Turizmde alternatif senaryolarımız var mı?

Son yıllarda en önemli gelir kalemlerimizden biri de turizm. Bu yüzden onu, gözbebeğimiz gibi korumamız, kollamamız gerekiyor. Peki, bu konuya yeterince kafa yoruyor muyuz?

Örneğin gerçeklerle yüzleşiyor muyuz? Örneğin olası bir kriz halinde B, C, D planlarımız var mı? 2020 hemen her alanda olduğu gibi görünen o ki turizmde de zor bir yıl olacak. Diğer afetler konusunda zorlu sınavlar verdik. Artılarımız da çoktu, eksilerimiz de.

Bazı konularda hazırlıklıydık ama bazılarında almamız gereken daha çok yol vardı. İsterseniz gelin bugün turizmi biraz irdeleyelim ki olası bir krize çok daha hazırlıklı olalım.

Rusya ve Almanya!

Ülkemize gelen turist sıralamasında Rusya ve Almanya açık ara önde bulunuyor. En çok harcayan da yine onlar... Rusya ile Suriye nedeniyle ciddi sıkıntılarımız var. Almanya’da ise ekonomi şaşırtıcı bir şekilde negatif sinyaller veriyor! Hiç olsun istemeyiz ama her iki ülkeyle sıkıntılı bir süreç yaşanırsa ne olacak?

Çin’den umutluyduk, şu sıralar bırakın tatili, adeta yaşam savaşı veriyorlar. Ukrayna gibi çok ziyaretçinin geldiği ülkelere ise biz yardım eder hale geldik. Elbette hiç kimsenin yüreğini karartmak istemiyoruz ama testi kırıldıktan sonra nasihat vermenin de hiç kimseye bir yararı yok!..

İşte satır aralarında kaybolan çok önemli bazı ipuçları:

Doluluk oranları?

Otellerimiz geçtiğimiz yılı yüzde 53.5 doluluk oranıyla geçirdi. Türkiye genelinde konaklama bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12.4 artışla 81 milyon oldu. Antalya, doluluk oranlarında, Türkiye ortalamasının üzerinde yüzde 68.3 ile zirvede. Onu yüzde 60.5 ile İstanbul izliyor.

Bir fabrikanın yüzde 50 verimlilikle çalışması, sıkıntılı süreçler yaratır. Verimliliği artırıcı önlemler, olmazsa olmazların başında gelir. Bu yüzden turizmi de bütün bir yıla yaymalıyız ki yüzde 50-60’lık doluluk oranı yüzde 80-90’lara çıksın! Çıkmazsa ne mi olur, batık kredi oranı daha da artar!

Batık kredi oranı 2019’da yüzde 4’ten yüzde 9’a çıkarak ikiye katlandı.

Ziyaretçi sayısı yüzde 13 artışla 50 milyona, turizm geliri yüzde 17 artışla 34 milyar dolara ulaşmasına rağmen, sektör kredi borcunu ödeyemiyor.

Çok önemli bir konu, bence fazlasıyla ciddiye alınmalıdır!..

Turizmde alternatif senaryolarımız var mı

Avrupa frene bastı!

Avrupa ekonomisinin lokomotifi durumundaki Almanya’ya yönelik ekonomik verileri dinlerken, içimden iyi ki Alman değilim demek geçti.

Krizle yaşamaya biz alıştık ama onlar uzun süredir bu kelimenin anlamını bile unutmuşlardı.

Merkel’den sonrası için çok daha farklı senaryolar var!

İsterseniz ekonomiyi bir tarafa bırakıp, turizme yönelik verilere bir göz atalım: Türkiye’nin önemli ana pazarlarından Almanya’da seyahat acenteleri Ocak 2020’yi düşüşle kapattı. Tatil satışlarında önemli oranlarda gerileme yaşandı.

Satışlar 2019’un ocak ayına göre yüzde 10 civarında düştü.

Özellikle İspanya’nın tatil takımadaları Kanarya Adalarında yüzde 26’ya yaklaşan büyük düşüşler yaşanırken, Antalya satışlarında da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5.6 oranında düşüş kaydedildi.

Sonraki aylar için de düşüş sinyalleri var. Peki, diğer Avrupa ülkelerinde durum ne? Almanya’dan farklı değil! Turizme yön verenler ve medya, her ne kadar sektöre yönelik iştah kabartıcı mesajlar vermeye devam etseler de tablo bu! Umarız, emlak sektöründe yaşananlar, turizmde de yaşanmaz!..