi bomboş geçirdi.

- Önce sağlık gözüyle bakılmalı. Eğitim not için bir araç olmaktan çıkmalı. Bu yaşananların sorumlusu öğrenciler değil.

- Bu karar bir sürü sıkıntıyı da beraberinde getirecek, örneğin yatılı öğrenciler için yurtlar açılacak mı? Açılmazsa diğer şehirlerden sınav için gelen bu çocuklar, nerede kalacak, toplu taşıma araçları kullanmaları yasakken tek başlarına nasıl okula gidip gelecekler?

Özetin özeti: Uzaktan eğitime, yüz yüze sınavlar yaparak yeni bir maceraya yelken açıyoruz. Keşke biraz daha düşünülseydi...