Yerli turistin canı can değil mi?

Yabancı turistler için alınmadık tedbir kalmadı. İlk gelenler, güllerle karşılandı.

Daha fazlası yapılsın, gözümüz yok ama o ilgi ve alaka yerli turistlere de gösterilmeli.

Onlar nasıl olsa bizden mantığı, bindiğimiz dalı kesmek anlamına gelir ki, bu da sektöre yapılacak en büyük kötülük olur.

Turistik kentlerden gelen sinyaller, hiç de keyif verici değil. Tamam yabancı turist yok ama yerli turist de yok gibi. Sınav, sınav deniliyordu onlar da bitti hâlâ hareketlilik yok. Şimdi dört gözle Kurban Bayramı bekleniyor! Peki, o da hangi derde çare olacak? Hiç belli değil…

Çok sayıda işletme sezonu hiç açmadı, açanlar da yarı yarıya pişman.

Sektöre yeni bir taze kan gerek ama nasıl?

Avrupa ülkelerinin uçuş yasağını ve karantina sürecini kaldırması bir çare olur mu?

Önümüzdeki günlerde, hep birlikte göreceğiz!..

Hijyen koşulları

Karayolu ulaşımı, pandemi nedeniyle daha tercih edilir oldu ama yola çıkan da çıktığına zaman zaman bin pişman noktasına gelebiliyor!

Yollardaki restoranlar kimin kontrolü altında?

İlgili belediyelerin mi yoksa Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın mı?

Örneğin İzmir/Bodrum/Kuşadası/Didim güzergahındaki kahvaltı ve çöp şiş restoranlarını kim denetliyor?

Sorsanız, müşteri yok diye ağlıyorlar ama sundukları hizmet, hijyen koşulları ve lezzet tam anlamıyla dibe vurmuş durumda.

Bölge, görünen o ki Aydın’a bağlı. Çünkü yol boyunca “Topuklu Efe” olarak isimlendirilen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun devasa resimleri var.

Var olmaya var da gerisi yok. Yolu oralara düşenler, bir yerde bir şeyler yerken bin defa düşünsün ve ne yiyeceklerini en azından önceden görsünler. Özellikle de meşhur ve yarım asırlık olanlardan uzak dursunlar.

En azından bizim gibi sineklerle boğuşmaz, sinir harbi yaşamaz ve sofradan aç kalkmazlar!..

Altın yumurtlayan tavuk turizm!

Turizm, ülkemiz için olmazsa olmazların başında geliyor.

Bizim için adeta altın yumurtlayan tavuk durumunda.

Ülkemizin cari açığını kapatmakla kalmıyor, tedarikçi onlarca sektöre de ekmek kapısı oluyor.

Yaz aylarında yüz binlerce gencimize de iş olanağı sağlıyor. Bu yüzden, bir şekilde devamlılığını sağlamamız gerekiyor.

Benzer durum, sadece bizde değil, turizm cenneti tüm ülkeler için geçerli. Onlar, iç turizmle durumu kurtarmaya çalışıyor. Başarılı olanlar da var sinek avlayanlar da.

En kötüsü, bu konuda hiçbir şey yapmamak!..

Okullar, ağustos sonunda açılacak!

Bunun anlamı, 15 Ağustos’tan sonrası, eylül, ekim, kasım için de fazla bir beklenti içerisine girmemek gerekir.

Peki, sektör nasıl ayakta kalacak?

İşte elbirliğiyle cevabını aramamız gereken soru bu!

Batan batar, kalan sağlar bizimdir mantığı, sektörde derin yaralar açabilir!

İlgili kurum ve kuruluşların bu konuya daha çok kafa yormaları gerekiyor ama verdikleri izlenim, tek dertleri, koltukları yönünde.

Bu doğru ya da yanlış algıyı kırmak onların elinde!..